Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 13.08.2018 tarihinde emeklilik talebinde bulunana kadar davalı işyerinde çalıştığını, en son 20 aylık ücretinin hiç ödenmediğini, müvekkilinin hafta tatillerini de çalışarak geçirdiğini, genel tatillerde ise dinî bayramlarda çalışmaya devam ettiğini, müvekkilinin çalıştığı süre içerisinde yıllık ücretli izin hakkının da bir kısmını kullanmadığını, iş sözleşmesi sona eren müvekkiline kıdem tazminatı, ücret alacakları, fazla çalışma…
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davanın usulden reddinin yerinde olup olmadığı istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.