Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/838 E. , 2024/4192 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/838 Karar No : 2024/4192 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI)... Değişikliği Bakanlığı (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... MÜDAHİLLER (DAVACI YANINDA) : 1- ... 12- ...23- ...33- ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması iste
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/838 E. , 2024/4192 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/838 Karar No : 2024/4192 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI)... Değişikliği Bakanlığı (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... MÜDAHİLLER (DAVACI YANINDA) : 1- ... 12- ...23- ...33- ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Uşak İli, Sivaslı İlçesi, ... Köyü, ... mevkiinde, davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan "İR:... (ER:...) Ruhsat Numaralı Mermer Ocağı" projesi ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlığın çözümü amacıyla çevre mühendisi, maden mühendisi, jeoloji mühendisi, orman mühendisi ve ziraat mühendisinden oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi ve ek bilirkişi raporundaki tespitler ve dava dosyası içerisinde yer alan tüm bilgi ve belgeler ile mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; bilirkişi raporlarında yapılması planlanan projenin ÇED Yönetmeliği’nin Ek-1 listesinde yer aldığı, ÇED raporunun usulüne uygun olarak hazırlandığı ve işlemlerin mevzuata uygun olarak yürütüldüğü, proje hakkında ilgili kurum görüşlerinin alındığı, nihai ÇED raporunda projenin çevrede oluşturabileceği olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlendiği, olumsuz yöndeki etkilerinin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemler yönünden değerlendirmeler içerdiği, bu kapsamda evsel nitelikli atıklar ve diğer atıkların yönetimi, atıksu, gürültü, toz ve partikül madde emisyonlarına ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı, proje kapsamında alınan önlemlerin yeterli olduğu, ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğu ve teknik olarak uygulanabilir olduğu, bu nedenle çevre mühendisliği disiplini açısından ÇED olumlu kararının uygun olduğu, maden firmasının birçok taahhütlerde bulunduğu, maden firmasının faaliyetine devam etmesinde kamu yararı gözlendiği, ilgili kamu kurum ve kuruluşların görüşlerinin alındığı, alınacak tedbirlerin yöre halkını da ekonomik yönden olumlu etkileyeceği, maden projeleri ile yöredeki ekonomik aktivitenin canlanmasının söz konusu olacağı ve yöre halkı için proje süresince iş imkânlarının ortaya çıkacağı, faaliyetin; yerleşim birimlerinin yerinin değiştirilmesine neden olacak bir faaliyet olmadığı, tarım alanlarında azalma ve/veya işgücünün madenciliğe kayması nedeniyle yerel üretimde azalma olmayacağı, tozlaşma vb. nedenlerin (gerekli tedbirler) etkisiyle yerleşimler ve tarım alanları üzerinde olumsuz bir etki olmayacağı, faaliyet nedeni ile insanların göç etmesi vb. etkilerin söz konusu olmadığı, yaşam alanı kaybı veya bütünlüğünde bozulma olmayacağı, maden firmasının madencilik faaliyetlerinde üretim yapabilmesi için gerekli fiziksel şartları sağladığı, çevre izin süreçlerinin tamamlanmasıyla madencilik faaliyetlerinin başlaması için teknik ve idari olarak uygunsuzluk olmadığı, madencilik faaliyetlerinin devamı halinde planlanan veya yapılan tarım faaliyetlerin gürültü, vibrasyon, toz, atık su oluşumu, genel ve proses atıkları (tehlikeli atıklar) oluşumu, maden atıklarının oluşumu ve depolanması