T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/445 Esas KARAR NO : 2025/1603 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/11/2021 NUMARASI: 2021/237 Esas, 2021/1114 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 04/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜN…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/445 Esas KARAR NO : 2025/1603 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/11/2021 NUMARASI: 2021/237 Esas, 2021/1114 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 04/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin geçmiş yıllarda olduğu gibi davalı ile ... ... fuarı için 05.02.2020 tarihinde fuar katılımcı sözleşmesi imzaladığını, davacının iş bu sözleşme uyarınca ilk peşinatı 09.03.2020 tarihinde 61.206,23 TL olarak davalıya ödediğini, covid 19 salgını sebebiyle yurtdışı uçuşların hala açılmamış olması fuara katılımın yine pandemi sebebiyle amacına ulaşamayacağı hatta fuarın belirtilen 19-24 Ocak 2021 tarihinde düzenlenip düzenlenmeyeceğinin belirsiz oluşu ve yine salgın sebebiyle davacının finansal yapısında oluşan bozukluklar gibi mücbir sebeplerle ... 2021 fuarına müvekkilinin katılamayacağının ihtarname ile davalıya bildirildiğini, mücbir sebeplerle fuara katılamayacağını ve sözleşmenin iptalini bildiren müvekkilinin ödediği peşinat miktarı olan 61.206,23 TL’nin ihtarname tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Söz konusu fuarın 19-24 Ocak 2021 tarihleri arasında gerçekleştirilmek üzere planlandığını, müvekkili tarafından gerekli başvuruların yapıldığını ve fuarın bu tarihte gerçekleştirilmesi için gerekli tüm hazırlıkların tamamlandığını, ancak covid19 pandemisinin ortaya çıkması ile birlikte ülkemizde alınan önlemlerin ilk başında fuarcılık faaliyetlerinin durdurulması geldiğini, yapılacak olan tüm fuarların 16 Mart 2020 tarihinden 01 Eylül 2020 tarihinde kadar durdurulduğunu, hal böyle olunca müvekkilinin de ülkede faaliyet gösteren diğer tüm fuar firmaları gibi söz konusu virüsün etki ettiği ticari hayata göre önlem ve düzenlemeler içinde bulunarak ilgili fuarı 3-8 Ağustos 2021 tarihine katılımcı firmaların talebi ile ertelediğini, davacının her ne kadar mücbir sebebe dayanarak sözleşmeden döndüğünü iddia etse de, değindiği gibi TBK m.136 kapsamında bir ifa imkansızlığından söz edilmesi mümkün olmadığını, fuarın iptal edilmediğini, ertelendiğini, bununla birlikte fuarın ertelenmesinin davacının fuara katılma yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını, davacının hem ödeme yükümlülüğü hem de fuara katılma yükümlülüğünün devam ettiğini belirterek davanın öncelikle yetkisizlik nedeniyle usulden reddine ve yine davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; Fuarın belirlenen 19-24 Ocak 2021 tarihinde düzenlenmemesinde davalının kusurunun bulunmadığı, davalının o tarihte edimini elinde olmayan sebeplerle yerine getiremediği ve fuarın başka bir tarihe ertelendiği hususunda tereddüt bulunmadığı, fuarın başka bir tarihe ertelenmesinin davacı şirkete sözleşmeden dönme hakkı tanıyıp tanımadığı konusunun ihtilaflı olduğu, taraflar arasında imzalanan 05/02/2020 tarihli Fuar Katılım Sözleşmesinin 2. maddesinde, sözleşmede düzenleyici olan davalıya, fuarın düzenleme tarihini değiştirme de dahil olmak üzere geniş yetkiler tanındığı, davacı/katılımcının, bu madde ile düzenleme tarihinde davalı/düzenleyici tarafından yapılabilecek değişiklikleri ve bunun sözleşmenin fesih sebebi olmayacağını kabul ettiği, her iki tarafın tacir olup, davacı tarafından imzalanan sözleşmenin davacı şirket açısından bağlayıcı olduğu, bu nedenle davacının fuar tarihinin ertelenmesi nedeniyle sözleşmeden dönme ve ediminin iadesi talebinin haklı olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin mücbir sebep nedeniyle fuara katılamayacağını davalıya bildirdiği tarihte fuarın hangi tarihte yapılacağının belirsiz olduğunu, fuara ilişkin ihtarname sonrasında taraflarına yeni bir tarih bildirilmediğini, fuarın sözleşmede belirtilen tarihte yapılmadığı gibi