9. Hukuk Dairesi 2026/221 E. , 2026/362 K. "" MAHKEMESİ:İş Mahkemesi SAYISI: 2025/186 E., 2025/520 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili da…
9. Hukuk Dairesi 2026/221 E. , 2026/362 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:İş Mahkemesi SAYISI: 2025/186 E., 2025/520 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bankada 06.01.19 97... .02.2020 tarihleri arasında 23 yıl çalıştığını, haksız ve geçersiz bir şekilde iş sözleşmesinin feshedildiğini, aylık gelirinin ücret, eşya nakit ücreti, ünvan tazminatı, göç ödeneği, iştirak görev ücreti, ikramiye, mali tahlil tazminatı, kira yardımı, yabancı dil tazminatı, jestiyon, temettü vb. olmak üzere yaklaşık 35.000,00 TL olduğunu, hak ettiği alacaklarının ödenmediğini, bunun üzerine işçi alacaklarının ödenmesi için 16.05.2022 tarihli ihtarname gönderildiğini, bu ihtarnameye 24.05.2022 tarihinde verilen cevapta açılan işe iade davasının reddedildiğinden ve kararın kesinleştiğinden söz edildiğini; ancak bu beyanının usul ve kanunlara aykırı bulunduğunu, Bankanın 28.02.2020 tarihli fesih yazısında ve 24.05.2022 tarihli ihtarnameye cevap yazısında haklı fesih gerekçesi olarak müfettiş raporu ve eklerinin gösterildiğini, ancak 30.12.2019 tarihli soruşturma raporunun haklı fesih nedeni oluşturamayacağını, çünkü bu raporun hem mesnetsiz hem de şaibeli olarak hazırlandığını, müfettiş raporunda iddiaları ispat edecek tek bir delil, kayıt ya da belgenin bulunmadığını, müvekkilinin görev yaptığı süre boyunca tüm işlemlerini mevzuata uygun yaptığını, kaldı ki mevzuata aykırı işlem yapılmasının işveren Banka tarafından kurulan otomasyon sistemleri ve sıkı denetimler ile imkânsız hâle getirildiğini, Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığına bankacılıkta zimmet suçlaması ile suç duyurusunda bulunulduğu ancak soruşturma sonucunda takipsizlik kararı verildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, 01.01.2019-31.12.2019 dönemine ait 12 aylık temettü (kâr payı)/ek ödeme/olağanüstü ikramiye ve jestiyon (performans primi), 01.01.2020-28.02.2020 dönemine ait 2 aylık temettü (kâr payı)/ek ödeme/olağanüstü ikramiye ve jestiyon (performans primi) ile fazla çalışma alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunarak Adıyaman şubesinin 06.06.2017-22.07.2019 döneminin olağan teftişi sırasında ... ... 2. Bölge satış müdürü olan davacının adı geçen Şubenin o dönemde müdürü iken kredi tahsislerinde birtakım yetki ve kural dışı işlemler gerçekleştirdiğinin tespit edildiğini, Teftiş Kurulu Başkanlığının 12.12.2019 tarihli ve SR-19-089 sayılı talimatı ile soruşturma yapılmasına karar verildiğini, soruşturma sonucunda 23.12.2019 tarihinde görevden el çektirilerek genel müdürlük emrine alındığını, müfettiş tarafından hazırlanan 30.12.2019 tarihli raporda davacı iddiasının aksine iş sözleşmesinin haklı feshini gerektiren işlemlerin tespit edildiğini, davacının ... 15. İş Mahkemesinde açtığı işe iade davasında da işveren tarafından yapılan feshin haklı olduğu belirlenerek işe iade talebinin reddedildiğini, davacının istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 17.01.2022 tarihli ve 2021/3853 Esas, 2022/75 Karar sayılı kararı ile reddedildiğini, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 12/05/2022 tarihli kararı ile de temyiz başvurusunun reddedildiğini, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerektiğini, Adıyaman Cumhuriyet Savcılığınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın yapılan feshin tekrar değerlendirilmesine gerekçe olamayacağını, davacının çalışma saatlerini düzenleyebilen üst düzey yönetici olduğunu, fazla çalışma ücreti isteminin reddedilmesi gerektiğini, temettü alacakları ile ilgili alacak kalemlerini birbirinden ayrıştırması gerektiğini, görevden el çektirilmesi nedeni ile 23.12.2019-28.02.2022 tarihleri arası süre içinde aylık ücret dışında hiçbir ücret ekini talep edemeyeceğini, davalı Bankanın her yıl temettü ödemesi/dağıtımı yapması gibi genel bir uygulama bulunmadığını, ek ödemenin ise Ülkedeki olumsuz ekonomik gelişmelerin ve tüketici fiyatın endeksi genel seviyesi ve diğer nedenler dikkate alınarak Yönetim Kurulunca tespit edilen uygulama esasları doğrultusunda bir defaya mahsus olmak üzere davacıdan daha düşük gelir seviyesindeki çalışanlara 2019 yılında yapılmasının kararlaştırıldığını, davacıya hak kazandığı ikramiye ödemelerinin yapıldığının bordrolar ile sabit olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.07.2023 tarihli kararı ile; davalı işveren tarafından yapılan feshin haklı nedene dayandığı kesinleşmiş Mahkeme kararı ile tespit edildiğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin yerinde olmadığı, jestiyon (performans primi), temettü (kâr payı), ek ödeme, olağanüstü ikramiye ve fazla çalışma ücreti alacaklarına ilişkin olarak; davacının 23.12.2019 tarihinden sonra fiilî bir çalışmasının bulunmadığı, bu nedenle 23.12.2019-28.02.2020 tarihleri arasında davacının aylık ücreti dışında