T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/632 - 2025/1619 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/632 KARAR NO : 2025/1619 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/12/2023 (G.Karar) - 27/12/2023 (Ek Karar) NUMARASI : 2023/543 Esas - 2023/700 Karar DAVACI : GÜB…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/632 - 2025/1619 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/632 KARAR NO : 2025/1619 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/12/2023 (G.Karar) - 27/12/2023 (Ek Karar) NUMARASI : 2023/543 Esas - 2023/700 Karar DAVACI : GÜBRE FABRİKALARI TÜRK ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1-OCTA PETROL DEPOLAMA SANAYİ VE TİC. A.Ş. ... VEKİLİ : Av. ... 2-KOCAELİ İFLAS İDARESİ (2021/2 İflas Dosyası) - Kocaeli İcra Dairesi İzmit/KOCAELİ İFLAS İDARE MEMURLARI : 1 -... : 2 -... : 3 -... DAVA TÜRÜ : Sıra Cetveline İtiraz DAVA TARİHİ : 28/07/2021 KARAR TARİHİ : 09/10/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 05/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İran İslam Cumhuriyeti Özelleştirme İdaresince Razi Petrochemical Co. Unvanlı şirketin hisselerini özelleştirme yolu ile satın alınmasına ilişkin ihaleyi müvekkili, dava dışı Tabosan şirketi, dava dışı Asya Gaz Enerji şirketi ve dava dışı Şakayeg Saze Rengin şirketlerinden oluşan ve konsorsiyum ile İpo arasında hisse devri sözleşmesi imzalandığını, bu ihale karşılığında İPO'ya yapılacak peşin ödemesi için Türkiye Halk Bankası ve Türkiye Vakıflar Bankası ile 20.000.000,00 Euro'su Tabosan'a, 20.000.000,00 Euro'su Asya Gaz'a ve 40.000.000,00 Euro'su müvekkiline ait olmak üzere toplam 80.000.000,00 Euro tutarında kredi sözleşmeleri imzalandığını, dava dışı tabosan ile kredi veren kuruluşlar arasında 2008 yılında mezkur kredi sözleşmesi uyarınca Tabosan 20.000.000,00 Euro'luk kredi borcu altına girdiğini, 1410/2011 tarihinde 2.764.708,14 Euro Gübretaş tarafından kefil sıfatıyla Tabosan yerine Vakıfbank'a ödeme yapıldığını, bu ödeme sebebiyle oluşan alacak iflas idaresi tarafından 445 nolu sıraya kaydedildiğini, müvekkili tarafından henüz tahsil edilmediğini, 11/04/2012 tarihinde 1.337.347,07 Euro ve 1.337.347,07 Euro olmak üzere iki ayrı ödeme Gübretaş tarafından kefil sıfatıyla Tabosan yerine Vakıfbank'a ödeme yapıldığını, 29/06/2012 tarihinde 4.523.452,27 Euro Gübretaş tarafından keşfil sıfatıyla Tabosan'ın yerine Vakıfbank'a ödeme yapıldığını, 29/06/2012 tarihinde 10.536.076,68-TL Gübretaş tarafından kefil sıfatıyla Tabosan'ın yerine Vakıfbank'a ödeme yapıldığını, 09/07/2012 tarihinde 27.358.035,163 İran Riyalı Tabosan'ın İpo'ya olan taksitleri geç ödemesi sebebiyle yapılan gecikme cezası tutarı olduğunu beyan ederek Kocaeli İflas müdürlüğünün 2021/2 iflas sayılı dosyasında tanzim edilen 01/07/2021 tarihli bilirkişi raporunun ekinde yer alan sıra cetvelinde 5. Sırada yer alan ve iflas müdürlüğü tarafından kabul edilen davalı Octa Petrol Depolama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 5.059.787,83-TL asıl alacak ve 1.843.636,42-TL faiz alacağına ilişkin kaydının İİK'nın 235. maddesi uyarınca sıra cetvelinden terkinine ve yeniden sıra cetveli düzenlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı iflas idaresi vekili cevap dilekçesinde özetle; müflis Gita şirketi iflas idaresi ilk sıra cetveli 07/03/2011 tarihinde Özgür Kocaeli gazetesinde yayınlandığını, ayrıca 07/04/2011 tarih ve 7789 sayılı Türkiye ticaret sicil gazetesinin 231 sayfasında da yayınlandığını, bu cetvele göre CFSİT İNC'in alacağı kabul edilerek 4. Sıraya kayıt edildiğini ve bu sıra cetveline herhangi bir şekilde itiraz olmadığından CFSİT İNC'in alacağı 5.059.787,83-TL olarak kesinleştiğini, iflas masası tarafından hazırlanan ve yayınlanan ilk sıra cetvelinde davacının yer almadığı gibi, ilk sıra cetvelinin yayınlandığı tarihte