TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/1340 KARAR NO: 2025/1910 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 08/03/2022 NUMARASI: 2020/290 (E) - 2022/170 (K) DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 30/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının yolcu ola…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/1340 KARAR NO: 2025/1910 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 08/03/2022 NUMARASI: 2020/290 (E) - 2022/170 (K) DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 30/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının yolcu olarak bulunduğu ve davalıya ... ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında yaralandığını belirterek belirsiz alacak davası niteliğindeki dava ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.500 TL maddi zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 18/02/2022 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değerini 275.493,91 TL olarak belirlemiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını belirterek ve yine esasa ilişkin itirazlarını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince; "Davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin kısmen kabulü ile 3.847,49 TL'nin davalıdan 09/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı ... şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olmasına), fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kısmen kabulü ile 216.547,64 TL davalıdan 09/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı ... şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olmasına), fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili ile davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hatır taşıması nedeniyle tazminattan indirim yoluna gidilmesinin dosya içeriğine uygun olmadığını, olayda hatır taşıması bulunmadığını, bu iddianın davalı tarafça kanıtlanamadığını, mahkemece hatır taşıması nedeniyle tazminattan yapılan indirim nedeniyle davacı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin de doğru olmadığını belirterek kararın bu yönüyle kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; geçici iş göremezlik tazminatından sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı istemlerine ilişkindir. Her ne kadar 01/06/2015 günü yürülüğe giren ve kaza tarihinde yürürlükte olan Sigortası Genel Şartları'nın A.5.b. maddesinde, tedavi süresine ilişkin geçici bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik zararının sağlık giderleri teminatı kapsamında olduğu ve bu teminatın da SGK'nin sorumluluğunda olduğu, bu nedenle sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bulunmadığı açıklanmış ise de; 6111 sayılı Kanun ile değiştirilen KTK'nin 98. maddesinde SGK tarafından karşılanacak tedavi giderleri arasında, geçici işgöremezlik, bakıcı gideri ile belgesiz tedavi gideri tazminatı gibi belgesiz tedavi gideri sayılmamıştır. Bu durumda, SGK'nin sorumluluğu alt norm düzeyindeki genel şartlar ile genişletilemiyeceğinden, sözü geçen ilgili genel şart hükmünün uygulanma yeteneği bulunmamaktadır. Bu durumda geçici iş göremezlikten kaynaklanan zarardan SGK sorumlu olmayıp zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu devam etmektedir. (Aynı yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/11627 (E) - 2022/6346 (K) sayılı kararı ve benzer nitelikteki diğer kararları) Dolayısıyla mahkemenin geçici iş göremezlik zararına ilişkin talebin kabulüne karar vermesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca davacının maluliyet durumunun belirlenmiş olması, hükme esas alınan kusur bilirkişisi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosya içeriği ile usul ve yasaya uygun olması, buna göre davacının yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsünün olayda tam kusurlu olması, davacının araçta yolcu olması ve müteselsil sorumluluk ilkeleri göz önüne alındığında olaya karışan diğer araçla davalının sigortalısının arasındaki kusur dağılımının bilirkişinin belirlediği (%100) oradan farklı olması halinde de (tamamen kusursuz olması hali dışında) davalının, davacıya karşı sorumluğuna etkisinin olmaması karşısında davalı vekilinin maluliyete ve kusura ilişkin itirazları kabul edilmemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, belirlenecek tazminattan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini ifade etmiş ancak bu iddiasını kanıtlayacak hiç bir delil sunmayıp hatır taşımasının tespiti mahkemeden istenilmiştir. Oysa hatır taşıması iddiası, taraflarca ileri sürülüp ispatı gereken, mahkemenin resen gözetmesi zorunluluğu bulunmayan bir itiraz ve savunmadır. Bu konuda davalı tarafça, taşımanın hatır için yapıldığı (başlı başına davacının menfaatine yapılıp davalının sigortalısının menfaatinin bulunmadığı) yönünde dosyaya sunulmuş bir delil yoktur. Ancak buna karşın mahkemece; "davacının 72 BB 740 plakalı araçta yolcu konumunda bulunduğu, bu nedenle hatır taşımasının söz konusu olduğu" şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle, hesaplanan tazminattan (TBK'nin 51. maddesi uyarınca) %20 oranında indirim yapılması doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf itirazının kabulüne karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : I.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine, II.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1.Davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin kabulü ile, 4.809,36 TL'nin 09/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2.Davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kabulü ile 270.684,55 TL'nin 09/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3.Karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereği alınması gereken 18.818 TL harçtan peşin alınan 937,54 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.880,46 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınıp hazineye gelir kaydına, 4.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemizin karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesaplanan 45.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5.Davacı tarafından yapılan (posta/teblitgat/bilirkişi) 3.164,85 TL yargılama gideri ile ilk harç ve masraflar olan 937,54 TL olmak üzere toplam 4.102,39 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6.6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. Maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 7.Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine, III.İstinaf incelemesi bakımından: 1.Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine, 2.Harçlar Kanunu uyarınca davalıdan alınması gereken 15.055,19 TL harçtan peşin alınan 3.764 TL mahsup edilerek kalan 11.291,19 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3.a)İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 50 TL posta ve tebligat gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcın toplamı olan 270,70 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, b)Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5.İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/12/2025