jestiyon, temettü, olağanüstü ikramiye alacağı talebinde bulunamayacağı, 01.01.20 19... .12.2019 tarihleri arasında ise Bankanın temettü (kâr payı) ödemesi yapmadığı, olağanüstü ikramiye adı altında bir ücret eki ve ödemesinin bulunmadığı, Bankanın yılda bir defaya mahsus olarak ödediği atıfet niteliğindeki ek ödemeye hak kazanamadığı, Bankanın her çalışanına jestiyon ödemesi yapmadığı, Banka İcra Kurulunun Banka çalışanlarına bilanço sonrası yılda bir almış olduğu kararla yönetici düzeyindeki çalışanlara olumlu ya da olumsuz jestiyon ödemesi kararı aldığı, bu kararı alırken objektif kriterler getirerek istifa, ikale ve iş sözleşmesinin haklı feshi durumunda jestiyon ödemesinin yapılmamasına ilişkin karar aldığı hususlarının bilirkişi raporunda tespit edildiği, davacının Bankada üst düzey yönetici olduğu, kendi çalışma saatlerini düzenleyebildiği, işyerinde fazla çalışma ücreti ödemeleri ile ilgili evrakı onaylayan konumunda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 19.07.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 21.11.2024 tarihli kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 21.11.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek ek ödeme/jestiyon ödemelerinin çalışana yüklenen sorumluluk ile Banka bilançosuna sunduğu katkı değerlendirilerek çalışanların verimliliğini artırma ve teşvik için yapıldığı, 2020 yılında fiilî çalışması olmadığından davacıya söz konusu ödemelerin yapılmaması yerinde ise de 2019 yılında fiilen çalışan davacıya salt iş sözleşmesinin 2020 yılında müfettiş raporuna istinaden haklı nedenle feshedildiği gerekçesiyle bu ödemelerin yapılmamasının isabetsiz olduğu, yanılgılı değerlendirmeyle davacının 2019 yılına ilişkin ek ödeme/jestiyon ödemelerinin reddinin hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda bilirkişi raporu aldırılmış ve bilirkişi raporunun üçüncü seçeneği doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, b. 2020 yılı için istenen ek ödeme/jestiyon taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, c. Müvekkilinden üst seviyede yöneticiler bulunduğunu, müvekkilinin işveren vekili olmadığını, müvekkilinin üst düzey yönetici olup kendi mesai saatlerini düzenleyebildiği gerekçesiyle fazla çalışma ücreti alacağının reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Yönetim Kurulunca tespit edilen uygulama esasları ile tespit edilen kapsama göre ek ödemenin bir defaya mahsus ve Bankada çalışıyor olma koşulu ile yapıldığını, o tarihte belirtilen pozisyonlardaki çalışanlardan olmayan davacının bölge müdürü seviyesinde üst düzey yönetici olduğunu ve iş sözleşmesinin sona erdiğini, kapsam dışı olan davacının bu ödemeye hak kazanamayacağını, b. Davacının sadakatli çalışmanın ödüllendirilmesi niteliğindeki 2019 yılı jestiyonuna hak kazanmadığını, c. Detaylıca jestiyon ödemesinin nasıl hesaplandığını açıkladıklarını ve buna göre de davacıya ödeme yapılacak olsaydı hesaplanan tutarı da açıkça bildirdiklerini, d. Bilirkişi raporunun 3. alternatifinde yapılan hesaplamaların yöntem itibarı ile hatalı olduğunu, e. Temettü ve ek ödeme kalemlerinin farklı ödemeler olup taleple bağlılık ilkesine aykırı bir şekilde temettü talep edildiği hâlde hükümde ek ödemeye ilişkin hüküm kurulmasının çelişkili ve hukuka aykırı olduğunu, f. Faiz türü ve başlangıç tarihlerinin hatalı olduğunu, g. Alacakların brüt olarak hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu, h. Müvekkili Banka tarafından yapılan yargılama gideri hakkında hatalı şekilde hüküm kurulduğunu, ı. Mahkemece davanın kabulü reddi oranı hatalı tespit edildiğinden buna göre hesaplanan yargılama gideri ve arabuluculuk ücretinin de hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 2019 yılına ilişkin temettü/olaganüstü ikramiye/ek ödeme ve jestiyon ücretine hak kazanıp kazanmadığı ile bu alacakların hesaplanması ile faiz ve yargılama giderine ilişkindir. 1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili tarafından usulüne uygun olarak verilen ıslah dilekçesi dikkate alındığında dava değerinin 521.288,3 TL, kabul edilen miktarın ise 180.141,44 TL olduğu anlaşılmakla bu hâlde yargılama giderlerinin bu miktarlar dikkate alınarak hesaplanması gerekirken Mahkemece farklı kabul ve ret oranı üzerinden hesaplama yapılarak hüküm kurulması hatalıdır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı tarafın tüm, davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı tarafın İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinde yer alan "280,00 TL'sinin davalıdan, 520,00 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına" ibaresinin çıkartılarak yerine "276,48 TL'sinin davalıdan, 523,52 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına," ibaresinin yazılması, Hüküm fıkrasının (9) numaralı bendinde yer alan "3.799,85" rakamlarının hükümden çıkartılarak yerine "3.753,07" rakamlarının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı tarafa iadesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.