hangi tarihte yapılacağının davalı tarafından davadan çok sonra belirlendiğini, davalının dahi fuarın mücbir sebeple ertelendiğini belirtiğini, bir vakıanın davalı açısından mücbir sebep teşkil ederken aynı vakıanın müvekkili açısından fesih için mücbir sebep olarak değerlendirilmemesinin mümkün olmadığını, tarafların Covid 19 mücbir sebebiyle fuarın yapılmadığını kabul ettiklerini, bu nedenle davalının aldığı bedeli geri vermekle yükümlü olduğunu, Mahkemenin her iki tarafın gerekçesinde olan bir hukuki duruma gerekçesinde dahi yer vermediğini, sözleşmenin Covid 19 öncesinde kurulduğunu, Covid 19 sebebiyle sonlandırıldığında ise tarafların edimleri için geçerli olan sözleşmenin de ortadan kalkacağını, bu nedenle sözleşmeye istinaden sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca ifa edilmiş edimin iadesinin talep edildiğini, taraflar fuarın mücbir sebeple yapıldığını belirtse de, Mahkemece Borçlar Kanununun mücbir sebep durumunda ifa imkansızlığı hallerini ve ifa imkansızlığından kaynaklı taraf edimlerinin ne şekilde nihayete ereceğinin irdelenmediğini, davanın esas konusuna değinilmediğini, bilirkişi raporunun sonuç kısmında da müvekkilinin dava konusu taleplerinin TBK 136 hükmü ve taraflar arasındaki sözleşmenin 2. Maddesi dikkate alındığında yerinde olduğunun belirtildiğini, mahkemenin davalının dahi mücbir sebep olarak kabul ettiği bir durumu yok saydığını, davayı sözleşme açısından da inceleyen bilirkişi heyetinin aksına bir karar verdiğini, sözleşmede mücbir sebep durumunda iş bu mücbir sebebe müvekkilinin katlanacağına dair bir düzenleme bulunmadığını, sözleşmede mücbir sebep durumunda tarafların edimlerinin ne şekilde yerine getirileceğinin yazmadığını, mücbir sebeple fuarın yapılamadığının da tarafların kabulünde olduğunu, sal sözleşme hükümleri dahi dikkate alındığında davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Mahkeme kararının hukuki olmadığını, müvekkilinin ödediği peşinattan kalan bakiye kısmın da fuara hiç katılmayan müvekkili açısından ödeme zorunluluğu doğurduğunu, fuarda müvekkiline ayrılan yer için davalının, hem müvekkilinden, hem de müvekkiline ait yeri başka bir firmaya kullandırması sebebiyle iki defa para kazanarak davalının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verdiğini belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, sözleşmenin feshinden kaynaklı yapılan ödemenin iadesi istemine ilişkindir.Davanın ilk olarak açıldığı İstanbul 19 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/519 E-2021/38 K. Sayılı 13/01/2021 tarihli yetkisizlik kararının, tarafların kararı istinaf etmemesi nedeniyle kesinleşmesi üzerine dosyanın gönderildiği Bakırköy 2 Asliye Ticaret Mahkemesinin yukarıdaki esasına kaydedildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında 19-24 Ocak 2021 tarihleri arasında gerçekleşecek ... İMOB İstanbul Mobilya Fuarına katılım amacıyla 05.02.2020 tarihli fuar katılım sözleşmesi imzalandığı ve davacı tarafından davalıya dava konusu edilen 61.206,23 TL'nin ödendiği konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, fuar katılım sözleşmesi nedeniyle davalıya ödenen peşinat tutarının iadesinin gerekip gerekmediği hususunda toplanmaktadır. Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık ( ...) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Bir başka söyleyişle, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Gerçekten de sözleşmeye bağlılık ilkesi, hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak sözleşme hukukunun temel ilkesini oluşturmaktadır. Davacı 16.07.2020 tarihli ihtarname ile Covid 19 salgını sebebiyle yurtdışı uçuşlarının hala açılmadığı, fuara katılımın yine pandemi sebebiyle amacına ulaşamayacağı, hatta fuarın düzenlenip düzenlenmeyeceğinin de belirsiz oluşu, yine covid 19 salgını sebebiyle ihtar edenin finansal yapısındaki bozukluklar gibi mücbir sebeplerle İMOB 2021 fuarına katılamayacaklarını belirterek ödenen peşinat miktarının iadesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, fuarın 19-24 Ocak 2021 tarihinde düzenleneceğini, söz konusu fuarın sektör temsilcileri ile mutabık kalınarak mücbir sebeple bir sonraki dönem olan 03.08.2021 tarihine ertelendiğini savunmuştur.Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 2. Maddesinde: " Fuar Katılım Sözleşmesini imzalayarak iş bu formda belirtilen düzenleyicinin ... Expo Uluslararası Fuar Merkezinde(kısaca ... Expo) organize ettiği sergi veya fuara (kısaca Fuar) katılmayı kabul eden katılımcı, bu imzadan sonra fuara katılmayı reddetse dahi katılımcının maddi ve manevi yükümlülükleri devam eder. Katılımcı fuar katılım koşulları, sergi veya fuarın yeri Katılımcının fuar alanındaki yeri, düzenleme tarihleri, unvanı vb. hususlarda, düzenleyicinin sektörün talebi, ekonomik durumu, organizasyon gerekleri veya kendi takdiri ile yapacağı değişiklikleri (fuarın kısmen veya tamamen iptali dahil) peşinen kabul eder. Bu durum sözleşmenin fesih nedeni değildir. Katılımcının ücret ödeme yükümlülüğü devam eder. Katılımcı ancak düzenleyicinin yazılı teyidi ile fuardan çekilme hakkına sahiptir. Düzenleyici fuardan 3 gün öncesine kadar hiç bir sebep göstermeksizin yazılı bildirimde bulunarak sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir ve Katılımcıyı fuardan çıkarabilir. Düzenleyici fuar katılım bedelini fesih/çıkarma/fuar iptali bildiriminden itibaren 30 gün içinde katılımcıya iade eder. Sözleşmenin bu şekilde feshi Fuardan çıkarma veya fuarın kısmen veya tamamen iptali durumunda Katılımcı fuar katılım bedelinden başka masraf, gecikme faizi ya da zarar ziyan adıyla bir talepte bulunmak hakkına sahip olmadığını önceden beyan kabul ve taahhüt eder. " düzenlemesi yer almaktadır.Yukarıda da ifade edildiği üzere davalı, pandemi nedeniyle fuarı iptal etmemiş ancak ertelemiştir. Sözleşmenin 2. maddesinde davalı şirkete bu konuda çok geniş yetki tanınmıştır. Davacı ise sözleşmeyi bilerek imzalamıştır. Bu durumda TBK 136. madde anlamında ifa imkansızlığının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılması gerekecektir. İmkansızlığı, sözleşmenin konusu olan edimin maddi veya hukuki bir nedenden dolayı yerine getirilmesinin mümkün olmaması olarak tanımlamak mümkündür. İmkansızlık nedenleri maddi veya hukuki olabilir. İmkansızlığın objektif olması, sadece borçlu bakımından değil, herkes bakımından söz konusu olan imkansızlık, sübjektif imkansızlık ise, sadece borçlu bakımından söz konusu olan imkansızlığı ifade eder. Kusursuz imkansızlık TBK'nın 136. düzenlenmiş bulunmaktadır. Yasa da, borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkansızlaşırsa borcun sona ereceği belirtilmiştir. İmkansızlık geçici nitelikte ise, kural olarak borcun sona ermesine neden olmaz. Bu hususta tarafların farazi iradeleri esas alınmalıdır. Ancak ifa muayyen bir zamanda yapılacak veya ifa zamanı alacaklı için önem taşıyorsa bu hallerde borcun sona ermesi sonucunu doğurur.Somut olayda, dava tarihi itibari ile dava konusu fuar ertelenmiş ancak dava ertelenen tarihten önce açılmıştır. Her dava, açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirileceğinden, ifa imkansızlığına dair hükümlerin uygulanarak tarafların verdiklerini geri isteyebilme haklarının doğduğunu kabul etmek mümkün değildir. Çünkü, yukarıda ayrıntılı şekilde yazılan sözleşme hükümleri ile TBK 136. maddesinin uygulanması tarafların karşılıklı iradeleri ile adeta ortadan kaldırılmıştır. Bu durumda, uyuşmazlığın çözümünde sözleşme hükümleri gözetilecektir. Sözleşmenin fuara katılım koşullarına ilişkin 2. maddesi gereği, davalı şirketin fuarın düzenleme tarihi ve fuar alanındaki katılımcının yerini tek taraflı olarak değiştirme hakkı bulunup, bu değişiklikler sözleşmenin fesih sebebi yapılamayacağı gibi, katılımcının ücret ödeme yükümlülüğünü de kaldırmamaktadır. Nitekim Yargıtay 23. HD'nin 2014/5250 Esas, 2014/7346 karar sayılı kararıda bu doğrultudadır. Bu durumda mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/237 Esas, 2021/1114 Karar sayılı ve 18/11/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.04/12/2025