Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde numune alma ve hazırlama elemanı olarak 01.02.2011 tarihinden beri çalıştığını, davalı ile dava dışı firmalar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu, muvazaa davasının Eskişehir 2. İş Mahkemesinin 2015/206 Esaslı dosyasında kabul edildiğini, kararın onanarak kesinleştiğini, davacının 19.06.2015 tarihine kadar olan ücret farkı ve ilave tediye alacağının hüküm altına alınıp kesinleştiğini, 20.06.2015-01.12.2016 tarihine kadar olan ücret
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde numune alma ve hazırlama elemanı olarak 01.02.2011 tarihinden beri çalıştığını, davalı ile dava dışı firmalar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu, muvazaa davasının Eskişehir 2. İş Mahkemesinin 2015/206 Esaslı dosyasında kabul edildiğini, kararın onanarak kesinleştiğini, davacının 19.06.2015 tarihine kadar olan ücret farkı ve ilave tediye alacağının hüküm altına alınıp kesinleştiğini, 20.06.2015-01.12.2016 tarihine kadar olan ücret farkı ve ilave tediyenin hüküm altına alınıp kesinleştiğini, davacının toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanması gerektiğini belirterek 01.02.2016-31.12.2018 tarihleri arasına ilişkin ücret farkı, ilave tediye, ulusal bayram ve genel tatil farkı, yıllık izin farkı, sendikal haklar (kira ve aydınlatma yardımı, denge ödeneğim üretim primi, iş riski primi, vardiya zammı, vasıta yardımı, sosyal yardım ve ikramiye alacağı) alacaklarının tahsilini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, asıl işveren alt işveren ilişkisinin kanuna uygun kurulup kurulmadığı, muvazaaya dayanıp dayanmadığı ve buna göre davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ile dava konusu alacakların hesabına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş, sürecin anlaşamama ile sonuçlanması üzerine 17.12.2018 tarihli son tutanak dava dilekçesine eklenerek somut dava açılmıştır. Arabuluculuk faaliyeti tarafların anlaşamadığına ilişkin düzenlenen son tutanak tarihinden önce muaccel olan alacaklar için gerçekleştirilmiştir. Hükme esas alınan ve davacının ıslahına dayanak oluşturan bilirkişi ek raporunda; dava konusu alacaklara ilişkin hesaplama, arabuluculuk son tutanak tarihi aşılarak 31.12.2018 tarihine kadar yapılmıştır. Arabuluculuk son tutanak tarihinden sonra muaccel hâle gelen talep dönemi için arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği dikkate alındığında, bu dönem yönünden davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır. 3. Davacı, toplu iş sözleşmesi hükümlerinden ancak sendika üyeliğinin işverene bildirdiği tarihten itibaren yararlanabilir. Bu husus dikkate alınmadan, fark ulusal bayram ve genel tatil alacağı yönünden 2016/Nisan - 2016/Eylül dönemleri için de hesaplama yapılması ve söz konusu alacakların hüküm altına alınması hatalı olup kararın bu sebeple de bozulması gerekmiştir.