9. Hukuk Dairesi 2024/11848 E. , 2024/14703 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasında Mahkemesinde görülen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzer…
**9. Hukuk Dairesi 2024/11848 E. , 2024/14703 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasında Mahkemesinde görülen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı asıl işveren Millî Eğitim Bakanlığına bağlı ... İMKB Yatılı Bölge İlköğretim Okulunda ihale yolu ile hizmet satın alınan alt işverenler nezdinde 22.09.2006 ile 14.06.2013 tarihleri arasında okul temizliği, üç öğün yemek dağıtımı, kalorifer yakım işlerinde hizmetli olarak çalıştığını, okulda yatılı olarak kaldığını ve 14 günde bir evine gidebildiğini, fazla çalışma yaptırıldığı, hafta tatillerinde, ulusal ve resmî bayramlarda izin kullandırılmadığı hâlde karşılığı ücretlerin ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... İnşaat Yemek Otomasyon İnsan Kaynakları Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (... İnşaat Şirketi) vekili; dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının belirli süreli iş sözleşmesiyle okulların açık olduğu dönemlerde çalıştığını, davacının iş sözleşmesi haklı neden olmaksızın kendisinin feshettiğini, iş sözleşmesinin süresi sonunda işe gelmeyen işçinin daha sonraki ihale sürecinde işe alınmamasından dolayı davalı firmanın sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Millî Eğitim Bakanlığı vekili; zamanaşımı def'inde bulunmuş, davacının davalı ... İnşaat Şirketi ile sözleşme yaptığının dava dilekçesinden anlaşıldığını, davalı Millî Eğitim Bakanlığının sözleşmenin tarafı olmadığını, başka işlerde çalışma, fazla çalışma gibi sözleşme ihlali durumlarında bu durumun ispatlanması şartıyla muhatabın davalı Şirket olduğunu, çalışma saatleriyle ilgili bildirim yükümlülüğünün iş sözleşmesinde taraf olan alt işverene ait olduğunu, çalışma koşullarının ihlali ile ilgili Kuruma davacı tarafından herhangi bir şikâyet yada bildirimde bulunulmadığını, Bakanlığın iş sözleşmesinin tarafı olmadığını, alt işveren ile davacının aralarındaki sözleşme ile üçüncü kişi durumunda olan Bakanlığı borç altına alacak sözleşme yapmalarının hukuken mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 18.05.2016 tarihli ve 2015/113 E., 2016/164 K. sayılı kararı ile; davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu, davacının ağırlaştırılan çalışma koşulları nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedene dayalı olarak feshettiği, davacının işyerinde fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde ve hafta tatillerinin bir kısmında çalışmasını sürdürdüğü ancak karşılığı ücretlerin ödenmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle bilirkişi raporundaki hesaplamalar doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... İnşaat Şirketi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 07.11.2016 tarihli ve 2016/23367 Esas, 2016/24944 Karar sayılı kararı ile; davalı ... İnşaat Şirketinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek; davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, oysa somut olay bakımından davacının kıdem tazminatı talebinin belirsiz alacak davasının konusunu oluşturmayacağının anlaşıldığı, bu nedenle söz konusu talebe yönelik davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, esasa girilerek bu talebin kabulüne karar verilmesi isabetsiz bulunduğu, öte yandan; davacının, ... İMKB Yatılı Bölge İlköğretim Okulunda davalı Şirket işçisi olarak okul temizliği (okul, yatakhane, yemekhane, spor salonu, çok amaçlı salon vs), öğrencilere üç öğün yemek dağıtımı vs. işlerinde hizmetli olarak çalıştığını iddia ettiği, Mahkemece dinlenen davacı tanıklarınca da davacı işçinin kalorifer işlerinde ve yaz aylarında diğer işlerle de çalıştığının beyan edildiği; ancak Mahkemece, söz konusu iddia ve beyanların tereddüte mahal verilmeyecek şekilde ortaya konarak davacının çalışma şartlarının belirlenmediğinin görüldüğü, bu itibarla davacının fiilen yaptığı iş veya işler, bunların ne şekilde yapıldığı, okulun hangi bölümlerini kapsadığı, çalışılan işyerinin kapsam ve kapasitesi, vardiya veya nöbet sisteminin bulunup bulunmadığı hususlarının tespit ve değerlendirilmesi amacıyla denetime elverişli ve ayrıntılı bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 14.10.2020 tarihli ve 