(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2007/3979 E. , 2007/3752 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık ...'nun yargılanması sonucunda, takibe konu alacak miktarı paranın, alım satım gücü karşısında mal beyanında bulunulmasını gerektirecek nitelikte bir borç olmadığından ve suçun unsurları oluşmadığından bahisle beraatine dair İstanbul 10.İcra Mahkemesinin 9.06.2006 tarihli ve 2006/1051-1349 sayılı kararına yönelik itiraz üzerine, itirazın öncelikle…
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2007/3979 E. , 2007/3752 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık ...'nun yargılanması sonucunda, takibe konu alacak miktarı paranın, alım satım gücü karşısında mal beyanında bulunulmasını gerektirecek nitelikte bir borç olmadığından ve suçun unsurları oluşmadığından bahisle beraatine dair İstanbul 10.İcra Mahkemesinin 9.06.2006 tarihli ve 2006/1051-1349 sayılı kararına yönelik itiraz üzerine, itirazın öncelikle hükmü veren mahkemece incelendikten ve itirazla ilgili bir karar verildikten sonra gönderilmesi gerektiğinden bahisle iadesine ilişkin, İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.07.2006 tarihli ve 2006/876 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Tüm dosya kapsamına göre, 2004 sayılı Kanun’un itiraz başlıklı 353. maddesinde “icra mahkemesinin bu bap hükümlerine göre verdiği tazyik ve disiplin hapsine ilişkin kararlara karşı, tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde, yargı çevresinde bulunduğu Ağır Ceza Mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. İcra Mahkemesinin bu bapta yer alan suçlardan dolayı verdiği hükümlerle ilgili olarak 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun kanun yollarına ilişkin hükümlerine uygulanır.” Maddesinden de anlaşıldığı cihetle, icra mahkemesince hükmolunan tazyik, disiplin hapsi kararlarına karşı itiraz olunabileceği, Ceza Muhakemesi Kanunu anlamında itirazın, kural olarak itiraz olunan kararı veren mahkemeye yapılacağı ve ilk inceleme kararı veren mahkemece incelenip, kararın düzeltilebileceği yerinde görmezse itirazı inceleyecek mercie göndermesi gerektiği, İcra ve İflas Kanunu’ndaki usule göre ise, itirazın icra mahkemesine değil Ağır Ceza Mahkemesine yapılıp bu anlamda Ceza Muhakemesi Kanunundaki sistemden ayrıldığı, Ceza Muhakemesi Kanunundaki itiraz kanun yolu, bir suç muhakemesi sonucunda verilen yargı kararları için olduğu, dolayısıyla sistemin Sulh Ceza, Asliye Ceza, Ağır Ceza Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi olarak belirlendiği, buna karşılık İcra ve İflas Kanununda icra mahkemesinin itiraza tabi verdiği kararların dar ve teknik anlamda "suç" karşılığı olan bir yaptırım olmadığı cihetle itirazın konusu hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 30/01/2007 gün ve 4410 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 21/02/2007 gün ve K.Y.B.2007/24965 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: