T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:09/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:28/09/2022 DAVANIN KONUSU:Kayıt Kabul GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:09/03/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ …
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:09/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:28/09/2022 DAVANIN KONUSU:Kayıt Kabul GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:09/03/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; Müvekkili şirketin müflis ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinden ...-USD (...-TL) alacağı için masaya alacak kaydı talebinde bulunmuş ise de, taraflarına 18.07.2017 tarihinde tebliğ edilen iflas idaresinin 10.07.2017 tarihli kararında kayıt ve sıraya alınması taleplerinin alacak miktarının üzerinden reddine karar verildiğini, iflas idaresinin belge asılları ve tastikli suretinin sunulmadığı ve sunulan vekaletin usule uygun olmadığı gerekçesi ile alacak kaydı taleplerinin reddine karar verdiğini, müflis şirketin davacı şirketten sunulan belgeler ile de sabit olduğu üzere iplik ithal edip teslim aldığını, müvekkili şirketin bu ticari işlemlerden dolayı ...-USD alacağını alamadığını, bu alacağın sadece kayıt talebinde sunulan belgelerde değil, müflis şirketin de ticari defter kayıtlarında da sabit olduğunu, sunulan vekaletname örneğinin usulüne uygun olarak çıkarılmış bir vekaletname olduğunu, iflas idaresinin alacak kaydı taleplerinin reddine dair kararlarının yerinde olmadığını, bu nedenlerle haklı davalarının kabulü ile müflis ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi iflas idaresinin ret kararının kaldırılmasına, alacak kaydı taleplerinin kabulüne, alacağın 4.sıraya alınmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretiniri davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı iflas idaresi vekili; davacı tarafça, İİK'nın 219/2-2. maddesi uyarınca alacağın dayanağını gösteren belge aslı veya tasdikli sureti sunulmadığından ve usulüne uygun tanzim edilmiş bir vekalet de bulunmadığından talep olunan tutarın tamamının reddine karar verildiğini, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin E. ... K. ... T. 02.11.2000 tarihli ilamının; “Davacı taraf masaya başvurusu sırasında gerekli ve yeterli belgeleri sunmadığından, iflas idaresi davanın açılmasına sebebiyet vermemiş, eksik evraklar ile alacağının yargılamaya muhtaç durumuna davacı sokmuştur. İflas idaresi, dayanağı gösterilmeyen ve delil ibraz edilmeyen alacağı kabul etmemekte haklı olup, kayıt-kabul davası açılmasına neden olmadığından, yargılama giderleri ile sorumlu tutulamaz." şeklinde olduğunu, bu nedenlerle davacının davasının reddi ile, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, Mahkeme aksi görüşte olacak ise, eksik evrak ile davacı kendisi davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden aleyhe vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, " ... İİK'nın 235/1. maddesinde sıra cetveline itiraz edenlerin cetvelin ilamından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmak zorunda olduğu düzenlenmiştir. Davacının kayıt başvurusu sırasında tebliğ masrafı vermediği ve iflas masası red kararının davacıya tebliğ edilmediği, Ticaret sicil gazetesinde 01.08.2017 tarihinde ilan edildiği bildirilmiş olup, davanın yasal 15 günlük süresi içinde 31.07.2017 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce kabul gören ... tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere; bilirkişi raporunda defterlerde kayıtlı olmadığı tespit edilen, 46D sayılı fatura tarihi 23.03.2016 olan ...