T.C. ADANA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2021/1546 KARAR NO : 2025/1569 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ...(...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/05/2021 NUMARASI : 2019/119 Esas - 2021/460 Karar DAVACI : ... Beton Prefabrik İnş. Ltd. Şti. -... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Gıda Enerji İnş.taah. San. v…
T.C. ADANA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2021/1546 KARAR NO : 2025/1569 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ...(...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/05/2021 NUMARASI : 2019/119 Esas - 2021/460 Karar DAVACI : ... Beton Prefabrik İnş. Ltd. Şti. -... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Gıda Enerji İnş.taah. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/02/2019 İSTİNAF TALEP TARİHİ : 22/06/2021 İSTİNAF KARAR TARİHİ : 04/12/2025 KARARIN YAZIM TARİHİ : 04/12/2025 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/05/2021 tarihli ve 2019/119 Esas - 2021/460 Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekili istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede; DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Taraflar arasında imzalanan 15.03.2018 tarih ve muhteviyatı itibariyle eser sözleşmesi niteliğinde olan akit uyarınca müvekkili şirket tarafından borçlu şirkete temel soketi yapılması işi, temel hartılı yapılması işi, kolon imalatı işçiliği ve logar işçiliği olmak üzere 4 madde üzerinden 66.159,00-TL tutarında fatura düzenlendiğini ve iş bu faturanın davalı şirket tarafından kabul edilerek tarafların ticari defterlerine işlendiğini ve iş bu faturanın davalı şirket tarafından kabul edilerek tarafların ticari defterlerine işlendiğini, davalı şirket tarafından eksik yapılan 5.293,47-TL asıl alacak için ... İcra. Müdürlüğüne ait 2018/13839 sayılı dosyası aracılığı ile başlatılan ve davalı şirkete gönderilen 7 örnek ödeme emrine davalı şirket tarafından itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu belirterek açılan davanın kabulünü, davalı tarafın ... İcra. Müdürlüğüne ait 2018/13839 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, likit bir alacağa haksız bir şekilde itirazın edildiğinden davalı tarafın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Taraflar arasında imzalanan 15.03.2018 tarihli sözleşmenin 8. Maddesine göre işin teslim süresi ''teklifin onaylanması ve ödeme şartlarının yerine getirilmesine müteakip 30 iş günü olduğunu '' şeklinde belirlendiğini, davacıya sözleşmeye göre ilk olarak 20.03.2018 tarihinde 10.000,00-TL olarak gönderildiğini, sözleşmenin ekinde işin süresinde tamamlanmaması halinde günlük cezası 1.000,00-TL olarak belirlendiğini, bu anlamda davacının alacak hakkının zaten bulunmadığını, taraflar arasında imzalanan 15.03.2018 tarihli sözleşmenin eki olan birim fiyat sözleşme cetveli madde 2'de 27 adet betonarme kolonun montaj yerinde imal edilmesi ve vinç ile montajının yapılması hususunda anlaşıldığı, maddenin devamında kolonların imalatında kullanılacak olan demir ve C30 betonun müvekkili tarafından alınacağı ve iş sonunda beton ve demir tutarlarının hakediş tutarlarından mahsup edilerek düşüleceğinin belirtildiğini ve işçilik dahil 2.300,00-TL fiyat verildiğini, ... Sulh Hukuk. Mahkemesinin 2018/51 D.İş sayılı dosyasından yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporunun eksik olduğunu, davacı tarafın işi süresinde tamamlamadığını, hatta işi tamamlamamış ve işi bıraktığını, dava konusu edilen fatura bedelinin tamamının müvekkili şirket tarafından ödendiğini belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: " HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, " şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili 22/06/2021 tarihli istinaf dilekçesinde özetle; 1- Taraflar Arasındaki Toplam Alacak Miktarının: ....Sulh Hukuk Mahkemesi 2018/51 D.İş sayılı dosyası aracılığı ile yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde oluşturulan 18.09.2018 tarihli rapora göre davacı müvekkili şirketin davalı şirkete yapmış olduğu iş bedelinin KDV hariç toplam 100.754,40 TL olarak belirlendiğini, bu işler detaylı olarak incelendiğinde ise sadece 27 adet kolon yapılması işinin 62.100 TL + KDV olarak belirlendiğinin anlaşıldığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmede ise bu kolon imalatı işinde kullanılan beton ve demirin ücretinin müvekkili şirketten kesileceğinin belirtildiğini, dava konusu fatura incelendiğinde kolon imalatına ilişkin olarak sadece işçilik ücretinin faturalandırıldığının görüldüğünü, davaya