TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/1600 KARAR NO : 2026/89 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 21/03/2022 NUMARASI : 2017/918 Esas - 2022/170 Karar DAVANIN KONUSU: Maddi tazminat KARAR TARİHİ: 29/01/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/07/201…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/1600 KARAR NO : 2026/89 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 21/03/2022 NUMARASI : 2017/918 Esas - 2022/170 Karar DAVANIN KONUSU: Maddi tazminat KARAR TARİHİ: 29/01/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/07/2017 tarihinde yaya olan davacıya dava dışı ...'ın idaresindeki tescilsiz ve plakasız aracın çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500 TL sürekli iş görmezlik tazminatının olay tarihinden işleyecek avans faizi ile tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kuruma dava açılmadan önce başvuru yapılması şartı getirildiğini, davacı tarafından dava tarihinden önce müvekkili kuruma gerekli evraklar ile başvuru yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili, müvekkilinin geçirdiği kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik kapsamında alınan raporun hükme esas alınmamasının hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkili yönünden tespit edilen fiziki muayene neticesinde yeni bilgi ve bulguların da olduğu gözetilerek, müvekkilin doğrudan adli tıpa sevk taleplerinin Mahkemece reddedildiğini, müvekkilinin fiziki olarak yürüyüşünde sorun olduğu gibi hayatını sürdürmesinde ve çalışmasına da engel olacak mahiyette ağrıları devam ettiğini, adli tıp raporu alınmayarak müvekkilin hak arama özgürlüğü somut bir delil olmadan reddedildiğini, bu durumun fiziki mağduriyetinin yanında, aynı zamanda psikolojik olarak da etkilediğini belirtmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma sebebiyle daimi iş görmezlik tazminatı talebine ilişkindir. Somut olayda, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 16/04/2021 tarihli raporunun Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, davacının yaralanmasının sürekli maluliyet oluşturacak nitelikte olmadığı, bildirilmiştir.Davacı tarafından kişisel başvurusu sonucu alınan ve dosyaya sunulan Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim dalının raporunda, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Hakkında Yönetmelik hükümlerine davacının yaralanmasının sürekli maluliyetinin %16 olduğu tespit edilmiştir.Eldeki davada olduğu gibi, TBK'nin 54. maddesi kapsamında çalışma gücünün azalmasından doğan kayıp nedeniyle açılan davalarda, beden ve ruh tamlığı ihlallerinin, zarar görenin sanatına veya mesleğine yapmış olduğu etkinin ve bunun oranının gözetilmesi ile belirlenmesi gerekir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 90. maddesinde zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğu belirtilmiş, ayrıca bu Kanunda düzenlenmeyen hususlarda TBK'deki haksız fiillere ilişkin hükümlerin uygulanacağı öngörülmüştür.Davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının belirlenmesi bakımından (somut olayda) kaza tarihi itibarıyla yargısal uygulamalarda uygulanması kabul edilen Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğu gibi, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği de yürürlüktedir. Bu yönetmeliğin (Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği) "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde; 5510 sayılı Kanun'un 107. maddesi hükmüne dayanılarak hazırlandığı belirtilmiş; "Kapsam" başlıklı 2. maddesinin (1) nolu bendinde de yönetmeliğin, "5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalıların iş kazası ile meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hâllerinin meslekte kazanma gücünü ne oranda azaltacağına," ilişkin usul ve esasları kapsadığı belirtilmektedir. Buna karşılık Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde bu Yönetmeliğin, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ile 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 5. maddesine dayanılarak hazırlandığı, yine anılan yönetmeliğin 2. maddesinde Yönetmeliğin, özürlülere sağlanan haklardan ve verilecek hizmetlerden yararlanmak üzere istenilen özürlü sağlık kurulu raporları ile özürlü sağlık kurulu raporu verebilecek yetkili sağlık kurumlarını ve özürlülerle ilgili sınıflandırma ve ölçütleri kapsadığı düzenlenmiştir. Buna göre -adli tıp öğretisinde de kabul edildiği üzere- Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, amaç ve kapsam olarak tazminat hukuku ilkeleri bağlamında hükümler içerip haksız fiile maruz kalan kişideki travmatik lezyonlar ile birlikte meslek veya iş türü, meslek grup numaraları, iş kolları ve kişilerin yaşlarına yönelik ayrı ayrı cetveller içermekte ve bu itibarla tıbbi kıyas/takdir metoduna elverişli olması nedeniyle bilirkişinin/adli tıp uzmanının yorumuna olanak vermektedir. Buna karşılık Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ise kişinin maruz kaldığı haksız fiil ve bunun sonucu olarak mesleğinde kazanma gücünü hangi oranda kaybettiğini belirlemekte yeterli olmayıp daha ziyade kişide bulunan sistematik hastalıkları ön plana çıkarmakta, malulen emeklilik, vergi indirimi, bakım ücreti, özel eğitim ve özel donanımlı araç kullanımına yönelik olup tazminat hesabında asıl önem arz eden yaş, sanat, meslek, meslek grubu gibi faktörlerin hesaplamada değerlendirilmemesinden dolayı tazminatın unsurlarını ve hak edilen tazminatın belirlenmesinde yeterli ve gerekli parametreleri içermediği için yeterli olmamaktadır.Bu durumda mahkemece, öncelikle davacının yaralanmasının bir trafik kazası sonucunda olup olmadığı değerlendirilerek, kusur oranının tespiti için bilirkişi raporu alındıktan sonra; davacının maluliyetinin derecesi Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirleme yapan Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan rapora göre %16 oranında kabul edilerek aktüerya uzmanına tazminat hesabı yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi gereğince kaldırılmasına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf başvurusu için yatırılan karar ve ilam harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından sarf edilen istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf talep eden tarafından istinaf aşaması için yatırılan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/01/2026