davacı tarafından iflas masasına yöneltilmiş herhangi bir alacak kayıt dilekçesi bulunmadığını beyan ederek davanın süresinde açılmamış olması nedeniyle süreden reddine, aksı takdirde davacının iflas massından talep etmiş olduğu alacak tutarı masada bloke edildiğinden HMK 114/1-H ve 115/2 maddeleri uyarınca hukuki yarara ilişkin dava şartı noksanlığından reddine, dava edilen alacak kesinleşmiş icra takibine dayalı ve 2011 yılında yayınlanan sıra cetveli ile kesinleşen alacak olduğundan her halükarda davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Octa Petrol Depolama Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava süresinde açılmadığından davanın esasına girilmeden süreden reddine, davacının davada hukuki yararı bulunmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, müvekkili şirketin alacağı gerçek ve kesinleşmiş olan icra takibine dayalı bir alacak olduğundan her halükarda haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın konusu kalmadığından davanın REDDİNE ... " karar verilmiştir. Davacı vekili 22/12/2023 tarihli tavzih dilekçesi ile; mahkemenin 13/12/2023 tarihli kararı ile davanın konusu kalmadığından davanın reddine karar verildiğini, davanın konusuz kaldığının taraflarınca kabulünde olması ile birlikte davanın reddine değil, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini beyan ederek 13/12/2023 tarihli kararının "davanın konusu kalmadığından davanın reddine" ibaresinin "davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince 27/12/2023 tarihli ek karar ile; " ... Tavzih talebinin REDDİNE ..." karar verilmiştir. Bu kararlara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; huzurdaki dava bakımından 05.12.2023 tarihli beyanımızda ifade edildiği ve yerel mahkeme tarafından verilen kararda isabet edildiği üzere davacı davacı şirkete iflas masası tarafından yapılan ödeme ile dava konusuz kaldığını, bu noktada mahkeme tarafından yapılması gereken “davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına" dair bir karar tesis etmesiyken “davanın reddine” karar vermesi hukuka aykırılık teşkil ettiğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalılar tarafından, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/12/2023 Tarih - 2023/543 Esas - 2023/700 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; hukuki niteliği itibariyle 2004 sayılı İİK'nın 235. maddesine göre sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; İran İslam Cumhuriyeti Özelleştirme İdaresince Razi Petrochemical Co. Unvanlı şirketin hisselerinin özelleştirme yolu ile satın alınmasına ilişkin ihaleyi davacı, dava dışı Tabosan şirketi, dava dışı Asya Gaz Enerji şirketi ve dava dışı Şakayeg Saze Rengin şirketlerinden oluşan konsorsiyumun kazındığı, ihalenin kazanılması sonrasında İpo ile hisse devri sözleşmesi imzalandığı, kazanılan ihale karşılığında İPO'ya yapılacak ödeme için Türkiye Halk Bankası ve Türkiye Vakıflar Bankası ile ihaleyi kazanan tarafta yer alan Tabosan şirketi tarafından 20.000.000,00 Euro, Asya Gaz şirketi tarafından 20.000.000,00 Euro ve 40.000.000,00 Euro'su davacıya ait olmak üzere toplam 80.000.000,00 Euro tutarında kredi sözleşmeleri imzalandığı, dava dışı Tabosan ile kredi veren kuruluşlar arasında 2008 yılında mezkur kredi sözleşmesi uyarınca Tabosan şirketinin 20.000.000,00 Euro'luk kredi borcu altına girdiği,14/10/2011 tarihinde 2.764.708,14 Euronun davacı tarafından kefil sıfatıyla Tabosan yerine Vakıfbank'a ödendiği, bu ödeme sebebiyle oluşan alacak iflas idaresi tarafından 445 nolu sıraya kaydedildiği, yine davacı tarafından 11/04/2012 tarihinde 1.337.347,07 Euro ve 1.337.347,07 Euro olmak üzere iki ayrı ödemenin de aynı şirketin kredi borcu için Vakıfbank'a ödendiği, aynı şekilde 29/06/2012 tarihinde de 4.523.452,27 Euro tutarında kredi borcunun davacı tarafından Tabosan şirketi