sonucu olumsuz çevresel etkilerinden kaçınılabileceği ve iyileştirilebileceği, doğal olmayan yeni oluşumlara yol açmayacağı, olumsuz çevresel sonuçlar doğurmayacağı, bu nedenle maden mühendisliği disiplini açısından ÇED olumlu kararının uygun olduğu belirtilmesine karşın; ÇED sahasının önemli bir miktarının meşe-ardıç ormanına isabet ettiği, sahada genel olarak orman bütünlüğünün olduğu ve ruhsat sahasının bu bütünlük içerisinde yer aldığının belirlendiği, açılmak istenen mermer ocağının orman bütünlüğünü bozacağı, havzada ekosistemi olumsuz yönde etkileyeceği, flora ve fauna bakımından bozulmalara ve kayıplara neden olacağı, heyelan ve sel baskını gibi riskleri artıracağı, yüzeysel akış rejiminin bozulmasıyla yörenin su kaynaklarını olumsuz etkileyeceği, orman kaynaklarının; gördükleri işlevler ve ülkeye sunduğu hizmetler açısından “kamu yararı” niteliği bulunan ve öncelikle bu yönleriyle toplumun hizmetinde kullanılması gereken kaynaklar arasında olduğu, ocak işletmeciliği yapılması durumunda ekosistemin önemli bir tahribata uğrayacağının açık olduğu, ÇED sahasına yakın çevrede ülkemiz flora elemanlarından önemli bir tür olan Türk Fındığı (Corylus colurna) ağaçlarının bulunduğu, kuzey kısımda yer alan pasa döküm alanlarının arazinin topoğrafik yapısı itibariyle Türk Fındığı ağaçları üzerinde önemli bir tehdit faktörü olacağı, üst yamaçta bulunan pasa alanlarından kuvvetle ihtimal meydana gelecek taş, kaya yuvarlanmalarının yamaç aşağısında dere içlerine doğru yayılış yapan fındık ağaçlarına zarar vereceği, ayrıca pasa sahasından kalkacak tozun ağaçların yapraklarında solunumu ve fotosentezi güçleştirecek etkisinin söz konusu olduğu, son şekli verilen ÇED raporunda bahse konu ağaç türünün yer almamasının raporun eksikliğini gösterdiği, ağaç türünün yayılışı ile ilgili bilimsel makalelerin raporda verildiği ve ağaçların yayılış yerlerinin uydu görüntüsü üzerinde gösterildiği, bu nedenle gerek kurum görüşü hazırlayanların gerekse ÇED raporunu tanzim edenlerin bu hususu gözden kaçırdıklarının açıkça ortada olduğu, diğer yandan ocak sahasının Suçıkan Deresinin su toplama havzası içinde kaldığı, madencilik faaliyeti sebebiyle arazinin topoğrafik yapısının değişikliğe uğrayacağı ve yüzeysel akış rejiminin buna bağlı olarak bozulacağı, orman örtüsünün kaldırılması ile toprakta tutulabilecek su miktarının azalacağı, Suçıkan Deresinin su rejimi, debisi ve su kalitesinde bozulmaların meydana geleceği, yer altı suyu; içme suyu, kullanma suyu ve ovadaki tarım alanlarının sulanması, bitkisel üretimin arttırılmasının deredeki bozulmadan olumsuz etkileneceği, işletme ile önemli miktarda ağacın kesileceği, işletme faaliyetinin bitiminden sonra alanda rehabilitasyon çalışmaları yapılacak olsa da, sahanın mevcut yetişme ortamı koşulları (toprak yapısı, yağış rejimi vb.) nedeniyle bugün itibarıyla var olan ormanın geri kazanılması bakımından oldukça güç olduğu dikkate alındığında bilhassa orman örtüsünün tahrip edilmemesi ve mevcut haliyle korunması bakımından bu sahada madencilik faaliyetinin uygun olmadığı, maden ocağı sahasının orman olarak kalmasında mermer ocağı olarak işletilmesine nazaran çok daha fazla kamu yararının söz konusu olduğu, bu nedenle orman mühendisliği disiplini açısından ÇED olumlu kararının uygun olmadığı, nihai ÇED raporunda madencilik faaliyeti nedeniyle oluşacak tozun sınır değerlerde kalacağının belirtildiği, iş akım şemasından görüleceği üzere birçok aşamada toz oluştuğu, tozun olumsuz etkilerinin giderilmesi için proje etki alanında yer alan tarım arazilerinin faaliyetten kaynaklı