T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:09/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:21/06/2022 DAVANIN KONUSU:Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:09/03/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜ…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:09/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:21/06/2022 DAVANIN KONUSU:Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:09/03/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; Erzincan Ticaret Sicil Memurluğu'nun ... tarihinde Ticaret Sicilinin ... numarasına tescilli ... Kooperatifi unvanı altında konut yapı kooperatifi kurulduğunu, kooperatif adına Antalya - Konyaaltı - ... mevkiinde üyelere konut yapılması maksadıyla ve üyelerin eşit ortaklık hisseleri nispetinde yaptıkları ödemelerle bir tarla satın alındığını, İmar Kanunu'nun 18. maddesi uygulaması sonucu; taşınmazın ... ada 1 parsel, ... ada 1 parsel, ... ada 1 parsel, ... ada ... parsel olmak üzere ... ayrı parsele ayrılarak arsa olarak kooperatif adına tescilinin yapıldığını, bilahare ... ada 1 parsel sayılı arsanın genel kurul kararı ile bedeli inşaatta kullanılmak üzere satıldığını, ... ada 1 parsel olan arsada ise her üyeye 1 adet normal büyük daire (A Tipi), ayrıca tüm üyelerin müşterek ortak olduğu 8 adet küçük daire (B Tipi) ve 12 adet dükkân inşaatı yapıldığını, her üyeye normal büyük daire (A Tipi) ile 4 adet küçük daire (B tipi) tapularının verildiğini, geriye kalan 4 adet küçük daire (B Tipi) ile 12 adet dükkanın da hisseli olmak üzere üyelere tapularının verildiğini, davalı kooperatifin uhdesinde ... ada 1 parsel ile ... ada 2 parsel sayılı arsalar ve ... ada 1 parseldeki taşınır ve taşınmazların ortaklar pay defterinde kayıtlı olan ve Antalya 8. Noterliği'nce de tespit ve tasdiki ile sabit olan üyelerin ortak malı olarak kaldığını, davalı kooperatifin, yasa gereği işletme kooperatifine çevrilmesi gerektiğinden 25/06/2000 tarihinde yapılan olağan genel kurulda görüşülmüş ve oy birliği ile ... Yapı Kooperatifi aktif pasiflerinden olan ... ada 1 parsel sayılı arsa ile ... ada 2 parsel sayılı arsa ve ... ada 1 parsel üzerindeki taşınır taşınmazlar, tüm ortakları ile birlikte yeni kurulan ... Sitesi İsletme Kooperatifi'ne devredildiğini, yeni üyeler de dâhil olmak üzere her şey aynı, sadece isminin değişerek ... İşletme Kooperatifi olduğunu, Erzincan 1. Noterliği yoluyla 28/07/2020 tarih ... numaralı ihtarname ile 3 adet ortaklığını kooperatif yönetim kurulundan sorgulaması üzerine davalı tarafından kendisine iki ay sonra 30/09/2020 tarihinde eksik imzalı olarak ortaklığının olmadığına dair tebligat geldiğini, Antalya 8. Noterliği'nin 27/08/1999 tarih ... numara ile kıymetli defter mahiyetinde tasdikli, ortaklar pay defterinde 4, 12 ve 125 ortaklık numarası ile kayıtlı 3 adet ortaklığının mevcut olduğunu, kendisinin ortaklıktan çıkma ve devir talebi olmadığını, işletme kooperatifindeki payları ve haklarının duruyor olması gerektiğini, ortaklıktan çıkma, çıkarılma, hisse devri veya yeni üye kaydının nasıl olacağının gerek TTK'da gerek Kooperatifler Kanunu'nda gerekse işletme kooperatifi ana sözleşmesinde belirlendiğini, tüm yasal düzenlemeler hilafına ... Sitesi İşletme Kooperatifi'ndeki 4, 12 ve 125 ortaklık numaralı ortaklıklarından çıkarılarak mağduriyetine sebep olunduğunu ileri sürerek ... Sitesi İşletme Kooperatifi'ndeki ortaklık numaraları 4, 12 ve 125 olan ortaklıklarının, ortaklıktan çıkarılma kararının iptali ile yeniden adına geçirilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; davalı ... Sitesi İşletme Kooperatifi'nin 25.10.1989 tarihinde Erzincan Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün onayı ile ... sicil numarasına tescillenerek kurulduğunu, kooperatif üyelerinin ortak kararı ile Antalya İli, ... İlçesinde üyelerin ortak hisseleri olacak şekilde bir tarla satın alındığını ve tarla üzerine toplam 143 dairenin bulunduğu bir site inşa edildiğini, davalı ... kooperatifine ait olan sitede toplamda 143 adet daire bulunduğunu, 143 dairenin mülk sahiplerinin, kooperatife ait olan 4 küçük daire ve 12 adet dükkanda ortak hisselere sahip olduklarını, kooperatife ait olan bu yerlerde bütün hissedarların payları bulunduğunu, 4 küçük daire ve 12 dükkandan alınan gelirler site yönetimi çerçevesinde kayıt altına alınarak sitenin peyzaj düzenlemeleri, sitenin elektrik, su vs ödemeleri sitede bulunan blokların tadilat-tamirat işlemleri kısaca sitenin giderleri için kullanıldığını, davacı da davalı ... kooperatifinde hisse sahibi olduğunu, bu dava açılmadan önce bu hususla ilgili olarak Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurduğunu, 23/06/2020 tarihinde savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, davacı ...'in şikayeti üzerine işletme kooperatifinde bilirkişi incelemeleri yapıldığını, yönetimde yer alan şahısların savunmalarının alındığını, bilirkişi raporunda ...'in davalı kooperatifteki bütün paylarını Konyaaltı Tapu Müdürlüğü'nde ... isimli şahısa devrettiğinin anlaşıldığını, Savcılık kararından sonra davacı şahıs paylarını devrettiği kişiden sitede bulunan 1 payını geri aldığını, her ne kadar dava dilekçesinde ortaklıktan çıkarıldığını ve mağdur olduğunu dile getirse de böyle bir durum söz konusu olmadığını, davacının herhangi bir hak kaybının mevzu bahis olmadığını, 24.03.2020 tarihinde davalı ... kooperatifinin karar metni incelendiği takdirde sehven kooperatif ortaklıklarından silinmiş olan isimlerin yeniden ortaklık kayıtlarının yapıldığının görüleceğini beyanla davanın reddine, yapılan yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, " ... davacının ... İşletme Kooperatifi tarafından devir alınarak dağılan ... Kooperatifine ilişkin ortaklık senedine göre davacının ilk olarak 12/04/1986 tarihinde ortaklık başvurusunda bulunduğu ve 08/05/1986 tarihinde 4 nolu ortak olarak kabul edildiği, devamında 24/11/1994 tarihinde 125 nolu ortak, 06/07/1996 tarihinde de 12 nolu ortak olarak yapı kooperatifine kabul edildiği görülmüştür. Davacının 27/08/1999 tarihinde tescil edilerek tüzel kişilik kazanan işletme kooperatifinin de kurucu ortakları arasında yer aldığı ve ilk yönetim kurulu üyelerinden olduğu anlaşılmıştır. Davalı kooperatifin devir aldığı yapı kooperatifinin imza sirkülerine göre yöneticilerinin müracaatı üzerine yapılan kura çekiminde davacının 4 nolu ortaklık payını kura zabtına göre ... Blok ... nolu dairenin, ... nolu ortaklık payını ... Blok ... nolu dairenin ve ... nolu ortaklık payına da ... Blok ... nolu dairenin isabet ettiği görülmüştür. İşletme kooperatifine ait olan ortaklak pay defteri üzerinde yapılan incelemede: Davacının 4 nolu ortaklığının ...'e, 12 nolu ortaklığının ...'e ve ... nolu ortaklığında ...'na ait olduğu anlaşılmıştır. Davacının belirttiği ortaklık numaralarının ise davalı site işletme kooperatifi tarafından devir alınmak suretiyle dağılan yapı kooperatifindeki ortaklık numaraları olduğu, birleşme sonucunda devralan davalı kooperatifin ortak sayıları ve bu ortaklığın numaraları da dikkate alınarak ortaklık numaralarının değiştiği, davacının davalı ... kooperatifinin on kurucu ortağından birisi olmasından dolayı ortaklık numarasının 3 olduğu anlaşılmıştır. İşletme