9. Hukuk Dairesi 2025/9329 E. , 2026/456 K. "" MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/1326 E., 2025/1693 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 6. İş Mahkemesi SAYISI: 2020/387 E., 2023/45 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor …
9. Hukuk Dairesi 2025/9329 E. , 2026/456 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/1326 E., 2025/1693 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 6. İş Mahkemesi SAYISI: 2020/387 E., 2023/45 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 20.01.2011 tarihinde üretim operatörü olarak işe başlayıp yardımcı işletmeler teknisyeni ünvanıyla işten çıkarıldığı 28.10.2020 tarihine kadar davalıya ait işyerinde çalıştığını, en son ücretinin 5.200,00 TL olduğunu, ücretin yanında ayrıca üç ayda bir ödenen yılda dört tam brüt ikramiye, yakacak parası net 1.140,00 TL, bayramlarda 350,00 'şer TL bayram parası, yılda bir net 488,00 TL eğitim parası, yılda bir net 650,00 TL izin parası, yılda bir net 130,00 TL ayakkabı parası, iki yılda bir brüt ücretinin %2,5'i tutarında ek kıdem ödemesi, özel sigorta parası gibi sosyal haklar ile günde bir öğün yemek ve servis haklarından yararlandığını, fesih bildirimine göre iş sözleşmesinin "19.10.2020 tarihinde...Dairesi'nde köpük tanklarına ... köpük aktarmak için gittiğiniz fakat tanklara köpük yerine ...(klor) maddesini basıp, mevcut tank içindeki köpüğü kullanılamaz hale getirdiğiniz olay tutanağı ile tespit edilmiştir. ..B yaşanan olay sonrasında...tankların temizlenmesi ve yenisinin doldurulmasının işverene zararının 32630 TL olduğu tespit edilmiştir. Bu durum 4857 sayılı İş Kanununun 25/II-ı maddesi kapsamına girdiği, bunun işveren yönünden haklı nedenle iş akdi feshi sonucu doğurduğu sonucuna varılarak İş akdiniz 28.10.2020 tarihi itibariyle haklı nedenle bildirimsiz tazminatsız olarak sona erdirilmiştir" gerekçesiyle feshedildiğini, işveren tarafından altı işgünü süre geçtikten sonra iş sözleşmesinin feshedilmesinin kanunun emredici düzenlemesine aykırı olduğunu, müvekkiline atfedilebilecek ne bir kasıt ne de kusurlu bir hâlin söz konusu olduğunu, asıl kusuru bulunan kişiler yönünden hiçbir işlem başlatılmadığını, feshe konu edilen işleme ilişkin eğitim verilmediğini, müvekkilinin görev tanımında da bulunmadığını, üretim operatörü/kazancı olarak işe başladığını, sonraki süreçte su deposuna ve yangın hatlarına ilişkin işlerden sorumlu işçinin işten çıkartılması ile yardımcı işler teknisyeni olarak görevlendirildiğini, ancak bu yeni görev tanımının neleri kapsadığının tebliğ edilmediğini, görev tanımı ile ilgili veya feshe konu köpük basma işi ile ilgili özel bir eğitimin de verilmediğini, hatalı işleme neden olan en önemli etkenin çalışma alanındaki köpük ve klor adlı malzemelerin bir arada, yan yana, aynı cins ve tipteki paketlerde bulunması, ayırt edici şekilde etiketlenmemesi, tasnif edilmemiş olmasından kaynaklandığını, yine hatalı işleme neden olan bir diğer etkenin ise köpük basma işlemi için kullanılacak havalı pompa denilen aletin arızalı olması nedeni ile dikkat dağınıklığına yol açtığını, olay sonrasında köpük ve klorun ayrı ayrı yerlere konulduğunu, yerlere çizgi çekildiğini, paketlerin üzerine ayırt edici etiketlerin yazıldığını ve çalışma alanında gerekli güvenlik önlemlerinin alındığını, söz konusu olayda müvekkilinin ekip liderinin verdiği iş talimatlarını uyguladığını, müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, ayrıca herhangi bir ölçüm ve tespit yapılmadan varsayımsal olarak zayi edilen köpüğün iki ton değil bir tonu dahi geçmediğini, köpüğün aslında geri dönüşüme tâbi