T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA N : 2025/1355 Esas KARAR NO : 2026/468 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/02/2025 NUMARASI : 2022/94 Esas, 2025/130 Karar DAVA: İtirazın İptali - Kayıt Kabul (İİK. 235) KARAR TARİHİ: 02/04/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekç…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA N : 2025/1355 Esas KARAR NO : 2026/468 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/02/2025 NUMARASI : 2022/94 Esas, 2025/130 Karar DAVA: İtirazın İptali - Kayıt Kabul (İİK. 235) KARAR TARİHİ: 02/04/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı firmanın müvekkili bankanın Pendik Ticari Şubesi ile imzaladığı 11.11.2013 tarihli 10.000.000 TL'lik kredi sözleşmesi uyarınca kredi kullandığını, kredi borcunun zamanında ödememesi üzerine Kartal 15. Noterliği'nin 05.03.2015 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesinin keşide edildiğini ve borcun ödenmemesi üzerine de davalı hakkında İstanbul 9. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız haciz yoluyla takip yapıldığını, takibe davalı tarafça, ödeme emrinde belirtilen alacak tutarının esasen 5.669.043 TL olması gerekirken 5.747.007 TL olarak yazılmış olduğundan bahisle borç aslına kısmi itiraz edildiğini, ayrıca faizin hatalı tespit edildiği iddiası ile faize ve faiz oranına da itiraz edildiğini, itiraz nedeniyle takibin durduğunu belirterek davalının takibe kısmi itirazının iptali ile takibin devamına ve %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takipte talep edilen asıl alacak tutarının bir kısmı ödenmiş olduğundan, davacının ödenmiş kısım için dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, müvekkilinin icra takibinden habersiz olarak 09.04.2015 tarihinde 30.000 USD (77.964,00 TL) geri ödeme yaptığını, kısmi itirazın nedeninin bu kısmi ödeme tutarı olduğunu, talep edilen faizin de kanuni düzenlemelere göre fahiş olduğunu, yasal düzenlemelere aykırı sözleşme hükümleri ile faiz talep edilmesine taraflarınca haklı olarak itiraz edildiğini belirterek davanın reddine, davacı aleyhine %20' den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; dosya kapsamına alınan icra takip dosyası, kredi sözleşmesi ve ihtarname üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, 15/03/2017 tarihli bilirkişi raporunda, davalının bankadan kullandığı nakit döviz kredisi hesabı nedeniyle bankaya borçlu bulunduğu, yıllık %48,48 oranındaki temerrüt faiz oranının kredi sözleşmesi hükümlerine uygun bulunduğu, borç miktarının takip tarihi itibarı ile 5.747,007 TL asıl alacak, %48,48 oranında 20.351,56 TL temerrüt faizi ve 1.017,58 TL faizin %5 BSMV olmak üzere toplam 5.768,376,14 olduğu, takip tarihinden sonra 13/04/2015 tarihinde kredi hesabına 30.000,00 USD (77.964,00 TL) ve icra dosyasına 13/08/2016 tarihinde 206.874,11 TL geri ödemeler yapıldığı, davalının itiraza konu borç olan 77.964,00 TL yi icra takip tarihi ile dava tarihi olan 27.07.2015 tarihleri arasında 13.04.2015 tarihinde ödendiği gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, davalı yararına 15.592,80 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İSTANBUL BAM 13. HUKUK DAİRESİ'NİN 29/09/2021 TARİHLİ 2020/1687 E. 2021/1288 K. SAYILI KALDIRMA İLAMI Mahkemece, öncelikle davacının faiz ve faiz oranına yapılan itirazın iptali talebi yönünden eksik harcın ikmali için gerekli işlemleri yapılması, sonra, itiraz üzerine duran takipte davalı borçlunun takipten sonra davadan önce yaptığı 30.000,00 USD (77.964,00 TL) kısmi ödemenin TBK 100. maddesine göre öncelikle faiz ve masraflara mahsubu ile bakiye kalması halinde asıl borçtan düşülerek buna göre davacı alacaklının takipte talep edebileceği asıl alacak miktarının (fer'ileri ile birlikte) bilirkişi raporu ile tespit edilip, davalının talep edilen faiz ve faiz oranına itirazı da değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmiştir. KALDIRMA İLAMI SORASINDA İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; denetime elverişli anılan ek raporun hükme esas alındığı, takip tarihi itibariyle davacının takip konusu tutar olan 5.747.007,00 TL yi aşacak şekilde 5.768.376,14 TL alacağı olduğu, taleple bağlılık ilkesi gereği talebi aşan kısım dikkate alınmadan talep edilen 5.747.007,00 TL tutarda davacının takip tarihinde alacağının olduğu, bu nedenle takip tutarının 77.964,00 TL tutarına davalının yaptığı kısmi