yerine Vakıfbank'a ödendiği, 29/06/2012 tarihinde 10.536.076,68-TL'nin davacı tarafından kefil sıfatıyla Vakıfbank'a ödendiği, son olarak ta 09/07/2012 tarihinde 27.358.035,163 İran Riyalının Tabosan'ın İpo'ya olan taksitleri geç ödemesi sebebiyle yapılan gecikme cezası tutarı ödemesinin yapıldığı belirtilerek, Kocaeli İflas müdürlüğünün 2021/2 iflas sayılı dosyasında tanzim edilen 01/07/2021 tarihli bilirkişi raporunun ekinde yer alan sıra cetvelinde 5. sırada yer alan ve iflas müdürlüğü tarafından kabul edilen davalı Octa Petrol Depolama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 5.059.787,83-TL asıl alacak ve 1.843.636,42-TL faiz alacağına ilişkin kaydının İİK'nın 235. maddesi uyarınca sıra cetvelinden terkinine ve yeniden sıra cetveli düzenlenmesine karar verilmesi için eldeki davanın açıldığı, ilk derece mahkemesince açılan davanın hak düşürücü sürenin aşılması nedeniyle reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 28/09/2023 tarih 2022/1327 esas 2023/1444 karar sayılı kararı ile; " ... Eldeki davada, ilk derece mahkemesince; davacı şirkete ek sıra cetvelinin 17/02/2021 tarihinde tebliğ edildiği, basın ilan kurumunda 15/02/2021 tarihinde ilan edildiği, sıraya itirazların ilandan itibaren 7 gün içinde icra mahkemesine itiraz edilmediği gibi 15 günlük içerisinde Asliye Ticaret Mahkemesine de itiraz edilmemiş olduğu, ek sıra cetvelinin tebliğinden itibaren 15 günlük yasal süre içerisinde de davanın açılmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacıya 18/07/2021 tarihinde iflas idaresi tarafından tebliğ edilen ekinde pay cetvelini içerir bilirkişi raporu ve idare üyeleri kararı bulunan belgenin tebliğinden itibaren 15 günlük yasal süre içinde davanın açılmış olduğu; ancak 18/07/2021 tarihinde davacı şirkete tebliğ edilen belgeler ek sıra cetveli niteliğinde olmadığından ek sıra cetveli düzenlenip kesinleştikten sonra davacı tarafın sıra cetveline itiraz hakkını kullandığı, İİK 235. maddesindeki sürelerin hak düşürücü süre olduğundan, taraflarca ileri sürülmese dahi mahkemece resen göz önünde tutulan süreler olduğundan davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından bahisle davanın reddine şeklinde karar verilmişse de verilen kararın isabetli olduğundan söz edilemez. İİK'nın 234/1 maddesi; "iflas idaresi sıra cetvelini iflas dairesine verir ve alacaklıları 166. maddenin 2. fıkrasındaki usule göre ilan yoluyla haberdar eder" hükmünü, İİK'nın 235/1 maddesinin ilk iki cümlesi; "sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223. maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur" hükmünü içermektedir. İİK'nın 234/2 madde hükmü uyarınca yapılan tebligat bilgi verme mahiyetinde olup, dava açma süresi bu tebligat ile başlamaz. Bu madde hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, iflas, sıra cetveline itiraz davaları süreye tabi olup, bu süre kural olarak sıra cetvelinin İcra ve İflas Kanunu'nun 166. maddesinde gösterilen usulde ilanından itibaren işlemeye başlar. Eğer davacı aynı Kanun'un 223. maddesine göre tebliğe elverişli adres gösterir ve gerekli masrafı avans olarak yatırırsa, süre kendisine yapılan tebliğden itibaren hesaplanır (Yargıtay 23. H.D. 2017/687 K.). Eldeki davada, yukarıda verilen ilk derece mahkemesi kararı ve verilen genel bilgiler ışığında yapılan incelemede; ilk derece mahkemesince verilen kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı yanılgılı kanaatle verildiği anlaşılmıştır. Eldeki davada, davacı tarafın talebinin, dava dışı Tabosan şirketine bu şirketinde dahil olduğu konsorsiyum tarafından İran Ülkesinde olan Gübre Fabrikasının satın alınması sürecinde konsorsiyum üyelerinin kullandığı kredilere kefil olması ve bu kefillikten dolayı yapmış olduğu ödemelerin bu şirketten tahsili için şirketin iflas etmiş olması nedeniyle iflas masasına