Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 05.07.2018 tarihinden itibaren Türkiye'de Göçmen Sağlığı Hizmetlerinin Desteklenmesi Projesi kapsamında davalı bünyesinde hasta yönlendirme personeli olarak çalıştığını, 26.01.2023 tarihinde iş sözleşmesinin "ticari şirketinin olması ve projedeki görevine benzer bir iş yaparak ek gelir elde etmesi sebebiyle sözleşmeye aykırı hareket etmesi" şeklindeki gerekçeyle feshedilip işten çıkış kodunun (46) "İşçinin, işverenin güvenini kötü…
Uyuşmazlık, Sosyal Güvenlik Kurumu işten ayrılış bildirgesinde yer alan işten çıkış kodunun düzeltilmesi gerektiğinin tespitine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Eldeki dava tespit davası olup tespit davalarının niteliği dikkate alındığında bu davalarda verilecek kararların icrai nitelikte olamayacağı muhakkaktır. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda hüküm kurulurken "çıkış kodunun düzeltilmesi" yönünde bir karar verilemeyeceği, kodun "düzeltilmesi gerektiğinin tespiti" ile yetinilmesi gerektiği gözden kaçırılarak hüküm kurulması hatalı olmuştur. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.