Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/8427 E. , 2024/2765 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/8427 Karar No : 2024/2765 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... cadde
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/8427 E. , 2024/2765 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/8427 Karar No : 2024/2765 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... caddesi, No:... adresinde yer alan binanın zemin katındaki işyerine, işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilmesi istemiyle yapılan başvurunun "Taşınmaz için alınan yapı kayıt belgesinin 3194 sayılı Kanun'a olan aykırılığı giderdiği ancak yapılan şikayetlerin kat mülkiyetini kapsadığı, yapı kayıt belgesi ile işgal edilen alanların kat mülkiyeti yönetim planına dahil edilerek şikayet ortadan kaldırılabileceğinden, işyeri açma ve çalışma ruhsat talebinin bundan sonra değerlendirilebileceği" gerekçesiyle reddi işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 3572 sayılı Kanun'un 3., İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik'in 6., 634 sayılı Kanun'un 1., 2., 4., 17/3. 19/2. ve 28., Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar'ın 6/8. ve 8. maddeleri uyarınca taşınmazın mimari projesinde depo olarak belirtilen alanların mimari projeye aykırı olarak ortak alanları da içine alacak şekilde genişletildiği, yapının fiilen tamamlandığı ve Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma dosyasında yapılan tespit ile .... Asliye Ceza Mahkemesi'nce yaptırılan tespit dikkate alındığında bağımsız bölümlerin kullanılmaya başlandığı dolayısıyla yapıda kat mülkiyeti hükümlerinin uygulanması gerektiği, taşınmazın ortak alanına yapılan müdahaleye ilişkin olarak kat maliklerince alınmış bir kararın olmadığı, yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden, işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilirken kat mülkiyetine ilişkin düzenlemelere aykırı davranılamayacağının anlaşıldığı, İŞyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik'te Örnek 1'de yer alan başvuru ve beyan formuyla yetkili idareye başvurunun yapılacağına yer verildiği, Örnek 1 formunun 16. maddesinde "Kat Mülkiyeti Kanununa tabi ise alınması gereken izin 'var' ; 'yok' şeklinde seçeneklerin bulunduğu, yapıya ilişkin yapı kayıt belgesinin bulunmasının tek başına iş yeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlemesine olanak sağlamayacağı iş yeri açma ve çalışma ruhsatına ilişkin mevzuat hükümlerinde yer alan diğer şartlar yönünden de başvuru talebinin incelenmesi gerektiği anlaşıldığından davalı idarece tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mahkemesince eksik ve hatalı inceleme üzerine karar verildiği, Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar'ın 6. maddesinin 8. bendi uyarınca "Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarda işyeri açma ve çalışma ruhsatı yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın verilir" hükmü gereği yapı kayıt belgesi alınmış olan yapılar için artık yapı kullanma izin belgesinin aranmayacağı, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik'te işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenebilmesinin koşullarına ilişkin olarak kat maliklerinin rızasının içeren prosedürlerin varlığına rastlanmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının amaç, şekil ve sebep unsurları bakımından hukuka aykırı olduğu, bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ:... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 06/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrasında "Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir." aynı Kanun'un maddesinin 5. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesinin, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesince bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir". kuralına yer verilmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinin 2. fıkrasında "Temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ilgili merci, dosyayı öncelikle inceler ve varsa gerekli tahkik işlemlerini tamamlayarak yeniden karar verir." kuralı yer almıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesini değiştiren 28/06/2014 tarih ve 29044 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 19. maddesiyle yapılan değişiklikle, 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinde "itiraz usulü" kaldırılarak, "istinaf" kanun yolu getirilmiştir. İstinaf kanun yolu, ilk derece mahkemelerinin kesinleşmemiş nihai kararlarının maddi ve hukukî yönlerden denetlenerek, hukuka aykırılıklarını ortadan kaldırmak amacıyla düzenlenmiştir. Yukarıda yazılı mevzuatın değerlendirilmesinden, Bölge İdare Mahkemelerince, ilk derece mahkemelerinin ilk inceleme üzerine verdikleri kararlara karşı yapılan istinaf başvurularının haklı bulunması durumunda ya da davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hallerinde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek dosyanın ilgili mahkemesine gönderebileceği, belirtilenlerin dışındaki sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulunmadığı durumlarda istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilip, karardaki maddi veya hukuki eksiklikler giderilmek suretiyle işin esası hakkında yeniden bir karar vermesi gerektiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık konusu olayda da, ilk derece Mahkemesi tarafından ilk inceleme üzerine verilmiş bir karar olmadığından veya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış bir dava bulunmadığından, bölge idare mahkemesince dava konusu işlemin hukuka uygunluğu yönünden bir inceleme yapılarak karar verilmesi gerekirken, Mahkeme kararının kaldırılmasına, uyuşmazlığın esası hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi üzerine davanın reddi yolundaki Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.