T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/558 Esas KARAR NO : 2026/26 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/09/2021 NUMARASI : 2018/1102 Esas, 2021/554 Karar DAVANIN KONUSU: SIRA CETVELİNE İTİRAZ (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) KARAR TARİHİ: 08/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/558 Esas KARAR NO : 2026/26 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/09/2021 NUMARASI : 2018/1102 Esas, 2021/554 Karar DAVANIN KONUSU: SIRA CETVELİNE İTİRAZ (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) KARAR TARİHİ: 08/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müflis ...... A.Ş. hakkındaki ... sayılı Dahilde İşleme İzin Belgesi'nin müeyyideli kapatılması üzerine firmanın süresi içerisinde gerçekleştirdiği ...Müdürlüğü tescilli 06.03.2006 tarih ve ... sayılı, 17.10.2006 tarih ve ... sayılı ithalat beyannamelerinde döviz kullanım oranının %80'i aştığının tespit edildiği, firmanın müflis olması nedeniyle hesap edilen 52.921,00 TL kamu alacağı (Gümrük Vergisi. KDV, KKDF) aslı ile oluşan gecikme zammı (11.12.2017 tarihine kadar 130.876,55 TL) tutarlarının 11.09.2017 tarihinde İstanbul ....İflas Müdürlüğünden ... iflas sayılı dosyasına kaydının yapılması talep edildiği, anılan müdürlükçe 06.12.2017 tarihinde kamu alacağı ve gecikme zammı tutarlarının tamamının reddedildiğini belirterek alacağın tamamının kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı iflas idaresi vekili cevap dilekçesinde özetle; İstanbul 10 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/134 E.2014/80 K.sayılı karan ile 14.04.2014 tarihi itibariyle müflis şirket hakkında verilen iflas kararının İstanbul ....İflas Dairesinin ... E.sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğünü, davacının İflas Masası Alacaklılar Sıra Cetvelinin ... ile müflis şirketten olan alacağının kaydedilmesi talebinde bulunduğunu, alacak talebinin müeyyideli kapatmaya karşı ... sayılı Dahilde İşleme Rejimi kararının 2.maddesi (geçici 21.Maddesi) çerçevesinde itiraz edildiğini, ihtilafın devam etmesi nedeniyle reddedildiğini, tarhiyatın yapıldığı, ancak iflas idaresine tebliğ edilmediğini, itiraz edilmesi sonucunda değerlendirme ve inceleme devam ettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; 09/05/2019 tarihli bilirkişi raporu ile 04/02/2020 tarihli bilirkişi ek raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan hükme esas alındığı, davacının 06.03.2006 tarih ve ... sayılı, 17.10.2006 tarih ve ... sayılı itlahat beyannamelerinde döviz kullanım oranının %80i aştığının tespit edilmesi nedeniyle, davalı firmanın müflis olması nedeniyle hesap edilen 52.961,00 TL kamu alacağı (Gümrük Vergisi, KDV, KKDF) aslı ile oluşan gecikme zammı (11.12.2017 tarihine kadar 130.876.55 TL tutarlarının 11.09.2017 tarihinde İstanbul l. İflas Müdürlüğünden ... iflas sayılı dosyasına kaydının yapılması talep edilmesi hususunda haklı olduğu, ancak "Döviz Kullanım Oranı” hakkında 02.05.2018 tarihli, ... ....de yayımlanarak yürürlüğe giren İhracat 2018/1 Tebliğ ile 2006/(2 sayılı DİR tebliğinde yapılan değişiklikler nedeniyle gümrük kanunu ve ilgili mevzuatı kapsamında herhangi bir vergi kaybı ve ayrıca cezai müeyyide uygulaması olmadığı, mali inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, döviz kullanım oranı aşımı nedeniyle muafiyet kapsamından çıkarılan mallar için davacı tarafından Gümrük Vergisi, KKDF, KDV ve KKDF’nin KDV’si olarak yapılan 52.961,00 TL vergi aslı hesaplamasının; bilirkişi tarafından yapılan hesaplama ile aynı olduğu, döviz kullanım oranı aşımı nedeniyle muafiyet kapsamından çıkarılan mallar için hesaplanan vergi asıllarına ilişkin gecikme faizinin gümrük beyanname: tarihlerinden 11/12/2017 tarihine kadar yapılan hesaplanmasında (davacı tarafından her ne kadar 130.876.55 TL olarak hesap edilmişse de) 130.060,14 TL olduğu tespit edildiği gerekçesi ile davacının davasının kısmen kabulüne, davacının 52.961,00-TL kamu alacağı aslı ile 130.060,55-TL gecikme faizi alacağı olmak üzere toplam 183.021,55-TL alacağının (vergi borcu nedeniyle) İstanbul 1.