T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/766 Esas KARAR NO : 2026/246 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 04/07/2019 NUMARASI : 2018/832 Esas, 2019/721 Karar DAVANIN KONUSU: TAZMİNAT (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) KARAR TARİHİ: 19/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davac…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/766 Esas KARAR NO : 2026/246 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 04/07/2019 NUMARASI : 2018/832 Esas, 2019/721 Karar DAVANIN KONUSU: TAZMİNAT (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) KARAR TARİHİ: 19/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sigortalısına ait makinelerin bulunduğu ... Ltd. Şti.'nin yan binasında yer alan davalıya ait ... ...'da meydana gelen yangının sirayeti ile bina geneli ile sigortalı işyerinde bulunan emtia, demirbaş ve diğer kıymetlerde zarar oluştuğunu, bu kapsamda müvekkilinin 10/03/2017 tarihinde sigortalısına 8.068,00 USD hasar tazminatı ödediğini belirterek fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, 8.068,00 USD'nin 10/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek USD para birimi cinsinden mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi yönünden teminat limiti ile sınırlı olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... A.Ş. (Eski ünvanı: ...A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkete sigortalı diğer davalı şirkete ait işyerinde 30/07/2016 tarihinde yangın meydana geldiğini, sigortalısının kusur ve sorumluluğu halinde, aynı olay nedeni ile birden çok kişinin zarar görmesi nedeniyle poliçede belirlenen sigorta teminatının 3. şahıs zararlarına karşılık garamaten paylaştırılması gerektiğini, borcun ifasının ancak TL olarak talep edilebileceğini, müvekkilinin ancak yasal faizden sorumlu olabileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir. İlk derece mahkemesince tesis edilen 04/07/2019 tarihli karar ile; davacının, sigortalısına ödemeyi yaptığı fiili ödeme tarihi esas alınarak TCMB efektif satış kuruna göre tazminat miktarının 30.280,82 TL olarak hesaplandığı, yapılan garame hesabı ve bu oranın davaya konu rücu talebine oranlanmasıyla davalı sigortacıya yöneltilebilecek tazminat tutarının ise 1.712,86 TL olarak hesaplandığı gerekçeleri ile, davanın kısmen kabulüne, davalı sigorta şirketi 1.712,86 TL'den sorumlu olmak kaydıyla, 30.280,82 TL'nin davalı ... ... isimli şirket için 30/07/2016 tarihinden, davalı sigorta şirketi için ise 10/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Karar yasal süresinde davalı ... A.Ş. (Eski ünvanı: ...A.Ş.) vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dava, sigorta poliçesine dayalı dava dışı sigortalıya ödenen hasar tazminatının davalılardan faizi ile birlikte rücuen tahsili istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. 6100 sayılı HMK'nun 341. maddesinde istinaf yoluna başvurulabilen kararlar gösterilmiştir. Buna göre maddenin 2. fıkrasında, miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu, 3. fıkrasında, alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceği, 4. fıkrasında ise, alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın, istinaf yoluna başvuramayacağı düzenlenmiştir. 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 41. maddesi ile HMK'nun 341. maddesinin 2. fıkrası değiştirilmek suretiyle 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesin hale getirilmiş ve aynı yasanın 44. maddesi ile HMK'ya eklenen ek madde 1 ile de kesinlik sınırı olan 3.000,00 TL'nin her yıl yeniden değerleme oranında artışa tabi olduğu kabul edilmiştir. Kararın verildiği tarih itibariyle yürürlükte olan yasal mevzuata göre parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınacak olup yeniden değerleme sonucunda hüküm tarihi olan 04/07/2019 tarihi itibariyle kesinlik sınırı 4.400,00 TL'ye ulaşmıştır. HMK'nun 352 maddesinde; "Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda; incelemenin başka bir dairece yapılması gerektiği, kararın kesin olduğu, başvurunun süresi içinde yapılmadığı, başvuru şartlarının yerine getirilmediği, başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmediği tespit edilen dosyalar hakkında öncelikle karar verilir. Eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosya incelemeye alınır." hükmü gereğince ön inceleme sonucu karar verilecek dosyalara ait şartlar belirtilmiştir. İstinaf kanun yoluna başvuru olanağı bulunmayan kesin nitelikteki kararlara ilişkin olarak HMK'nun 346/1 maddesi uyarınca mahkemesince bir karar verilebileceği gibi Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebileceği de belirtilmiştir. Bu açıklamalar ve yasal düzenlemelere göre, somut olayda davalı sigorta şirketi aleyhine hükmedilen 1.712,86 TL'nin karar tarihi itibariyle HMK'nun 341. maddesinde belirtilen kesinlik sınırının (4.400,00 TL) altında kalması sebebiyle miktar yönünden karar kesin nitelikte olduğundan davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 341. ve 352. maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerektiğine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf kanun yoluna başvuru talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341/2 ve 352/1-b bentleri gereğince miktar yönünden USULDEN REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı sigorta şirketi tarafından peşin olarak yatırılan 517,12 TL harcın mahsubu ile bakiye 214,88 TL harcın davalı sigorta şirketinden tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı sigorta şirketi tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinden yapılan ön inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352 ve 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.