Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı hastanede alt işverenler nezdinde çalıştığını, 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçtiğini, davacının kadroya geçişi sırasında davalı Kurum ve davacı arasında imzalanan bireysel iş sözleşmesi gereği ücretinin, asgari ücretin %84 oranında fazlası olarak belirlendiğini, ancak 2018 yılından sonraki dönemde bireysel iş sözleşmesinde yazılı oran uygulanmadan e
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı hastanede alt işverenler nezdinde çalıştığını, 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçtiğini, davacının kadroya geçişi sırasında davalı Kurum ve davacı arasında imzalanan bireysel iş sözleşmesi gereği ücretinin, asgari ücretin %84 oranında fazlası olarak belirlendiğini, ancak 2018 yılından sonraki dönemde bireysel iş sözleşmesinde yazılı oran uygulanmadan eksik ücret ödemesi yapıldığını, talep edilen alacaklarla ilgili olarak daha önce Ankara 48. İş Mahkemesinde dava açıldığını ve davanın kabulüne karar verildiğini, bu davadaki taleplerinin ilk davada hüküm altına alınan dönem sonrasına ilişkin olduğunu belirterek fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçen davacının ücretinin tespiti ile fark alacaklara hak kazanıp kazanmadığına ve varsa alacakların hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Somut olayda; davacı vekili ıslah dilekçesinde 2022 yılı ücretinin bilirkişi raporunda yanlış tespit edildiğini ileri sürerek kendilerinin yaptıkları hesaplama doğrultusunda davayı ıslah etmiş, İlk Derece Mahkemesince de ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu kapsamda, davacı vekilince ıslah dilekçesinde yapılan 2022 yılına ilişkin ücret belirlemesinin dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve yukarıda yapılan açıklamaya göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.