T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/542 KARAR NO : 2025/1539 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/02/2021 NUMARASI : 2020/175 Esas - 2021/94 Karar DAVACI : ... - ....... İzmit/KOCAELİ VEKİLİ : Av. ... - .......... İzmit/KOCAEL…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/542 KARAR NO : 2025/1539 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/02/2021 NUMARASI : 2020/175 Esas - 2021/94 Karar DAVACI : ... - ....... İzmit/KOCAELİ VEKİLİ : Av. ... - .......... İzmit/KOCAELİ DAVALI : ... - ...... Ataşehir/İSTANBUL VEKİLİ : Av. ... - ........ Ataşehir/ İSTANBUL DAVA : Tazminat (Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 16/03/2020 KARAR TARİHİ : 26/09/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 26/09/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait 41.... plakalı ticari otobüsün ... sevk ve idaresinde 17.02.2018 tarihinde kaza yaparak maddi hasara uğradığını, davalı ... Sigorta A.Ş. nin kasko sigortacısı olarak değer kaybını ödemekle yükümlü olduğunu, hasar başvurusunun 22.03.2018 tarihinde reddedildiğini bu sebeplerle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybı karşılığı olarak 35.000,00-TL nin davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun doğduğu tarihten itibaren yasal faiziyle tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 41... plakalı aracın .... nolu kasko poliçesi ile müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalı olduğunu, zaman aşımı itirazının söz konusu olduğunu, kaza tespit tutanağına göre araç sürücüsünün ... yerini terk ettiğini, Kasko Sigortası Genel Şartlarında da belirtildiği üzere zorunlu hallerde tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme hariç olmak üzere kaza yerinden ayrılma teminat dışında kalmakta olduğunu, başvuran tarafından dosyaya ... yerinin ilgili maddede belirtilen zorunlu bir hal sebebi ile terk edildiğine ilişkin bir belge (hastane kaydı, aksi halde alkol raporu vb) ibraz edilmediğini, bu itibarla istisnai durumun ispat edilmediğini, sigortalının iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki riziko teminatı içindeymiş gibi ihbar ettiğini, bu durumun araştırma raporu ile ispat edildiğini, araştırma raporu ile araç sürücüsünün ... olduğunu, kazadan sonra 08:26 da hastaneye gittiğinin tespit edildiğini, araştırma raporu doğrultusunda firar eden araç sürücüsünün ... olduğunu, B sınıfı ehliyete sahip olmasına karşın kullandığı aracın minibüs olması sebebi ile E sınıfı ehliyete sahip olması gerektiğini, kasko genel şartları uyarınca ehliyetsiz araç kullanmanın teminat dışı nedenler arasında sayıldığını, kasko poliçesinden değer kaybı talep edilemeyeceğini, rayiç değerinin 27.000,00-TL olan bir araç için 35.000,00-TL değer kaybı tazminatı talebinde bulunamayacağını, poliçenin muafiyetti olduğunu bu sebeplerle davanın reddi ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Davanın REDDİNE, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşme yaptığı kişileri aydınlatma görevini yerine getirmeyen KASKO firmasının sorumluluktan kaçma çabalarının, kötü niyetli bir davranış olduğunu ve bu davranışın hukuken korunamayacağını, kasko sigortasının amacının; sigorta sahibine ait motorlu aracın uğrayabileceği zararları tazmin etmek olduğunu, bu durum karşısında davalı tarafın, davacının aracında meydana gelen değer kaybını talep edemeyeceği iddiasının hukuka aykırı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/02/2021 tarih, 2020/175 Esas - 2021/94 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; kasko sigorta poliçesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davacının maliki olduğu 41.... plakalı aracın 20.03.2017-20.03.2018 vadeli, ............ numaralı “Allianz Tüm Oto Sigorta Poliçesi” ile davalı tarafından sigortalandığı, anılan aracın 17.02.2018 tarihi saat 06:45’te dava dışı sürücü ... sevk ve idaresinde iken tek taraflı olarak kaza yaptığı ve aracın hasar gördüğü, davalıya kazanın ihbar edildiği, ancak davalının sürücünün ... yerini terk ve yetersiz sürücü belgesi nedeniyle tazminat taleplerini reddettiğini, sürücünün ... yerinden yoldan geçenlerin hastaneye götürmesi nedeniyle ayrıldığı, yetersiz sürücü belgesi hususunda davacının aydınlatılmadığından bahisle araçtaki değer kaybının tahsili için eldeki davanın açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda sürücünün yetersiz ehliyetli olması nedeniyle hasarın teminat dışı kaldığından bahisle davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı tarafın istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür. Bilindiği üzere; kasko sigortası mal sigortalarından biridir. Mal sigortalarına ilişkin hükümler 6102 sayılı TTK'nın 1453 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 1459. maddesine göre; sigortacı, sigortalının uğradığı zararı tazmin eder. Bu genel hüküm gereğince, riziko gerçekleştiğinde sigortacının sigorta bedelini ödemesi, rizikonun teminat dışı olduğuna ilişkin ödememe iddiası varsa rizikonun teminat dışı olduğunu da ispat etmesi gerekir. Riziko gerçekleştiğinde sigorta lehtarının yükümlülüğü 6102 sayılı TTK'nın 1471. maddesinde; "Sigorta ettiren, hasarın saptanmasından önce, hasar konusu yerde ve malda, hasar sebebinin veya zarar miktarının belirlenmesini güçleştirecek veya engelleyecek bir değişiklik yapamaz; meğerki, bu değişiklik sigortacının onayı veya zararı azaltma amacı ile yapılmış olsun." şeklinde düzenlenmiştir. Sigorta lehtarının bir diğer yükümlülüğü de 2918 sayılı KTK'nın 81/1-d maddesinde "d) Kazayı; yetkili ve görevli memurlara bildirmek, bunlar gelinceye kadar veya bunların iznini almadan kaza yerinden ayrılmamak" şeklinde düzenlenmiştir. 01.04.2013 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın teminat dışı zararları düzenleyen A.5.10. maddesinde; "Zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bendlerdeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılması." KTK'nın 81/1-d maddesine paralel ve ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Bu hükümde atıf yapılan Kasko Sigortası Genel Şartlarını A.5.4. maddesine göre; "Poliçede gösterilen aracın, ilgili mevzuat hükümlerine göre gerekli sürücü belgesine sahip olmayan kimseler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar" da teminat dışıdır. Davaya konu ... tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Kanun'un 1409 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, aynı maddenin ikinci fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartları'nın A.5. maddesi ve 6102 sayılı Kanun'un 1446 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/12754 esas 2023/7392 karar sayılı ilamı) Somut olayda; davacının maliki olduğu 41.... plakalı aracın 20.03.2017-20.03.2018 vadeli, .... numaralı “Allianz Tüm Oto Sigorta Poliçesi” ile davalı tarafından sigortalandığı, anılan aracın 17.02.2018 tarihi saat 06:45’te dava dışı sürücü ... sevk ve idaresinde iken tek taraflı olarak kaza yaptığı ve aracın hasar gördüğü anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere; kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın davacı sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Dosyaya sunulan hasar dosyasında bulunan evraklara ve davacının kabulüne göre kaza tarihinde aracın sürücüsünün davacının sigortalı çalışanı olan dava dışı ...’dır. Dosyaya gelen Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü kayıtlarına göre; sürücü ...’ın 41... plakalı aracı kullanabilmesi için gerekli olan “D” sınıfı sürücü belgesini, kaza tarihi olan 17.02.2018 tarihinden sonra, yani 27.03.2018 tarihinde aldığı, kaza tarihinde anılan sigortalı aracı (otobüs) kullanmak için yeterli ehliyetinin bulunmadığı, bu hususun bilirkişi raporu ile de tespit edildiği, Kasko Poliçesi Genel Şartları'nın A.5.4 maddesi gereği anılan hasarın teminat dışı kaldığı anlaşıldığından ve anılan genel şartlara poliçede açıkça atıf yapıldığından davacının kendisinin aydınlatılmadığı yönündeki iddiasının da yerin olmadığı göz önüne alınarak mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetlidir. Gerekçeli karar başlığında; davacı vekilinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde; usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile kalan 187,8-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/09/2025 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... *Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*