T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1193 KARAR NO : 2025/2297 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/755 KARAR NO : 2024/115 DAVA TARİHİ : 20/09/2022 KARAR TARİHİ : 13/02/2024 DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAİRE KARAR TARİHİ : 12/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/12/2025 İzmir 2. Asliye Ticar…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1193 KARAR NO : 2025/2297 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/755 KARAR NO : 2024/115 DAVA TARİHİ : 20/09/2022 KARAR TARİHİ : 13/02/2024 DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAİRE KARAR TARİHİ : 12/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/12/2025 İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/02/2024 Tarih ve 2022/755 Esas 2024/115 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı avukatı tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; şirketin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından verilen ETS/8949-13/04374 Elektrik Tedarik Lisansı kapsamında ülke genelinde son kullanıcılara elektrik enerjisi satışı faaliyetinde bulunduğunu, şirket ile davalı/ borçlu arasında akdedilen Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi (İkili Anlaşma) kapsamından doğan fatura alacağına istinaden; Merkezi Takip Sistemi 2022/333664 dosya üzerinden davalı/ borçlu aleyhine icra takibi başlatılmış olup işbu takibe davalı/ borçlu tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, itirazın iptali davasını ikame etme zorunluluğunun ortaya çıktığını davalı şirket ile davacı arasında imzalanan 05.10.2021 tarihinde Yüksek Tüketimli Müşterilere Yönelik İkili Anlaşma'nın ("indirimli elektrik sözleşmesi", "Sözleşme") 16.7. Maddesinde "Anlaşmazlıkların çözümünde münhasıran İzmir mahkeme ve icra daireleri yetkilidir" hükmü ile Sözleşme kapsamında çıkacak uyuşmazlıklar için yetkili mahkeme ve icra daireleri yetki sözleşmesi ile belirlendiğini, davalı şirketin işletmesine ait 4010732317 ve *********** abone olan elektrik tesisatları kapsamında şirketten indirimli elektrik aldığını, ekte sunulu 05,10,2021 tarihli yüksek tüketimli müşterilere yönelik ikili anlaşma imzalalandığını, davalının sözleşmeye uygun olarak tüketmiş olduğu elektrik bedelini ödemediğini, davalı tarafın borçlarını ödememesi üzerine alacakları sağlamak için 7155 sayılı aboneliğin sözleşmesinden kaynaklanan para alacaklarına ilişkin takip başlatılması usul hakkında kanun ve ikincil mevzuat hükümlerine uygun olarak 20,03,2022 tarihinde davalı hakkında MTS 2022/333664 .E icra takibinin başlatıldığı, davalının haksız itirazı nedeni ile takibin durduğunu, dosyada görüleceği gibi 38142,12 asıl alacak 974,39 gecikme cezası önceden işlemiş faizi 175,38 TL olmak üzerinden 39.291,89 TL takip başlatıldığını, davalı 30,03,2022 tarihli dilekçesi ile borca itiraz ettiğini, itirazının haksız olduğunu faturalardan görüleceği üzere 4010732317 ve *********** nolu abonelik kapsamında Ocak Şubat dönemine ait çıkartılan faturalar ödenmediğini, taraflarca sözleşmede belirtilen orana uygun olarak sözleşmenin 7,3 maddesi kapsamında belirlenen yıllık 31,2 oranında faiz işletildiğini, davalının itirazı üzerine, işbu dava açılmadan önce, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5/A maddesi uyarınca, İzmir Arabuluculuk Bürosuna başvurulmuştur. Yapılan görüşmede davalı-borçlu ile anlaşma yapılamaması nedeniyle ekte sunduğumuz 29.04.2022 tarihli 2022/49391 Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Anlaşmama Son Tutanağın düzenlenmiş olduğunu, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı taleplerinin bulunduğunu, İcra ve İflas Kanunu 257. maddesi uyarınca, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, borçlunun merkez , şube ve temin edilecek tüm adreslerinde menkul haczi ve muhafazası