başvurusu, başvuru sonrası alacağının 445. sıraya yazılması; ancak davalı şirketin müflis şirketten olan alacağının 5. sıraya kaydedilmesi bu nedenle de davalı şirketin sıra cetvelindeki yerinin silinmesi ve yeni bir sıra cetveli tanzimine yönelik olduğu anlaşılmıştır. Eldeki davada, tüm dosya kapsamı incelendiğinde; dosya arasında Kocaeli İflas Müdürlüğü 2021/2 İflas sayılı dosyasında düzenlenen kök ve ek sıra cetvelleri ile pay cetvellerinin davacı tarafa usulüne uygun şekilde tebliğ edilip edilmediğine dair tebligat parçalarının tam ve eksiksiz olarak bulunmadığı ayrıca davacının kanunen yatırması gereken tebligat masraflarını yatırıp yatırmadığının da net olmadığı, son olarak sıra cetveli ilanlarının da bulunmadığı görülmüştür. Gelinen bu aşamada, mahkemece yapılaması gereken iş; Kocaeli İflas Müdürlüğü'nün 2021/2 İflas sayılı dosyasında düzenlenen kök ve ek sıra cetvelleri ile pay cetvellerinin davacı tarafa usulüne uygun şekilde tebliğ edilip edilmediğinin denetlenmesi için tebligat parçalarının tam ve eksiksiz olarak dosyaya kazandırılması ayrıca davacının kanunen yatırması gereken tebligat masraflarını yatırıp yatırmadığının araştırılması ve bu konunun netliğe kavuşturulması, sonrasında düzenlenen sıra cetvellerinin yasada öngörülen ilanlarının yapılıp yapılmadığının araştırılması ve tüm bu işlemlerden sonra oluşacak kanaate göre eldeki dava hakkında olumlu veya olumsuz bir karar vermekten ibaret olmalıdır. ... " şeklindeki gerekçeyle kararın kaldırılmasına karar verildiği, ilk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği, davacı vekilinin tavzih talebinde bulunmasına üzerine bu kez 27/12/2023 tarihli ek karar ile tavzih talebinin reddine karar verildiği ve bu kararla karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. Bilindiği üzere, hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya tarafların birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hakim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir (HMK m. 304-1). Tavzih ise, yeterince açık olmayan veya icrasında duraksama uyandıran yahut birbirine aykırı fıkralar ihtiva eden hükümlerin, açıklanması, tereddüt veya aykırılığın giderilmesi için kararı veren mahkemeye tanınan bir yoldur. Taraflara tanınan hakları yüklenen borçlar tavzih yoluyla sınırlandırılıp, genişletilemez(HMK m. 305/2). Tavzih talebi haklı ise, mahkeme hükmündeki bu kapalılık, açık olmayan hâl, tereddüt ya da çelişkiyi ortadan kaldırır. Ancak, tavzihle hükümde belirtilen haklar ve borçlar sınırlandırılamayacağı gibi genişletilemez ve değiştirilemez (m. 305/2). Bu çerçevede hükmün tavzihine karar veren mahkeme, daha önce unuttuğu bir hususu hükme ekleyemez ya da hükmünü düzeltemez. Zira tavzihin amacı, hükümdeki hatanın düzeltilmesi ya da eksik kalan, unutulan talepler hakkında karar verilmesi değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 331. Maddesi uyarınca, davanın konusuz kalması halinde davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir; ancak yargılama giderleri, davanın açılmasına sebebiyet veren tarafa yüklenir. Somut olayda; davacı tarafın talep ettiği, davanın konusuz kaldığından bahisle eldeki davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yönündeki tavzih talebinin; 13/12/2023 tarihli mahkeme kararındaki "davanın konusu kalmadığından davanın REDDİNE" şeklindeki 1 numaralı hüküm fıkrasının yeterince açık olmaması ve birbiri ile çelişkili anlam içermesi (6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi gereğince, davanın konusuz kaldığında mahkemece esas hakkında karar verilmeyeceği, bunun yerine karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, mahkemece, az önce değinilen hükmün birinci fıkrasında davanın konusu kalmadığından davanın reddine şeklindeki ibarenin, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde tamamlanması gerekirken