TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/04/2021 NUMARASI : 2014/986 Esas, 2021/318 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ : 21/10/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonu…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/3247 KARAR NO : 2025/1143 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/04/2021 NUMARASI : 2014/986 Esas, 2021/318 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ : 21/10/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacak talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin davasının kabulüne dair verilen karara karşı davalı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili, müvekkil şirket ile davalı şirket arasında 01.08.2012 tarihli, Yozgat içme suyu projesi kapsamında hamsu isale, derivasyon hattı ve tünel inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkilin işe devam ederken yaptığı işi, davalının izni ile dava dışı ... İnş. Ltd. Şirketine devrettiğini, davalı tarafından sözleşmenin haksız olarak feshedildiği gibi müvekkilinin şantiye alanına girmesine ve mülkiyetine ait şantiye sahasındaki demirbaş ve sarf malzemelerini almasına da izin verilmediğini, Yozgat Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/20 D.iş sayılı dosyası ile yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda tespit edilen ve tespit edilemeyen malzemeler olduğunu öne sürerek; 15.11.2012 tarih 13.162.90 TL bedelli faturada tespit edilen malların aynen iadesine, tespit edilemeyen mallara ait 1.520.00 TL nin tahsiline, 26.09.2012 tarih ... ve ... seri nolu iki adet 1.670.01 TL bedelli fatura içeriği tespit edilemeyen malzemeler nedeniyle 1.670.01 TL nin tahsiline, 18.10.2012 tarih 2.200 TL bedelli faturada dökümü bulunan ve şantiye sahasında görülen 200 mt. Alpek kablonun aynen iadesine, mümkün olmaması halinde bedelinin tahsiline, 28.10.2012 tarih, 119079, 119080 ve 119081 seri nolu 3 adet faturada toplam 4.880.31 TL tutarlı faturada, şantiye sahasında bulunmayan malzemelerin müvekkiline iadesine, mümkün olmaması halinde 4.880.31 TL nin davalıdan tahsiline; 15.09.2012 tarih 10.829 TL bedelli faturada dökümü yer alan malzemelerden, davalı tarafından kullanılıp atılmış olduğundan 1.559.75 TL nin davalıdan tahsiline, 07.11.2012 tarih 5.209.70 TL bedelli faturada dökümü bulunan ve şantiye sahasında tespit edilemeyen ve davalı tarafından kullanılamaz hale getirilen 1.315 TL malzeme bedelinin davalıdan tahsiline, 15.11.2012 tarih 7.315 Tl bedelli faturada yer alan ve tespit esnasında şantiye sahasında bulunamayan malzemelerin müvekkiline aynen iadesine, mümkün olmadığı takdirde bedelinin tahsiline, 10.12.2012 tarih 13.992.07 TL bedelli faturada yer alan ve tespit esnasında şantiye sahasında bulunamayan malzemelerin müvekkiline aynen iadesine, mümkün olmaması halinde bedelinin tahsiline, 27.09.2012 tarih 5.188.46 TL bedelli faturada dökümü yer alan ve şantiye sahasında tespit edilemeyen 4.800 TL tutarındaki malzemenin aynen iadesine, mümkün olmaması halinde bedelinin tahsiline, 13.11.2012 tarih 12.299.14 bedelli faturada dökümü yer alan ve şantiye sahasında tespit edilemeyen 10.000 TL tutarındaki malzemenin aynen iadesine, mümkün olmaması halinde bedelinin tahsiline, 24.10.2012 tarih 26.999.58 TL bedelli faturada dökümü yer alan ve şantiye sahasında tespit edilemeyen 1.900 TL tutarındaki malzemenin aynen iadesine, mümkün olmaması halinde bedelinin tahsiline, 13.08.2012 tarih 43.394.59 TL bedelli faturada dökümü yer alan ve şantiye sahasında tespit edilen malzemenin aynen iadesine, mümkün olmaması halinde bedelinin tahsiline, 23.08.2012 tarih 40.385.41 TL bedelli faturada dökümü yer alan ve şantiye sahasında tespit edilen malzemenin aynen iadesine, mümkün olmaması halinde bedelinin tahsiline, 28.12.2012 tarih 7.280.00 TL bedelli faturada dökümü yer alan ve şantiye sahasında tespit edilen malzemenin aynen iadesine, mümkün olmaması halinde bedelinin tahsiline, 01.09.2012 tarih 17.222.00 bedelli faturada dökümü yer alan ve şantiye sahasında tespit edilemeyen 5.607.87 TL tutarındaki malzemenin aynen iadesine, mümkün olmaması halinde bedelinin tahsiline, 16.09.2012 tarih 3.712.28 TL bedelli faturada dökümü yer alan ve