kooperatifinin ortaklık pay defteri ile yönetim kurulu karar defterine göre davacının davalı kooperatifin halen 3 ve 239 nolu ortak haklarının bulunduğu, bunun dışında ortaklık payının bulunmadığı görülmüştür. Ancak üçüncü bir ortaklık payından çıkarıldığına ilişkinde belge olmadığı anlaşılmıştır. Davacı ...'in konut yapı kooperatifi davalı kooperatifçe devir alınmadan önce, “diğer tahsisler-birleş.” den dolayı yapı kooperatifindeki 3 adet hissesi ve ortaklık payı olması sebebiyle kooperatifin müşterek taşınmazlarının (Ki, 4 adet küçük daire ile 12 adet dükkan olduğu anlaşılmaktadır) 29.08.1997 günlü, ... yevmiye no ile 3/143 oranın- da hissesine malik olduğu, bu hisselerinin 1/143 hissesini 09.01.2008 günlü ... yevmiye no ile ... isimli kişiye, kalan 2/143 hissesini ise 15.09.2011 günlü ... yevmiye no ile ... isimli kişiye sattığı, böylece üzerinde taşınmaz hissesi kalmadığı, yönetim kurulunun 23.03.2012 günlü 2012/04 sayılı kararıyla ...'ın belirtilen konut ile dükkan ve daire hisselerinin 2/143'ünü ...'den satın aldığından bahisle tapularını ibraz ederek, 21.03.2012 tarihli dilekçesiyle ortaklık başvurusunun kabul edilerek, 198 ortaklık numarası ile ortaklığa kabul edildiği, fakat davacının/satıcının ortaklık payını devir aldığına / devir edildiğine ilişkin kararda bir açıklama bulunmadığı, (Koopereratif anasözleşmesinin yukarıda sözü edilen 10. maddesine göre, devir alma suretiyle olmasa dahi, konut/taşınmaz sahibi olunmakla da doğrudan ortak olunabilmektedir) ...'ın da vefatı üzerine 29.11.2016 günlü ... yevmiye no ile 1/143 hissesinin ...'a 1/143 hissesinin ise ...'a intikal ettiği; davacı ...'in sonrasında “satış” tan dolayı 09.03.2020 günlü ... yevmiye no ile de ... isimli şahıstan 1/143 oranında hisse satın aldığı tespit olunmuştur. İster yapı kooperatifi olsun, ister site işletme kooperatifi olsun ortağın kooperatif üyeliğinin bulunduğu taşınmazı 3. bir kişiye tapudan devri ile kooperatif ortaklığının devri ayrı ayrı sonuç doğuran işlemlerdir. Kooperatife ait karar defterlerinde davacının 3. Kişilere tapu devri suretiyle satışını yaptığı, hissesine isabet eden ortaklık payını da devrettiğine ilişkin de herhangi bir karar bulunmamaktadır. Konut yapı kooperatiflerinde konutunu satan ortakların istifa etmedikleri sürece kooperatif ve ortaklığından çıkarılmaları mümkün olmamakla birlikte işletme kooperatiflerinde durum farklıdır. İşletme kooperatiflerinde ana sözleşmenin 10. Maddesine göre ortaklık şartlarından biride site dahilinde konut maliki, oturma hakkı sahibi, genel hizmet tesislerinden birinin maliki veya kiracısı olmak gerekir. Ana sözleşmenin 14. Maddesinde de 10 madde de yazılı ortaklık şartlarını kaybedenlerin yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkartılacağı hükme bağlanmıştır. Davacı tarafın dağılan konut yapı kooperatifinde edinip de davalı ... kooperatifinin faaliyet alanı içerisinde bulunan taşınmazlarını satmakla ortaklık sıfatı doğal olarak sona ermemekte, bunun için yönetim kurulu kararının alınıp davacı tarafa tebliği gerekmektedir. İncelenen Yönetim Kurulu Karar defterinde; davacının ortak yerlere ilişkin ortaklık payının devir ettiğine ilişkin karar bulunmadığı gibi davalı taraf da davacının bu paylardan kaynaklı ortaklık paylarını devir ettiği iddiasında bulunmamıştır. Davacı taraf 20 yılı aşkın bir süre davalı kooperatifle iletişime geçmemiştir. Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre aidat yükümlülüğü bulunan bir kooperatifte ortağın uzun süre kooperatife uğramaması, aidat borcunun bulunup bulunmadığını takip etmemesi halinde üyeliğinin sona erdiğini, ortağın zımnen kabul ettiğini, üyelik haklarından zımnen vazgeçtiğini benimsediğinin eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı kabul edilmekle birlikte davacının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin karar bulunmamakla açılan davanın reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı kooperatif tarafından Mahkemeye sunulan davaya cevap dilekçesinde; müvekkilinin kooperatifte bulunan tüm paylarını Konyaaltı Tapu Müdürlüğü'nde ... isimli dava dışı bir şahsa devrettiğini iddia ettiklerini, dava dosyası incelendiği takdirde müvekkilce dava dışı ...'a devredilen taşınmazlar olduklarını, kooperatif ortaklık payının devri söz konusu olmadığını, yapılan yargılama neticesinde de söz konusu bu hususun ortaya çıktığını ve bu hususun Yerel Mahkemenin de kabulünde olduğunu, davalı kooperatif cevap dilekçesinde 24.03.2020 tarihli işletme kooperatifinin karar metni incelendiğinde sehven kooperatif ortaklığından silinmiş olan kişilerin yeniden ortaklık kaydının yapıldığını müvekkilin bu nedenle herhangi bir hak kaybının söz konusu olmadığını iddia ettiğini, fakat söz konusu bu yeniden ortak kaydı yapılması işleminin dahi yasaya aykırı bir şekilde yapıldığını, davalı kooperatif tarafından müvekkiline bu konuda herhangi bir bilgi verilmediğini, dava dosyası içine alınan Savcılık dosyasıyla da sabit olduğu üzere savcılık kararıyla yapılmış olan bilirkişi incelemesinde müvekkilinin davalı kooperatif uhdesinde ortaklık payının olmadığını, bunun sebebinin ise müvekkilinin sitesinde bulunan taşınmazlarının başkasına devri olduğu iddiası olduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin eldeki davayı açtığını, dava dilekçesinde ve mahkemeye sunmuş oldukları beyan dilekçelerinde de defaatle belirtildiği üzere ... Kooperatifi, ... İşletme Kooperatifi ve Sitesi farklı kurumlar olduğunu, ... Kooperatifi'nin işlevini ve amacını tamamladıktan sonra tüm ortakları ve taşınır taşınmaz mal varlığı ile ... Kooperatifine devredildiğini, Sitesinde bulunan taşınmaz malını başka birine devreden kişinin aynı zamanda kooperatif ortaklığını da devretmediğini, taşınmaz devri ve ortaklık pay devrinin şekli, koşulları ve sonuçlarının farklı olmasının yanında taşınmazını devreden bir kişinin ortaklık payını da devrettiği sonucuna ulaşılamayacağını, Yerel Mahkemece dosyadaki eksik hususların tamamlanması ile talepleri doğrultusunda dosyanın bilirkişiye tevdii edilmesine karar verildiğini, yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, ... Yapı Kooperatifinin ... İşletme devri nedeniyle ortaklık numaralarının değiştiğini, davalı kooperatife ait ortaklar pay defteri ve karar defterinde yapılan incelemede müvekkilin 2 adet ortaklık payının bulunduğunu, numaralarının ise ... ve ... nolu ortaklık payları olduğu fakat üçüncü bir ortaklık payına rastlanılmadığını, 3. ortaklık payından müvekkilin çıkarıldığına ilişkin herhangi bir karar ya da belgenin olmadığı tespitlerine ilişkin raporunu dosyaya sunduğunu, söz konusu raporun taraflarına tebliği ile rapora dair beyan ve itirazlarının dosya içerisinde yer aldığını, yaptıkları itirazlar doğrultusunda ek rapor aldırılmasının talep edildiğini ve Yerel Mahkemece dosya ek rapor için bilirkişiye tevdii edilmişse de Yerel Mahkeme ara kararından dönerek bu haliyle davanın reddine karar verdiğini, Yerel Mahkemece bilirkişi raporuna karşı itirazları değerlendirilmeden karar verilmesinin hukuki dinlenilme hakkını ihlali anlamına geldiğini, ayrıca dava dilekçesinde de detaylı bir şekilde belirttikleri üzere müvekkilin davalı kooperatif uhdesinde 3 adet ortaklık payı bulunmasına rağmen