olumsuz etkilerini en aza indirmek amacıyla mevsimsel şartlara bağlı olarak düzenli periyotlarla arasöz kullanılarak yolların nemlendirileceğinin ifade edildiği, fakat saha içerisinde ve çevresinde bulunan meşe palamudu gibi bitkiler için toz kaynaklı etkilere karşı herhangi bir önlemin görülmediği, dolayısıyla tozun bitkilere olan olumsuz etkileri için alınan önlemlerin yetersiz olduğu, hayvancılık ve insan tüketimi için yaprakları ve palamutları, yakacak ihtiyacı için odununun kullanıldığı, proje sahasında ve nakliye sırasında oluşacak tozun, bitkilerin stomalarını kapatarak solunumu güçleştirme, güneş ışığının yapraklara ulaşmasını azaltarak fotosentezde gerilemeye neden olma ve çiçeklenme döneminde dişi organlara yapışarak polenlerin dişi organlara ulaşmasını önleme gibi olumsuz etki yapma potansiyelinin olduğu, söz konusu faaliyetin bitkilere zarar verip vermemesi hususunun muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olup olmadığının belirlenebilmesinin hem etkilenen hem de etkilenmeyen alanlardan alınacak aynı çeşit bitkilerin belirli zaman aralıklarıyla incelenerek, gerekli parametrelerin ölçümü ile mümkün olduğu, ayrıca dava konusu projenin tarım alanlarını ve hayvansal üretimi dolaylı olarak da etkilemesinin söz konusu olduğu, planlanan projenin yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının su kalitesi ve miktarlarını olumsuz yönde etkileme potansiyelinin bulunduğu, dolayısıyla tarım arazilerinin ve hayvanların sulanmasında kullanılacak bu suların kalitesinin bozulması ve miktarındaki azalmanın tarımsal ve hayvansal üretimi olumsuz yönde etkileme potansiyeli olması nedeniyle açılması planlanan mermer ocağı işletmeciliğinin uygun olmadığı, bu sebeplerle ziraat mühendisliği disiplini açısından ÇED Olumlu kararının uygun olmadığı, sahada karbonatlı kayaçların topoğrafik olarak en üst seviyede bulunduğunun gözlemlendiği, kireçtaşlarının hidrojeolojik açıdan yarı geçirimli zonu oluşturmakta olduğu, üstteki kireçtaşlarından sızan yağmur veya kar sularının hidrolojik akiferi beslemekte olduğu, dava konusu alanda yapılması planlanan faaliyetlerin, yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının su kalitesi ve miktarlarını muhtemelen olumsuz yönde etkileyeceği, nihai ÇED dosyasındaki bu hususlarda verilen bilgilerin yetersiz/eksik ve başka sahaların verilerinin kullanılarak hazırlandığı, bundan dolayı nihai ÇED dosyasının saha gerçekleriyle uyuşmadığı ve bilimsel olarak içerdiği hatalarla yetersiz/eksik kaldığı, nihai ÇED dosyasının 144. sayfasında bölgenin karstik olduğunun, 321. sayfasında proje alanı ve yakın çevresinin masif yapıda kırık ve çatlaksız masif kireçtaşlarından oluştuğunun belirtilmekte olduğu, fakat keşifte yapılan incelemelerde, kireçtaşı kütlelerinin kırık-çatlak yoğunluğuna sahip olduğunun bilirkişilerce gözlendiği, nihai ÇED dosyasında kireçtaşı akiferlerinde yağıştan süzülme oranları, ölçülen kaynak boşalımlarına ait bilgi ve verilerin sahaya ait olmayan verilerden hesaplanmış olduğu, böylece nihai ÇED dosyasındaki hidrojeolojik verilerin güvenirliğini kaybettiği, açılmak istenen maden ocağında yapılması planlanan faaliyetlerin, yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının su kalitesi ve miktarlarını muhtemelen olumsuz yönde etkileyeceği, bu nedenlerle jeoloji mühendisliği disiplini açısından ÇED Olumlu kararının uygun olmadığı görüldüğünden, dava konusu ÇED Olumlu kararında anılan yönlerden hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare ile davalı yanında müdahil tarafından, bilirkişi raporunda orman mühendisi