bunun yapılmamış olması ) nedeniyle tavzih kapsamı içerisinde kaldığı değerlendirilerek buna uygun düşecek şekilde karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde davacının tavzih talebinin reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Öte yandan; Eldeki davada, davacı tarafından 28/07/2021 tarihli dava dilekçesi ile davalı Octa Petrol Depolama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 5.059.787,83-TL asıl alacak ve 1.843.636,42-TL faiz alacağına ilişkin kaydın İİK'nın 235. maddesi uyarınca sıra cetvelinden terkinine ve yeniden sıra cetveli düzenlenmesine karar verilmesi talep edilmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında dosyaya yansıyan beyan sonrasında, davanın konusunun davacıya yapılan ödeme nedeniyle tamamen ortadan kalktığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince verilen 13/12/2023 tarihli karar sonrasında, iş bu mahkeme kararının davacı tarafa 01/01/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından karar tebliğ alınmadan önce 22/12/2023 tarihli dilekçe ile mahkemece verilen kararın tavzihinin talep edildiği, bunun üzerine mahkemece 27/12/2023 tarihinde tavzih talebinin reddine karar verildiği, verilen 27/12/2023 tarihli ek kararın 02/01/2024 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, bunun üzerine davacı vekilince 15/01/2024 tarihli istinaf dilekçesinin mahkemeye sunulduğu, istinaf dilekçesinde, ilk derece mahkemesince verilen 13/12/2023 tarihli karar ile bu karar sonrası talep edilen tavzih kararının reddine yönelik 27/12/2023 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda; dosya kapsamında dava konusu edilen edimin yargılama sürecinde tamamın ortadan kalktığı davacı vekilince sunulan 05.12.2023 beyan dilekçesi ile sabittir. Bu durumda mahkemenin esas hakkında hüküm kurması hukuken mümkün olmadığından, ilk derece mahkemesince, 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi gereğince davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan tüm bu nedenlerle, davacı vekilince 15/01/2024 tarihinde sunulan istinaf dilekçesi göz önüne alındığında , istinaf dilekçesinde talep edilen ve ilk derece mahkemesince verilen 13/12/2023 tarihli karar ile 27/12/2023 tarihli ek karar yönelik yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile mahkemece verilen her iki kararın ayrı ayrı kaldırılmasına, davacı vekilince sunulan 15/01/2024 tarihli istinaf dilekçesinde 13/12/2023 tarihinde ilk derece mahkemesince verilen kararda hüküm altına alınan vekalet ücreti ve yargılama giderlerine karşı herhangi bir istinaf nedeni getirilmediği anlaşıldığından, bu yönde bir karar verilmesinin gerekmediği değerlendirilmiştir. Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle esastan reddine, yerel mahkemenin kararının kamu düzeni gereğince kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE; 2-)Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/12/2023 Tarih - 2023/543 Esas - 2023/700 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA, YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA, a-Konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, b-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 269,85-TL harçtan, peşin alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55-TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları; a-Bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, b-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, c-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davacı taraf üzerinde bırakılmasına, ç-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davacıya iadesine, d-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, e-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine, İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/10/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*