T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/651 Esas KARAR NO : 2025/964 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 04/03/2025 KARAR TARİHİ : 17/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREKÇE: Davacı vekili tarafından 04/03/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; İdareleri tarafından işçi --------- ödenen kıdem tazminatının alt şirketlerden rücuen tazmini için -------- E. Sayılı dosyasında dava açıldığını…
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/651 Esas KARAR NO : 2025/964 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 04/03/2025 KARAR TARİHİ : 17/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREKÇE: Davacı vekili tarafından 04/03/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; İdareleri tarafından işçi --------- ödenen kıdem tazminatının alt şirketlerden rücuen tazmini için -------- E. Sayılı dosyasında dava açıldığını, davalı ---------Ş.'nin tasfiye halinde olması nedeni ile bu davalı yönünden dosya tefrik edilerek -------- E. sayısını aldığını, -------Ş.'nin tasfiye olduğunu ve 10.01.2025 tarihinde-------- Ticaret Sicil Müdürlüğü’nden kaydının terkin edildiğini, devam eden--------- E. sayılı davada taraf teşkilinin sağlanması açısından işbu davayı açmak için taraflarına mehil verildiğini, bu nedenlerden dolayı; en son---------- Ticaret Sicili Müdürlüğünün sicilinde kayıtlı --------- Şirketi tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini, vekâlet ücreti ve diğer yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.Davalılardan--------- vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından öne sürülen gerekçelerin somut bilgi ve belgelerle desteklenmediğini, davacı yan tarafından işçi alacakları kapsamında ödemiş olduğu bakiyeler açısından alt şirketlere rücuen tazmini için dava açıldığını, ancak ilgili işçilerin tasfiye olan -------- Şirketinde kısa süreli çalıştığını, davacı tarafın, tasfiye edilmiş olan bu şirketten alacaklı olduğunu ileri sürerek iş bu davayı açmış ise de dava dilekçesinde dayandığı dava dosyaları/icra dosyalarına ilişkin olarak şirketin tasfiye süreci içerisinde her hangi bir başvuruda bulunmadığı gibi ilgililere de herhangi bir bildirimde bulunmadığını, nitekim ilgili şirketin 2023 yılında tasfiyeye girdiğini ve 2025 yılında kapanışının yapıldığını, oysa ki şirketin tasfiyesi sırasında yasal usullere uygun şekilde alacaklılara gerekli bildirimler yapıldığını, ilanların çıkarıldığını ve alacaklıların başvuru yapmaları için gerekli sürenin tanındığını, bu süreçte davacı tarafın üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediğini, bu durumda davacı tarafın tasfiye sürecinde haklarını aramamış olması ve şimdi açmış olduğu davanın iyi niyetli olmadığını açıkça ortaya koyduğunu ileriye sürerek davanın reddini, yargılama giderlerinin de davacı uhtesinde bırakılmasını talep etmiştir.Davalı ---------- Ticaret Sicili Müdürlüğü vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicil Müdürlüğünün, Ticaret Siciline tescil konusundaki talepleri ilgili yasanın kendilerine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirerek sonuca bağladığını, TTK. m. 32'e göre yasal şartlar oluşmuş ise yapılan işlemle ilgili tescil kararı verdiğini, aksi halde tescil talebini gerekçe göstererek reddettiğini, Tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla göreli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini müvekkili sicil müdürlüğünün tespit etmesinin mümkün olmadığını, mahkemenin davanın esası ile ilgili verilecek karara müvekkili sicil müdürlüğünün uyacağını, müvekkilinin tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzerine işlem yapmış olduğunu, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini ve aleyhlerine yargılama giderleri ve