itirazın yerinde olmadığı, 27.07.2015 olan dava tarihinden sonra davalının 13.04.2018 tarihinde iflas ettiği, iflas kararının kesinleştiği, davacının takip konusu tüm alacağa ilişkin kayıt kabul talebinin iflas masası tarafından kısmen kabul edildiği, kabul edilmeyen tutarın dava konusu tutardan fazla olduğu, davacının takip tarihi itibariyle davalı müflisten 77.964,00 TL ana para alacağının, iflas tarihi olan 13.04.2018 tarihine kadar işlemiş olan 46.435,82 TL faiz alacağının ve 2.321,79 TL BSMV ve dava konusu tutara isabet eden ve mahkemece hesaplanan takip vekalet ücreti ve masraf payı olmak üzre toplam 19.577,79 TL alacağının bulunduğu, böylelikle iflas tarihi itibariyle toplamda 146.299,40 TL davacı alacağının olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacının İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas ( ... Esas Yeni) sayılı dosyasından, davalının itiraz ettiği tutar yönünden 77.964,00 TL asıl alacak, 46.435,82 TL iflas tarihine kadar işlemiş faiz, 2.321,79 TL BSMV ve 19.577,79 TL takip vekalet ücreti ve masraf payı olmak üzre toplam 146.299,40 TL davacı alacağının müflis davalı ... Anonim Şirketinin İstanbul 2. İflas müdürlüğü ... İflas numaralı dosyasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına karşı müvekkilinin yapmış olduğu itiraza konu borç olan 77.964,00 TL nin icra takip tarihi ile dava tarihi olan 27.07.2015 tarihleri arasında (13.04.2015 tarihinde) ödendiğinden davacının davasının hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, itirazın kaldırılmasına konu edilen tutarın zaten ödendiğini, bu tutar yönünden artık itirazın kaldırılmasının hukuki bir değerinin ve davacı yönünden de maddi bir karşılığının bulunmadığını, dava konusu edilen tutara davacının dava tarihi itibariyle zaten ulaştığını, ayrıca davacının hukuki yararın varlığının kabul görmesi halinde dahi, davacı tarafından davaya konu edilen kısmın, itiraz ettikleri faiz miktarını kapsamadığından bu itiraz ile ilgili bir hüküm kurulamayacağını, davacı tarafından davaya konu edilen kısmın, müvekkili davalı tarafından davadan önce yapılan kısmi ödemeye konu tutar olduğunu, gerek icra takibine yapılan itirazda gerek yargılama aşamasında davacının talep ettiği fahiş faize ve faiz oranına yapmış oldukları itirazları baki kalmak üzere davalının davanın görülmesinde faize ilişkin itirazının incelenmesi bakımından hukuki yarar bulunduğu yönündeki itirazının açıkça kendi talebi ile çelişkili olduğunu, davacı alacaklının, davayı açtığı aşamada davaya konu ettiği tutarın müvekkili davalı tarafından ödendiğinden haberdar olmasına rağmen ödenen kısmı dava konusu yaptığını, bu nedenle davacının icra takibi yapmakta ve davayı açmakta kötü niyetli olduğundan aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Yargılama sırasında davalı şirket iflas ettiğinden dava kayıt kabul davasına dönüşmüştür. Mahkemece, yukarıda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olup karara karşı davalı iflas idaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafça 07.04.2015 tarihinde başlatılan icra takibi ile 5.747.007,00 TL'si asıl alacak olmak üzere 20.351,56 TL temerrüt faizi ve 1.017,58 TL faizin %5 BSMV olmak üzere toplam 5.768,376,14 TL alacağın davalı tarafça ödenmesi talep edilmiş, davalı tarafça takipten sonra davadan önce 13.04.2015 tarihinde kredi hesabına 30.000 USD (77.964,00TL) ödeme yapılmış, yine dava tarihinden sonra 27.07.2015 tarihinde icra dosyasına 13.08.2016 tarihinde 206.874,11 TL ödeme yapılmıştır. İş bu dosyada davacı tarafça, davalının icra takip dosyasında talep ettiği asıl alacak miktarı 5.669.043,00 TL olması gerekirken 5.747.007,00 TL olarak talep edildiği belirtilerek asıl alacağa 77.964,00 TL bedel yönünden kısmi itiraz edildiği, ayrıca bu kısmi itiraza bağlı olarak faize ve faiz oranına da itiraz edildiği, borca itiraz üzerine takibin durduğu, icra dosyasında itirazın davacı alacaklıya tebliğ edildiğine dair bir belge bulunmadığı, bu tespite göre eldeki davanın yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, başlangıçta 77.964,00 TL dava değeri üzerinden davalının itirazlarının iptaline karar verilmesinin talep edildiği, daha sonra mahkemece kaldırma ilamı gereğince işlemiş faiz yönünden de davacıya harç ikmal ettirilerek yargılamaya devam edildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi tarafından düzenlenen 15.03.2017 tarihli kök raporda; davalı asıl Borçlu ... A.