İflas Müdürlüğü'nün ... Sayılı İflas dosyası üzerinden düzenlenen sıra cetveline davacı alacağı olarak iflas masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı iflas idaresi vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı iflas idaresi vekili istinaf nedenleri olarak; bilirkişi raporlarına karşı yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, müflis şirket adına tanzimli 2005/D1-01435 sayılı dahilde işleme izin belgesinin ... Müdürlüğünce 22.04.2016 tarih ve ...... sayılı yazı ile müeyyideli kapatılması karşısında, müflis şirket tarafından ...08.2016 tarih ve ... Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2016/9... sayılı dahilde İşleme Rejim Kararında Değişiklik Yapılması hakkında madde 2 de yer alan geçici 21. Maddesinde verilen itiraz hakkından yararlanılarak itiraz edilmesi sonucunda değerlendirme ve inceleme devam ettiği, ancak bu hususun ek bilirkişi raporunda hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, yeniden rapor alınması yönündeki taleplerinin Mahkemece dikkate alınmadığını, bu yön itibariyle eksik inceleme yapıldığını, 15.04.2005 Tarih ... Dahilde İşlem belgesinin müflis şirket tarafından 22/04/2016 tarihinde müeyyideli olarak kapatıldığını, 2005/... döviz aşımı olduğu, aşımların aslı gibidir beyannamelerin kabul edilmemesinden kaynaklandığını, konunun mahkemeye intikal ettiğini, söz konusu ceza; beyannameler başka dilekçe ekinde ... gümrüğüne teslim edildiğini, ... Gümrüğü de para iade işlemi için dosya halinde ... Mal Müdürlüğüne teslim ettiğini, bu beyannamelerle ilgili gümrükten aslı gibidir yapılmış kaşe imzalı suretlerinin temin edildiğini, bunların kabul edilmesi halinde müeyyidelerin ortadan kalkacağını, müflis şirket yetkilileri tarafından davacının ... kayıt numaralı alacağı ile ilgili ayrıntılı şekilde beyanlar değerlendirilmeden yapılan bilirkişi incelemesinin eksik ve hüküm kurmaya elverişli olmamasına rağmen karar tesis edildiğini, davacının alacaklı olduğunu kabul etmemekle birlikte bilirkişi tarafından gecikme faizinin 11.12.2017 tarihine kadar hesaplandığını, oysa müflisin 14.04.2014 tarihinde iflas ettiğini, iflas tarihinden sonra faiz talep edilemeyeceğinden mahkeme kararının bu yön itibariyle de kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, davalı müflisin İflas İdaresinin verdiği ret kararının usul ve yasalara uygun olduğunu, belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, İİK'nun 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/134 Esas 2014/80 Karar sayılı kararı ile ... ....... A.Ş'nin 2004 sayılı İİK'nun 179/b-5. Maddesi uyarınca iflasına, iflasın 14/04/2014 saat 15:00 itibariyle açılmasına karar verildiği, iflas kararının 11/05/2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamından davacı idarenin 52.961,00 TL kamu alacağının masaya kaydını talep ettiği, iflas idarenin alacağı tamamen reddettiği, ek sıra cetvelinin .../12/2017 tarihli ... Gazetesinde ve .../12/2017 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği, ret kararının 08/12/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davacı idarenin sıra cetvelinin tebliği için masraf yatırılmadığı anlaşılmıştır. Somut olayda, davacı kararın tebliği için masraf yatırmadığından 15 günlük dava açma süresinin, gazetelerde yapılan son ilan tarihi olan 12/12/2017 tarihinden itibaren hesaplanması gerekmekte olup davacı tarafından bu tarihten itibaren yasal 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde 13/12/2017 tarihinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, davacının 52.961,00-TL kamu alacağı aslı ile 130.060,55-TL gecikme faizi alacağı olmak üzere toplam 183.021,55-TL alacağının (vergi borcu nedeniyle) İstanbul ....İflas Müdürlüğü'nün ... Sayılı İflas dosyası üzerinden düzenlenen sıra cetveline kaydına, davacı alacağı olarak iflas masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin 816,00-TL'lik istemin reddine karar verilmiş, davalı iflas idaresi vekili hükmü istinaf etmiştir. Davacı idarenin masaya kaydını talep ettiği alacağın kamu alacağı olduğu anlaşılmaktadır. Amme alacaklarının sıra cetveline yazılması, bazı özellikler arz eder: İflasın açıldığı ve adi tasfiye yapılacağı, İİK'nın 166 ve 219. maddeleri uyarınca amme idarelerine bildirildiği ve ilan yapıldığı için amme idareleri, (amme) alacaklarını, (diğer alacaklılar gibi) iflas masasına yazdırmalıdırlar. Yani, iflas idaresi, bir amme alacağını, kendiliğinden (re'sen) nazara alarak sıra cetveline yazmak zorunda değildir. İflas masasına yazdırılan bir amme alacağı o konudaki amme alacaklarının tahakkuku usulüne göre iflastan önce kesinleşmişse veya iflas açıldıktan sonra kesinleşirse, bu kesinleşme, iflas idaresi için de bağlayıcıdır; o (kesinleşmiş) amme alacağının sıra cetveline kabul edilmesi gerekir. İflas idaresi, kesinleşmiş bir amme alacağını sıra cetveline kabul etmezse (reddederse), amme alacaklısı, sıra cetveline itiraz davası açabilir. İflas masasına yazdırılan bir amme alacağı o konudaki amme alacaklarının tahakkuku usulüne göre kesinleşmiş değilse, iflas idaresinin, o amme alacağının, hakkında hiçbir karar vermeden, sıra cetveline yazması gerekir. Bu halde müflisin o amme alacağına karşı başvurabileceği idari yargı yoluna (idare veya vergi mahkemesinde itiraz yoluna), müflis yerine, iflas idaresi başvurur. Buna rağmen, iflas idaresi, kesinleşmiş bir amme alacağının sıra cetveline yazılmasını reddederse, amme idaresi, iflas idaresi aleyhine (m.235, II c.1 hükmüne göre) ticaret mahkemesinde sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davası açabilir. Bu davada, ticaret mahkemesi, amme alacağının esası (mevcut olup olmadığı) hakkında bir inceleme yapamaz; iflas idaresinin amme alacağına karşı idari yargı yoluna başvurmak (idare veya vergi mahkemesinde dava açma) hakkı saklı kalmak üzere, amme alacağının sıra cetveline kaydına karar verir. (İİK. m.235, II c.1) (Yargıtay 23. HD 2014/8950 E. 2014/6998 K. Sayılı ilamı) İlk derece Mahkemesince alınan 09/05/2019 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; mali incelemeler ve değerlendirmeler neticesinde, döviz kullanım oranı aşımı nedeniyle muafiyet kapsamından çıkarılan mallar için davacı tarafından Gümrük Vergisi, KKDF,KDV ve KKDF'nin KDV'si olarak yapılan 52.961,00 TL vergi aslı hesaplamasının tarafından yapılan hesaplama ile aynı olduğu, döviz kullanım oranı aşımı nedeniyle muafiyet kapsamından çıkarılan mallar için hesaplanan vergi asıllarına ilişkin gecikme faizinin gümrük beyanname tarihlerinden 11/12/2017 tarihine kadar tarafından yapılan hesaplamanın ( davacı her ne kadar 130.976,55 TL olarak hesap etmişse de) 130.060,14 TL olduğu belirtilmiştir. Davalı iflas idaresi vekili istinaf dilekçesinde, müflis şirket adına tanzimli ... sayılı dahilde işleme izin belgesinin ... Müdürlüğünce 22.04.2016 tarih ve ...(maden)-... sayılı yazı ile müeyyideli kapatılması karşısında, müflis şirket tarafından 19.08.2016 tarih ve 29806 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2016/9100 sayılı dahilde İşleme Rejim Kararında Değişiklik Yapılması hakkında madde 2 de yer alan geçici 21. Maddesinde verilen itiraz hakkından yararlanılarak itiraz edilmesi sonucunda değerlendirme ve inceleme devam ettiği, ancak bu hususun ek bilirkişi raporunda dikkate alınmadığını ileri sürmüştür. İlk derece Mahkemesince alınan 04/02/2020 tarihli ek bilirkişi raporunda; Müflis ....A.Ş.üzerine kayıtlı ... sayılı ...'in müeyyideli kapatılma aşamasında aşım tespiti üzerine müeyyideli kapatıldığı, Müflis firma tarafından 2016/9100 sayılı Dahilde İşleme Rejimi kararında değişiklik yapılmasına ilişkin karara istinaden 26.08.2016 tarihinde itiraz hakkı bulunması üzerine itiraz edilmesi üzerine ... Müdürlüğü'den müeyyide işleminin devam edip etmeyeceği hususunda bilgi verilmesini talep ettiği, 13.07.2017 tarih ve . sayılı cevabi yazıda özetle “maddi hatanın oluşmadığı ve taahhüt hesabının yeniden değerlendirilmesine gerek olmadığı” belirtildiğinden müeyyide işlemlerine devam edilmesi gerektiğinin bildirildiği, buna göre ...Dahilde İşleme Rejimi Kararında ....08.2016 tarih ve ... sayılı R.G. 2016/9100 sayılı BKK ile eklenen geçici 21. Maddesi uyarınca başvurunun yapıldığı ve reddedildiğinin görüldüğü belirtilmiştir. Görüleceği üzere davalı iflas