-USD tutarlı faturanın, ... San. ve Tic. A.Ş.'nin 02/05/2016 tarih ve bila sayılı dilekçesiyle Bölge Müdürlüğüne müracaat ederek söz konusu mala ilişkin Serbest Bölge İşlem Formunun iptalinin talep edildiği, bunun üzerine Bölge Müdürlüğünce Yurtdışından Serbest Bölgeye Giriş İşlem Formunun iptal edildiği Denizli Serbest Bölge Müdürlüğü'nün 30.05.2022 tarihli müzekkere cevabından anlaşılmakla, davacı ...'nin satmış olduğu iplik bedeli olarak, 6 adet faturadan bakiye; Müflis şirketten iflas tarihi olan 26.10.2016 tarihi itibariyle ...-USD alacağının olduğu, Denizli 4.İcra ve İflas Müdürlüğü’nün ... iflas sayılı dosyasına ait sıra cetvelinde davacı şirketin alacak miktarının ... USD (77.561,30-TL) olduğu tespit edilmekle davacının davasının kısmen kabulü ile; Denizli 4. İcra Müdürlüğü'nün ... İflas dosyasında düzenlenen sıra cetvelinin davacı ...’nin alacağı yönünden iptal edilerek, alacağın 25.118,68-USD karşılığı 77.561,30-TL olarak iflas masasına kayıt ve kabulüne" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili ve davalı Müflis ... San. ve Tic. A.Ş. İflas Masası vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin davanın kısmen kabulü ile 25.118,68-USD'nin iflas tarihindeki kur karşılığı olan 77.561,30-TL alacağının iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verdiğini, İlk Derece Mahkemesi tarafından tespit edilen alacak miktarına itiraz etmenin zorunlu olduğunu, müvekkili şirketin, müflis ... A.Ş.'deki ...-USD (...-TL) alacağı için masaya alacak kaydı talebinde bulunduğunu, mali müşavir bilirkişi raporunda da tespit ve kabul edildiği üzere, müvekkili şirketten teslim alınan iplik bedelinin ...-USD olduğunun sabit olduğunu, müvekkili şirket alacağının da ...-USD olduğunu, bu bedelin alacak kaydı için talepte bulunulduğunu, ancak bilirkişi raporunda ...-USD'nin müvekkili davacının borcu olduğu düşünülmüş ise de bu görüşün doğru olmadığını, hesap tabloları incelendiğinde, 31.12.2013 tarihinde virman ile bu hesabın kapatıldığını, 29.02.2016 tarihli hesap hareketi ile bakiyesinin sıfır olduğunu, akabinde müvekkilinden alınan iplik bedelinin davalı müflis şirketin borcu olduğunu, bilirkişinin dava dışı ... Nakliye firmasına yapılan ödemeleri müvekkili şirkete yapılmış gibi davalının borcundan düşülmesinin doğru olduğuna dair görüşün hukuka uygun olmadığını, bu 3. kişiye yapılan ödeme ile davalı müflis şirketin müvekkiline olan borcundan kurtulmadığını, müvekkili davacının, 3. kişiye ödeme yapılması halinde kendi alacağının ödeneceğine dair bir beyanının da sözkonusu olmadığını, bu görüşe göre verilen kararın da usul ve yasaya uygun olmadığını, İlk Derece Mahkemesi'nin somut olayın ihracat olduğunu, işin niteliği ve uzmanlık gereği 3'lü heyetten rapor aldırılarak karar verilmesi yerine itiraz edilen rapor ile yetinilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, eksik inceleme yapıldığını istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. Davalı Müflis ... San. ve Tic. AŞ. İflas Masası vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece, 17.01.2018 tarihli ön inceleme duruşmasının 3. nolu ara kararı gereğince; "davacı vekiline müvekkilinin ticari defter ve belgelerini sunması için 1 haftalık kesin süre verilmiş" olduğunu, ancak buna rağmen Yerel Mahkemece yargılamaya devam edildiğini ve kesin süreye uyulmamış olması hususuna dikkat edilmediğini, davacı tarafından verilen kesin süre içinde ilgili evrakların ibraz edilmediğini, davanın reddinin gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, buna ilişkin rapora itiraz ettiğini ve hukukçu bir bilirkişinin de yer aldığı bir heyetten rapor alınmasını talep etmiş olmalarına rağmen Yerel Mahkemece bu itirazlarının dikkate alınmadığını, ... A.