vekalet ücreti takdir edilmemesini savunmuştur.Dava, TTK 547 madde gereğince açılan ek tasfiye davasıdır. İhyası istenen şirketin genel kurulunda tasfiye kararı alındığını, davalı --------- tasfiye memuru olarak atandığı; tasfiye memuru tarafından tasfiye işlemlerinin yapılıp sonuçlandırıldığı; tasfiye memurunun başvurusu ile de şirketin 10/01/2025 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiği gelen kayıtlardan anlaşılmıştır. Davacı işçi-işveren ilişkisinden kaynaklı olarak ihyası istenen şirket aleyhine ---------- Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açmış olup; dava derdesttir, o mahkemece davacımıza iş bu davayı açmak üzere yetki ve mehil verilmiştir. Mahkememizin, davacının İş Mahkemesindeki davada haklı olup olmadığının incelenmesi yada değerlendirilmesi mümkün olmayıp, derdest olan bir dava için davacının bu davayı açması da hukuki menfaat bulunduğu; aksi takdirde tüzel kişiliğini kaybetmiş şirket aleyhine davanın devam etmesinin mümkün olmadığı, alınacak muhtemel bir kararında infazının mümkün olmadığı belirlenmiş; bu nedenle davacı tarafın iş bu davayı açmakla hukuki menfaatinin bulunduğu; ek tasfiye sonunda şirketin herhangi bir mal varlığı kalmasa dahi, şirket ortaklarının tasfiye payı çerçevesinde iş davasındaki hükümden sorumlu olacakları nazara alınarak, davanın kabulüne karar verilmiş;İş davasının 13/12/2024 tarihinde açıldığı, dolayısıyla şirket ticaret sicilinden terkin edilmeden açılmış olduğu;---------- esas sayılı dosyasının UYAP ortamında yapılan incelemede dava dilekçesinin şirkete tebliğ edildiği, bu durumda davadan şirketin haberdar olduğu, tasfiyeyi tamamlamaması gerekirken tasfiye memurunun tasfiyeyi tamamladığı; bu şekilde tasfiyeyi hatalı sonuçlandıran davalı tasfiye memurunun iş bu davaya sebep olduğu, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tasfiye memurundan alınması gerektiği; diğer davalı ticaret sicil müdürlüğünün kendi tasfiyesi ile sona eren şirket yönünden tasfiyenin tescilinde herhangi bir hatasının bulunmadığı, bu nedenle vekalet ücreti ve yargılama giderinden sorumlu olmayacağı , Mahkememizce verilen ihya kararının sınırlı bir ihya kararı olduğu, iş mahkemesi dosyasının yargılama safhası ve verilecek kararın infazı aşamasıyla sınırlı olduğu, bu işlemler tamamlandığında tasfiye memuru tarafından şirketin tüzel kişiliğinin yeniden sicilden terkin ettirilmesi gerekeceği; şirketinde bir sonraki terkine kadar ancak bu iş mahkemesi dosyası ile sınırlı olarak faaliyet gösterebileceği nazara alınarak aşağıdaki karar tesis olunmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KABULÜNE; --------- Ticaret Sicil Müdürlüğünde ---------- sicil numarası ile kayıtlıyken 10/01/2025 tarihinde sicilden terkin edilen --------- ŞİRKETİ'nin; --------- sayılı dosyasının yargılama süreci ve verilecek kararın infazı süreci ile ilgili ve sınırlı olmak üzere İHYASINA, 2-Karar kesinleştiğinde Ticaret Sicile işlemin yapılması için yeterli suretin gönderilmesine, 3-Şirkete tasfiye memuru olarak daha önceki tasfiye memuru olan davalımız ---------- atanmasına, Karar maktu harca tabi olduğundan ve maktu harç dava açılırken davacı tarafça karşılandığından yeniden harç alınmasına gerek bulunmadığına, Tamamı davacı tarafça karşılanan 1.230,80 TL başvuru harcı ve peşin ilam harcı ile 1.292,50 TL tebligat gideri toplamı 2.523,30 TL yargılama giderinin davalı ----------- alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihindeki AAÜT gereğince 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı ------------ alınarak davacıya verilmesine, Karar kesinleştiğinde bakiye gider avansı kalırsa davacıya iadesine, Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliğiyle verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 17/12/2025