bilirkişi raporuyla numaraları farklı olsa da 2 adet ortaklık payı tespit edildiğini, 3. ortaklık payının akıbeti hakkında detaylı bir inceleme yapılmadan davanın bütünüyle reddine karar verildiğini, bu hususun dahi tek başına yasaya aykırı olduğunu, Yerel Mahkeme gerekçeli kararında aidat yükümlülüğü bulunan bir kooperatifte ortağın uzun süre kooperatife uğramaması, aidat borcunun bulunup bulunmadığını takip etmemesi halinde üyeliğinin sona erdiğini, ortağın zımnen kabul ettiğini, üyelik haklarından zımnen vazgeçtiğini benimsediğinin eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, yeterli araştırma yapılmaksızın salt bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca davaya konu ... Kooperatifi ile sitesi farklı tüzel kişilikler olduğunu bu durumun yerel mahkemenin de kabulünde olduğunu, Sitesi kat maliklerinin aidat yükümlülüğü söz konusu iken ... İşletme Kooperatifi'nin ortaklarının aidat ödeme yükümlülüğü söz konusu olmadığını, yine müvekkilinin de söz konusu Sitesi'nde kat maliki sıfatı bulunmadığını, davacı müvekkilinin, kooperatif ile hiçbir ilişiği olmayan sitede, maliki olduğu tam hisseli 3 adet dairesini ve 1/143 hisseli dükkân ve dairelerini, 3. şahıslara devrettiğini, müvekkilinin hiçbir zaman aidat borcu yükümlüsü olmadığını, davalı kurumun da yargılama boyunca bu konuda herhangi bir talebi bulunmadığını, Yerel Mahkemece gerekçeli karara dayanak yapılan husus hakkına yeterli araştırma yapılmaksızın davanın reddine karar verildiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, davacı yanın, davalı kooperatifte 3 adet hissesi ve ortaklık payı olduğunun tespiti ile ortaklık paylarının yeniden adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Kooperatiflerde ortaklık sıfatının kazanılması beş halde söz konusu olabilir. İlk olarak kooperatifin kuruluşunda kurucu ortaklar, kuruluşun gerçekleşmesiyle ortak sıfatını aslen kazanırlar. Daha sonraki evrede ise giriş talebinin kabulü yoluyla veya payın bir başkası tarafından devir alınmasının yönetim kurulu tarafından kabulüyle ortaklık gerçekleşir. Bir diğer ihtimal olarak ortaklığın taşınmaz mülkiyetine veya bir teşebbüsün işletilmesine bağlandığı durumlarda, taşınmazın veya işletmenin devir alınması hâlinde ortaklık sıfatı kazanılır. Son olarak ise ana sözleşmede hüküm bulunması durumunda miras ile kooperatif paydaşlık hakkı kazanılır. Kooperatifler Kanunu’nun “Ortaklığa girme şartları ve ortak sayısı” başlıklı 8. maddesine göre; kooperatif ortaklığına girmek için gerçek kişilerin medeni hakları kullanma yeterliliğine sahip olmaları gerekir. Ortak olmak isteyen gerçek ve tüzel kişiler, kooperatif ana sözleşmesi hükümlerini bütün hak ve ödevleriyle birlikte kabul ettiklerini belirten bir yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvururlar. Kooperatif, ortaklarına kendi varlığı dışında şahsi bir sorumluluk veya ek ödemeler yüklüyor ise ortak olmak isteği, bu yükümlerin yazılı olarak kabul edilmesi hâlinde değer taşır. Yönetim Kurulu; ortaklar ile ortak olmak için müracaat edenlerin ana sözleşmede gösterilen ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadıklarını araştırmak zorundadır. Yapı kooperatiflerinde konut, işyeri ve ortak sayısı genel kurulca belirlenir. Yönetim Kurulu, genel kurulca kararlaştırılan sayının üzerinde ortak kaydedemez. Kooperatif ortaklarından her biri ortaklık amacı çerçevesinde borç ve yükümlülük altına girerler. Kooperatifler Kanunu’nun 23 üncü maddesine göre ortaklar hak ve vecibelerde eşittirler. Bilindiği üzere, “eşitlik” kavramı mutlak ve nispi eşitlik olmak üzere ikiye ayrılır. Ortaklık