2017/16 Esas, 2020/81 Karar sayılı kararı ile; bozmaya uyulmasına karar verilerek yapılan yargılamada davalı Şirketten davacının çalışma dönemine ilişkin imzalı ücret bordrolarının, puantaj kayıtlarının, yıllık izin defteri veya belgelerinin fazla çalışma çizelgelerinin, hafta tatili, genel tatil, bayram tatili çizelgelerinin gönderilmesi istenilmiş, tanıklar yeniden dinlenilmiş ve bu kapsamda 11.05.2018 ve 04.11.2019 tarihli bilirkişi raporları alınmış, neticede ilk kararı davalı Bakanlığın temyiz etmemesi nedeniyle bu davalı yönünden davacı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek, davalı ... İnşaat Şirketi yönünden belirsiz alacak davası olarak açılan kıdem tazminatı alacağı talebinin hukuki yarar yokluğundan usulden reddine ve 04.11.2019 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda talep konusu fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının kısmen kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Dairemizin 21.10.2021 tarihli ve 2021/7048 Esas, 2021/14707 Karar sayılı kararı ile; davalı Millî Eğitim Bakanlığı vekilinin tüm, davacı ve davalı Şirket vekillerinin ise diğer temyiz itirazları reddedilerek, davalı Şirket tarafından yasal süresi geçirildikten sonra bildirilen ve davacı tarafın açıkça karşı çıkarak dinlenmesine muvafakat etmediği tanığın beyanlarına dayalı biçimde hesaplama yapılan bilirkişi raporunun hükme dayanak alınmasının hatalı bulunduğu, Dairemizin 2021/7048 Esasına kayıtlı olarak aynı gün temyiz incelemesi yapılan davacı işçi ile birlikte aynı işyerinde, aynı işi yaptığı anlaşılan .... isimli başka bir işçinin dosyasında tümüyle farklı bir biçimde belirlenmiş olan çalışma şekline istinaden hesaplama yapıldığı; aynı dönemde, aynı işleri yapan işçilerin farklı usullerde çalışması beklenemeyeceğinden dosyaların birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin hatalı bulunduğu, davacı tanıklarından işçi C.G.’nin işçilik alacaklarının tahsili talebi ile davalılar aleyhine açmış olduğu davasının Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 2016/3999 Esas sayılı dosyasında davalı Şirket yetkilisinin; işyerinin 800 öğrenci kapasiteli yatılı okul olduğu, çalıştırılan işçi sayısının yeterli olmaması nedeniyle çalışanların fazla çalışma yapmak durumunda kaldıkları, işçilerin 15 günde bir dönüşümlü olarak izne ayrıldıkları, cuma günü öğleden sonra ile pazartesi sabahı arasında 2,5 gün izinli oldukları yönünde beyanda bulunduğu, yine dosya içeriğinde yer alan hizmet alım sözleşmeleri incelendiğinde; 2009 yılı ihalesinde 4 kaloriferci, 2 aşçı ve 15 temizlik işçisi, 2010 yılı ihalesinde 2 kaloriferci, 2 aşçı ve 12 temizlik işçisi, 2011 ve 2012 ihalelerinde 18 personel, 2013 yılı ihalesinde ise 12 personel çalıştırılmasına dair hizmet alımlarının yapıldığının görüldüğü, netice itibarıyla; 800 öğrenci kapasiteli yatılı bölge ilköğretim okulu olan davalı işyerinde kalorifer görevlisi olarak okulların kapalı olduğu yaz tatilleri haricinde çalışan davacının hizmet alım sözleşmelerinde belirlenen sayıda diğer kalorifer işçileri ile birlikte işyerinde yatılı kalarak ve dava dilekçesindeki beyan dikkate alındığında; iki haftada bir cuma günleri mesai bitiminden pazartesi günleri mesai saatine dek izin kullanmak suretiyle çalıştığı gözetilerek alacak taleplerinin tüm dosya kapsamı ile diğer işçilerin açmış olduğu dosyalar birlikte değerlendirilmek ve ilk kararın yalnızca davalı Şirket tarafından temyiz edilmesi nedeniyle oluşan usuli kazanılmış hak gözetilmek suretiyle sonuçlandırılması gerektiği, yanı sıra davalı Millî Eğitim Bakanlığının Mahkemece verilen ilk kararı temyiz etmemesi nedeniyle bu davalı bakımından hükmün kesinleşmiş olduğunun bozma sonrası verilen kararda gözetilmesi yerinde bulunmakla birlikte, davalının sorumlu olduğu tutarların infazda sakıncaya neden olabilecek şekilde çelişkili biçimde yazılmasının ve davacı lehine hükmedilen vekâlet ücreti bakımından davalı Bakanlığın sorumluluğunun dikkate alınmamasının isabetsiz bulunduğu gerekçesiyle Mahkeme kararının yeniden bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 03.04.2024 tarihli ve 2022/241 Esas, 2023/505 Karar sayılı kararı ile; bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; 08.