İSTİNAF KARAR TARİHİ:22/12/2025 KARARIN YAZIM TARİHİ:23/12/2025 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı idarece bağlantı kalite kontrol ruhsatı kapsamında 05/10/2022 tarihinde davacı şirket tarafından işletilmekte olan .... isimli otelin kanalizasyon deşarj noktalarından al…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ANTALYA 4.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/05/2024 DAVANIN KONUSU: MENFİ TESPİT İSTİNAF TALEP TARİHİ:14/06/2024 İSTİNAF KARAR TARİHİ:22/12/2025 KARARIN YAZIM TARİHİ:23/12/2025 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı idarece bağlantı kalite kontrol ruhsatı kapsamında 05/10/2022 tarihinde davacı şirket tarafından işletilmekte olan .... isimli otelin kanalizasyon deşarj noktalarından alınan numunelerin analizi sonucu düzenlenen 17/10/2022 tarihli deney raporunda atıksu değerlerinin limit değerlerinin üzerinde olduğunun belirlendiğini, davacının itirazı üzerine davalı görevlilerince 09/11/2022 tarihinde ikinci kez numune alındığını, bu numunelerin analizi sebebiyle düzenlenen 14/11/2022 tarihli deney raporunda inceleme konusu değerlerin deşarj limitlerine uygun olmadığının tespit edildiğini, akabinde davalı idarece 28/11/2022 tarihinde Asat Atıksuların Kanaliazyon Şebekesine Deşarj Yönetmeliğinin 25. maddesi uyarınca davacı şirket aleyhine 55.564,15 TL kirlilik önlem payı tahakkuk ettirildiğini, anılan 17/10/2022 tarihli deney raporunda kimyasal oksijen ihtiyacı parametresi limit değerin az sayılabilecek bir miktar üzerinde tespit edildiğini, 14/11/2022 tarihli deney raporunda ise kimyasal oksijen ihtiyacı, askıda katı madde, PH , yağ ve gres , toplam fosfor değerlerin limit değerin üzerinde belirlendiğini, ancak davacı şirketin söz konusu parametrelerin yönetmeliğe uygunluğunu temin etmek maksatlı ... isimli firma ile anlaştığını, periyodik temizlik işlemlerini düzenli aralıklarla yaptırdığını, davalı idare görevlilerince numune alınan rögarın diğer işletmelerden gelen atık su hattına bağlı olan rögar olduğunu, davalı idarenin görevlilerince ilgili yönetmelik hükümleri doğrultusunda tesis çıkışından atık su kaynağının faaliyet ve özelliklerine göre numune alınması gerekirken tesisin dışında yer alan ve diğer tesislerin de atık suların birleştiği deşarj noktasından numune alınmış olması karşısında söz konusu düzenlenen raporlara itibar edilmemesi gerektiğini, zira davacı şirketin bahsi geçen raporların düzenlenmesi üzerine kendisinin ayrıca analiz yaptırdığını ve özel firmada yaptırdığı analiz sonucunda aranan değerlerin limit değerlerin yaklaşık 100 kat altında olduğunun belirlendiğini, bu sebeple kirlilik önlem payı tahakkukunun hukuka aykırı olduğunu belirterek, davalı idarenin 28.11.2022 tarihli kirlilik önlem payı tahakkuku kararının iptaline, bu tahakkuk yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilmeden eldeki davanın açıldığını, davacının iddiasının aksine numunelerin usulüne uygun alınıp analizinin yaptırıldığını, bunun neticesinde değerlerin olması gereken limit değerin üzerinde olduğunun tespit edildiğini, söz konusu numunelerin davacı işletme yetkilisinin gözetiminde kanalizasyona bağlantı noktasından alındığını, aynı rögar içerisinde dava dışı otelin çıkış noktasından da numune alındığını ve yapılan kontrol sonucunda dava dışı otelin sonucunun temiz çıktığını, buna mukabil davacı otelin alınan numunesinin limit değerlerin üzerinde olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı idarece bağlantı kalite kontrol ruhsatı kapsamında 28/04/2023 tarihinde davacı şirket tarafından işletilmekte olan ...isimli otelin kanalizasyon deşarj noktalarından alınan numunelerin analizi sonucu tanzim edilen 03/05/2023 tarihli deney raporunda değerlendirme kapsamındaki tüm parametrelerin yönetmelik üst limit değerlerin çok altında çıktığını, dolayısıyla Asat Atıksuların Kanalizasyon Şebekesine Deşarj Yönetmeliğine aykırı bir durumun belirlenmediğini, buna rağmen daha önce numune alınan 09/11/2022 tarihli analiz sonucunu içeren 14/11/2022 tarihli deney raporu esas alınarak her iki rapordaki değerlerin aritmetik ortalamasının hesaplanması yoluna gidilerek davalı idarece 29/05/2023 tarihli karar ile 148.672,26 TL kirlilik önlem payı tahakkuk ettirildiğini, daha evvelinde 14/11/2022 tarihli deney raporuna istinaden tahakkuk ettirilen kirlilik önlem payının iptali için Antalya 4.Asliye Ticaret mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, dosyanın halen derdest olduğunu, söz konusu açılan davanın dilekçesinde de ifade edildiği üzere 09/11/2022 tarihinde ilgili yönetmeliğe aykırı olacak şekilde numune alındığını, numune alınan noktanın tesisin çıkışında yer alan deşarj noktası olup, diğer tesislerin atık sularının birleştiği deşarj noktasında alınan numuneye istinaden tanzim edilen rapora itibar edilmemesi gerektiğini belirterek, davalı idarenin 29/05/2023 tarihli kirlilik önlem payı tahakkuku kararının iptaline, bu tahakkuk nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, 09/11/2022 tarihinde alınan numune sonucunun limit üstünde çıkması sebebiyle davacı şirkete uyarı yazısı yazıldığını, numune alımları devamında 28/04/2023 tarihinde alınan numune değeri ile 09/11/2022 tarihinde alınan numune değerleri ortalamasının limit üzerinde kalması sebebiyle kirlilik önlem payı hesaplandığını, yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, bağlantı kalite kontrol ruhsatı ve kirlilik önleme payı yönergesi içinde yer alan uygulama esasları 3.madde uyarınca başvurunun yapılmasından sonra işletmenin ilk numune sonucu limit değerlerinin üstünde çıkması durumunda limit değerlerinin altına indirilinceye kadar kirlik önlem payı ödeyeceklerini, kirlilik önlem payı hesabında ardışık iki numunenin ortalamasının alınarak hesabın yapılacağını, buna göre her ne kadar davacının son alınan numune analizi sonucu limit değerlerin altında ise de, ardışık iki numunenin ortalaması limit değerini aştığı için kirlilik önlem payı hesaplanıp tahakkuk ettirildiğini, numunelerin usulüne uygun alınıp ilgili yönetmelik ve yönerge ile tebliğlere uygun şekilde analizlerinin yaptırıldığını belirterek, davanın reddini istemiştir. YEREL MAHKEME KARARI: Antalya 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı 16/05/2024 tarihli kararı ile; "asıl dava yönünden: davanın kabulü ile Antalya Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü Abone İşleri Dairesi Başkanlığının 28/11/2022 tarih ve ....sayılı Kirlilik Önlem Payı Tahakkuku nedeni ile davacının davalı kuruma borçlu bulunmadığının tespitine,birleşen Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ....Esas sayılı dosya yönünden: davanın kabulü ile Antalya Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü Abone İşleri Dairesi Başkanlığının 29/05/2023 tarih ve 124525 sayılı Kirlilik Önlem Payı Tahakkuku nedeni ile davacının davalı kuruma borçlu bulunmadığının tespitine," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF TALEBİ VE SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesi ile; eldeki dava yönünden zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, davalı idarenin yaptığı işlemin kanuna uygun olduğunu, herhangi bir usulsüzlük veya keyfiyetin söz konusu olmadığını, 05/10/2022 ve 09/11/2022 tarihinde davacı şirketin deşarj noktalarından alınan numunelerin incelenmesi sonucunda tanzim edilen deney raporlarında değerlerin, limit değerlerin üzerinde çıkması nedeniyle kirlilik önlem payı hesaplanıp tahakkuk ettirildiğini, numunenin işletme yetkilisinin gözetiminde kanalizasyona bağlantı noktasından alındığını, yapılan işlemlerde hukuka aykırılığın bulunmadığını, 09/11/2022 tarihinde numune alınmasından sonra davacı şirkete 28/11/2022 tarihinde uyarı yazısı yazıldığını, kirlilik önlem payı yönergesine göre 05/10/2022-09/11/2022 tarihleri arası kirlilik önlem payı hesabı yapıldığını, bağlantı kalite kontrol ruhsatı ve kirlilik önleme payı yönergesi içerisinde yer alan uygulama esasları 3.maddesi gereği alınan son numunenin limit değerlerinin altında olsa bile ardışık iki numunenin ortalamasının limit değerini aşması sebebiyle kirlilik önlem payı hesabı yapılıp tahakkuk ettirildiğini, kirlilik önlem payına ilişkin mevzuat hükümlerine uygun olarak davalı idarece işlem yapıldığını belirterek, ilk derece mahkemesisi kararının kaldırılmasına, asıl dava ve birleşen davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nun 355. Maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; Asıl dava ve birleşen dava; davalı idarece, davalı hakkında tahakkuk ettirilen kirlilik önlem payına ilişkin menfi tespit istemlidir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre;" davacı otelin 10/12/2020 tarihinde bağlantı kalite kontrol ruhsatı almak için davalı kuruma müracaat ettiği, bunun üzerine davacıya 25/09/2021 tarihli BKK ruhsatının verildiği, ilgili yönetmeliğe göre rutin numune alınmasına devam edildiği, 05/10/2022 tarihinde alınan numunenin limitler üzerinde çıkması üzerine firmaya 31/10/2022 tarihli yazı ile davalı tarafından davacıya uyarıda bulunulduğu, 09/11/2022 tarihinde yeniden numune alınmaya gidildiği ve davalı kurumun yetkililerinin belirlediği noktadan numune alındığı, alınan numunenin limitlere uygun olmadığının tespit edilmesi sebebiyle davalı tarafından 28/11/2022 tarihli kirlilik önlem payı ödenmesine ilişkin bildirim yapıldığı,birleşen davada ise ;28/11/2022 tarihli 96916 sayılı KÖP ödenmesine ilişkin bildirim yapıldıktan sonra rutin numune testlerin devam ettiği, bu kez 28/04/2023 tarihinde davacı işletmeden davalı kurumun yetkililerinin belirlediği noktadan numune alındığı, numune değerlerinin yönetmelikte belirtilen değerlerin altında çıktığı, ancak yönetmelik gereği 09.11.2022- 28.04.2023 tarihli numuneler ortalaması limit üzerinde kaldığı için kirlilik önlem payı hesabı yapıldığı ve 29/05/2023 tarihli yazı ile ikinci kez KÖP tahakkukuna karar verildiği, davacının bu tahakkukun da iptalini talep ettiği,davacının; numune alım noktasının davalı yetkilileri tarafından keyfi olarak belirlendiğini, yönetmeliğe göre otelin çıkışına en yakın noktadan numune alınmadığını, numune alınan noktada ise yalnızca davacıdan değil etraftaki başkaca işletmelerin atıksularının da karışmış olması nedeniyle ölçümlerin olması gerekenden daha fazla değerleri gösterdiğini iddia ettiği, mahalinde keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile davacıya ait tesisten çıkan atıksuların doğu