için ihtiyati haciz kararı verilmesi verilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT : Davalı avukatı tarafından verilen yanıt dilekçesinde özetle; şirket ile arasında elektrik tedarikine istinaden bir sözleşme imzalanmış ise de imzalanan sözleşme davacı tarafça ibraz edilmediğini, dilekçe ekinde sunulan sözleşmedeki imzanın kendilerine ait olmadığını, davacı tarafça taraflar arası abonelik ilişkisini ispatlayan veya şartları ortaya koyan davalı tarafından imzalanan sözleşme ibraz edilmediğini, davacı tarafça sözleşme süresinden önce feshedilmiş, teminat mektubu haksız yere paraya çevrilmiş ve sözleşme süresinden önce feshedilerek şirketin mağdur edildiğini, şirket bir akaryakıt istasyonu işletmekte olup elektriğin ticaretinin devamlılığı için temel unsur olduğu göz önüne alındığında faturalarını ödememiş olması düşünülemeyeceğini, tüketim birim fiyatları davacı tarafından tek taraflı olarak değiştirildiğinden fatura bedelleri ancak burada sağlayıcı konumunda olan davacı taraf bu yetkisini kötüye kullanıp şirkete mağduriyet yaşattığını,dava dilekçesinde alacağın varlığının hangi yıl veya aya, hangi sözleşme maddesine dayalı olduğunun bildirilmediği, yapılan icra takibinde keza bu yönde herhangi bir dayanak belge sunulmadığını, davacı taraf takip tarihinden önce şirketi temerrüte düşürmediğinden faiz talep etmesi mümkün olmadığını, takibe konu alacak likid alacak olmadığından icra inkar tazminatı talebi hukuka uygun bir nitelik arz etmediğini, görev itirazının kabulüne, esas yönünden haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, haksız ve kötü niyetli icra takibi yapan davacı alacaklı aleyhine İcra İflas Kanunu 67 /2 maddesi kapsamında %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; davanın kabulü ile; davalı/borçlunun İzmir Merkezi Takip Sistemi'nin 2022/333664 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın, iptali ile takibin devamına, davalının sorumlu olduğu 39.291,89 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatı olan 7.858,378-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiştir. İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN: Davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı avukatı tarafından verilen istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle; -uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmekte olduğunu, -imzaya itiraz etmelerine rağmen imza incelemesi yapılmadığını, -dilekçe ekinde sunulan sözleşmedeki imzanın kendilerine ait olmadığını, -davacı tarafça taraflar arası abonelik ilişkisini ispatlayan veya şartları ortaya koyan davalı tarafından imzalanan sözleşme ibraz edilmediğini, sözleşmedeki imzanın şirket yekilisine yada yetkilendirdiği kişiye ait olmadığını, -davacı tarafça sözleşme süresinden önce feshedilmiş, teminat mektubu haksız yere paraya çevrilmiş ve sözleşme süresinden önce feshedilerek şirketin mağdur edildiğini, -tüketim birim fiyatları davacı tarafından tek taraflı olarak değiştirildiğini, -davacı tarafça sözleşmenin süresinden önce feshedildiği anlaşıldığı anda kesmiş oldukların cezai şartın iadesi için şirkete mail atıldığını, davacı yanın bu tutumu bile sözleşmeyi haksız yere feshettiğini ispatladığını, -ticari defterlerin usulüne uygun olarak incelenmediğini, -mahkemeye ibraz edilen sözleşmenin şirket yetkilisince imzalanmadığını, bu sözleşmeye dayalı alacak talebinde bulunulamayacağını, -taraflar arasında hesap mutabakatının sunulmadığını, -kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı taraf takip tarihinden önce şirketi temerrüde düşürmediğinden faiz talep etmesinin mümkün olmadığını, -takibe konu alacak likid alacak olmadığından icra inkar tazminatı talebi hukuka uygun bir nitelik arz etmediğini, -davacı tarafa verilen teminat mektubu paraya çevrilmiş ve bir kısım ödeme yapıldığını, davacı