konu edilmeyen 18.10.2018 tarihli iade edilen faturada ise ücretin kalanını faturalandırıldığı gözükmekle, bu kolon imalatı işinin tamamlanması konusunda taraflar arasında bir çekişme bulunmadığını, işin yapılarak teslim edildiğinin bilirkişi raporlarıyla da sabit olduğunu, esasen yapılan işlerle alakalı hak ediş tutarlarından yapılacak kesintilerin iş bitiminde yapılacağı kararlaştırılmasına ve yine cevap dilekçesi ekindeki mesajlaşmalardan (“kalıplarını topla çık” şeklindeki mesaj) bizzat davalı şirket yetkilisi tarafından sözleşmenin feshedilmiş olduğu anlaşılmasına rağmen davalı şirketin, taraflar arasındaki hesabı kendi istekleri doğrultusunda yönlendirmesi iyiniyet ve dürüstlük kuralları ile bağdaşmayıp, yukarıda toplam alacak miktarına ilişkin tutarın belirtildiğini, fatura tarihi 11.06.2018 iken ödemelerin 23.000 TL’lik kısmının bu tarihten önce yapıldığını, davalı şirket tarafından, sözleşme dışı yapılan işlerin, dava konusu faturaya mahsuben yapılmış gibi gösterildiğini, bu ödemelerden 10.000 Türk Lirasının sözleşme ile kararlaştırılmış avans ödemesi olduğunu, sözleşme dışı işlerin ilgili faturaya ödeme olarak yansıtıldığı gibi yine dava dilekçesinde belirtilen ancak dava dışı tutulan ... nolu fatura içeriğinde belirtilen işlemler için yapılan ödemeler de dava konusu faturaya ilişkin yapılmış gibi gösterildiğini, dava konusu fatura kalemlerinden bir tanesinin kolon imalatı işçiliği olarak gözüktüğünü, dava dışı faturada belirtilen kalemin ise kolon imalatı yapılması işi olduğunu, kolon imalatı yapılmasına ilişkin kısmi ödemelerin, dava konusu faturaya yapılan ödemeler olarak gösterildiğini, yine davalı şirket tarafından yapılan ödeme dekontlarında, ödemelerin ne kapsamda ve hangi işe karşılık olduğunu belirtilen bir açıklama da bulunmadığını, toplam iş bedeli ve yapılan ödemeler karşılaştırıldığında, müvekkili şirketin davalı şirketten alacaklı olduğunu, özellikle iki fatura karşılaştırıldığında ve yapılan işlemlerin kronolojisi dikkate alındığında, ikinci faturadaki işlerin (temel soketi yapılması işi ve kolon imalatı yapılması işi) ve ödemelerin yapılmadan, birinci faturadaki işlerin tamamının yapılmasının mümkün olmadığını, bu durumun dahi tek başına davalı tarafından yapılan tüm ödemelerin ilk fatura alacağına ilişkin olmadığını ispatladığını, bu husus bilirkişi raporunda dikkate alınmadığı için usul ve yasaya aykırı kararın doğmasına sebebiyet verildiğini, 2- Dosya kapsamında bulunan ve taraflar arasında imzalanan sözleşmede görüldüğü üzere sözleşme tarihinin 15.03.2018 olduğu, sözleşme konusu işleri gerçekleştirmek için ayrıca ilgili belediyeden izin ve ruhsat alınması gerekmektiği, ruhsatın alınma tarihinin ise 18.05.2018 olduğu, ruhsatın ve iznin alınmasına ilişkin işlerin işveren tarafından yapılacağının kararlaştırıldığını, bu kapsamda işin geç başlamasında müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, işin geç başlamasında müvekkili şirketin sorumluluğu olmadığı gibi yarım kalmasında da herhangi bir hatası ya da ihmali bulunmadığını, davalı tarafından sunulan yazışmalar incelendiğinde, 05.06.2018 tarihli yazışmada, davalı şirket sahibinin müvekkili şirket sahibini şantiye sahasından kovduğunın açıkça görüldüğünü, hem hak ettiği ücretleri tam alamayan hem de inşaat alanından uzaklaştırılan müvekkili şirket çalışanlarının bu konuda bir sorumluluğunun doğmayacağını, Sözleşme ile Belirtilen İş Kapsamının İşveren Şirket Tarafından Genişletildiğini: Henüz sözleşme aşamasında müvekkiline verilen bilgiler ile işlerin başlamasından sonra verilen bilgiler farklı olduğu için müvekkilinin öngördüğü işin bir anda farklılaştığını, sözleşmeler sırasında yapılacak olan hatılların (tekil temelleri birbirine bağlayan deprem kirişleri) 30x60 boyutlarında olacağı kararlaştırılmışken, iş başladıktan sonra ilgili hatıllar 60x80 boyutlarında yaptırıldığını, yine müvekkiline bildirilen çatı ağırlığı iş başında 100 ton olarak kararlaştırılmışken iş başladıktan sonra 210 tona çıkartıldığını, buna ilişkin müvekkili şirket yetkilisi ile davalı şirket çalışanının yazışmalarının daha önce dosyaya sunulduğunu, bu durumların sözleşmede belirtilen maliyetleri otomatik olarak arttırdığı ve sözleşme dışı ödemelere sebebiyet verdiğini, davalı şirketin de yukarıda belirtildiği üzere sözleşme dışı işlere ait ödemeleri ve fiyat farklarını ilgili fatura üzerinden mahsup etmeye çalıştığını, İşçilere Yapılan Ödemelerin: Yine sözleşme kapsamında işçilere yapılacak ödemelerin işçilerin banka hesabına yapılacağının belirtildiğini, davalı şirket tarafından, bünyesinde çalıştırdığı işçiye