tarafında yer alan toplama yapısı içinde toplandığı, toplama yapısına tesisten bir hat olmak üzere ve diğer turistik tesislerden geldiği belirtilen bir hat olmak üzere 2 hattan atıksu geldiği ve toplama yapısı içinde atıksuların birbirine karıştığı, davacının atıksu hat ile diğer turistik tesislerden geldiği belirtilen atıksu hatlarının kotlarının birbirine yakın olduğunun görüldüğü, dolayısıyla davalı yetkililerinin ölçüm yaptığı noktada yalnızca davacı tarafından salınan atıksuların değil çevrede işletilen iki adet işletmeden daha atıksu salınımı bulunduğu, davalı kurum tarafından yapılan ölçümlerin salt davacının saldığı atıksu değerlerini yansıtmadığı, birleşen dava yönünden de numune alınan noktaların aynı noktalar olduğunun anlaşıldığı,Yargıtay 19. HD., 2020/237 Esas, 2020/805 Karar sayılı, 04.06.2020 Tarihli, "Bölge Adliye Mahkemeleri'nin Kesin Nitelikteki Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesine Yönelik" vermiş olduğu ilamında; ticari nitelikteki menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa gidilmesinin zorunlu olmadığına ve arabulucuya gidilmiş olmasının bir dava şartı bulunmadığına karar verildiği, 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile ticari davalardan, konusu bir miktar para olan itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında arabuluculuğun zorunlu dava şartı olduğu hüküm altına alınmış ise de bu kanun maddesinin dava tarihi (15/12/2022)itibariyle yürürlükte olmadığı" yönündeki gerekçeyle "asıl dava yönünden; davanın kabulü ile Antalya Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü Abone İşleri Dairesi Başkanlığının 28/11/2022 tarih ve E-75533712-220.99-96916 sayılı Kirlilik Önlem Payı Tahakkuku nedeni ile davacının davalı kuruma borçlu bulunmadığının tespitine,birleşen Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ....Esas sayılı dosya yönünden; davanın kabulü ile Antalya Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü Abone İşleri Dairesi Başkanlığının 29/05/2023 tarih ve 124525 sayılı Kirlilik Önlem Payı Tahakkuku nedeni ile davacının davalı kuruma borçlu bulunmadığının tespitine," şeklinde karar verilmiş, karar süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacının ... isimli otelin işleticisi olduğu, davalı idareye başvurusu üzerine bağlantı kalite kontrol ruhsatı aldığı, bu kapsamda davalı idarece 05/10/2022 tarihinde yapılan rutin kontrolde kanalizasyon deşarj noktasından numune alınarak analizinin yaptırıldığı, bu analiz neticesinde düzenlenen 17/10/2022 tarihli deney raporunda ilgili parametrenin aranan limit değerin üstünde olduğunun tespit edildiği, davalı idarece bu doğrultuda davacıya uyarıda bulunulduğu ve davacının itirazı üzerine bu kez 09/11/2022 tarihinde kanalizasyon deşarj noktasından yeniden numune alındığı, alınan numunenin analizi sebebiyle düzenlenen 14/11/2022 tarihli deney raporunda ilgili parametrelerin olması gereken limit değerlerin üstünde olduğunun belirlendiği ,bunun akabinde davalı idarece davacı hakkında 28/11/2022 tarihli karar ile 55.564,15 TL kirlilik önlem payı tahakkuk ettirildiği, sonrasında davalı idarece atık su deşarj noktasından görevlilerce 28/04/2023 tarihinde yeniden numune alındığı, bu alınan numunenin analizi sonucu düzenlenen 03/05/2023 tarihli deney raporunda ilgili parametrelerin yönetmelikte aranan üst limit değerlerin altında çıkmakla birlikte 09/11/2022 tarihli deney raporundaki değerler ile bu rapordaki değerlerin ortalamasının