tarafça bu ödeme borçtan düşülmeden takip başlatılması itirazın haklı olduğunu gösterdiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, fatura bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali davasıdır. Davacı vekili, taraflar arasındaki iki adet abonelik sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme kapsamında düzenlenen 2022 yılı 1 ve 2. Aylara ilişkin fatura bedellerinin ödenmediğini iddia etmektedir. Davalı vekili, sözleşmelerde yer alan imzaların müvekkili temsilcisine ait olmadığını, davacı tarafından sunulan hizmete ilişkin müvekkilinin borcunun bulunmadığını, davacı tarafın sözleşmeyi süresinden önce feshettiğini ve teminat mektubunu haksız yere paraya çevirdiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı vekili sözleşmelerde yer alan imzayı inkar etmiş ise de, dosyaya celp edilen ve takibe dayanak yapılmayan ve takip tarihinden önce davalı tarafça herhangi bir itiraz olmaksızın yapılan faturalar ile bu faturalara ilişkin ödemeler birlikte değerlendirildiğinde davalı tarafın davacıdan elektrik hizmeti aldığı sabit olduğundan yerel mahkemece ayrıca imza incelemesi yaptırılmamasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. Kaldı ki cevap dilekçesi ve bilirkişi raporlarına karşı yapılan itirazlarda davalı vekili müvekkili tarafından verilen teminat mektubunun haksız olarak nakde çevrildiğini belirttiğinden taraflar arasında elektrik aboneliğine ilişkin davacı vekili tarafından sunulan sözleşmeler kapsamında süregelen ticari ilişkinin varlığı da sabittir. Aksi düşüldüğünde imza inkarının savunulduğu sözleşmeler kapsamında davalı tarafça teminat mektuplarının davacıya verilmesi de hayatın olağan akışına uygun düşmemektedir. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olayda; Davacı vekili abonelik sözleşmeleri kapsamında davalının 4 adet fatura bedelini ödemediğini iddia etmekte, davalı vekili ise ödenmeyen borcun bulunmadığını ve sözleşmelerde yer alan imzaların müvekkili şirketin temsilcisine ait olmadığını savunmaktadır. Yerel mahkemece celp edilen kayıtlara ve davalı tarafın sunduğu dilekçelere göre takibe konu edilmeyen faturalar dışındaki dönemlere ilişkin tüketilen enerji bedellerinin bankalar vasıtasıyla davalı tarafça ödendiği, davalının davacıya sözleşme kapsamında teminat mektubu verdiği görüldüğünden, taraflar arasında geçerli bir sözleşmenin bulunduğu; Sözleşmelerin 7.3 maddesinde de faturalara süresi içerisinde ödeme yapılmaması halinde 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun' un 51. Maddesinde göre belirlenen aylık orana bir puan ileve edilmesi ile bulacak oranda gecikme faizi ve KDV' nin uygulanacağı hususu açıkça belirtilmiş olup, HMK' nun 266. Maddesine göre alınan bilirkişi raporunda takibe konu fatura bedellerinin tarife tablosuna ve endeks dökümü toplamlarına göre doğru hesaplandığı, faturaların ödendiğine yönelik delilin sunulmadığı, faturalarda yer alan tüketimin yapılmadığına ilişkin savunmanında bulunmaması karşısında, davacının faturalarda yer alan bedeller yönünden alacaklı olduğu anlaşılmakla; Yerel mahkemece davanın kabulüne, kabul edilen bedel faturaya dayandığından alacak belirlenebilir ve likit olmakla icra inkar tazminatına hükmedilmesinde herhangi bir isabetsizlik yoktur. Bu nedenle 6100 sayılı HMK 353-1-b-1 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/02/2024 Tarih ve 2022/755 Esas 2024/115 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olmakla davalı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/(1)-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından alınması gereken 2.684,02 TL istinaf karar harcından davalı tarafından yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile kalan 2.256,42 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 12/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.