T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:31/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:16/11/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:31/03/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:31/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:16/11/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:31/03/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkilinin, davalıdan ... plakalı aracı 19.01.2015 tarihinde satın aldığını, davalının aracın satış bedeli olarak karşılığında 19.01.2015 tanzim ve 18.06.2015 vade tarihli, 48.000,00-TL meblağlı bono aldığını, bir süre sonra söz konusu bonoyu Antalya 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine koyduğunu, ancak davalının iş bu aracın kati satışını müvekkiline vermediği gibi söz konusu aracı da müvekkilinin elinden geri aldığını, taraflar arasındaki tüm bu hukuki işlemler ve vakıaların Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Cinayet ve Yağma Suçları Bürosu'nun ... soruşturma dosyasındaki ifadeler ve belgeler ile de sabit olduğunu, aynı zamanda müvekkiline ait ... plakalı aracı fiilen haciz ettirdiğini ve icradan 13.001,00-TL bedel üzerinden ihale ile satışını yaptırdığını, müvekkilinin Antalya 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu edilen 48.000,00-TL bedelli bonodan dolayı herhangi bir borcunun olmamasına rağmen davalı tarafın icra takibine konu bonoyu davacıya teslim etmediği gibi bugüne kadar icra takibini ısrarlı olarak sürdürdüğünü, davalının, başlangıçta icra takip tarihinde takipte haklı ve iyiniyetli iken, dava tarihinden önce takip konusu bonoya dayalı alacağı kalmamasına, araç kendisine iade edilmesine ve herhangi bir alacağının da olmamasına rağmen icra takibine devam etmesi sebebiyle icra takibinde haksız ve kötüniyetli duruma düştüğünü, müvekkilinin menfi tespit davası açmaya zorlandığını belirterek İİK'nın 72/3 maddesi gereği teminat karşılığında "icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi" hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı tarafa 19.01.2015 tanzim ve 18.06.2015 vade tarihli, 48.000,00-TL bonodan dolayı borçlu bulunmadığının tespitine, İİK'nın 72/5 maddesi gereği haksız ve kötüniyetli alacaklı aleyhine müvekkiline verdiği 13.0001,00-TL zarar nedeniyle 13.001,00-TL kötüniyet tazminatına ihale tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı tarafa yükletimesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "... Mahkememizce yapılan yargılamada alınan trafik kayıtları incelendiğinde, ... plaka sayılı aracın malikinin davalı olduğu, aracın davacıya noterde devredilmediği, fiili teslimi yapılan aracın anahtarının başka bir aracın haczi sırasında davalının oğluna verildiği, ... plakalı aracın tescil işlemlerinin yapılmadığının ve dava konusu 48.000,00-TL bedelli senedin bu araç alış verişi karşılığında davacıdan alındığının tarafların kabulünde olduğu, icra dosyasında davacıya ait başka bir aracın (...) 13.001,00-TL ile satışının yapıldığı, bu satış bedelinden araç borçları nedeniyle dosya borcuna bir mahsup yapılamadığı, sonrasında davacının emekli ikramiyesine haciz konulduğu, bunun üzerine dosya borcuna mahsuben 78.977,06-TL ödeme yapıldığı, Sonuç olarak ... plaka sayılı aracın kayden ve fiilen halen davalıda olduğu anlaşılmakla araç bedeli olarak verilen 48.000,00-TL bedelli bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ayrıca ödeme nedeniyle istirdat davasına dönüşen kısım bakımından davacı tarafça ödenen 78.977,06-TL'nin davalıdan istirdatına karar vermek gerekmiştir. Öte yandan her ne kadar davacı tarafça ... plaka sayılı aracın 13.001,00 TL'ye satıldığı belirtilerek bu miktarın kötü niyet tazminatı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesi talep edilmiş ise de; bu bedel ... plaka sayılı aracın borçları için kullanılmış olup ayrıca yasal şartları oluşmadığından davacı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu bono incelendiği takdirde; bononun yasal tüm unsurları içerdiğini ve kambiyo senedi niteliğinde olduğunu, davacı ...'ın asıl borçlu konumunda olduğunu, müvekkilinin yetkili hamil olduğunu, ciro silsilesinin de düzgün olduğunu, her ne kadar Yerel Mahkemece; dava konusu 48.000,00-TL bedelli senedin araç alım satımı için verildiği konusunda değerlendirme yapılmışsa da bu değerlendirmenin hatalı olduğunu, müvekkilinin bu yönde bir beyanı ya da kabulünün söz konusu olmadığını, davacının söz konusu senedin araç alım satımına ait olduğunu gösterir dosyaya sunmuş olduğu tek bir delilin dahi bulunmadığını, kural olarak bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden tarafın o vakıayı ispat etmeye mecbur olduğunu, ispat yüküne ilişkin bu genel kuralın menfi tespit davaları için de geçerli olduğunu, senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin miktarı ne olursa olsun yazılı delil ile ispatının gerektiğini, davacı tarafından sunulabilen yazılı somut bir delilin mevcut olmadığını, dava ile benzerlik gösterir birçok emsal Yargıtay kararı bulunduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan yazılı, şüpheden uzak, somut bir delil bulunmadığını, dava yönünden senede karşı senetle ispat zorunluluğu bulunmakta olup davacı tarafça aynı kuvvette yazılı belge sunulmadığı gibi yemin deliline de açıkça dayanılmadığını, emsal Yargıtay kararları ile bononun sebepten mücerret olduğu hususu göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Yerel Mahkemece hatalı değerlendirme ve gerekçe ile davanın kabulüne dair karar verildiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, takibe konu bono nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davalının, nüfus kaydının incelenmesinden dosya istinaf aşamasındayken 14/11/2025 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır. Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde TMK'nın 27/1. maddesi gereğince ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Ölü kişi adına hüküm kurulamaz. Yalnız öleni ilgilendiren yani mirasçılara geçmeyen haklara ilişkin davalar tarafın ölümü ile konusuz kalır. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen yani mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara, ölen tarafın mirasçıları tarafından veya ölen tarafın mirasçılarına karşı devam edilir. Öte yandan; yargılama sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen tarafın ehliyeti sona ereceğinden, ölen tarafın vekili varsa ölüm ile vekalet ilişkisi de kural olarak sona erer (TBK'nın 43/1, 513/1 maddeleri). Vekilin davaya devam etmesi mümkün olmayıp, sadece bu kişinin mirasçıları tarafından davaya devam edilebilir. Somut olayda; davalı tarafın dosya istinaf aşamasındayken 14/11/2025 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından, öncelikle vefat eden davalının nüfus kaydının incelenerek, mirasçılarına usulüne uygun tebligat yapılıp, mirası reddetmeyen mirasçılarının mecburi dava arkadaşı olarak yöntemince davaya katılımı sağlanmak, mirasçılar davayı birlikte takip etmekten kaçınırlarsa, terekeye temsilci tayin ettirmek suretiyle, taraf teşkili sağlandıktan sonra ortaya çıkacak sonuca göre esas hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın esası ve davalı vekilinin istinaf sebepleri incelenmeksizin, kararın 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a.4 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın, taraf teşkili hususundaki eksiklikler tamamlanıp yeniden hüküm kurulmak üzere İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4. maddesi gereğince Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/11/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırıldığından davalı vekilinin istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA, 5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının İlk Derece Mahkemesince talebi halinde davalıya İADESİNE, 6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesi'nce ilgiliye İADESİNE, 9-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.31/03/2026 ...