tutulabileceğini, anlaşmalı firmalara satışı yapılabileceğini, hatalı işleme neden olayda müvekkilinin bir çalışma arkadaşından destek aldığını, ancak sadece müvekkilinin iş sözleşmesinin sonlandırıldığını, yine davalı işyerinde feshe konu olaydan önce benzer nitelikte ve daha ağır sonuçları da olan bir çok olay yaşandığını, ancak bu işçilerin iş sözleşmesinin sonlandırılmadığını, eşit davranma borcunun yerine getirilmediğini, işyerinde her beş yılda bir kıdem başarı ödülleri alan, her türlü işte joker olarak kullanılan müvekkilinin yetenekli ve emektar bir çalışan olduğunu, feshin haklı nedenlere dayanmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 22.05.2018 tarihinde kaynak yapılması esnasında ... önlemlerini yok sayarak yan tarafta bulunan tinerin alevlenmesine ve fabrikada küçük çaplı bir yangın çıkmasına sebep olduğunu, davacının ihtaren uyarıldığını ve uyması gereken kurallar ve yükümlülüklerin tekrar hatırlatıldığını, davacının Yangın Pompa Dairesinde köpük tanklarına ... köpükleri aktarması gerekmesine rağmen yanlış pompa takması sebebiyle tanklara köpük yerine klor maddesi bastığını ve mevcut tank içindeki köpüğün kullanılamaz hâle geldiğini, bu konudaki savunmasının talep edildiğini, davacının bu dikkatsizliği sonucunda yeni yangın köpük maddesinin alımı, bozulan malzemenin tanklardan boşaltılarak tankların temizlenmesi ve yenisinin doldurulması, bozulan ürünün bertaraf edilmesi için bir kısım masraflar yapıldığını ve müvekkili Şirketin 32.630,00 TL zarara uğradığını, davacının işini savsadığını ve iş güvenliğini tehlikeye düşürdüğünü, işyerini 30 günlük ücretinden çok fazla zarara uğrattığı için iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 25/II-(ı) hükmü uyarınca haklı nedenle feshedildiğini ve haklı nedenle fesihten ötürü tazminat ödemesi yapılmadığını, davacının yardımcı işletmeler bakım teknisyeni olarak 10 yıldır çalıştığını, dozajlama, kimyasalların özellikleri ve pompalama gibi birçok teknik ve mekanik konu hakkında tecrübe sahibi olduğunu, yangın pompa dairesindeki kimyasalların işletme ve operasyon gerekliliği sebebiyle aynı sahada bulunması gerektiğini, klor, köpük ve diğer kimyasalların uluslararası standarttaki adı ... olan küp şeklinde plastik büyük bidonlarda aynı alanda tutulduğunu, bu bidonların üzerinde herkesin uzaktan ve yakından görebileceği büyük etiketlerin yer aldığını, ayrıca bidonların farklı renkte olduğunu, köpük olanın beyaz, klor olanın ise turuncuya benzer bir renkte olduğunu, tecrübe sahibi davacının bu kimyasalları kolaylıkla ayırt edebileceğini, kimyasalları ...' ler içine doldurma işleminde pompalar kullanıldığını, müvekkili Şirketin tehlike sınıfları içinde çok tehlike sınıfında yer aldığını, kullanılan kimyasalların yanıcı ve parlayıcı özelliği bulunduğunu, yanlış kimyasal basılması ve birbirine karışması durumunda tepkime vermeleri, patlama ve yangın gibi sonuçlar ortaya çıkabileceğinden, öte yandan pompadaki arızaların hemen giderilmesi için müvekkil Şirketin bu işlemi tecrübeli, teknik-mekanik bilgi ve donanım sahibi teknisyenlerine yaptırıldığını, somut olayda davacının 20.01.2011 tarihinden itibaren bakım teknisyeni olarak çalışmakta iken 19.10.2020 tarihinde ... Dairesi'nde köpük tanklarına ... köpükleri aktarmak için gittiğini fakat tanklara 1 dakika boyunca köpük yerine klor maddesi bastığını, köpük tankında yoğun şekilde köpürme olduğunu görünce pompa basımını durdurduğunu, bunun sonucunda tanktaki köpüğün kullanılamaz hâle geldiğini, olay sonrasında düzenlenen ifade tutanağında ve ayrıca bu konuda alınan savunmasında davacının hatasını kabul ettiğini, davacının