statüsünden doğan objektif haklara sahip olma ve bunların korunmasını isteme hakkı, mutlak eşitlik kapsamındaki haklara örnek gösterilebilecek iken, kooperatif ortaklığına bağlı olarak yararlanma ve maddi menfaat sağlamada ortağın eylemli katkısı ve özverisinin gözetilmesi ise nispi eşitlik ilkesi gereğidir. Bu itibarla, ortaklıktan kaynaklanan borçlarını yerine getiren bir ortağın, eşit durumda bulunduğu diğer ortaklara tanınan haklardan kendisinin de yararlandırılmasını istemeye hakkı vardır. Kooperatif ortakları bakımından geçerli olan ve öğretide "açık kapı ilkesi" olarak kabul edilen ilke uyarınca ortaklık şartlarını taşıyan ve kooperatife ortak olmak isteyen gerçek ve tüzel kişiler kooperatife girmekte serbest olduğu gibi kooperatiften çıkarken de serbesttir. Açık kapı ilkesi kooperatiflere özgün bir nitelik katar ve onu diğer ticaret şirketlerinden ayırır. Ancak bu kural mutlak olarak serbestlik anlamına da gelmemektedir. Zira açık kapı ilkesinin bir uzantısı olup onu tamamlar nitelikte olan "kooperatifin korunması ilkesi" gereğince ortağın kooperatiften çıkışı kooperatife zarar vermemelidir. Kooperatifin korunması ve varlığını sürdürebilmesi için ana sözleşme ile birtakım koruyucu ve sınırlandırıcı hükümler getirilebilir, ancak ana sözleşmeye konulan sınırlandırıcı hükümler hiçbir şekilde ortağın kooperatiften çıkmasını önleyemez ve kooperatiften ayrılmayı da haksız olarak güçleştiremez. Kooperatiflerde ortaklık sıfatını kazanan herkesin, açık kapı ilkesi gereğince kooperatiften çıkma hakkı olduğu gibi ana sözleşmede açıkça belirtilmiş olan nedenlerle ortağın çıkarılmasına (ihracına) karar verilmesi de mümkündür. Kooperatif ortaklığından çıkarılma nedenleri ve esasları Kooperatifler Kanunu'nun 16 ncı maddesinde düzenlenmiş olup, bu madde gereğince ortaklar ana sözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar. Ortaklıktan çıkarılmaya yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulca karar verilir. Ana sözleşme, çıkarılanın genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere, bu hususta yönetim kurulunu da yetkili kılabilir. Kötü amaçlı olarak ortaklıktan çıkarılmaların önüne geçilmesi ve ortaklıktan ihraç kararlarının iptali üzerine yeniden ortaklığa dönecek olan kişilerin menfaatlerinin korunması ve bu süreçte ortaya çıkabilecek mağduriyetlerin önlenmesi amacıyla anılan maddenin son fıkrasında haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamayacağı, bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülüklerinin çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam edeceği hükmüne yer verilmiştir. Kooperatiflerde parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortakların Kooperatifler Kanunu'nun 27. maddesindeki prosedüre uyularak kooperatiften çıkarılmasına karar verilebilmektedir. Ortağın parasal yükümlülüklerinden kasıt "sermaye borcu", "ek ödemeler" ve "sair ödemeler"dir. Sair ödemeler "bir defalık veya dönemli ödemeler olup, giriş ödentisi, yıllık ödenti ve birtakım taksitler" olarak ifade edilebilir (Özge Örnek, Yargıtay Kararları Işığında Kooperatif Ortaklarının Hakları, Yükümlülükleri ve Sorumlulukları, Ankara 2020). Parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortağın ihraç edilebilmesi için ilk olarak ihtar gönderilmesi gerekir. Söz konusu ihtar ile ortağın "uygun bir süre" içinde yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiği, aksi hâlde Kooperatifler Kanunu'nun 27. maddesi ve ana sözleşmenin ilgili maddesi gereğince gerekli işlemlerin yapılacağı bildirilmelidir. Öte yandan yerleşik içtihat ve uygulamalarda; aidat yükümlülüğü bulunan bir