yapılan elden ödemenin sözleşme hükümleri ile örtüşmediğini, işçi işveren ilişkisi göz önüne alındığında işçiye yapılan bu ödemenin gerçekliği ve baskı altında olup olmadığı hususlarının ayrıca incelenmesi gerektiğini, Dava Konusu Faturada Bulunan Rögar İşçiliği Kaleminin: Her ne kadar gerekçeli kararda taraflar arasındaki sözleşme uyarınca hak ediş miktarından işçi alacaklarının mahsup edileceği ve bu sebeple işçilere yapılan ödemeler ile müvekkili şirkete yapılan ödemelerin toplamının faturaya alacağına denk olduğu belirtilmişse de, yukarıda da bahsedildiği üzere fatura kapsamında bulunan rögar işçiliğinin sözleşme dışı işlerden bir tanesi olduğu, bu alacağı faturadaki diğer alacaklar ile bir tutarak bu alacak üzerinden de hak ediş kesintisi yapılması ve sözleşmeye dahil edilmesinin hatalı olduğunu, bir an için müvekkili şirketin sözleşme kapsamındaki işlerden dolayı davalı şirketten hiçbir alacağı olmadığı varsayılsa dahi, bu alacak kalemi için kısmi bir kabul gerektiğini belirterek, Sonuç itibariyle; Yerel mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan, mahkeme kararının kaldırılması ve talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. Davalı taraf istinaf dilekçesine karşı beyanlarında özetle: Davacı tarafça yapılan istinaf talebinin hukuka aykırı ve mesnetsiz olup, Mahkemece re'sen dikkate alınacak nedenlerle; davacının istinaf başvurusunun reddi ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27.05.2021 tarih ve 2019/119 E.-2021/460 K. sayılı ilamın onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : İstinaf incelemesine esas; Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; hukuki niteliği itibariyle eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali isteğidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 341/2 maddesinde "Miktar veya değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir..." 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 341/4 maddesinde "Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda kararda asıl talebin kabul edilmeyen bölümü 3.000,00 TL'yi geçmeyen taraf istinaf yoluna başvuramaz." hükümleri düzenlenmiştir. Davacı tarafından her ne kadar dava dilekçesinde dava değeri 6.614,00 TL gösterilmiş ise de, dava konusu takip dosyasında itiraza uğrayan takip miktarının 5.293,47 TL asıl alacak ve 237,55 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.531,02 TL olduğu, dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz edilen 11/02/2019 tarihli arabuluculuk son tutunağında ise icra masrafları ile toplam 6.614,00 TL'nin talep edildiğinin belirtildiği, ancak eldeki davanın itirazın iptali davası olması ile icra masraflarının takip dosyasında infaz aşamasında kapak hesabına alınarak ayrıca değerlendirilecek olması karşısında, eldeki dava değeri mevcut dava türüne göre 5.531,02 TL olarak kabul edilmelidir. Bu kabule göre de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu istinaf kanun yoluna başvuru yönünden kesinlik sınırını düzenleyen yukarıda belirtilen maddelerdeki miktarların her yıl yeniden değerleme oranında artırılması sonucunda yerel mahkemenin karar tarih olan 25/05/2021 tarihi itibariyle istinaf kanun yoluna ilişkin yerel mahkemenin kesinlik sınırı 5.880,00 TL olup, davada reddedilen miktarın (dava değerinin) 5.531,02 TL olduğu, davacı vekilinin istinaf talebinde bulunduğu, yerel mahkemece reddedilen miktarın (dava değerinin) kesinlik sınırı olan 5.880,00 TL'nin altında kaldığı görülmekle, yerel mahkemece verilen red kararı miktar itibariyle kesin nitelikte olduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 341/2. maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurma imkanı bulunmamaktadır. Sonuç itibariyle; Davacı vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 341/2 ve 352/1-b maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 341/2 ve 352/1-b maddeleri uyarınca davacı vekili İstinaf Başvurusunun Usulden Reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL istinaf karar harcının talep halinde yerel mahkemece davacıya İADESİNE, 3-Davacı tarafından yatırılan 162,10- TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir KAYDINA, 4-İstinaf masraflarının, başvuran davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 359/4.maddesi uyarınca, kararın ilk derece Mahkemesi tarafından TARAFLARA TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 352/1-b-1 ve 362/1-a bentleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/12/2025 ... Başkan ... *e-imzalıdır.* ... Üye ... *e-imzalıdır.* ... Üye ... *e-imzalıdır.* ... Katip ... *e-imzalıdır.*