İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : .. YAZIM TARİHİ : .. Taraflar arasında görülen davada .. karar sayılı kararın istinaf incelemesi taraflarca istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, inc…
T.C. GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : .. KARAR NO : .. T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : .. ÜYE :.. ÜYE : .. KATİP : .. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GAZİANTEP 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :.. NUMARASI :.. DAVACILAR : 1.. VEKİLLERİ : Av. .. DAVALI :.. VEKİLİ : Av... DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : .. YAZIM TARİHİ : .. Taraflar arasında görülen davada .. karar sayılı kararın istinaf incelemesi taraflarca istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: - K A R A R - DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacıların kök murisi olan . ... tarihinde vefat ettiğini, murisin .. ilinin tanınmış ve varlıklık bir ailesine mensup olduğunu, hatırı sayılır bir malvarlığına sahip olduğunu, kök murisin altı oğlu bir kızı olduğunu, vefatı ile geriye mirasçı olarak eşi, oğulları ve kendisinden önce vefat eden oğullarından . .. çocukları olan davacıların ile kızı olan davacı . .. kaldığını, kök murisin davalı şirketin kurucusu olduğu, davalı şirketi maddi birikimleri ile kurduğunu, sadece oğullarını şirkete ortak yaptığını, tek kızını şirket ortaklığından yoksun bıraktığını, murisin ölümünün ardından davacı . .., davalı şirkette veraset ilamından gelen payı nedeniyle ortak olduğunu, diğer davacıların babaları .. .. vefatı ile veraset ilamındaki payları nispetinde şirket ortağı olduklarını, .. tarihinde yapılan genel kurul toplantısında ortaklık hakları ve özellikle azınlık haklarını kötü niyetli olarak etkileyen kararlar alındığını, alınan kararların kanun, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, bu nedenlerle davaya konu .. tarihli genel kurul toplantısında alınan 3,7,8 ve 9 numaralı kararların ihtiyati tedbir yoluyla yürütmesinin durdurulmasını, yine aynı tarihli genel kurul toplantısının 2 numaralı maddesinde okunup müzakere edilen Faaliyet Raporunun usul ve mevzuata uygun olmaması sebebiyle yok hükmünde sayılmasını, faaliyet raporunun ilgili yönetmelikteki tanımından çok uzak olduğunu, 3 ve 4 numaralı bentlerin raporda yer almadığını, 5 numaralı bendin c,d,e bentlerinin ise yönetim kurulu tarafından açıklama yapılmadan boş bırakıldığını, gündemde faaliyet raporunun oylamasının bulunmaması karşısında aslında oylama yapılmadığını, bir kararında alınmadığını, genel kurulda görüşülen tüm konuların faaliyet raporu ile bağlantılı olduğunu, bu yönüyle alınan tüm kararların yok hükmünde olduğunu, ..arihli genel kurul toplantısının 3 numaralı maddesinde finansal tabloların okunmuş ve kabul edilmiş olduğunu, finansal tabloların kanun, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına uygun olmadığını ve iptalinin gerektiğini, gündemin 5 numaralı maddesinde davalı şirketin kar payı dağıtmaması yönünde karar alındığını, davalı şirketin kurulduğu günden bu güne kadar hiç kar payı dağıtmadığını, kararın iptalini talep ettiklerini, gündemin 7 numaralı maddesinde daha önce 4 olan yönetim kurulu üye sayısının 5' e çıkartıldığını, ana sözleşmede bu konuda hüküm yoksa bunun genel kurula bırakılmasının mümkün olup olmadığının niza konusu olduğunu, oy çokluğu ile yapılan yönetim kurulu üye seçiminin yoklukla malul olduğunu, aksi düşünülse dahi iptalinin gerektiğini, gündemin 8 numaralı maddesinde ana sözleşmenin tadiline karar verildiğini, ilgili yönetmeliğe göre gündemde esas sözleşme değişikliği varsa eski ve yeni halinin ilanda ve çağrı mektubunda gösterilmesinin zorunlu olduğunu, bu maddeninde iptalinin gerektiğini, gündemin 9 numaralı maddesinde sermaye arttırımına karar verildiğini, bunun iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, zaten ana sözleşme değişikliğine dair tadil var ise çağrı mektubuna eski ve yeni halinin eklenmesi gerektiğini, oysa bir eklemenin somut olayda gerçekleşmediğini, davacıların