T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/126 KARAR NO : 2026/461 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/11/2022 NUMARASI : 2021/691 Esas - 2022/872 Karar DAVA : Tazminat ( Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 25/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/02/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, …
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/126 KARAR NO : 2026/461 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/11/2022 NUMARASI : 2021/691 Esas - 2022/872 Karar DAVA : Tazminat ( Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 25/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/02/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosya incelendi; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü TARAFLARIN İDDİA, SAVUNMA İLE YARGILAMA SÜRECİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06/06/2021 tarihinde saat 10.30 sıralarında ... Kavşağında ....plakalı ticari taksi sürücüsü ....'nın müvekkili .... kontrolündeki .... plakalı motosiklete çarpması sonucu kaza meydana geldiğini, motosiklet sürücüsü ....'ün ... ve arkasında yolcu olan oğlu ...'ın yere düşerek yaralandığını, ....'ın ağır yaralandığını, sol ayağında açık şaft kırığı, deformite ve 6-7 cm derin kesi oluştuğunu, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte yaralanma bulunduğunu, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/86574 sayılı dosyasında taksirle yaralama suçu yönünden şikayet yokluğu nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamına göre ticari taksi sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, yolcu konumundaki davacının kusursuz olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile davacı için 100,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden kusuru oranında tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı için haksız fiili gerçekleştiren asli kusurlu ticari taksi sürücüsü ...'dan alınarak müvekkiline verilmek üzere 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini istemiştir. Davalı .... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; KTK 97 uyarınca müvekkili sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğinden davanın usulden reddinin gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin meydana gelen zarardan sorumluluğunun ancak sigortalının kusuru oranında olduğunu, kusur oranlarının belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini, .... plakalı aracın müvekkili şirkete 11/07/2020 - 11/07/2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 97213569 numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçe kapsamında şahıs başına maddi tazminat limitinin 410.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davacının maluliyetinin tespiti için ATK tarafından muayene edilerek uygun yönetmelik çerçevesince rapor düzenlenmesi gerektiğini, talep edilen geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatından, bakıcı, tedavi ve hastane giderlerinden SGK’nın sorumlu olduğunu, davacının gerekli evraklar olmadan tazminat talebinde bulunması ve temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz isteminin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin gerektiğini beyanla müvekkili şirket yönünden başvuru şartı gereği davanın öncelikle usulden reddine, Mahkeme aksi kanaat halinde davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiştir. DELİLLER : İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/86574 soruşturma sayılı dosyası, ATK raporu, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını gösterir araştırma tutanakları ve tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; kusur oranlarına ilişkin Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden aldırılan 03/03/2022 tarihli kusur raporu ile Ege Üniversitesi Adli Tıp Kurumu'ndan aldırılan 04/08/2022 tarihli maluliyet raporunun denetime elverişli ve açık olduğu, her ne kadar davacı tarafça maddi tazminat talepli dava açılmış ise de; davacı ile davalı ...AŞ arasında sulh protokolü yapıldığı, maddi tazminat talepleri yönünden davadan feragat ettiklerini beyan ettiği, mahkemenin 10/11/2022 tarihli celsesinde maddi tazminat talepleri yönünden davalılara karşı açtıkları dava yönünden feragat ettiklerini, maddi tazminat taleplerine ilişkin davalılardan vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını beyan ettikleri, davacı vekilinin davadan feragate yetkisinin olduğu, feragatin HMK 311. madde hükümleri doğrultusunda kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran taraf işlemlerinden olduğu, manevi tazminat yönünden; davacının davaya konu kaza nedeniyle, Çocuklar için Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre engellilik oranının %3, tıbbi iyileşme süresinin 6 ay olarak kabul gördüğünün Ege Üniversitesi Adli Tıp Kurumundan aldırılan maluliyet raporuyla da sabit olduğu, davalı sürücü ...'nın meydana gelen kazada kontrolsüz şekilde kavşağa girdiği, ilk geçiş hakkını sağından gelen araç sürücüsüne vermediği, %100 oranında kusurlu olduğu, manevi tazminatın, zenginleşme aracı olmadığı gibi, manevi tatmin duygusu oluşturacak miktarda olması gerektiği, yine özel durumların da mahkemece res'en dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle, davacının maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, davacının manevi tazminat davasının kabulü ile; 15.