şantiye sahasında tespit edilen 260,00 TL malzemenin aynen iadesine, mümkün olmaması halinde bedelinin tahsiline, 27.08.2012 tarih 46.722.34 TL bedelli faturada dökümü yer alan ve şantiye sahasında tespit edilemeyen 18.000 TL tutarındaki malzemenin aynen iadesine, mümkün olmaması halinde bedelinin tahsiline, 04.10.2012 tarih 4.460.00 TL bedelli faturada dökümü yer alan ve şantiye sahasında tespit edilen malzemenin aynen iadesine, mümkün olmaması halinde bedelinin tahsiline, 06.12.2012 tarih 5.763.12 TL bedelli faturada dökümü yer alan ve şantiye sahasında tespit edilen malzemenin aynen iadesine, mümkün olmaması halinde bedelinin tahsiline, 02.08.2012 tarih 77.000 TL bedelli faturada dökümü yer alan ve şantiye sahasında tespit edilemeyen 49.805.90 TL tutarındaki malzemenin aynen iadesine, mümkün olmaması halinde bedelinin tahsiline, 25.09.2012 tarih 1.200.00 TL bedelli faturada dökümü yer alan ve şantiye sahasında tespit edilen malzemenin aynen iadesine, mümkün olmaması halinde bedelinin tahsiline, 14.08.2012 tarih 9.227.60 TL bedelli faturada dökümü yer alan ve şantiye sahasında tespit edilen malzemenin aynen iadesine, mümkün olmaması halinde bedelinin tahsiline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000 TL nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 03.10.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile, talebini 233.412,33 TL'ye çıkartmıştır. Davacı vekili sunmuş olduğu 22.03.2021 tarihli dilekçesi ile, talebini bilirkişi raporu doğrultusunda KDV dahil 94.843,71 TL çıkartmıştır. Davalı vekili, davacı ile müvekkil arasında 01.08.2012 tarihli sözleşme imzalandığını, bu sözleşme ile davacının müvekkil şirketin taşeronu olarak çalışmaya başladığını, davacının, müvekkil şirket yedinde, mülkiyeti kendisine ait olan demirbaş ve sarf malzemelerinin bulunduğunu iddia etmiş ise de bu iddiaların gerçek dışı olduğunu, müvekkil şirket uhdesinde halihazır herhangi bir malın bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; bilirkişilerce teknik olarak yapılan detaylı değerlendirme neticesinde davacı tarafından iadesi talep edilen bir kısım malzemenin imalatta kullanıldığı, iadesinin mümkün olmadığı,... ... İnş. Emlak Oto. Tic. Ltd. Şti'ne verilen malzemelerin hesaplamaya dahil edilmediği, imalatta kullanılmayan ancak aynen iadesi mümkün bulunmayan malzemelerin değerinin belirlendiği, davaya konu demirbaş ve sarf malzemeleri konusunda davalı şirket tarafından bu malzemelerin kendisine ait olduğu yönünde herhangi bir fatura vb. belge ibraz edilmediği, davacı vekilince bedel arttırımı yapılmış ve harcı yatırıldığı, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 04/09/2020 tarihli rapor denetlenebilir olduğundan mahkememizce de benimsenmiştir. Demirbaş ve sarf malzemelerinin aynen iadesi mümkün olamadığından, 94.843,71 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesiyle,İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, davacı tarafın 22/03/2021 tarihli ikinci ıslah dilekçesine değer vererek huzurdaki dava dosyasını usul ve yasaya aykırı bir şekilde karara çıkartıldığını, gerek davacının 01/06/2018 tarihli ilk ıslah dilekçesine, gerekse 22/03/2021 tarihli ikinci ıslah dilekçesine değer verilmeden hüküm kurulması gerekirken ikinci ıslaha değer verilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacının ıslah ile arttırdığı bedelden kaynaklı alacak zamanaşımına uğramış olmasına rağmen ilk derece mahkemesince zamanaşımı itirazımız dikkate alınmadığını, müvekkili şirketin, davalı taraf olma sıfatı bulunmadığını, davacı şirketin 07/02/2013 tarihli protokol ve 10/01/2013 tarihli sözleşmeler doğrultusunda şantiye sahasını dava dışı ... (...) Ltd. Şti'ye devretmiş olmasına ve bu hususun bahsi geçen sözleşmelerde ifade edilmesine rağmen devirden sonra şantiye sahasında mallarının bulunduğu ve mallarının iade edilmediğine yönelik iddiasını ve bu kapsamdaki alacak talebini şantiye alanını devrettiği dava dışı ... ... (...) Ltd. Şti'ye karşı yöneltmesi gerekirken davalı müvekkil şirkete karşı yöneltmiş olması nedeniyle davanın pasif husumet sebebiyle bozulması gerektiğini, 01/08/2012 tarihli "Alt Müteahhitlik Sözleşmesinde" davacı şirketin şantiye sahasına getirilen