Ş.'nin ... adına ödemiş olduğu navlun bedelini (düzenlenen faturalarda mal ve navlun bedeli yazmaktadır) ...-USD kayıtlarına uygun olarak borçlarından mahsup ettiğinin görüldüğünü, ancak 19.03.2018 tarihli 2 adet faturadan bahsedilerek, müflis şirketin ... adına ödediği ...-USD tutardan 66.344,61-USD'lik iki faturayı cari hesaplarında kayıtlı olmamasına rağmen mahsup yaparak ...-USD ... A.Ş.'yi borçlandırdığını, 66.344,61-USD tutarlı iki faturanın müflis şirketin kayıtlarındaki hangi fatura olduğunun belirtilmediğini, bu iki faturanın 19.03.2018 tarihli olduğuna göre müflis ... A.Ş.'nin 26.10.2016 tarihinde iflas etmiş olmakla faaliyeti durduğu için bu fatura karşılığı iplikleri almış olamayacağından mahsup yapılmasının hatalı olduğunu, bilirkişinin raporda belirttiği bu iki faturanın suretlerinin rapor ekine koyması, en azından tarih ve numarasını belirtmesi gerektiğini, bilirkişinin, müflis şirket defterlerini incelediğini ve buna göre raporunu tanzim etmiş olmasına rağmen kayıtlarda olmayan faturalarla nasıl mahsup yapabildiklerinin anlaşılamadığını, bilirkişiye müflis şirkete ait 2012-2013-2014-2015 ve 2016 yıllarına ait tüm cari kayıtları, muavin ve aval poliçesine ilişkin belge ve banka evraklarını vermiş olmalarına rağmen rapor kısmında sadece 2013-2016 yıllarına ait veri tablosunu paylaştıklarını, bilirkişinin müflis şirketin muavin kayıt ve belgeleri raporunda eksik belirttiği gibi davacı ... tarafında hiç bir kayıt, belge, cari muavin ile desteklemediğini, üstelik 66.344,61-USD tutarlı faturanın hangi iki fatura bedeli olduğunun da raporda belirtilmediğini, davacı defterleri ile birlikte incelenerek sonuca ulaşılması gerekirken salt müflis şirket kayıtları üzerinde inceleme yapılması ve bunun da yanlış değerlendirilmesi sebebiyle müflis şirketin davacıya borçlu çıkarıldığını, müflis şirket hali hazırda davacı şirketten alacaklı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, kayıt kabul istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamına alınan 20/06/2018 tarihli mali müşavir ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; davalı taraf resmi defterlerinde; davacı tarafa ait 320.91.0001 ... hesap hareket dökümüne (01.01.2016-31.12.2016) göre 2016 dönem sonu itibariyle davacı tarafa 88.397,48-TL (...-USD) cari borç bakiyesinin olduğu, davacı tarafından dosya muhteviyatına 15.02.2018 tarihinde sunulan davalı tarafa 2016 döneminde iplik satımı ile ilgili belgelere göre davalı tarafa 2016 dönemi 31.03.2016 - 04.04.2016 tarihleri arasında 7 adet satış faturası düzenlediği, davalı tarafın resmi defterlerinde davacı tarafından düzenlenen satış faturalarının 6 adedinin (33.397,22 - 33.393,41 - 33.382,95 - 33.432,41 - 33.228,89 - 33.542,16-USD) kayıtlı olduğu ve bunların toplam tutarının ...-USD olduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ...-USD tutarında satış fatura işleminin davalı resmi defter kayıtlarında olmadığı tespit edilmiştir. Yine aynı bilirkişiden alınan ... tarihli ek bilirkişi raporunda ise; davalı şirketin 2014 dönem sonu itibariyle davacı şirketten 365.465,64-TL (...