bu pompa ile basma işini defalarca yaptığını, kaldı ki davacının yaptığı bu işlerin görev tanımında açıkça yer aldığını, işyerinde buna benzer olayların yaşandığını ve işçilerin iş sözleşmelerinin sona erdirilmediği iddia edilmiş ise de iddia edilen bu olayların personel kusuruna dayalı olmadığını, mekanik ve sistemsel bir sorun nedeniyle meydana gelen olaylar olduğunu, zarar büyük olsa dahi işçilerin herhangi bir kusuru olmadığı için bu işçilerin iş sözleşmelerinin feshedilmediğini, ancak dava konusu olayda davacının kendi dikkatsizliği ve özensizliği bulunduğunu, söz konusu fesih kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 19.10.2020 tarihli savunmasında; ... su deposuna köpük basmak için gittiğini, pompanın tutukluk yaptığını, mekanikçiyi çağırdığını, pompanın yine tutukluk yaptığını, havası tak çıkar yapıldıktan sonra pompanın çalışır duruma geçtiğini, tekrar arıza yapar diye acele ettiği için yan tarafta bulunan klor köpük ...'lerine hortumu taktığını, köpük ve klorun reaksiyona girdiğini beyan ettiği, yaşanan bu olayda tarafların kusur durumunun tespiti ve meydana gelen zararının niteliği ve miktarının tespiti bakımından bilirkişi heyetinden rapor alındığı kök ve ek raporda davacının yaşanan olayda %30, davalının %70 oranında kusurlu olduğu, meydana gelen maddi zararın 32.630,20 TL olduğu, davacının kusuruna isabet eden zarar miktarının 9.789,06 TL olduğunun bildirildiği buna göre de davacının kusuruna isabet eden 9.789,06 TL'nin 30 günlük ücretini aştığı, 4857 sayılı Kanun'un 25/II-(ı) hükmü gereğince işveren bakımından haklı fesih sebebi olarak düzenlendiği ancak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 400. Maddesindeki düzenleme nedeni ile kusurun derecesi, işin tehlikeli olup olmaması, zararın yüksekliği, riskin sigorta edilebilirliği, işçinin işletmedeki konumu, ücretinin seviyesi, kıdemi, yaşı, ailevî ilişkileri ve zarar anına kadarki davranışlarının göz önünde bulundurulması gerektiği, özellikle 2. fıkradaki düzenleme ile işçinin kusur oranına göre verdiği hasar 30 günlük ücretini aşsa da kusurun daha çok işverende veya başka bir etkende olduğu, işçinin kusurunun daha az ve hafif olduğu durumlarda sorumlu tutulmamasına karar verileceği, alınan kusur raporunda davalının yaşanan olayda % 70, davacı işçinin ise %30 oranında kusurlu olduğu tespitine göre davalının ağır kusurlu olması karşısında 6098 sayılı Kanun’un 400/2 fıkrası kapsamında davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin kabulünün ölçülülük ilkesine aykırı düşeceği, ancak meydana gelen zararın işçinin kusuruna oranlama yapıldığında işçinin 30 günlük ücretinin üzerinde olduğunun anlaşılması, davalının uğradığı zarar miktarı, özlük dosyası içerisinde mevcut 25.05.2018 tarihli uyarı yazısından davacının daha önce de iş yerinde küçük çapta bir yangına sebebiyet verdiğinin anlaşılması karşısında feshin geçerli nedene dayandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yargılama sırasında Mahkemece aldırılan heyet raporu, olaya ilişkin düzenlenen tutanaklar, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı ile; feshe konu edilen olayda davacının görev tanımı gereği %30 oranında kusuru ve sorumluluğu bulunduğu denetim ve kontrol tedbirlerini yeterince uygulamayan ve bu hususu çalışanların insiyatifine bırakan işverenin de olayda %70 oranında kusur ve sorumluluğu bulunduğu, dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve yeterli kabul edilen bilirkişi raporunda tespit edilen zarar miktarının davacının 30 günlük brüt ücretini aştığı fakat kusurun ağırlığı davalı işverende olduğu için yapılan feshin