9. Hukuk Dairesi 2011/41525 E. , 2013/29156 K. "" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücretli izin alacağı, ücret alacağı, ikramiye alacağı, gıda yardımı alacağı, iş güvencesi tazmınatı ile boşta geçen süre tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... Dündar taraf…
**9. Hukuk Dairesi 2011/41525 E. , 2013/29156 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücretli izin alacağı, ücret alacağı, ikramiye alacağı, gıda yardımı alacağı, iş güvencesi tazmınatı ile boşta geçen süre tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... Dündar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, lehine sonuçlanan işe iade davası sonrasında işe başlamak için müracaat ettiği halde işe başlatılmadığı iddiasıyla kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık izin, 4 aylık ücret, iş güvencesi tazminatı, ikramiye ve gıda yardımı ile boşta geçen süre alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacının talebi üzerine ücret ve yargılama giderlerinin hesabına yatırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, dosyadaki delillere ve bilirkişi raporuna dayanarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı avukatı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Mahkemece tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasında kıdem tazminatına ilişkin bentler birbirinden farklıdır, ayrıca gerekçeli kararın gerekçe kısmında eldeki dosyaya ait olmayan açıklamalara yer verilmiştir. HMK.’nun 298/2 maddesi gereğince sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması, tefhim edilen kısa karara aykırı olmaması gerekir. Aksi halde, yargılamanın aleniyeti ilkesi zedelenmiş ve mahkeme kararına güven sarsılmış olacaktır. Asıl olan tefhim edilen kısa karardır. Gerekçeli kararın kısa karara uygun olmaması, çelişki yaratır ve gerekçeli kararın yok hükmünde olduğu anlamına gelir. Belirtmek gerekir ki, kısa karar ile gerekçeli karar çelişkisi, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 Kararı gereğince bozma nedenidir. Mahkemece, kısa kararda talep edilmesine rağmen boşta geçen süre ile iş güvencesi tazminatı hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemiş iken gerekçeli kararın gerekçe kısmında davacının bu alacak kalemlerine hak kazandığının vurgulandığı ancak, kısa kararda söz konusu talepler hakkında sehven hüküm verilmediğinin belirtildiği, bu nedenle hüküm ile gerekçe arasında çelişkiye neden olduğu anlaşıldığından, sair yönler incelenmeksizin kararın salt bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.