16. Hukuk Dairesi 2006/5385 E., 2006/6918 K. 16. Hukuk Dairesi 2006/5385 E., 2006/6918 K. - KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ - MER'A ARAŞTIRMASI - TARAF TEŞKİLİ- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 713 ] - 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 39 ] - 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 40 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 16 ] Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz i…
16. Hukuk Dairesi 2006/5385 E., 2006/6918 K. **16. Hukuk Dairesi 2006/5385 E., 2006/6918 K.** **- KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ - MER'A ARAŞTIRMASI - TARAF TEŞKİLİ**- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 713 ] - 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 39 ] - 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 40 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 16 ] **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 139 ada 315, 144 ada 20 ve 23 parsel sayılı 33609.32, 3681.10 ve 23930.93 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar mer'a olarak sınırlandırılmışlardır. Davacı Muzaffer, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında ara kararı ile Köy Tüzel Kişiliği davaya dahil edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın husumetten reddine ve çekişmeli parsellerin mer'a vasfıyla tespit gibi özel siciline tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı Muzaffer vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, davacı Muzaffer tarafından açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Kadastro tespiti sırasında davaya konu 139 ada 315, 144 ada 20 ve 23 sayılı parseller mer'a olarak sınırlandırılmış; davacı 21.03.2006 havale tarihli dilekçe ile Hazine'yi hasım göstererek taşınmazların tespitlerinin iptalini ve adına tapuya tescilini talep ve dava etmiştir. Yargılama sırasında husumetin yaygınlaştırılması suretiyle Köy Tüzel Kişiliği davaya dahil edilmiş; mahkemece, dava dilekçesi ile Köy Tüzel Kişiliği hasım gösterilmediği gerekçesi ile dava husumet yokluğu nedeniyle reddedilmiştir. Bilindiği üzere mer'aların mülkiyeti Hazine'ye, intifa hakkı taşınmazın bulunduğu Köy ve Belediye Tüzel Kişiliklerine aittir. Kadastro Mahkemelerinde dava, malik aleyhine açılır. Olayda da doğru olarak Hazine aleyhine açılmıştır. Ne var ki; bilahare intifa hakkı sahibi Köy veya Belediye Tüzel Kişiliğinin yeni bir davaya taraf olmalarının engellenmesi için, bu davanın Köy Tüzel Kişiliğinin de huzuru ile yürütülüp sonuçlandırılmasında bütün tarafların yararı bulunmaktadır. Hukukumuzda Köy Tüzel Kişiliğinin davaya dahil edilmek suretiyle husumetin yaygınlaştırılmasını engelleyen bir hüküm de mevcut değildir. Aksine; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yargılamanın en kısa zamanda, en az masrafla ve en doğru şekilde yürütülüp sonuçlandırılması gerekir ilkesine de uygun bir işlemdir. Nitekim, mahkemenin isteği üzerine davacı taraf Köy Tüzel Kişiliğini davaya dahil etmiş ve bu suretle taraf teşkili sağlanmıştır. Bu durumda taraflardan iddia ve savunmaları ile ilgili delilleri istenip, işin esasına girilip, gerekli değerlendirmenin yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan, kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), 02.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.