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının dosyadaki beyanları doğrultusunda bozularak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İSTİNAFA CEVAP : Davacı taraf istinafa cevap vermemiştir. G E R E K Ç E: Uyuşmazlık, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan bedensel yaralanmaya bağlı maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince davacının maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, davacının manevi tazminat davasının kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılardan ... istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; HMK'nun 357 inci maddesine göre de; İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz, maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır. 6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 50/1. fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir. Kural olarak, 6098 Sayılı TBK'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır. (Yargıtay HGK'nun 17/09/2008 tarih, 2008/4/564 Esas, 2008/536 Karar). Ancak, kovuşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin kararlar maddi anlamda kesin hüküm oluşturmadığından hukuk hakimini bağlamayacağının kabulü gerekir. Somut olayda, 06/06/2021 tarihinde 16.30 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki.... plaka sayılı otomobil ile... Sokağını takiben seyir halinde iken kaza mahalli dört yönlü kavşağa geldiğinde aracının ön kısımları ile, gidiş istikametine göre sağında seyreden davacı taraf sürücüsü .... sevk ve idaresindeki davacı ....'ın da yolcu olarak bulunduğu .... plaka sayılı motosikletin sol yan kısımlarından çarpışması sonucu davacı ....'ın yaralanması ile sonuçlanan yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır. Dava konusu olaya ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/86574 soruşturma sayılı dosyasından davalı sürücü ... için şikayet yokluğu nedeniyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. Kusur yönünden; kovuşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin kararlar hukuk hakimini bağlamasa da hukuk hakimi soruşturma dosyasındaki delilleri değerlendirerek karar verebilecektir. Buna göre, İlk Derece Mahkemesi tarafından alınan Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesinin 03/03/2022 tarihli raporunda, meydana gelen kazada davalı sürücü ...'nın kontrolsüz şekilde kavşağa girdiği, ilk geçiş hakkını sağından gelen araç sürücüsüne vermeyerek asli %100 kusurlu olduğu, davacı taraf sürücüsünün kusurunun olmadığının belirlendiği, raporun kazanın oluş şekline, kaza tespit tutanağına ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından; hükme esas alınmasında ve davalı ...'yı manevi tazminattan sorumlu tutmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından bu yöne ilişkin davalı....'nın istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Maluliyet yönünden; davacı ....'ın kaza nedeniyle sol tibia şaft kırığı ve sol ayak ikinci ekstansör tendon yaralanması şeklinde yaralandığı, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulu'nun 04/08/2022 tarihli raporuna göre davacı ....'ın engellilik oranının %3, iyileşme süresinin 6 ay olduğunun rapor edildiği, raporun, kaza tarihindeki yönetmeliğe uygun olarak hazırlandığı, davacıda meydana gelen yaralanmanın niteliğini ve ağırlığını ortaya koyduğundan hükme esas alınmasına usül ve yasaya aykırı bir yön bulunmamıştır. Manevi tazminat yönünden; 6098 Sayılı TBK'nun 56 maddesi gereğince; hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İBK gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Eldeki davada, olayın meydana geliş şekli, davalı sürücü ...'nın asli ve tam kusurlu yaralamaya sebebiyet vermesi, davacıda meydana gelen yaralanmanın niteliği ve ağırlığı ile bu yaralanma nedeniyle duyulan elem ve ızdırap, manevi tazminatın haksız zenginleşme ve fakirleşme aracı olması, olay tarihindeki paranın alım gücü gözönüne alındığında; ilk derece mahkemesince davacı için hüküm altına alınan 15.000,00 TL manevi tazminatın, ulaşılmak istenilen manevi tatmin (doyum) için yeterli olduğu, fazla olmadığı anlaşıldığından; davalı ...'nın bu yöndeki istinaf sebepleri de dosya içeriğine uygun ve yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından ve davalı ...'nın tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ...'nın tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... tarafından peşin yatırılan 220,70 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 256,16 TL istinaf karar ve ilam harcının alınması gereken 1.024,65 TL'den mahsubuyla, bakiye 768,49 TL'nin davalı ...'dan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı ... tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının yatırana iadesine, 5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca 25/02/2026 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.