Ş firmasının bankadan kullanılan nakit döviz kredisi hesabı nedeniyle borçlu bulunduğu, davacı Bankanın yıllık 48,48 oranındaki temerrüt faiz oranının taleple bağımlı olarak kredi sözleşmesi hükümlerine uygun bulunduğu, davalı asıl Borçlu ... AŞ firmasının 100002 referans no.lu döviz kredisi borcuna itirazının iptalinin 07.042015 takip tarihi itibariyle; taleple bağımlı bir şekilde 5.747.007,00 TL asıl alacak, yıllık %48,48 oranından 20.351,56 TL temerrüt faizi ve 1.017,58 TL faizin %5'i BSMV olmak üzere 5.768.376,14 TL toplam alacaktan borçlu kabulünde bulunulan miktarın tenzili ile (5.768.376,14 - 5.669.043,00) = 99,333,14 TL kısmi alacak tutarı üzerinden yapılması gerektiği, 5.747.007,00 TL asıl alacak tutarına 07.04.2015 takip tarihinden itibaren yıllık %48,48 temerrüt faizi ve faizin %5'i BSMV talep edilebileceği yönünde görüş bildirilmiştir. Farklı bilirkişi tarafından düzenlenen 14.07.2022 tarihli raporda; davacı temlik eden bankanın davalı asıl borçlu firmadan 07.04.2015 takip tarihi itibarıyla 5.747.007,00 TL asıl alacak, 20.351,56 TL işlemiş faiz alacağı ve 1.107,58 TL BSMV olmak üzere toplam 5.768.376,14 TL takip alacağı olduğu, davalı asıl borçlunun kısmi itirazının yerinde olmadığı, takipten sonra 13.04.2015 tarihinde yapılan 30.000,00 USD karşılığı 79.392,00 TL tahsilat sonucunda ise 27.07.2015 dava tarihindeki davacı alacağının ise 6.589.624,27 TL olduğu, alacağın 5.737.741,75 TL’lik asıl kısmına tahsile kadar yıllık %48,48 temerrüt faizi isteminin yerinde olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.Başka bir bilirkişi tarafından düzenlenen 01.11.2024 tarihli kök raporda; davacının dava tarihi itibariyle 5.739.169,75 TL asıl alacak, 811.518,60 TL temerrüt faizi ve 40.575,93 TL BSMV olmak üzere toplam 6.591.264,28 TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.Başka bir bilirkişi tarafından düzenlenen 29.01.2025 tarihli bilirkişi ek raporda; davacının takip tarihi itibarıyla taleple bağlılık ilkesi gereğince 5.747.007,00 TL asıl alacak, 20.351,56 TL işlemiş faiz ve 1.107,58 TL BSMV olmak üzere toplam 5.768.376,14 TL alacağı olduğu, davacının iflas tarihi itibariyle 5.739.169,75 TL asıl alacak, 827.3685,50 TL temerrüt faizi ve BSMV 413.684,27 TL olmak üzere toplam alacağının 14.426.539,52 TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.Dosya kapsamında alınan tüm bankacı bilirkişi raporlarında, kredi sözleşmesine göre davacının yıllık %48,48 temerrüt faizi talep edebileceği ve davacının işlemiş faiz talebinin taleple bağlı olarak yerinde olduğu tespit edilmekle davalının bu hususlara yönelik itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Davalı tarafından takip tarihi ile dava tarihi arasında ödeme yapıldığı ileri sürülerek asıl alacak miktarına ve işlemiş faiz miktarına kısmi itirazda bulunulduğu gibi ayrıca faiz oranına da icra takibinde itiraz edildiği, takipten sonra dava tarihinden önce 13.04.2015 tarihinde yapılan 30.000,00 USD karşılığı 79.392,00 TL ödemenin her iki tarafında kabulünde olduğu, bu tespitlere göre kısmi itiraz üzerine duran takipte davalı borçlunun takipten sonra davadan önce yaptığı 30.000,00 USD (77.964,00 TL) kısmi ödemenin TBK 100. maddesine göre öncelikle faiz ve masraflara mahsubu ile bakiye kalması halinde asıl borçtan düşülerek buna göre davacı alacaklının takipte talep edebileceği asıl alacak miktarının (fer'ileri ile birlikte) tespiti gerektiğinden davacının dava açmakta hukukî yararının bulunduğu kanaatine varılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Öte yandan davalı tarafça, borca itiraz dilekçesinde açıkça asıl alacak miktarına ve işlemiş faiz miktarına kısmi itirazda bulunulduğu gibi ayrıca faiz oranına da itiraz edildiğinden davalı tarafın borca itirazlarının faiz miktarını kapsamadığı yönündeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.İİK'nın 195. maddesi uyarınca, iflas tarihine kadar işleyen temerrüt faizleri, icra masrafları ile icra vekalet ücretinin masaya kaydı gerekecektir. Bu durumda, iflas nedeniyle kayıt kabul davasına dönüşen davada, mahkemece yapılan tüm ödemeler de gözetilerek yapılan hesaplama neticesinde yukarıda yazılı şekilde davacı alacağının masaya kayıt kabulüne karar verilmesi isabetli olmuştur. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/94 Esas, 2025/130 Karar sayılı ve 24/02/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.02/04/2026