TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/1985 KARAR NO : 2026/167 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 19/04/2022 NUMARASI : 2018/761 Esas - 2022/284 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 17/02/2026 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/11/2016 tar…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/1985 KARAR NO : 2026/167 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 19/04/2022 NUMARASI : 2018/761 Esas - 2022/284 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 17/02/2026 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/11/2016 tarihinde müvekkilinin idaresindeki ... plaka sayılı motoru ile davalının ZMMS poliçesiyle sigortacısı olduğu ...plaka sayılı aracın yaptığı kaza nedeniyle yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 50 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 28/02/2022 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek, 25 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 25 TL ise geçici iş göremezlik tazminatı olan taleplerini, geçici iş göremezlik talepleri yönünden 1.882,63 TL, sürekli iş göremezlik taleplerini 51.865,05 TL olarak ıslah ettiklerini beyan etmiştir.İlk derece mahkemesince; davacının davasının kabulüne, 53.747,68 TL nın 24/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... AŞ vekili, sigortalı araç sürücüsü ve davacı taraf ile uzlaşma sağlandığını, ceza uzlaşması olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Adli Tıp Kurumunun 10/01/2020 tarihli raporunda davacının sürekli sakatlık oranının bulunmadığının tespit edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda TRH yaşam tablosu ve prograsif rant sistemine göre hesaplama yapılmasının kabul edilemeyeceğini, kusur değerlendirmesinin hatalı şekilde salt davacının ifadesi esas alınarak yapıldığını, kaza tespit tutanağında her iki araç sürücüsünün de çelişkili ifadeleri sebebiyle kusur dağılımı yapılamadığını, bu durumda kusur değerlendirilmesi yapılabilmesi için 3 kişilik heyetten rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğunu belirtmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı istemine ilişkindir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 253. maddesinin 19. fıkrasının 5. cümlesi olan "Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz" bölümü, 18/10/2023 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 26/07/2023 tarih, 2023/43 Esas ve 2023/141 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmi Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve bu durumun da bozma kararına uyulmakla meydana gelen usuli müktesep hakkın istisnası olduğu ve uyuşmazlığa dair iptal kararının diğer mahkemelerde derdest olan davalar bakımından da uygulanması gerekir (Yargıtay HGK'nun 16.05.2018 tarih, 2017/20-1121 E - 2018/1104 K. sayılı kararı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 24.06.2020 tarih, 2020/1029 E. - 2020/6255 K. sayılı kararı). Bu açıklamalar çerçevesinde Anayasa Mahkemesinin 26/07/2023 tarih ve 2023/43 (E) - 2023/141 (K) sayılı iptal kararının bağlayıcı olduğu eldeki uyuşmazlık bakımından da uygulanması gerektiği, bu bağlamda yapılan değerlendirmeye göre de CMK'nin 253/19 fıkrasının 5. cümlesi olan "Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz" hükmünün iptali nedeniyle uzlaşma sağlansa bile tazminat davası açılabileceğinden davalı vekilinin istinaf itirazı yerinde değildir. Mahkemece hükme esas alınan kusura ilişkin bilirkişi raporlarında davalının sorumlu olduğu araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğu bildirilmiştir. Kaza tespit tutanağı ile uyumlu, olayın meydana gelmesine neden olan kusur durumları dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının anlaşılması karşısında, HMK'nin 279. maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında, davalının kusuru oranında sorumlu olduğundan verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Davacının maluliyet durumunun, Adli Tıp 2. İhtisas Dairesi'nin 23/12/2020 tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerini gözeterek düzenlediği raporla belirlendiği anlaşılmaktadır. Anılan raporda davacının kaza sonrası tedavilerine ilişkin kayıtların ve raporların irdelenerek kaza ile maluliyet arasında uygun nedensellik bağının kurulduğu, raporun yetkili heyetçe ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olarak düzenlenmiş olduğu anlaşılmakla, bu konudaki davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.Yargıtay 17. (kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6135 E. ve 2022/10604 K., 2021/16078 E. ve 2022/10550 K., 2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2020/2598 E. ve 2021/34 K., 2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları). Bu nedenle, Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı değildir.Bu durumda, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunun davacı için belirlenen kalıcı maluliyet oranı, geçici maluliyet süresi, kaza tarihindeki yaşı, asgari ücret üzerinden geliri esas alınarak, TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant formülüne göre düzenlendiği, SGK tarafından yapılan geçici ödemenin tenzil edildiği ve kusur oranında tazminatın belirlendiği anlaşılmakla usule, yasaya ve Yargıtay içtihatları ile belirlenmiş hesaplama yöntemine göre tazminat hesabı içeren aktüerya raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığından bu hususlara değinen istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.Son olarak, 25/02/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun SGK'ye geçmesine karşın belgeye dayanmayan tedavi giderlerinden (geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi yol gideri vb.) zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğunun devam ettiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı ... şirketinin vekilinin geçici iş görmezlik tazminatından sorumlu olmadıklarına ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.Davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, 2.Harçlar Kanununa göre alınması gereken 3.671,50 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 917,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.753,62 TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3.Davalının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5.İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/02/2026