T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:10/02/2022 DAVANIN KONUSU:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:17/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerle…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:10/02/2022 DAVANIN KONUSU:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:17/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; davalı borçlu ... ile davacı müvekkili banka arasında düzenlenen sözleşme uyarınca davalıya kullandırılan krediye ait taksitlerin vadesinde ödenmemesi sebebiyle adı geçene önce ihtarname, bilahare de icra dairesi kanalıyla ödeme emri gönderildiğini ancak davalının borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, haksız olarak yapılan bu itirazın iptalini ve %20’den az olmamak kaydıyla tazminata mahkum edilmesini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı adına usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "... Bütün dosya kapsamı, mahkememizce alınan yukarıda tarihi belirtilen hüküm kurmaya, mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli bilirkişi raporu da dikkate alındığında, davacı ...bank A.Ş. ..../Antalya Şubesi ile dava dışı banka borçlusu ... arasında 14.06.2017 tarihinde 25.000,-TL limitli olarak ... Numarası altında bir sözleşme düzenlendiği, davalı ...’ın kendi el yazısıyla 25.000,-TL sınırla müteselsil kefil olduğunu belirtmek, altına da isim ve tarih yazmak suretiyle imza attığı, ayrıca; eşi ...’ın da yine eş rızası anlamında imzasının bulunduğu,kefalet sözleşmesinin 6098 sayılı Borçlar kanununun 583 maddesine uygun olarak düzenlendiği ve geçerli olduğu anlaşıldığı hususları mahkememizce sabit görülerek davalı aleyhine açılan davanın, bilirkişi raporunda belirtilen bedel üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine yönelik değerlendirmede: Yargıtay 19. H.D.nin 27/02/2013 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihatında ''...alacağın, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu gözetildiğinde, sözleşme hükümlerine göre her aşamada hesap edilebilir, likit bir alacak olarak kabulünün gerekçesine ve borçlunun itirazında haksız bulunmasına göre, 2004 sayılı kanunun ilgili maddesi doğrultusunda itirazın iptaline karar verilen, harcı yatırılarak dava konusu edilen bölüm üzerinden alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekir...'' şeklindeki emsal içtihad doğrultusunda kredi sözleşmesi nedeniyle sorumluluğunun kabulüne karar verilen kefil aleyhine hükmolunan alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir. Açıklanan gerekçelerle davacının davasının kısmen kabulüne kısmen reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin 8.298,41 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına karar verip 29.08.2019-22.01.2020 tarihleri arası asıl alacağa işleyecek % 26 akdi faiz yönünden bir hüküm kurmadığını, bilirkişi raporunda 29.08.2019 – 22.02.2021 tarihleri arası % 26 akdi faiz işletildiğini fakat eksik hesaplama yapıldığını, dosya içerisinde dava dışı borçlu ...’a ait ödeme planı incelendiğinde 29.08.2019 -28.08.2020 tarihli kredinin mevcut olduğunu, hesap özetindeki faizlerin de 24/02/2021 tarihinde 180 gün gecikmede olan kredinin faizi olduğunu, ayrıca davalı ile müvekkili banka arasında imzalanan sözleşme hükümleri gereği asıl alacağa takip tarihinden sonra temerrüt faizi işletecileceği belirlenmiş iken yerel mahkemenin yasal faiz işletilmesine dair kararının hatalı olduğunu, faiz oranlarının sözleşme hükümlerine göre yeniden değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmelerine dayalı olarak müteselsil kefil hakkında yapılan ilamsız takipte itiraz üzerine alacaklı tarafından açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davalının Antalya Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazının kısmen iptali ile, takibin davalı açısından 8.298,41 TL asıl alacak üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinin temerrüt faizi başlığı altında düzenlenen 7.8.3 maddesinde, müşterinin temerrüt halinde aynı tür krediler ve hesaplar için bankaca belirlenen en yüksek cari faiz oranın %50 fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizi ödeyeceği belirtilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/12/2023 tarih ... Esas ve ... Karar sayılı emsal içtihadı ve diğer emsal içtihatları gereğince, davacı bankanın alacağına uygulanacak temerrüt faiz oranının davacı bankaca fiilen uygulanan faiz dikkate alınmak suretiyle hesaplanması gerekmektedir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda banka kayıtları üzerinde yapılan incelemede, temerrüt tarihi itibarıyla davacı bankanın aynı türdeki kredilere fiilen uyguladığı faiz oranının yıllık %26,00 olduğu tespit edilmiştir. İspat yükü kendisinde olan davacı tarafından davalı yanın temerrüt tarihinde fiilen daha yüksek oranda akdi faiz uygulandığına ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi ve belge de sunulmamıştır. Davacının davalı yanın temerrüt tarihinde uyguladığı en yüksek kredi akdi faiz oranına %50 ilavesiyle kredi alacağı yönünden %39,00 oranının uygulanması gereken temerrüt faiz oranı olduğu anlaşılmıştır. Hal böyle olunca İlk Derece Mahkemesince, davacı yanın temerrüt tarihinde benzer kredilere fiilen uyguladığı faiz oranının daha yüksek olduğunu usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme ile davacı bankanın davalının temerrüt tarihinde fiilen uyguladığı tespit edilen en yüksek faiz oranı esas alınarak bu oran üzerinden sözleşme hükümleri gözetilerek temerrüt faiz oranının tespit edilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre hesabın kat edildiği tarihe göre kapitalize edilmiş asıl alacak miktarı üzerinden, hesabın kat edildiği tarihten temerrüt tarihine kadar akdi faiz, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar da temerrüt faizi uygulanması gerekir. Asıl borç ve faiz oranları ile taraflar arasındaki sözleşme ve yasaya uygun şekilde hazırlanan, denetime elverişli bilirkişi raporuna göre; davacı bankanın takip tarihi itibari ile 9.418,56 TL asıl alacak, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %39,00 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle devamına, alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Sonuç olarak; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/02/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, a-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Davalının Antalya Banka Alacakları İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN KISMEN İPTALİ İLE TAKİBİN; 9.418,56 TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %39,00 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle DEVAMINA, 9.418,56 TL asıl alacağın %20' sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Fazlaya ilişkin istemlerin REDDİNE, b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 643,38 TL harçtan peşin olarak yatırılan 325,58 TL harcın mahsubuyla bakiye 317,80 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA, Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/07/2022 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı, ... Harç sayılı Harç Tahsil Müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince İPTALİNE, c-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı ile 325,58 TL peşin harç olmak üzere toplam 384,88 TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, d-Davacının yapmış olduğu posta ve müzekkere ücreti ile bilirkişi ücretinden ibaret toplam 906,00 TL' nin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 447,60 TL' sinin davalıdan alınarak, davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, e-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326. maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; 657,75 TL'nin davacıdan alınarak hazineye GELİR KAYDINA, f-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326. maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; 642,25 TL'nin davalıdan alınarak hazineye GELİR KAYDINA, g-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 9.418,56 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, h-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince davacıya İADESİNE, 3-İstinaf incelemesi yönünden; a-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 80,70 TL maktu istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde talebi halinde İlk Derece Mahkemesince davacıya İADESİNE, b-Davacı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 113,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 334,20 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 4-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.17/12/2025 ...