T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1220 KARAR NO : 2025/2219 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/02/2024 NUMARASI : 2022/824 Esas - 2024/175 Karar DAVACI : ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden …
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1220 KARAR NO : 2025/2219 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/02/2024 NUMARASI : 2022/824 Esas - 2024/175 Karar DAVACI : ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/10/2022 KARAR TARİHİ : 24/12/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 13/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Mesgo Asia Kauçuk San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından davacıya gönderilen ham maddelerdeki ayıbın, makine ve kimya alanlarında uzman bilirkişiler tarafından ham maddelerin bulunduğu adreste ham maddenin bozulması, kullanım süresinin dolması ve bu suretle delillerin zarar görmesi veya yok olması ihtimaline binaen tespitine ilişkin ara karar kurulmasını, davalı ... seri numaralı, 15.04.2022 basım tarihli, 456.901,00.-TL bedelli Kuveyt Türk Bankasına ait, 13.10.2022 tarihli çekten dolayı davalı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığının tespiti, dava konusu çeke ödeme yasağı konulması ile çeke ilişkin icra takibi yapılmasının önlenmesi, çeke dayalı olarak açılacak icra takibinin tedbiren durdurulması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi amacıyla 19.10.2022 tarihinde ikame edildiğini, dava dilekçesi ekinde sunulan delillerden taraflar arasındaki ticari ilişkide tedarik edilen ham maddenin ayıplı olup olmadığı hususunda ihtilaf mevcut olduğunu, bu nedenle davacı yedinde bulunan ham maddenin bir süre sonra bozulma olasılığı olduğu da göz önüne alındığında ham maddenin bilirkişiler tarafından bir an önce incelenmesini, delil tespitine ilişkin ara karar kurulmasını, davacı şirketin yüzme sırasında havuzlarda kullanılan silikon içerikli bone gibi havuz ekipmanlarının üretimi alanında faaliyet gösterdiğini, bu kapsamda ham madde tedariki amacıyla aleyhine tespit istenen davalı ile anlaşıldığını gönderilen ham madde karşılığında davacı ödemeleri nakit olarak yaptığını ve karşılığında aleyhine tespit istenen tarafından fatura düzenlendiğini, davacı imalatta kullanabilmesi için aleyhine tespit istenen tarafından gönderilmiş olan ham maddelerin bir kısmının ayıplı olduğunu, bu durumun fire ve hurda oranını artırdığını, davacın üretim sürecini sekteye uğrattığını, maliyetin artmasına ve bunların sonucunda davacın maddi olarak zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, davacı tarafından üretimde kullanılan ham madde silikon kauçuk hamuru olarak adlandırıldığını, ham maddenin ayıplı olduğunu, davacı üretim prosesine uygun olmadığını, hatalı üretime sebebiyet verdiğini, işçilik, elektrik vb. maliyetleri artırdığını, davacı ticari açıdan kazanç ve zaman kaybı yaşamasına neden olduğunun, ayıplı ham madde dolayısıyla davacı uğradığı ve uğrayacağı maddi zararın miktarına ilişkin tespitlerin, makine ve kimya alanlarında uzman bilirkişiler tarafından ham maddelerin bulunduğu adreste yapılması gerektiğini, davanın kabulüne, ... seri numaralı,15.04.2022 basım tarihli, 13.10.2022 tarihli Kuveyt Türk Bankasına ait çekten dolayı müvekkilinin davalı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını beyan ile yargılama giderleri, ücreti vekaletin karşı tarafa tahmilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı 0010853 Seri numaralı, 15.04.2022 basım tarihli, 456.901,00.