T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:31/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:07/07/2023 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:31/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Başkanın görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:31/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:07/07/2023 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:31/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Başkanın görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkilinin davalı hakkında Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının takibe itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, davalı tarafın itirazında mücerret ödeme iddiasında bulunduğunu, ancak borcunu ödemediğini, buna ilişkin ödeme belgesi mevcut olmadığını belirterek davanın kabulü ile; davalının Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına yönelik itirazının iptaline, takibin devamına, davalının itirazında kötü niyetli olduğundan takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; davacı tarafından açılan davanın hukuki dayanağının olmadığını, tarafların kardeş olduklarını, davacının müvekkiline takip dayanağı yapılan çekleri borç olarak verdiğini, müvekkilinin ise davacıya olan borcunun bir kısmını banka havalesi ile bir kısmını ise tarafların güvene dayalı olarak nakit olarak ödediğini, müvekkilinin borcunun kalmadığını, davacı tarafın kötü niyetli olarak iş bu davayı açtığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine, davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "... Davalı tarafça takip ve dava konusu çeklerin banka havalesi ile ve elden nakit olarak ödendiği ileri sürülmüş ve ödemeye delil olarak banka dekontları ibraz edilmiş ise de; dekontlarda çeklere herhangi bir atıf bulunmadığı gibi, üzerilerinde borç geri ödemesi açıklaması bulunduğu, davacı tarafça ise çekler dışında davacıya banka havalesi ile gönderilen ödünç ve borç açıklaması ile yapılan ödemeler ispatlanmış olmakla davalının ibraz ettiği ödeme belgelerinin başka bir borç için olduğu ispatlanmış olmakla davanın kabulü ile; davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazının iptaline, takibin kaldığı yerden aynen devamına, haksız itiraz edilen 1.851.779,73.-TL alacağın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya cevap dilekçesinde tarafların kardeş olduğu bildirilerek HMK'nın 203. maddesi uyarınca tanık deliline dayanılmış ise de mahkemece ön inceleme duruşmasında davanın kabulüne karar verildiğini, dava konusu çek bedelinin bir kısmının davacıya tanıklar huzurunda ödendiğini, tanıklarının dinlenmesi gerektiğini, dava dayanağı edilen çekin süresinde ibraz edilmediği, çekin ibraz süresinden 2 yıl geçtikten sonra takibe konu edildiğini ve tarafların birinci derece akraba olması karşısında ibraz süresi geçmiş çekin bir alacağa delil olamayacağının gözetilerek davanın reddi gerektiğini, takip konusu edilen çeklerin düzenlenme tarihlerinden sonra çeklere uygun olarak banka kanalıyla 24/07/2020 tarihinde 300.000,00 TL, 29/07/2020 tarihinde 100.000,00 TL, 15/12/2020 tarihinde 10.000,00 TL ve 16/07/2021 tarihinde 300.000,00 TL ödeme yapıldığını, geri kalan bakiye borcun Euro cinsinden 27/02/2021 tarihinde davacı ve müvekkilinin tanıklarla bir arada bulunduğu ... adresinde davacıya nakden ödendiğini, hukuki değeri yazılı delil başlangıcı olan takip konusu çeklerin ödenmesine ilişkin banka kayıtları, tanık beyanları, 27/02/2021 tarihine ilişkin HTS kayıtları celp edilerek araştırma yapılması halinde maddi gerçeğin ortaya çıkacağını, çek bedeline ilişkin açıklama olmadığından bahisle davanın reddi yönündeki kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davalı taraf davaya konu bononun kardeşler arasında düzenlendiğini, bu nedenle tanık beyanı ile sonuca gidilmesinin mümkün olduğunu ileri sürmüş ise de, 6100 sayılı HMK'nın 203. maddesi uyarınca; kardeşler arasındaki hukuki ilişkilerde tanık dinlenmesi mümkün olmakla birlikte davaya konu olayda olduğu üzere, senede karşı tanık dinlenmesi yakın akrabalık ilişkilerinde dahi mümkün değildir. Buna ilişkin düzenleme aynı yasanın 201. maddesinde yer almakta olup, ilgili madde emredici niteliktedir. Bu yönde ki davalı vekilinin istinaf sebebinin reddi gerekmiştir. Somut olayda; davalı borçlu tarafından davaya konu bono düzenlenmiş ve bedelinin ödendiği iddia edilmiştir. Değinilen yasanın 201. maddesi uyarınca, artık davalı taraf bono nedeniyle borçlu olduğu tutarı ödediğini, ancak yazılı delille ispatlayabilecektir. Davalı tarafça ödeme delili olarak sunulan banka dekontlarında davaya konu edilen çeklere herhangi bir atıf bulunmadığı gibi davalı tarafın toplamda 600.000,00 TL'lik yaptığı ödemenin kaynağının davacı tarafça davalıya 16/04/2020 (400.000,00 TL) ve 17/04/2020 (200.000,00 TL) tarihlerinde borç ve ödünç açıklaması ile borç para gönderdiği, bu durumda davalı tarafça davaya konu çeklere ilişkin olarak yaptığını iddia ettiği ödemelerin geri borç ödemesi olduğu, kaldı ki dekontlarda da borç geri ödemesi açıklamasının bulunduğu anlaşılmakla, bu yöndeki istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir. Yukarıda açıklamalara göre, HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 126.495,07 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 31.623,76 TL harcın mahsubu ile bakiye 94.871,31 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarı esas alınmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.31/12/2025 ...