-USD) cari bakiyeden kaynaklı alacaklı olduğu, davacı tarafın itirazına konu 466.646,78-TL borç kaydı virmanının kaynağının 2014 dönem sonu itibariyle davacıdan olan cari alacak tutarı 365.465,64-TL (...-USD)'nin, döviz bazlı cari alacak olması sebebiyle 01.03.2016 tarihine kadar vergi kanunları gereği yapılmış olan kur değerlemesi neticesinde davalının cari alacağının 466.646,78-TL (...-USD) tutara ulaştığı, davalı tarafın, davacı tarafça adına düzenlemiş olduğu satış faturaları nedeniyle oluşan cari borcundan 2014 dönem sonundan gelen ...-USD döviz bazlı alacağını mahsup ettiği, davalı taraf resmi defterlerine göre, 2016 dönem sonu itibariyle davacı tarafa 88.397,48-TL (...-USD) cari borç bakiyesinin olduğu, ancak 2016 döneminde davacı tarafından davalı tarafa düzenlenmiş ...-USD tutarında satış fatura işleminin davalının resmi defter kayıtlarında olmadığı, bu nedenle davacı tarafın cari alacağına anılan tutarın eklenmesi gerektiği, davalının resmi defterlerinde kayıtlı olmayan fatura bedeli ile birlikte (...+...) 58.396,97-USD tutarında davacı tarafın davalı taraftan iflas masasına kaydı gereken cari bakiye alacağı oluştuğu kanaatine varılmıştır. Dosya kapsamına alınan ... tarihli mali müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda ise; davalı ticari defter kayıtlarına göre 30.09.2016 tarihi itibariyle davacının alacaklı olduğu bakiye ...-USD olup, bu bakiyenin içerisine dava konusu edilen 7 adet ...-USD tutarındaki faturalardan 6 adet ...-USD’lik kısmının dahil olduğunu, Denizli Gümrük Müdürlüğü'nün 08.03.2018 tarih 64199 sayılı yazısı ile; dava konusu ipliklerin ithalatına dair 45A, 45C, 45D, 46A, 46B, 46C sayılı faturaların Denizli Serbest Bölgesi'nde işlem gördüğü evrakların dosya içerisine gönderildiği, ancak 46D sayılı faturanın ise Mersin Gümrük Müdürlüğü'nde işlem gördüğünün bildirilmesine rağmen bu faturaya ait evrakların gönderilmediği, 46D sayılı ...-USD’lik fatura alacak hesabında dikkate alınmış ise de; Gümrük Statü Belgesi, Serbest Bölge İşlem Formu, CMR, ATR ve Nakliye Sigorta poliçesi dosya içeriğine ibraz edilmediğinden davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan bu faturanın alacak hesabında dikkate alınmadığını, ayrıca dava konusu 7 adet faturadan davalının defterlerinde kayıtlı olan 6 adet ...-USD tutarındaki faturaların ... tarafından müflis şirket adına kesildiği, ancak bu faturaların navlun olarak belirlenen nakliyesinin davalı müflis şirket tarafından CMR belgesi ile taşımasını yapan ... Ltd. Şti.'ye ödemelerinin yapıldığı ve davacının alacağından ödemeye ilişkin ...-USD'nin mahsup edildiği ve borcuna 247.674,00-TL olarak kayıt yapıldığı, bu paradan davaya konu edilmeyen davacının 2016 yılında davalıya gönderdiği 2 adet fatura bedeli olan 66.344,61-USD’nin çıkarılmasından sonra kalan (84.000-66.344,61)= 17.655,39-USD kalan tutarın dava konusu faturalardan mahsup edildiğini, 26.06.2018 iflas tarihi itibariyle 3,0878-TL kur üzerinden ...-USD x 3.0878,00-TL = 77.561,30-TL davacının alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince ... tarihli bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verildiği, dosya kapsamına alınan mali müşavir bilirkişi raporlarında davacı yan cari hesap alacağının ...