9. Hukuk Dairesi 2025/9226 E. , 2026/160 K. "" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1571 E., 2025/1827 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Tuzluca Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/107 E., 2024/105 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... AŞ (...) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi…
9. Hukuk Dairesi 2025/9226 E. , 2026/160 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1571 E., 2025/1827 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Tuzluca Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/107 E., 2024/105 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... AŞ (...) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 03.01.2003-06.01.2022 tarihleri arasında elektrik teknikeri olarak çalıştığını iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, asgari geçim indirimi, ücret farkı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, teşekküllerinin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığının ilgili kuruluşlarından biri olduğunu, müvekkilinin işlevinin ihale makamı olduğunu, ihalenin anahtar teslim iş olduğunu, müvekkilinin sorumlu olacağına ilişkin sözleşmede hüküm bulunmadığını, aksine çalıştırılan işçilerin ücret ve masraflarının firmalara ait olacağının kararlaştırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı... Ticaret AŞ vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının iş sözleşmesinin feshinden müvekkili Şirketin sorumlu olmadığını, dava konusu hidroelektrik santralinin hukuka aykırı olarak müvekkili Şirketin yönetiminden çıkarıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı... AŞ tarafından işletilmekte olan hidroelektrik santraline Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından el konulduğu, santralin devredildiği ... tarafından dava konusu santralin yüklenicisi olarak alt iş verenlerin sorumluluğunda davacının çalıştırıldığı, davacının çalışmasının devam ettiği, devreden işverenin devirden önce doğmuş bulunan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devralınan ile birlikte sorumlu olması gerektiği gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağı ve ücret farkı taleplerinin reddine karar verilerek talep edilen diğer alacaklar hüküm altına alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıların birlikte sorumluluğu kabul edilmiş, yapılan hesaplamalar hukuka uygun bulunmuş, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkilinin ihale makamı niteliği gereği ile işçilik alacaklarından sorumluluğunun olmadığını, 2. Talep edilen alacakların reddinin gerektiğini, hukuka uygun bir şekilde ödemelerin eksiksiz yapıldığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir. Aksi hâlde, yargılamanın açıklığı ilkesi, dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına güven sarsılmış olacaktır. Nitekim Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 10.04.1992 tarihli ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir. Somut olayda İlk Derece Mahkemesince gerekçeli kararın bir bölümünde, "...Davacının haftanın 7 günü 18:00 - 08:00 vardiyasında çalıştığı nazara alınarak davacının tüm hafta tatillerinde çalıştığının kabulü ile hafta tatili ücretinin hesaplandığı..." ve "...Davacının hafta tatili ücreti alacağının brüt 42.291,89 TL olduğu, davalı ...Ş.’nin süresinde ileri sürdüğü zamanaşımı defi dikkate alınarak, hafta tatili ücretinin 23.129,78 TL’si ile sınırlı olarak ... A.Ş.’nin diğer davalı... A.Ş. ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu, ... A.Ş.’nin ise hafta tatili ücreti alacağının tamamından sorumlu tutulabileceği..." şeklinde hafta tatili ücreti alacağının kabul edilmesi gerektiğine yönelik gerekçe oluşturulmuşken, yine gerekçe bölümünün son kısmında "...haftada 24 saat kesintisiz dinlenmesi bulunması nedeni ile hafta tatili ücreti talep edemeyeceğinden bu hususlara ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerektiği..." yönünde ibare mevcuttur. Kısa karar ve hüküm fıkrasında ise hafta tatili ücreti alacağına dair davada birden fazla davalı bulunmasına rağmen "davalıdan" tahsiline karar verilmiştir. Sonuç olarak gerekçe bölümünün kendi içerisinde ayrıca kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulmuştur ve infazda tereddüt yaratacak mahiyette karar verilmiştir. Bu hususlar başlı başına bozma sebebidir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA, Bozma sebebine göre davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.