limit değerlerin üstünde olması sebebiyle 29/05/2023 tarihli karar ile 148.672,26 TL tutarında davalı idarece kirlilik önlem payı tahakkuk ettirildiği her iki tarafın da kabulündedir. Davacı vekili; gerek 05/10/2022 , gerekse 09/11/2022 tarihinde numunelerin, alınması gereken bağlantı noktasından alınmadığı, başkaca tesislerin atık sularının karıştığı deşarj noktasından numune alınmasının ilgili yönetmelik ve mevzuat hükümlerine uygun olmadığı, bu sebeple kirlilik önlem payı tahakkukuna ilişkin davalı idarenin kararlarının hukuka aykırı olduğu iddiasındadır. Davalı vekili ise; ilgili yönetmelik, yönerge ve tebliğlere uygun olarak numunelerin davacı şirket yetkilisinin gözetiminde usulünce alınarak usulüne uygun analizlerinin yaptırıldığını ve analizi yapılan parametrelerin mevzuatta aranan üst limit değerlerin üstünde olduğunun tespit edildiğini, bu bağlamda tahakkuk ettirilen kirlilik önlem payına ilişkin kararların hukuka uygun olduğunu savunmuştur. Buna göre çözümlenmesi gereken uyuşmazlık;numunelerin ilgili mevzuat hükümlerine göre usulünce alınıp alınmadığı,dolayısıyla davalı idarenin 28/11/2022 ve 29/05/2023 tarihli davacı şirket hakkında kirlilik önlem payı tahakkukuna ilişkin işlemlerinin hukuka uygun olup olmadığının tespiti noktasında toplanmaktadır. 24/12/2014 yürürlük tarihli Asat Atıksuların Kanalizasyon Şebekesine Deşarj Yönetmeliğinin 4.maddesinde; "ASAT; kuruluş yasası hükümlerine göre, şehrin yararlandığı su kaynaklarının korunması ve sorumluluk alanındaki diğer su kaynaklarının (deniz, göl, akarsu ve yer altı suları) kullanılmış sular ve endüstri atıkları ile kirletilmemesi için mevcut tüm endüstri kuruluşlarının gereken arıtma tesislerini kurmalarını öngörür ve ön arıtma gereği hükümlerine göre zorunlu kılar. Ayrıca, tüm endüstri/ işletmeler bu tesisleri çalıştırmak ve arıtma tesisi çıkış suyu değerlerini ASAT/alıcı ortam standartlarına indirmek ve sağlamakla yükümlüdürler. Ayrıca, Bu Yönetmelikteki deşarj şartlarını sağlamadan İdareye ait altyapı tesislerine endüstriyel atıksuyu veya deşarj şartlarını sağlayamayan debisi 50 m3/gün üzerindeki konvansiyonel atıksuyu olan işletmeler, ASAT' ca tahakkuk ettirilen Kirlilik Önlem Paylarını (KÖP) ödemekle yükümlüdürler." denmektedir. Aynı yönetmeliğin 16/2.maddesinde;" Atıksu karakterini tespit edebilmek için, tesis çıkışından atıksu kaynağının faaliyet ve özelliklerine göre İdarece tespit edilecek şekilde numune alınır ve analiz gerçekleştirilir. Analiz sonuçları deşarj limitlerini sağlamamış ise, söz konusu kuruluşa deşarj limitlerini sağlayıncaya kadar KÖP uygulanır. Analiz sonuçları deşarj limitlerini sağlamış ise, söz konusu kuruluşa bağlantı kalite kontrol ruhsatı verilir." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Anılan yönetmeliğin 25.maddesi uyarınca ise; "Atıksu özellikleri, Tablo II' deki limitlerin üzerinde olan ve arıtma yükümlülüğü bulunan veya bulunmayan endüstriyel atıksu kaynakları ile debisi 50 m3/gün üzerindeki konvansiyonel atıksuyu olan kirletici kaynaklar Kirlilik Önlem Payı (KÖP) öderler.... Endüstriyel atıksu kaynakları ve debisi 50 m3/gün üzerindeki konvansiyonel atıksuyu olan kirletici kaynaklar ruhsata tabi her bir deşarj için ayrı ayrı değerlendirilmek üzere yönetmeliğin tablo II'ye uygun olmadığının tespiti halinde veya ASAT' ın öngördüğü önlemleri bu maddelerde istenilen ölçülerde sağlayıncaya kadar kirlilik önlem payı öder." Somut olayda; ilk derece mahkemesince bağlantı