-USD olduğu tespit edilerek birbiri ile aynı sonuca varılmış gibi görünse de aslında her iki bilirkişi raporunda bahse konu sonuca farklı hesaplamalar ve kayıtlar nazara alınarak varıldığının belirtildiği, dosya kapsamına alınan ... tarihli ek bilirkişi raporunda; davalı tarafın, davacı tarafça adına düzenlemiş olduğu satış faturaları nedeniyle oluşan cari borcundan 2014 dönem sonundan gelen ...-USD döviz bazlı alacağını mahsup ettiği belirtilerek bahse konu cari hesap bakiyesine ulaşıldığı belirtilmesine rağmen ... tarihli bilirkişi raporunda ise; dava konusu 7 adet faturadan davalının defterlerinde kayıtlı olan 6 adet ...-USD tutarındaki faturaların davacı tarafından müflis şirket adına kesildiği, ancak bu faturaların navlun olarak belirlenen nakliyesinin davalı müflis şirket tarafından CMR belgesi ile taşımasını yapan ... Ltd. Şti.'ye ödemelerinin yapıldığı ve davacının alacağından ödemeye ilişkin ...-USD'nin mahsup edildiği ve borcuna 247.674,00-TL olarak kayıt yapıldığı, bu paradan davaya konu edilmeyen davacının 2016 yılında davalıya gönderdiği 2 adet fatura bedeli olan 66.344,61-USD’nin çıkarılmasından sonra (84.000-66.344,61)= 17.655,39-USD kalan tutarın dava konusu faturalardan mahsup edilmesi sonucu davacının iflas tarihi itibariyle cari hesap alacağının ...-USD olduğunun belirlendiği, bu bağlamda dosya kapsamına alınan bilirkişi raporlarının birbiri ile çeliştiği, bilirkişi raporlarında bahsi geçen mahsup işlemine konu 2 faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, dava dışı firmaya yapılan ödemeye ilişkin mahsup işleminin yerinde olup olmadığı, 2014 dönem sonundan gelen döviz bazlı alacağa ilişkin virman işleminin kayıtlara uygun olup olmadığı hususları İlk Derece Mahkemesince de değerlendirilmediğinden veya bu hususta bir gerekçeye de yer verilmediğinden her iki bilirkişi raporunda varılan sonucun Dairemizce de denetlenemediği, açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesince çelişkiyi giderir nitelikte önceki bilirkişi dışında yeni bir mali müşavir bilirkişiden mali rapor alınmaksızın eksik inceleme ile karar tesisi hatalı olduğu gibi taraflar arasındaki ticari ilişki taşımadan kaynaklanmakta olup Gümrük Müdürlüğü'nden celp edilen fatura ve taşıma belgelerinin denetlenebilmesi için taşıma konusunda uzman bir bilirkişinin de bulunduğu heyetten bilirkişi raporu alınmaksızın karar verilmesinin de isabetli olmadığı, bu sebeple davacı ve davalı iflas idaresi vekillerinin istinaf istemlerinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken iş; dosya kapsamına alınan bilirkişi raporlarındaki çelişkiyi giderir ve taraf vekillerinin bilirkişi raporlarına itirazlarını da karşılar şekilde daha önce rapor sunan bilirkişiler dışında yeni bir mali müşavir bilirkişi ve taşıma konusunda uzman bilirkişiden oluşan heyetten yukarıda ayrıntısı ile izah edildiği şekilde rapor alınarak davacı yanın iflas masasına kaydedilmesi gerekli alacağının iflas tarihi itibariyle tespitinden ibarettir. Sonuç olarak, davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun sair istinaf sebepleri incelenmeksizin yukarıda açıklanan sebeplerle esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/09/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırıldığından taraf vekillerinin sair istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA, 5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harçlarının İlk Derece Mahkemesince talebi halinde taraflara İADESİNE, 6-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesi'nce ilgiliye İADESİNE, 9-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 09/03/2026 ...