tarafından yapılan değerlendirmede; açılmak istenen mermer ocağının ormanda habitat parçalanmasına yol açacağı, floristik ve faunistik bakımından tahribe neden olacağı ileri sürülmüş ise de, ÇED raporuna göre başlangıçta 95,95 hektar olarak belirlenen ÇED alanından 3 kapalı verimli ormanlar ile Düşüklü Deresinin bir kısmının çıkarılarak, ÇED alanının 90,23 hektara düşürüldüğü, madencilik faaliyetinin patlama yapılmaksızın sulu kesimle yapılacağı, pasa ve bitkisel toprağın ayrı ayrı depolanacağı, üretim bitince pasanın alt dolgu malzemesi, bitkisel toprağın üst dolgu malzemesi olarak tekrar sahaya serileceği, böylece üretimi yapılan alanların tekrar ağaçlandırmaya uygun hale getirileceği, pasa döküm alanlarının erozyona ve heyelana sebep olmayacak eğimde seçildiği, flora ve faunanın zarar göreceği iddiasıyla ilgili olarak ekosistem değerlendirme raporunun hazırlandığı, ÇED raporunda yer verilmediği belirtilen Türk fındığı ağaç türünün proje alanı çevresinde gerek literatür gerekse arazi çalışmaları sırasında rastlanılmadığı, ziraat mühendisinin su kaynaklarına ilişkin değerlendirmeleri bakımından hidrojeolojik etüt raporunun hazırlanarak su kaynakları üzerindeki muhtemel etkileri ile alınması gerekli önlemlere yer verildiği, alınacak tedbirlerle projenin tarım ve hayvancılık üzerinde olumsuz bir etkisinin olmadığı, sonuç olarak dava konusu ÇED Olumlu kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. Davalı yanında müdahil tarafından, ayrıca bilirkişi raporu incelendiğinde ÇED raporuna ilişkin itirazların gözlemsel verilere dayandığı, herhangi bir bilimsel çalışma yapılmadığı, tavsiye niteliğinde önerilerde bulunulduğu, bu itirazlara karşılık olarak ÇED raporunun bilimsel verilere dayandığı, kümülatif etki analizlerinin yapıldığı, doğaya yeniden kazandırma ve rehbilitasyon projelerinin yer aldığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, hükme esas alınan bilirkişi raporu dikkate alındığında, her iki temyiz dilekçesindeki iddialar, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde yer alan sebeplere uymadığından, temyiz istemlerinin reddi ile Mahkeme kararının onanması gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile Mahkeme kararının aşağıda yer verilen gerekçe ile bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: Davalı idare tarafından, Uşak İli, Sivaslı İlçesi, ... Köyü, ... mevkiinde, ... (ER:...) ruhsat numaralı 99,99 ha'lık ruhsat sahasının 19.91 ha'lık kısmında 810.000 ton/yıl kapasite ile mermer ocağı faaliyeti yapılması amacıyla hazırlanan proje tanıtım dosyası (PTD) Uşak Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne sunulmuş, anılan kurum tarafından ... tarih E-... sayılı ÇED Gerekli Değildir kararı verilmiş, bu kararın iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında açılan davada; Mahkemenin ... tarih E:..., K:... sayılı kararıyla; PTD'de dava konusu projenin, üretim kaynaklı atıksuların arıtımı için tasarlanmış olan havuz hacminin yetersiz olduğu, Hava Kalitesine Katkı Değerinin hesaplanmasında kullanılan kütlesel toz emisyonlarının eksik hesaplandığı, yapılmış olan toz miktarı hesaplamalarının, gerçekleştirilmesi planlanan faaliyetin çevresel etkilerinin tam olarak öngörülmesine olanak tanımadığı, alanın hakim rüzgaralara açık ve 1. derece orman yangınlarına hassas bir noktada bulunması karşısında, orman yangınlarıyla mücadele eylem planının bulunmadığı, kesilecek ağaç adedi ve türlerinin tam manasıyla belirtilmediği, rehabilitasyon projesinde rehabilite işlemlerinin hangi türler ile yapılacağına değinilmediği, anıt ağaç