tüm malzeme ve ekipmanların kaydını tutması gerektiği kararlaştırılmasına rağmen davacı şirket bu yükümlülüğünü yerine getirilmediğini, davacı şirket bu yükümlülüğünü yerine getirmemiş olmasına ve özellikle de Yozgat Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/20 Değişik iş sayılı dosyası marifetiyle yapılan 14/08/2013 tarihli delil tespitinde bilirkişiler tarafından inşaat sahasında dava konusu edilen malzemelerin bulunmadığı tespit edilmesine ve davacı şirket tarafından daha önceden söz konusu malzemelerin inşaat sahasına getirildiğine dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmamasına ve bu kapsamda davacı tarafça iddia olunan husus ispatlanamamış olmasına rağmen davalı müvekkil şirket aleyhine tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davada davacı, taraflar arasında 01.08.2012 tarihli Musabeyli kapsamında Hamsu isale, Derivasyon hattı ve tünel inşaatı işlerinin götürü bedel ile yapılması için alt müteahhitlik sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme devam ederken davalının muvafakati ile iş dava dışı ... inşaat limited şirketine devir edildiğini, sözleşme davalı tarafından haksız fesih edildiğini, şantiyede davacı ait demirbaşlar ve çeşitli sarf malzemelerinin alınmasına davalı izin vermediğini, mahallinde tespit yapıldığını ve bir kısım malzemeler tespit edildiğini ancak tespit edilemeyen malzemelerin bulunduğunu belirterek, halihazırda tespit raporu ile belirlenen hali hazırda şantiye sahasında olan demirbaş eşyaların aynen iadesini, mümkün olmaması halinde şimdilik 15.000,00 TL bedelin tahsilini talep etmiştir. Davalı, taraflar arasında imzalanan taşeron sözleşmesi kapsamında davacı şirket çalışmaya başladığını, davacı şirkete ait kendilerinde herhangi bir mal bulunmadığını, davacının suç duyurusu üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı takipsiz kararı verdiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, bilirkişi raporu itibariyle, davacıya ait demirbaş ve sarf malzemelerinin aynen iadesi mümkün olmadığından 94.843,71 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermiştir. Taşeron davacı ... 07.02.2013 tarihli sözleşme devir protokolü ile, " Taşeron sözleşme konusu işi bitirebilecek yeni bir taşeronun işe talip olduğunu, şantiye sahasına yeni taşerona devredeceğini beyan etmiştir. Taşeronunun söz konusu beyanı yüklenici tarafından kabul edilmiş olup, taşeron ile akdedilen 10.01.2013 tarihli sözleşmedeki borç ve alacakların taşeron ... harfiyat şirketi sözleşmedeki hükümlerle devretmiştir. " denilmek suretiyle davacı tarafından sözleşme kapsamında edimini dava dışı şirkete temlik ettiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşme davalı asıl yüklenici şirket tarafından fesih edilmiştir. Bu hususta taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, davalı ile olan taşeron sözleşmesini dava dışı şirkete devir etmiştir. Ancak devir protokolünde şantiyede yer alan malzemelere ilişkin bir hüküm yer almamıştır. Devir davalı iş sahibinin onayı ile yapıldığından, sadece sözleşme konusu itibariyle devir söz konusudur. Sözleşmenin fesih anında şantiyede bulunan malzemeler alt yükleniciye yani asıl malzemelerin maliki olan davacıya iade edilmesi gerekir. Malzemeler iade edilemez ise bedelin haksız zilliyetlikten doğan tazminat yani haksız fiil sorumluluğu kapsamında davacının talep etme hakkı bulunmaktadır. Davalıya yöneltilen husumet doğru olmuştur. Mahallinde yapılan keşif ile bilirkişi tarafından yapılan inceleme ile, makine bilirkişisi şantiye sahasında bulunan malzeme bedeli 90.300,00 TL + KDV olarak tespit ederek rapor sunmuş, Mali müşavir bilirkişide tespiti yapılan demirbaş ve malzemelerin toplam fiyatının 175.554,00 TL olduğunu rapor olarak sunmuştur. Rapora itiraz üzerine bilirkişi heyetinden alınan 10.02.2017 tarihli ek raporunda, dosyaya sunulan fatura bedelleri toplamı 296.069,68 TL olduğu, kök raporda tespit edilen demirbaş ve malzeme bedel toplamı 175.554,00 TL olduğu, yasal defterler sunulmadığı için incelenemediği bildirilmiştir. Yine bilirkişi heyetinin 01.06.2018 tarihli bilirkişi heyeti tarafından sunulan raporunda, ticari defter kayıtlar üzerinde yapılan inceleme neticesinde malzeme bedellerinin 233.412,33 TL olduğu bildirilmiştir. Davacı vekili 03.10.