hazırlıksız olarak genel kurul toplantısına katılmak durumunda kaldıklarını, davalının iç kaynaklar ile sermaye arttırımına gitmesinin tek amacının davacıların paylarını azaltmak ve kurulduğundan bu güne kadar kar payı dağıtmayan şirketin kar payı dağıtmasına engel olunma amacı olduğunu, davalı şirketin kuruluş gayesi ve faaliyet alanında hiç bir faaliyetinin bulunmadığını, şirketin sahip olduğu taşınmazların şirket lehine olmasına rağmen kiraya dahi verilmediğini, boş bırakıldığını, genel kurulda alınan 3, 7, 8, 9 numaralı kararların tedbiren durdurulmasını, 2 numaralı faaliyet raporunun okunup oylanmasına yönelik kararın yok hükmünde olduğunun tespitini, 3, 5, 7, 8 numaralı kararların ise butlan ile batıl olduklarının tespitini, mahkeme aksi kanaatte olursa iptalini talep etmişlerdir. CEVAP: Davalı vekili cevabında özetle; davalı şirket tarafından faaliyet raporlarında bir eksiklik bulunmadığını, Genel kurulun ilan edildiğini, ayrıca davacılardan ... tarihinde tebliğ edildiğini, diğer davacı . .. gönderilen tebligatın taşınmış olması nedeniyle iade edildiğini, şirketin kendi imkanları ile yaptığı araştırma neticesinde.. tarihinde yapıldığını, davacıların kâr dağıtımına ilişkin iddialarının tamamen yersiz olduğunu, kâr dağıtımı, iç ve dış kaynaklardan sermaye arttırımı gibi hususların genel kurul ve kararına tabi olduğunu, bu hususun genel kurulda karara bağlandığını, mevzuatın gerekli gördüğü tüm evrakların genel kurul tarihlerinden .. gün önce olmak üzere tüm paydaşların denetimine açıldığını ve paydaşların bu yolla ayrıntılı bir biçimde bilgilendirilmiş olduğunu, davacıların neredeyse tüm kararların hatalı olduğu yönetimin bir şeyler sakladığı gibi bir kanı oluşturmaya çalıştığını, .. yılında birden fazla gayrimenkul satışı olduğunu, bu nedenle .. yılında hasılatın yüksek olduğunu, .. yılında ise sadece bir daire satışı ile kira ve menkul kıymet satış geliri olduğunu, .. yılındaki yüksek enflasyondan dolayı giderlerde de artış olduğu, davacıların uzun bir süredir yüksek seyreden enflasyonu görmemezliğe gelerek durumda seçicilik yöntemi ile kendi lehlerine, davalı şirket aleyhine bir durum yaratmaya çalıştığını, kâr dağıtımı yapılmamasına yönelik kararın paydaşların ..sinin oyu ile alındığını, nitelikli çoğunluk ile alınan bir karar olduğunu, 5 olan Yönetim kurulu üyesi sayısının yasaya ve ana sözleşmeye uygun bir seçim olduğunu, Genel kurulda alınan tüm kararların yasanın ön gördüğü toplantı ve karar nisaplarına uygun olarak alınmış kararlar olduğunu, bu nedenlerle haksız ve yersiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Mahkemece "...Somut olayda; davacılar ilk olarak gündemin 2 numaralı maddesinde okunan ve oylanan faaliyet raporunun usul ve mevzuata uygun olmadığını ileri sürüp yoklukla malul olduğunun tespitini talep etmişlerdir. Yine 3 numaralı gündem maddesinde okunan ve oylanan finansal tabloların kanun, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, iptaline karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüşlerdir. Gündemin bu iki ayrı maddesinde görüşülen ve oylanan kararlar icrası gereken hususlarda alınmış değildir, davacıların talepleride bu anlamda hukuki yararı mündemiç değildir. Kaldı ki yönetim kurulunun, genel değerleme ilkeleri başlığı altında düzenlenen TTK 78 maddesi, varlıklar ve borçların değerleme ölçüleri başlıklı TTK 79 maddesi, iktisap ve üretim değerleri başlıklı 80 maddesine aykırı yönetimsel davranışları onların sorumluluğunu doğuracaktır ve huzurdaki davanın konusu yöneticilerin sorumluluğuna yönelik açılmış değildir. Bu sebepler ile gündemin 2 ve 3 numaralı maddeleri yönünden davacılar talebi kabul görmemiştir. Gündemin 5 numaralı maddesi kar payı dağıtılmamasına yöneliktir. Doktrinde kar payı ortakların, şirkete koydukları sermayenin semeresi olarak kabul edilmektedir. Şirket, ortakların kar payı alma hakkını engelleyecek/ sınırlayacak ise TTK 523 maddesindeki şartların gerçekleşmesi gerekecektir. Bu kanuni düzenlemeye göre; aktiflerin yeniden sağlanabilmesi için gerekliyse, bütün pay