varlığının araştırılmadığı, ekolojik ve biyolojik denge için %10 rezerv ağaç bırakılması hususuna değinilmediği, planlanan maden ocağının PTD’de yer alan alanlar ile yakın çevresinde tarım alanları olmasa da, maden alanının içinden geçen Düşüklü Deresi ve hemen yanından akış gösteren diğer derelerin birleşerek ... Köyünün içinden geçen Koca Dere isimli derede toplanması ve bu derenin de doğrudan ... Köyü tarım alanlarının yüzey üstü ve yüzey altı su kaynaklarının etkilemesi nedeniyle; madenin işletmeye geçmesi ile dolaylı olarak tarım alanlarını etkileyeceği, bu etkilenme olasılığı ve alınacak tedbirler ile ilgili detaylı bilginin PTD’da verilmediği, maden ocağının su kaynaklarına olası etkilerine yer verilmediği, davaya konu PTD'nin pek çok eksik barındırdığı tespitleri karşısında, yapılması planlanan "Mermer Ocağı" projesiyle ilgili olarak Uşak Valiliğince verilen dava konusu "ÇED Gerekli Değildir" kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiş, bu karar Danıştay Altıncı Dairesinin 31/03/2021 tarih ve E:2021/2420, K:2021/4785 sayılı kararıyla onanmıştır. Daha sonra, 99,99 hektarlık ruhsat sahasının 19,68 hektarlık kısmında 810.000 ton/yıl kapasite ile mermer ocağı faaliyeti yapılması amacıyla hazırlanan PTD'nin Uşak Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne başvurulması üzerine, anılan Kurum tarafından “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gereklidir” kararı verilmiştir. Bu karara istinaden davalı yanında müdahil tarafından, İR:... ruhsat numaralı 99,99 ha’lık sahanın 95,95 Ha’lık kısmında 2.000.000 m3/yıl kapasite ile mermer ocağı faaliyetinin yapılması planlanmış, proje sahasının bir kısmının 3 kapalı verimli ormanlar içerisinde kaldığı tespit edilmiş, bu kapsamda, 3 kapalı verimli ormanlar içerisinde kaldığı tespit edilen alanlar ile ayrıca Düşüklü Deresinin her iki sahilinde 20.00’er metre lik şeritvari şekilde mesafe bırakılarak talep edilen ÇED Alanı 90,23 hektara düşürülmüş, sonuç olarak revize projeyle ilgili olarak (dava konusu) ... tarih ve ... sayılı "ÇED Olumlu" kararı verilmiştir. Bunun üzerine, anılan ÇED Olumlu kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." hükmüne yer verilmiştir. 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve başvuru tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 4. maddesinde; ''Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak tanımlanmıştır. Aynı Yönetmeliğin 6. maddesinde ise; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) (Değişik:RG-26/5/2017-30077) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez. (4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar tesis edilmeden önce, projenin gerçekleştirilmesinin mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, aşamasına bakılmaksızın süreç sonlandırılır." kuralına, 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1 listesinde yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-1 listesinde belirtilen eşik değer veya üzerinde olan projelere, ÇED Raporu hazırlanması zorunludur." kuralına yer verilmiştir. Aynı Yönetmeliğin Ek-III bölümünde; Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel Formatının ihtiva etmesi gereken hususlar düzenlenmiş, Bölüm I: Projenin tanımı ve özellikleri; a) Proje konusu yatırımın tanımı, özellikleri, ömrü, hizmet maksatları, önem ve gerekliliği, b) Projenin yer ve teknoloji alternatifleri, proje için seçilen yerin koordinatları Bölüm II: Proje Yeri ve Etki Alanının Mevcut Çevresel Özellikleri; Proje alanının ve önerilen proje nedeniyle etkilenmesi muhtemel olan çevrenin; nüfus, fauna, flora, jeolojik ve hidrojeolojik özellikler, doğal afet durumu, toprak, su, hava, atmosferik koşullar, iklimsel faktörler, mülkiyet durumu, kültür varlığı ve sit özellikleri, peyzaj özellikleri, arazi kullanım durumu, hassasiyet derecesi (Ek-5’deki Duyarlı Yöreler Listesi de dikkate alınarak) benzeri özellikleri Bölüm III: Projenin İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri ve Alınacak Önlemler, Projenin; a) Çevreyi etkileyebilecek olası sorunların belirlenmesi, kirleticilerin miktarı, alıcı ortamla etkileşimi, kümülatif etkilerin belirlenmesi, b) Sera gazı emisyon miktarının belirlenmesi ve emisyonların azaltılması için alınacak önlemler, c) Projenin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin azaltılması için alınacak önlemler, ç) İzleme Planı (inşaat dönemi), Bölüm IV: Halkın Katılımı; a) Projeden etkilenmesi muhtemel ilgili halkın belirlenmesi ve halkın görüşlerinin çevresel etki değerlendirmesi çalışmasına yansıtılması için önerilen yöntemler, b) Görüşlerine başvurulması öngörülen diğer taraflar, Notlar ve Kaynaklar; Ekler: Çevresel Etki Değerlendirmesi Başvuru Dosyası hazırlanmasında kullanılan bilgi ve belgeler ile raporda kullanılan tekniklerden rapor metninde sunulamayan belgeler, Proje için seçilen yerin koordinatları, Proje için belirlenen yer ve alternatiflerinin varsa; çevre düzeni, nazım, uygulama imar planı, vaziyet planı veya plan değişikliği teklifleri, Proje ile ilgili olarak daha önceden ilgili kurumlardan alınmış belgeler şeklinde düzenlemeler yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca; çevresel etki değerlendirmesi ile, gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlendiği, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin irdelendiği, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin değerlendirildiği, ayrıca projelerin uygulanmasının izlendiği ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaların belirlendiği bir süreç öngörülmüş olup, Yönetmelik kapsamında yer alan bir faaliyet nedeniyle hazırlanacak ÇED raporunda özel format uyarınca, projenin gerçekleştirileceği yer ile alternatif alanlar belirlenerek projenin hizmet amacı, önem ve gerekliliği kapsamında yerin ve etki alanının çevresel özellikleri, çevresel etkiler ve alınacak önlemlerin tartışılması, faaliyet yerinin belirlenmesinde ise, faaliyetin büyüklüğü, amacı, ulaşım, iklim, toprağın ve çevrenin özellikleri, olası etkiler ve etkilerin azami giderilme olanakları gibi unsurların etkili olması, bu bağlamda, sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir çevre dengesinin sağlanması yolunda belirtilen nitelikteki bir faaliyete en uygun yerin seçilmesi esastır. Çevresel etki değerlendirmesi; gerçekleştirilmesi planlanan projenin, çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlenmesi, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin belirlenerek değerlendirilmesi amacıyla yapıldığından, ÇED sürecinde verilen kararların iptali istemiyle açılacak davalarda, yukarıda belirtilen Yönetmeliğin Ek III. bölümündeki unsurlar yönünden, ÇED kararlarının bir bütün olarak çevresel etkilerinin irdelenmesi gerekmektedir. Uyuşmazlıkta; İdare Mahkemesi kararının gerekçesine bakıldığında, hükme esas alınan bilirkişi raporunun çevre mühendisinin ve maden mühendisinin olumlu yöndeki değerlendirmelerine yer verildikten sonra orman, ziraat ve jeoloji mühendisinin olumsuz değerlendirmelerine yer verilmek suretiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, İdare Mahkemesi kararının gerekçesinin çelişkili olduğu, nitekim kararın gerekçe