-TL bedelli Kuveyt Türk Bankasına ait, 13.10.2022 tarihli çekten dolayı davalı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığının tespitini istemiş olduğunu, davalı tarafında bahse konu çekle ilgili Gebze İcra Müdürlüğü'nde 2022/26194 Esas sayı ile takip başlattıklarını, davacı tarafın bu takipten dava dilekçesinde bahsetmediğini, dava konusu çekin ticari borcun ifası olarak alındığını, yine bahse konu çekin teminat çeki olmadığını, davacının iade edeceği hammaddelerin kabülü mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... Davanın REDDİNE ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkil şirket arasındaki ticari ilişkide, ham madde alım satımı sırasında ödemeler malların teslimi karşılığında daima nakit olarak yapılmış; müvekkil tarafından hiçbir zaman davalıya çek ile ödeme yapılmadığını, nitekim müvekkil tarafından bir kez ödemenin çekle yapılıp yapılmayacağı davalı şirketin fabrika müdürü ...'a sorulduğunda ise ödemenin çek aracılığı ile yapılamayacağı kesin ve net olarak belirtildiğine dair mesajlaşma görüntüsü dilekçe ekinde sunulduğunu; ayrıca, 20/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı borcuna karşılık davalıya dava konusu çeki düzenlediği, davalıda alacağına karşılık çeki aldığı, davacı çeki ticari defterlerine cari hesap ödemesi olarak kaydettiği, davalı ise cari hesabına tahsilat olarak kaydettiği, davacının ticari defterlerine göre davalıdan 5.491,24 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre ise davacıya borcu olmadığı, taraflar arasındaki farkın 2022 yılı açılışından ve yukarıda zikredilen toplam 270,451 TL'lik faturadan kaynaklandığı, tarafların birbirlerine iade faturaları kestiği ve kesilen iade faturaları karşılıklı olarak kayda alındığı ve cari hesap bakiyesini değiştirmediği rapor edilmekle, eksik inceleme sonucu oluşturulan bu raporun kabulü mümkün bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte; çekin borç ödeme vasıtası olarak ibraz edildiği düşünüldüğünde dahi müvekkilin; çek miktarı tutarınca bir borcunun olduğunun kabulü mümkün olmayıp, müvekkille davalı şirket arasında ticari ilişkiye konu edilen; davalı tarafından tedarik edilen mallar ayıplı olup; işbu malların satın alınmasından kaynaklı olarak müvekkilin zararı mevcut olmakla, bu hususta müvekkilin yetkilisi olduğu şirket tarafından davalı şirkete yapılan ödemelerin mahsubu gerektiğini beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılması, davanın kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi 28/02/2024 Tarih - 2022/824 Esas - 2024/175 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; Davacı tarafından dava konusu edilen 0010853 Seri numaralı, 15.04.2022 basım tarihli, 13.10.2022 tarihli Kuveyt Türk Bankasına ait 456.901,00TL bedelli çekin, taraflar arasındaki ticari ilişkide, davalının ödemelerine ilişkin faturaları ileri tarihli düzenlemesi ve ödemelerin davacı tarafından nakit olarak yapılmasının temini amacıyla, teminat çeki olarak verildiği iddia edilerek eldeki davanın açıldığı, davalı tarafından davanın reddinin savunulduğu, Mahkemece davanın ispatlanamaması nedeniyle reddine karar verildiği, kararın davacı tarafından istinaf edildiği görülmektedir. Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Menfi tespit davası icra takibinden önce sonuçlanmaz ve ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması (veya ihtiyati tedbir kararının kaldırılması) nedeniyle, (menfi tespit davası görülmekte iken) borç alacaklıya (davalıya) ödenmiş olursa, menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir (m.72/6); yani menfi tespit davası (kendiliğinden) istirdat davasına dönüşür; bu hâlde mahkeme menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam eder (Kuru, Baki: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, Ankara, 2017, s. 146). Bu durumda İİK’nın 72/6 maddesi gereğince bedele dönüşen isteminin temeli menfi tespit davasıdır. Bedelsizlik iddiası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.687. maddesi anlamında bir kişisel def’îdir. Bedelsizlik bir kişisel def’î olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def’îni ileri sürebilir. Bedelsizliğe dayalı menfi tespit davasının yasal dayanağı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 77 vd. maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmedir. Zira kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereğince, temel alacağın mevcut olmaması veya geçersiz olması, kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmamakta; buna karşılık temel ilişkideki sakatlık, kambiyo borçlusuna, borçlu olmadığının tespitiyle birlikte, alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşme def’ini dermeyan etme hakkını vermektedir. Kambiyo senedi düzenlenmesine neden olan hukukî ilişkinin, karşılıklı borç yükleyen sözleşme olması ve bu sözleşmeden doğan borcun ifası için kambiyo senedinin düzenlenmesi hâli ise sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, temel borç ilişkisindeki para borcunun (kambiyo senedindeki temel alacağın) karşılığı olan edimin ifa edilmemesi hâlinde kambiyo senedinin bedelsizliğinden bahsedebilmek için, borçlunun TBK m. 125 seçimlik haklardan borcun ifa edilmemesi sebebi ile olumlu zararının tazminini veya sözleşmeden dönerek olumsuz zararının tazminini talep yolunu seçmesi gerekir. Zira seçimlik haklardan ilki olan borcun ifası ve gecikme tazminatının talep edilmesi durumunda, sözleşmenin ifasını talep eden taraf kendi borcunu ifa ile yükümlü olduğundan, senet henüz bedelsiz kalmayacaktır. Borçlunun zaten var olan borcun ifası ile gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçmesi ile alacaklı (kambiyo senedi borçlusu) ifayı talep etmek hakkını kaybederken, borçlu da asli edim yükümlülüğünü yerine getirme borcundan kurtulur. İşte bu noktada senedin bedelsizliği bu hâllerde gündeme gelecektir. (Hukuk Genel Kurulu2021/(19)11-659 esas 2022/82 karar sayılı ilamı) Çek, bir ödeme aracıdır. TBK.’nın 207. maddesinin ikinci fıkrasında da asıl olanın peşin satış olduğu düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre; davacının dava konusu çekleri keşide edip davalıya mal karşılığında teslim ettiği karine olarak kabul edilir. Karinenin aksi, iddia eden davacıya aittir. Bu sebeple, dava konusu çeklerin teminat amacıyla verildiğini, çeklerin mal karşılığı verilmediğine ilişkin bu iddiaları yazılı delillerle ispat etmesi gerekmektedir. Davalının, dava konusu çekler karşılığı mal teslim edildiğini savunması, ispat yükünü değiştirmemektedir. Çek, TTK'nın 780/1-b maddesine göre kayıtsız şartsız belirli bir bedelin ödenmesi için havaleyi içerdiğinden sebepten mücerret bir borç ödeme aracı olduğuna ilişkin karine bulunmaktadır. Bu karinenin aksinin iddia eden tarafından ispatlanması gerekir. ( Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2018/2473 Esas – 2019/5340 Karar sayılı kararı ve Yargıtay 19 HD.nin 2014/17834 Esas- 2015/4830 Karar sayılı kararı da benzer mahiyettedir.) ( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/4510 esas- 2021/6679 karar sayılı ilamı) Somut olay yukarıdaki açıklamalar ile birlikte değerlendirilirse; davacının menfi tespit talebine konu ettiği kambiyo senetleri çek olup, az yukarıda detaylandırıldığı üzere çeklerin bedelsiz kaldığını ispat yükü, anılan senetlerin kambiyo senedi olması ve 6102 sayılı yasanın 780/1-b maddesi gereği illetten mücerret olması nazara alındığında davacı borçlu üzerindedir. Davacı borçlu anılan iddiasını 6100 sayılı yasanın 200 ve 201.maddeleri gereği kesin delillerle ispatlaması gerekmektedir. Dosyaya sunulan belgelere göre; davacı davalı ile arasındaki hammadde teminini ilişkin ticari ilişkinin bulunduğu, tarafların ticari defterlerinde de bu hususun anlaşıldığı, davacı tarafından dava konusu çekin kendi ticari defterlerine ödeme olarak işlendiği, bunun aksine davacının sunduğu delillerin iddiasını ispata elverişli olmadığı da görülmektedir. Bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile kalan 187,8-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın Dairemizce taraflara tebliğine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/12/2025 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... *Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*