noktasından numuneyi alan davalı idarenin görevlileri ile davacının tanıkları keşif mahallinde dinlenmek suretiyle konusunda uzman jeoloji mühendisi, inşaat mühendisi, çevre yüksek mühendisi ve hukukçu bilirkişiden oluşan bilirkişi heyeti marifetiyle icra edilen keşif neticesinde bilirkişi heyetinden rapor alınmış, bahsi geçen bilirkişi heyeti raporunda; yukarıda belirtilen yönetmelik hükümleri kapsamında değerlendirme yapılarak, numune alım işleminin otel yetkilisi veya çalışanı gözetiminde alındığı, numunenin alındığı bağlantı noktasında davacının tesisinden gelen bir hat ve diğer turistik tesislerden geldiği belirtilen bir hat olmak üzere iki ayrı hattan atık suların gelerek toplama yapısı içinde birbirine karıştığı, davacının atık su hattı ile diğer turistik tesislerden geldiği belirtilen atık su hattının kotlarının birbirine yakın olduğu, davacı işletmeye bağlantı kalite kontrol ruhsatı düzenlenirken davalı idarece numune alma noktalarının doğru belirlenmediği, atık su numunelerinin bu sebeple ilgili yönetmelikte belirtildiği üzere uygun noktalardan alınmadığı, numune alınan noktanın diğer tesislerden gelen atık sularla karışma riskinin yüksek olduğu ve numunenin davacının atık suyunu temsil etme olasılığının az olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Bu yapılan açıklamalar ışığında; dosyadaki yazılara, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına,05/10/2022 ve 09/11/2022 tarihinde alınan numunelerin yukarıda belirtilen yönetmelikte öngörülen şekilde tesisin çıkış noktasından alınmamış olmasına, numunenin alındığı bağlantı odasında başka tesislerin atık sularının geldiği hattın bulunmasına, davacının atık suyu hattı ile aynı bağlantı noktası ile diğer tesislerin atık suyu hattı arasındaki kot farkının azlığı nedeniyle hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere atık suların birbirine karışma riskinin yüksek olması sebebiyle alınan numunenin davacının atık suyunu temsil edemeyecek olmasına, böylece davalı idarece ilgili mevzuat hükümlerine uygun şekilde usulünce numune alınmamış olması sebebiyle 17/10/2022 ve 14/11/2022 tarihli deney raporlarına davacı aleyhine olacak şekilde itibar etme imkanının bulunmamasına, davacının son olarak alınan numunesinin aranan değerlere uygun olması karşısında davacı hakkında uygulanan kirlilik önlem payı tahakkukunun hukuka aykırı kalmasına göre mahkemece tesis edilen kararda herhangi bir hukuka aykırı yön görülmediğinden davalı vekilinin yerinde bulunmayan bütün istinaf sebeplerinin HMK'nun 353/1.b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İncelenen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl davada alınması gereken 3.795,61 TL istinaf karar ve ilam harcından, istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 3.368,01 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydedilmesine, 3-Birleşen davada alınması gereken 10.155,80 TL istinaf karar ve ilam harcından, istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 3.060,25 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 7.095,55 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydedilmesine, 4-Davalıdan peşin alınan istinaf kanun yoluna başvuru harcının hazineye irad kaydedilmesine, 5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalının üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının ilk derece mahkemesince istinaf talebinde bulunan davalıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. 22/12/2025