kooperatifte ortağın uzun süre kooperatife uğramaması ve aidat borcu bulunup bulunmadığını takip etmemesi üyeliğinin sona erdiğini zımnen kabul ettiği, başka bir anlatımla üyelik haklarından zımnen vazgeçtiğini benimsediği ve eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı, böyle bir ortağın açtığı davanın da TMK'nın 2. maddesinde öngörülen dürüstlük kuralına aykırı olduğu ilke olarak kabul edilmektedir. (Bknz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15.02.2023 tarih ve 2022-6/1054 Esas, 2023/88 Karar sayılı kararı) Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacının, davalı kooperatif ortaklığından çıkarılmasına ilişkin bir karar alınmadığı gibi davacının ortaklık payını devrettiğine ilişkin bir iddia ya da ispatın da bulunmadığı uyuşmazlık konusu değildir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacının ortak yerlere ilişkin ortaklık payını devrettiğine ilişkin karar bulunmadığı ancak davacı tarafın 20 yılı aşkın bir süre davalı kooperatifle iletişime geçmemesi sebebiyle üyelik haklarından zımnen vazgeçtiğini benimsediği, eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmişse de; davacının kooperatif ile iletişime geçmesini gerektirir bir yükümlülüğü bulunup bulunmadığı tespit edilmeksizin davalı kooperatifin aidat toplayan bir kooperatif olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. Bu durumda İlk Derece Mahkemesince, davalı kooperatifin defter, kayıt ve belgelerinin öncelikle kooperatiften istenilmesi, ibraz edilmezse kooperatifin adresinde defter ve kayıtların incelenmesi için keşif yapılması, buna rağmen inceleme yapılamaz ya da defter ve belgelere ulaşılamaz ise Ticaret Sicil Memurluğu'ndan, mümkün olmazsa Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nden kooperatifin bilançosu, gelir gider cetvelleri, yönetim ve denetim raporları, genel kurul tutanakları, ortaklık cetvelleri celbedilip kooperatif uygulamaları konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılarak, genel kurullarda aidat alınmasına ilişkin karar alınıp alınmadığı, üyelerin kooperatifin varsa banka hesabına aidat yatırıp yatırmadıkları, diğer anlatımla kooperatifin aidat toplayan bir kooperatif olup olmadığı, davacının varsa ödeme yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, davalının davacıyı genel kurul toplantılarına çağırıp çağırmadığı, hazirun listelerinde isminin yer alıp almadığı, davacının yaptığı son ödemeden itibaren işbu dava tarihine kadar anılan şekillerde kooperatif ile ilişkisini devam ettirip ettirmediği hususunda ek rapor yahut gerekli görülürse yeni bir bilirkişiden rapor alınıp, anasözleşme ya da alınan bir genel kurul kararı uyarınca ortağın kooperatife uğramasını zorunlu kılan başka bir yükümlülüğü varsa, bunun üzerinde de durularak, sonuç olarak davacının davalı kooperatifin kurucu yönetim kurulu üyeliği görevinin sona erdiği 06.05.2000 günü yapılan ilk genel kurul toplantı tarihi ile dava tarihi arasında geçen süre itibariyle davacının talebinin TMK'nın 2. maddesine uygun olup olmadığının ve davanın bu nedenle reddi gerekip gerekmediğinin usulünce tartışılması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı gerekçeye ve eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamıştır. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, yukarıda açıklanan hususlarda inceleme yapılmak üzere geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/06/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının İlk Derece Mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesi'nce ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.09/03/2026 ...