kısmında; "orman kaynaklarının, gördükleri işlevler ve ülkeye sunduğu hizmetler açısından “kamu yararı” niteliği bulunan ve öncelikle bu yönleriyle toplumun hizmetinde kullanılması gereken kaynaklar arasında olduğu, ocak işletmeciliği yapılması durumunda ekosistemin önemli bir tahribata uğrayacağının açık olduğu, bilhassa orman örtüsünün tahrip edilmemesi ve mevcut haliyle korunması bakımından bu sahada madencilik faaliyetinin uygun olmadığı, maden ocağı sahasının orman olarak kalmasında mermer ocağı olarak işletilmesine nazaran çok daha fazla kamu yararının söz konusu olduğu yönündeki orman mühendisinin değerlendirmesinin yanı sıra, ÇED raporundaki jeolojik verilerin saha gerçekleriyle uyuşmadığı ve bilimsel olarak içerdiği hatalarla yetersiz/eksik olduğu" yönündeki jeoloji mühendisinin değerlendirmesine de yer verildiği görülmüştür. Böyle bir durumda, İdare Mahkemesinin gerekçesinden, yargı kararının uygulanması kapsamında, projenin bu alanda yapılmasının hiçbir durumda mı uygun olmadığının yoksa ÇED raporundaki eksiklik veya hatalardan kaynaklı olarak bu haliyle mi (eksiklik veya hatalar giderilinceye kadar) uygun olmadığının tam olarak anlaşılamadığı sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan, İdare Mahkemesinin gerekçe kısmının aynı konuda farklı bilirkişilerin değerlendirmelerini içerdiği, örneğin, çevre mühendisi tarafından, toz emisyonu için hava kalitesi dağılım modellemesi raporunun hazırlandığı, nakliye işlemleri için kontrolsüz çalışma şartları, diğer işlemler için kontrollü çalışma şartları ile etki alanının tümünde mevzuatta öngörülen sınır değerlerin sağlandığı, bu konuda taahhüt edilen önlemlerin yeterli olduğu yönünde değerlendirme yapılmış iken, ziraat mühendisi tarafından, proje sahasında ve nakliye sırasında oluşacak tozun bitkilerin stomalarını kapatarak solunumu güçleştirme etkisinin olduğu, taahhüt edilen önlemlerin yeterli olup olmadığının belirlenebilmesi için çeşitli zamanlarda ölçüm yapılması gerektiğinin vurgulandığı, başka bir ifadeyle, iki uzmanlık alanının aynı konudaki görüşleri birlikte değerlendirildiğinde, toz emisyonunun tarım üzerinde olumsuz etkisinin olup olmayacağı veya alınacak önlemlerle en aza indirgenip indirgenemeyeceğinin açıkça ortaya konulamadığı görülmüştür. Bu durumda, uyuşmazlığın tereddüte mahal vermeyecek şekilde çözülmesi amacıyla Mahkemece öncelikli olarak (gerekli görülmesi halinde ek rapor alınmak veya gerekirse yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle) projenin bu alanda yapılmasının hiçbir durumda uygun olup olmadığı ya da ÇED raporundaki eksiklik veya hatalardan kaynaklı olarak bu haliyle (eksiklik veya hatalar giderilinceye kadar) uygun olup olmadığının açıkça ortaya konulması gerekmekte olup; ÇED raporundaki eksiklikten dolayı projenin yapılması uygun bulunmuyor ise bu defa, eksiklikler bakımından bilirkişilerin aynı konudaki farklı değerlendirmelerinin ek rapor alınması veya gerekirse yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Bu itibarla, öncelikli olarak projenin bu alanda yapılıp yapılamayacağı kesin ve açık bir şekilde ortaya konulmaksızın veya (projenin bu alanda yapılmasının gerekli önlemler alınması ile mümkün olması durumunda da) bilirkişi raporundaki çelişkiler giderilmeksizin verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 26/06/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Temyize konu İdare Mahkemesi kararında; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, Mahkeme kararının onanması gerektiği oyu ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.