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın hükme esas alındığı ve ilk kararı davalı Bakanlığın temyiz etmemesi nedeniyle bu davalı yönünden ilk hükmün kesinleşmiş olduğunun gözetildiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; bozma öncesi ve sonrası dinlenen tanıklarca davacının çalışma koşullarının ne denli yoğun olduğunun açıklanmış olduğu ancak bilirkişi raporunda bu durumun hatalı değerlendirilerek eksik hesaplama yapıldığını, davacı işçinin saat 06.00 ile 22.00 saatleri arasında ve yatılı kalarak çalıştığını, iki haftada bir gün (pazar) evine gidip dinlenebildiğini, resmî ve dinî bayramlarda da çalışmaya devam ettiğini, hatalı rapor dayanak alınarak verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, hüküm altına alınan alacaklara uygulanan faiz başlangıçlarının yanılgılı olduğunu, davalı Millî Eğitim Bakanlığı tarafından ilk karar aleyhine temyiz yoluna başvurulmadığından bu davalı yönünden kararın kesinleşmesi nedeniyle yeniden hüküm kurulmasına gerek bulunmadığını belirterek kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; Mahkemenin 18.05.2016 tarihli kararını temyiz etmeyen davalı Millî Eğitim Bakanlığı yönünden kararın kesinleşip kesinleşmediği, bozma gereğinin yerine getirilip getirilmediği ve davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hesaplanma yöntemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 2. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 41, 44, 46, 47, 63 ve 68 inci maddeleri. 3. Dairemizin 15.06.2020 tarihli ve 2020/1451 Esas, 2020/5501 Karar sayılı kararında usuli kazanılmış hak kavramı şöyle açıklanmıştır: "... Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay'ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan yerel mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Mahkeme uyma kararını kaldırarak, direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmünün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da farklı bir hüküm kuramaz. Bozmaya uyulmakla bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğmuş olur. Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usuli kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur. ..." 3. Değerlendirme 1. Dairemizce verilen bozma kararına Mahkeme tarafından uyulmasına karar verilmiş olmasına karşın, bozmanın gereği yerine getirilmeksizin, dosya verileri ile uyumsuz ve denetime elverişsiz bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuş olması İlgili Hukuk kısmının (3) numaralı paragrafında açıklanan usuli kazanılmış hak ilkesine aykırıdır. Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 21.10.2021 tarihli bozma kararının gereği yerine getirilmek üzere uzman bir bilirkişiden rapor alınmak suretiyle ve davacının; fiilî çalışma süresince bir hafta 5 gün, bir hafta 7 gün olmak üzere, ekim ve nisan ayları arasında geçen kış döneminde; hafta içi 06.30 ile 19.00 saatleri arası, 7 gün çalışılan haftalarda hafta sonu 08.00 ile 19.00 saatleri arası, ara dinlenme sürelerini de kullanmak suretiyle çalıştığı, yine bu dönemde diğer kaloriferci işçiler ile nöbetleşe geceleri de kalorifer kazanını kontrol ettiğinden bunun için ilave 1 saat daha çalışmış olduğu, okulların tatil olduğu yaz döneminde çalışmadığı, kış dönemi dışında okulun açık bulunduğu diğer dönemlerde ise sadece banyo ihtiyacı için kalorifer kazanı yakıldığından gece çalışması yapılmaksızın 06.30-19.00 arası ara dinlenme sürelerini de kullanmak suretiyle çalıştığı, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde dönüşümlü olarak işyerinde kalındığından yaz tatiline denk gelmeyen dönemlerde üçte bir oranında çalışma yaptığı kabulüne göre, hafta tatili ücretinin ayrıca talep edildiği gözetilerek, dosya kapsamına göre oluşan usuli kazanılmış haklar da dikkate alınarak hüküm altına alınması gereken fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacak miktarlarının belirlenmesi için hükmün bozulması gerekmiştir. Mahkemece yapılacak yargılama sonunda hüküm kurulurken gerekçeli kararın içerik ve hüküm kısmında yer alan alacak tutarlarlarının birbiri ile çelişmemesine de dikkat edilmelidir. 2. Diğer yandan 18.05.2016 tarihli ilk kararın davalı Millî Eğitim Bakanlığı tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle davacı lehine meydana gelen usuli kazanılmış hak gözetilmeksizin hafta tatili ücret alacağının bu davalı yönünden reddine karar verilmiş olması da isabetsizdir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.