sahiplerinin menfaatleri dikkate alındığında, şirketin sürekli gelişimi ve olabildiğince kararlı kar payı dağıtımı yönünden haklı görülüyorsa, genel kurul kar payı dağıtılmaması yönünde karar alabilecektir. Yargıtay kararlarında; şirketin faaliyet gösterdiği sektörün genel gelişimi, davalı şirketin ekonomik faaliyet ve amaçları ayrıca şirket işlemlerinin devamlı gelişmesini veyahut mümkün olduğu kadar istikrarlı kar payı dağıtılmasını temin bakımından genel kurulun kar payı dağılmaması yönünde karar alabileceği kabul edilmektedir... Alınan bilirkişi raporlarında yapılan tespitler karşısında şirketin mali anlamda güçlü olduğu, likidite sıkıntısı yaşamayacağı, kar payı dağıtmama kararının davalı şirketin ekonomik faaliyet ve amaçları açısından elzem olmadığı anlaşılmıştır. Bilirkişilerce yapılan bu tespit, özellikle de kurulduğu günden bu güne değin davalı şirketin kar payı dağıtmaması hususları birlikte düşünülmüş, ticari şirketlerin asli amaçlarının kar elde etmek ve elde edilen karı ortaklarına dağıtmak olduğu gerçeği de gözetilerek; alınan kararın iyi niyet kurallarına aykırı olduğu kanaatine varılmış, bu maddenin iptaline karar vermek gerekmiştir. Gündemin 7 numaralı maddesi yönetim kurulu üye sayısının 4 ten 5'e çıkarılmasına yöneliktir. Anonim şirket yönetim kurulunun kaç üyeden oluşacağı TTK md. 359 hükmünde düzenlenmiş olup bu maddeye göre yönetim kurulu bir veya daha fazla kişiden oluşabilecektir. Aslında kanun bu belirlemeyi esas sözleşmeye bırakmıştır. Davalı şirketin esas sözleşmesinde, alınan kararın aykırılığını doğurur bir hüküm bulunmadığından bu madde yönünden iptal talebi kabul görmemiştir. Gündemin 8 numaralı maddesi ana sözleşme tadiline yöneliktir. Ana sözleşme tadili aynı zamanda aşağıda değerlendirilecek sermaye arttırımına yönelik 9 numaralı madde ile bağlantılı olarakta tadil görmüştür. Nitekim ana sözleşme tadilinde esas sermayenin arttırılması hüküm altına alınmış olup, aşağıdaki gerekçeler ile bu kısmın iptali gerekmiş, tadile konu diğer hususlar kanun, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı bulunmadığından aşan talebin reddi gerekmiştir. Gündemin 9 numaralı maddesi sermaye arttırımına yöneliktir. Uygulamada çoğunlukla şirketin menfaatinden ziyade, çoğunluğa sahip ortakların menfaatleri gözetilerek, genel kurullarda sermaye arttırımı yönünde kararlar alınmakta, bu yolla azınlık pay sahiplerinin şirkete katılımlarının önüne geçilmeye çalışılmaktadır. Yargıtay uygulamalarında bu saikler ile alınan kararların dürüstlük kurallarına aykırı olduğu kabul edilmektedir. .. Yine doktrin ve yargıtay uygulamalarında; ortaklığın mali durumu gerektirmemesine rağmen, çoğunluğa nazaran mali durumu daha zayıf olan ortakların pay oranlarını düşürmek kastıyla yapılan sermaye arttırımlarının dürüstlük kurallarını ihlal edeceği kanaati hakimdir. Alınan raporlarda bilirkişiler; sermaye artışının dürüstlük kuralına uygunluğundan söz edilebilmesi için iktisadi/mali yerindelik denetiminin gerçekleştirilmesi gerektiğini, mahkememizce sermaye artırımı kararının dürüstlük kuralına aykırı olduğuna kanaat getirilmesi halinde tespit edilen sermaye artırımı kararının iptal edilebilmesi için TTK md. 446/1-a’da öngörülen şartların gerçekleştiğine değinilmiştir. Ek raporda bilançolar üzerinden yapılan değerlendirmeler sonunda şirketin mali açıdan iyi durumda olduğu tespiti yapılmıştır. Yine her bir hissedarın pay sahipliği nispetinde öz kaynak varlığından payının bulunduğu, şirket ortaklarının pay sahipliği nispetinde pay oranlarının parasal karşılığının ise; . .., pay oranı.... TL olduğu belirtilmiştir. Davalı şirketin sahip olduğu taşınmazların sayıca çokluğu, bu taşınmazların kiralanması suretiyle gelir elde edilmeye çalışılmadığı hususunda tarafların yazılı/ sözlü beyanları ile niza konusu olmayan ve mahkemece tahkikata dahil edilemeyen vakıalar, bilirkişilerce şirketin mali yapısına yönelik olarak yapılan tespitler gözetildiğinde; şirketin sermaye arttırımına acil ihtiyacının bulunmadığı kanaati oluşmuş, bu maddenin iyi niyet kurallarına aykırılığı yönünde mahkememizde vicdani kanaat oluşmuş iptaline karar vermek gerekmiştir. Anlatılan gerekçeler ile davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kısmen kabulü ile; Davalı . .. Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin.. tarihli genel kurulun kar payı dağıtılmamasına yönelik 5 numaralı, sermaye artırımına yönelik 9 numaralı ve ana sözleşmenin tadiline yönelik 8 numaralı gündem maddesinin esas sermayenin artırılmasına ilişkin kısmının iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine,..." şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; .. tarihinde yapılan toplantıda alınan kararlar kanun, ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, davalı şirketin finansal tablolarının kanun, ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına uygun yapılmamış olması nedeniyle onaylanmasına yönelik kararın iptalini talep edildiğini, mahkemece görüşülen ve oylanan konuların icrası gereken hususlardan olmadığından bahisle taleplerinin kabul görmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğundan ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sermaye artırımına ve kar payı dağıtılmaması yönünden davalı şirket gerçek anlamda bir sermaye artışı gerçekleştirmediği, .. yılındaki sermaye aynen korunduğu, her iki tarihdeki satın alma güçü üzerinden yapılan bu hesaplama ortada gerçek anlamda bir sermaye artışı olmadığını şirketin sadece enflasyonist ortama ayak uydurmaya çalıştığını gösterdiğini, tüm belgeler davacılara gönderildiğini, davacı tarafın yapılan işlem ve . . . değişiklikten haberi yok gözüktüğü, davalı şirket gelişi güzel değil, güncel mevzuata uygun bir hareket tarzı ile hareket ettiğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinafa gelen tarafın sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı resen gözetilmiş, ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." kuralı nazara alınmıştır. Dava, .. tarihli genel kurul toplantısının 2.nolu maddesinin yok hükmünde sayılması, ve ..nolu maddelerin iptali talebine ilişkindir. .. Asliye Ticaret Mahkemesi.. Karar sayılı ilamıyla, davanın kısmen kabul kısmen reddine, .. tarihli genel kurulun kâr payı dağıtılmamasına yönelik 5 numaralı, sermaye arttırımına yönelik 9 numaralı ve ana sözleşmenin tadiline yönelik 8 numaralı gündem maddesinin esas sermayenin arttırılmasına ilişkin kısmının iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Karara karşı taraflarca istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, dosya kapsamında alınan hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre şirketin mali anlamda güçlü olduğu, likitide sıkıntısı yaşanmayacağı, kâr payı dağıtmama kararının davalı şirketin ekonomik faaliyet ve amaçları açısından elzem olmadığı, kurulduğu günden bu güne kadar kâr payı dağıtılmamasının haklı izahının yapılamadığı, şirketin asli amaçlarının kâr elde etmek ve elde edilen kârı ortaklara dağıtmak olduğu, yine bilirkişi raporunda belirtildiği üzere sermaye arttırışının iktisadi ve mali yerindelik denetiminin dürüstlük kurallarına uygun olarak yapılması gerektiği, şirketin sermaye arttırımına acil ihtiyacının bulunmadığı, bu sebeple kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Tarafların vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken .. TL istinaf harcından peşin alınan .. TL harcın mahsubu ile bakiye .. TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davalıdan alınması gereken .. TL istinaf harcından peşin alınan . TL harcın mahsubu ile bakiye .. TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının talep halinde iadesine, 6-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 7-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca işbu kararın Dairemizce yanlara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 353/1-b-1, HMK'nın 361/1. ve 362. maddeleri gereğince, kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/12/2025 . . Başkan . ¸e-imzalıdır . . . Üye . ¸e-imzalıdır . .. Üye .. ¸e-imzalıdır . . . Katip .. ¸e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."