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile; bilirkişi heyet raporu doğrultusunda dava değerini 233.412,33 TL çıkartmıştır. Ancak davacı tarafından ıslah harcı ödenmemiştir. Mahkemece oluşturulan bilirkişi heyetinin 14.01.2019 tarihli ek raporunda, davacıya iade edilmesi gereken malzeme bedeli 127.636,45 TL olarak belirlenmiştir. İtirazlar üzerine alınan 04.09.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda, inşaat sahasında hazır bulunan eşyaların ve inşaat sahasında kullanılan fakat bulunamayan davacıya ait eşyaların dava tarihi itibariyle değeri KDV dahil 94.843,71 TL olarak belirtilmiştir. Davacı vekili tarafından 22.03.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile, bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerini 94.843,71 TL çıkartmış ve bu tarih itibariyle ıslah harcı yatırılmıştır. Davacı vekili tarafından mahkemeye 03.10.2018 tarihli ıslah dilekçesi sunulmuş ancak ıslah ile arttırım yapılan miktar itibariyle peşin nispi harç yatırılmamıştır. Yine davacı vekili tarafından 22.03.2021 tarihli ıslah dilekçesi mahkemeye sunulmuş olup, peşin nispi harç bedelleri bu dilekçe kapsamında yatırılmıştır. Mahkemece 22.03.2021 tarihli ıslah dilekçesi itibariyle hüküm vermiş olması doğru olmuştur. Davacı tarafından sunulan 22.03.2021 tarihli ıslah dilekçesi üzerine davalı vekili tarafından 21.04.2021 tarihli dilekçe ile, zamanaşımı definde bulunulmuştur. Davacının ıslah dilekçesi davalı vekiline e-tebligat olarak 14.04.2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı vekili süresinde zamanaşımı itirazında bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı davalı yüklenici olan sözleşmesini dava dışı Efe oğlu şirketine temlik etmiş ve sözleşme kapsamındaki tüm hak ve alacaklarını devir etmiştir. Taraflar arasında eser sözleşme ilişkisi sona ermiştir. Davada davacı, mülkiyet hakkına dayalı olarak inşaat sahasında kendisine ait malların teslimini olmadığı takdirde teslimini talep etmektedir. Davacının ıslah ile, mülkiyeti kendisine ait olan malların bedelleri talep edilmiş olup, mülkiyet aidiyet taleplerine ilişkin davalarda genel zamanaşımı süresi içinde talep edilmesi gerekmektedir. Zamanaşımı süresi fesih tarihinden itibaren başlayacaktır. Dava dosyasında bulunan Üsküdar 21. Noterliğinin 06.05.2013 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, davalı tarafından taraflar arasındaki sözleşme fesih edilmiştir. Yargılamaya konu dava tarihi 16.09.2014 tarihi ve ıslah tarihi 22.03.2021 tarihi itibariyle, 10 yıl genel zamanaşamı süresinde dava açıldığı ve ıslah dilekçesi sunulduğu anlaşılmaktadır. Davacının zamanaşımı itirazları yerinde değildir. Taraflar arasındaki hukuki ilişki, mülkiyet iddiasına dayanmaktadır. Mahallinde yapılan dava öncesi tespitte davacının kendisine ait olduğu beyan ettiği mallar bir kısmı yerinde tespit edilmiş, mahkemece yapılan keşif sırasında ise sözkonusu malların davalı yüklenicinin hakimiyet alanında iken bulunmadığı görülmektedir. Tüm dosya kapsamı itibariyle, mülkiyet karinesi itibariyle, sözleşme ile devir edilmeyen ve davacıya ait olduğu ve davalı ait inşaat sahasında bulunduğu ancak davacıya iade edilmediği anlaşıldığından, davalının malları teslim veya bedelini ödemekle sorumlu olduğu kabulü gerekir. Dosya kapsamı itibariyle belirlenen, mahallinde yapılan tespit ile yerinde tespit edilen mallar bulunamadığından aynen iade talebi itibariyle davanın kabul edilemeyecektir. Denetime elverişli bilirkişi raporu itibariyle tesbit edilen malların bedellerin talep edilebilecektir. Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1 - İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/04/2021 tarih ve 2014/986 Esas, 2021/318 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2 - Alınması gereken 6.478,77 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 1.619,69 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.859,08 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3 - Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4 - İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 21/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.