idaresi vekilinin bu yöndeki itirazı bilirkişi ek raporunda değerlendirilmiş olup, davalı vekilinin itirazının değerlendirilmediği yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Davalı iflas idaresi vekili istinaf dilekçesinde müflis şirket yetkililerinin 262 kayıt numaralı alacak ile ilgili beyanların dikkate alınması gerektiğini, bu beyanlar değerlendirilmeden yapılan bilirkişi incelemesinin eksik ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını ileri sürmüştür. Davalı vekili ek bilirkişi raporuna karşı aynı yönde itirazda bulunmuş ve itiraz dilekçesinde, müflis şirket yetkilileri tarafından ... kayıt numaralı alacağı ile ilgili beyanlarının ekte sunulduğu belirtilmiş ise de, dilekçenin ekinde herhangi bir beyan sunulmadığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda dosyaya taraflarca sunulan ve celp edilen deliller ile Gümrük Mevzuatı kapsamında inceleme ve değerlendirme yapıldığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Davalı iflas idaresi vekili istinaf dilekçesinde, bilirkişi tarafından gecikme faizinin 11.12.2017 tarihine kadar hesaplandığını, oysa müflisin 14.04.2014 tarihinde iflas ettiğini, iflas tarihinden sonra faiz talep edilemeyeceğinden mahkeme kararının bu yön itibariyle de kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İİK 195 maddesinde, Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur şeklinde düzenlenmiştir. İİK 196 maddesi; İflasın açılması ile birlikte, iflas masasına giren alacaklarda faiz işlemeye devam eder.Rehinle temin edilmemiş alacaklarda ticari olmayan işlerdeki faiz oranı uygulanır. Ancak, bu maddeye göre alacaklılara tahakkuk edecek faiz ödemeleri, 195 inci maddeye göre hesaplanan ana paralar ödendikten sonra bakiyesi üzerinden yapılır. Şeklinde olup iflasın açılması ile birlikte iflas masasına giren alacaklarda faiz işleyeceği, son fıkra uyarınca da alacaklılara ödenecek faiz ödemelerinin ,195.maddeye göre hesaplanan ana paraların ödenmesi sonrasındaki bakiye üzerinden yapılacağı hüküm altına alınmıştır. İİK'nun Geç kalan müracaatlar başlıklı 236. Maddesi: " Vaktinde deftere kaydettirilmeyen alacaklar iflasın kapanmasına kadar kabul olunur. Geç kalmadan ileri gelen masraflar alacaklıya aittir. Alacaklı bu masrafları peşin vermeye cebrolunabilir. Müracaattan evvel kararlaştırılmış paylaşmaya alacaklının iştirak hakkı yoktur. İflas idaresi alacağı kabul ederse alacaklılar sıra cetvelini düzeltir ve bunu ilan ile alacaklılara bildirir.235 inci madde hükmü burada da caridir," şeklindedir. Buna göre geç kalan başvuruların iflas kapanmasına kadar kabul edilmeye devam edeceği başvuru öncesi kararlaştırılmış olan paylaşmaya alacaklının iştirak hakkının olmayacağı ve bu alacakların kabul edilmesi halinde de sıra cetveli yapılacağı hükme alınmıştır. 6183 Sayılı Kanunun 52. Maddesinde; " Gecikme zammının tatbik müddeti, amme alacağının tecilinde tecilin yapıldığı, iflas halinde iflasın açıldığı, aciz halinde bu durumun sabit olduğu güne kadar olan müddettir. Gecikme zammının önceden borçluya bildirilmesi gerekmez. Aslın ödenmiş olması gecikme zammının takip ve tahsiline mani değildir," şeklindedir. Bu maddenin ilk fıkrası uyarınca amme alacakları için gecikme zammının uygulama süresinin iflasın açıldığı tarihe kadar olan süreyi kapsayacağı hüküm altına alınmıştır. Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda davacı kurumun alacak talebine konu alacağının, İİK 195 ve 6183 sayılı yasanın 52. Maddesi uyarınca iflas tarihi itibariyle ulaştığı miktarının belirlenmesi gerekirken, iflas tarihini aşar şekilde yapılan hesaplama sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davalı iflas idaresi vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine iadesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜNE, 2-İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1102 Esas, 2021/554 Karar sayılı ve 10/09/2021 tarihli kararının HMK 353/1a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE, 4-Hüküm tarihinden yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 672,70 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.08/01/2026