geçerli fesih olarak değerlendirilmesi gerektiğinden Mahkemece kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmesinin isabetli olduğu İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1.Davacının, müvekkili Şirkette yaklaşık 10 yıl boyunca yardımcı işletmelerde çalışmış olup, dozajlama, kimyasalların özellikleri ve pompalama gibi birçok teknik ve mekanik bilgiye sahip olduğunu, bu nedenle de dozajlama ve dolum işlerinin davacıya verildiğini, ancak kendisinden beklenen özeni göstermediğini ve dolum sırasında ürünlerin karışmasına neden olduğunu, davacının bu şekilde kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermediği için ağır kusurlu olarak kabul edilmesini, 2. Davacının iş sözleşmesinin feshinin usul ve yasaya uygun olduğuna karar verilmesi gerektiğini, 3. Müvekkili Şirketin davacının ağır kusurlu davranışları ve eylemlerine rağmen, davacının verdiği zararın yanında verilen bu karar ile adeta cezalandırıldığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin işverence 4857 sayılı Kanun'un 25/2-(ı) hükmüne göre göre haklı nedenle feshedilip feshedilmediğine ilişkindir. 4857 sayılı Kanun'un "ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması" şeklindeki 25/2-(ı) hükmü uyarınca işçinin, işverenin malı olan veya eli altında bulunan makine, tesisat, eşya ya da maddelere otuz günlük ücreti tutarını aşacak şekilde zarar vermesi, işveren bakımından haklı fesih sebebidir. Somut uyuşmazlıkta Mahkemece, işyerinde meydana gelen olayda davacı işçinin %30, davalının ise %70 oranında kusurlu olduğu, davacının kusuruna isabet eden zarar miktarı 30 günlük ücretini aşmakta ise de 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 400. maddesi dikkate alındığında davalının ağır kusurlu olması karşısında aynı maddenin 2. fıkrasına göre feshin haklı nedene dayandığının kabulünün ölçülülük ilkesine aykırı düşeceği bu durumda feshin geçerli nedene dayandığı gerekçesiyle davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince de kusurun ağırlığı dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin kararının yerinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Mahkemelerce somut olayda 6098 sayılı Kanun'un 400/2 hükmünden hareketle fesih haklı değil geçerli nedene dayandığı kabul edilmiş ise de bu kabul dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacının işinin niteliği, işyerindeki kıdemi, daha önce de işyerinde benzer bir eylemi sebebiyle uyarıldığı dikkate alındığında 6098 sayılı Kanun'un 400/2 hükmünde belirtilen sorumluluğu ortadan kaldıran bir sebebin varlığından söz edilemez. Dosya kapsamından davacının yardımcı işletmeler teknisyeni olarak çalıştığı, mesleki tecrübe ve kıdeme sahip olduğu, yaptığı işlerin görev tanımı içerisinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Olaya konu ürünlerin aynı hacimli ve nitelikteki 1.500 kg ağırlığındaki ...'lere konulmuş olmasına rağmen içlerindeki ürünün renginin gözüktüğü, köpüğün kahverengi renkte, klor maddesinin ise sarı renkte olduğu sabittir. Malzemeler aynı ortamda bulunduğundan davacının gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerektiği hâlde göstermediği, yargılama sırasında düzenlenen bilirkişi heyet raporundan da tespit edilmektedir. Şu hâlde davacının %30 kusur oranına isabet eden zarar miktarı 30 günlük brüt ücretini aştığından ve somut olayda 6098 sayılı Kanun'un 400/2 hükmünün uygulanması mümkün olmadığından işverence yapılan feshin haklı nedene dayandığı kabul edilmelidir. Mahkemece davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü isabetsiz olup hükmün bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.