9. Hukuk Dairesi 2025/9693 E. , 2026/1001 K. "" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2253 E., 2025/2228 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Edremit İş Mahkemesi SAYISI : 2020/724 E., 2023/165 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı asıl tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor d…
9. Hukuk Dairesi 2025/9693 E. , 2026/1001 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2253 E., 2025/2228 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Edremit İş Mahkemesi SAYISI : 2020/724 E., 2023/165 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı asıl tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı asıl dava dilekçesinde; 2017 Eylül-2019 Eylül tarihleri arasında davalıya ait tavuk yetiştirme çiftliğinde çalıştığını, annesi ile birlikte çiftliğin içerisindeki müştemilata taşındığını, çiftliğin tek çalışanı olarak iki adet büyük kümesten oluşan çiftlikteki bütün civcivlerin beslenmesi ve bakımı, kümeslerin ısı, nem ve havalandırma dengesinin sağlanması ve sürekli kontrolü, kümeslerin temizliği ve güvenliği gibi her türlü tek başına bazen de annesinin kısmi yardımıyla yerine getirdiğini, herhangi bir çalışma olmaksızın sabah erken saatlerden gece yarısına kadar çalıştığını, geceleri de aralıklarla uyanarak kümesin ısı, nem ve havalandırma dengesini kontrol etmesi gerektiğini, bakiye ücret alacağı bulunduğunu, haklı ve geçerli bir neden olmaksızın iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, bakiye ücret, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkilinin yanında yıllar önce çalıştığını, sonrasında istifa ederek işten ayrıldığını, bundan sonra davacının müvekkili ile işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, davacının talep ettiği alacakları kanunen talep hakkı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar davalı vekili taraflar arasında iş ilişkisi bulunmadığını beyan etmiş ise de davalının 18.08.2019 tarihinde kolluğa verdiği beyan, ... tarafından düzenlenen sevk irsaliyeleri, davacının annesine ait hesap hareketleri, davalıya ait hesap hareketleri ve tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde, çiftliğe gelen tavukların bakımının karşılığının davalının hesabına yattığı, davalının hesabından davacının annesinin hesabına elektrik fatura bedelleri ve davacının ücretinin gönderildiğinin tespit edildiği, davacının davalının işçisi olduğuna kanaat getirildiği, feshin haklı nedene dayandığı ve fesih sürelerine uyulduğu konusunda ispat yükü üzerinde bulunan işverenin bu yükümlülüğünü yerine getiremediği, davalı tarafça yıllık izin kullandırıldığına dair herhangi bir belge sunulmadığı, davacının hak ettiği ve karşılığı ücretinin de ödenmediği toplam 28 günlük yıllık ücretli izin alacağının olduğunun tespit edildiği, davacının, davalının işvereni olduğunu 2019 Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında fiilî olarak çalıştığını ispat ettiği, davalının ise ücretinin ödendiğini ispat edemediği, davacının ücret alacağı talebinin kabulüne karar verildiği, davacı tanığı M.D'nin davacının hafta tatili yapmadığını beyan ettiği, yapılan işin niteliği gereği davacının hafta tatili alacağının hüküm altına alındığı, işyerinde yapılan işin niteliği gereği ve tanık anlatımı birlikte değerlendirildiğinde davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığının anlaşıldığı, davacının fazla çalışma yaptığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asıl tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamından davacının davalı ...'a bağlı olarak çiftlikteki civcivlerin bakımını yaptığı, işyerinde çalışan sayısının 50'den az olduğu, bu nedenle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 4/1-(b) hükmü gereğince istisna kapsamı niteliğinde olduğundan taraflar arasındaki ilişkiye 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun uygulanacağı anlaşılmakla davacının bu yöne ilişkin istinaf talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı asıl temyiz dilekçesinde; 1. Bilirkişi raporunda yer verilen Yargıtay kararlarının bekçilik işi yapan işçilerle ilgili olduğunu, ancak kendisinin ekstra ve başlı başına emek gerektiren bakıcılık-yetiştiricilik şeklindeki çiftlik çalışanı vazifesini yerine getirdiğini, çiftlikteki civcivlerin yetiştirilmesine ilişkin her türlü işi yaptığını, 2. Çiftlik çalışanı olarak çalıştığının sabit olduğunu, yaptığı işin niteliği gereği fazla çalışma yapmasının kaçınılmaz olduğunu, fazla çalışma ücretine hak kazanmış olduğunun açıkça ortada olduğunu, fazla çalışma ücreti alacağının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, 3. Dosya kapsamında dinlenen tanıkların tamamının yaptığı işin uzun ve yoğun bir çalışma gerektirdiğini açıkça beyan ettiklerini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, fazla çalışma ücreti alacağının ispatına ve hükmün infaza elverişli şekilde kurulmasına ilişkindir. 1.Davalı ...'ın İlk Derece Mahkemesi karar tarihinden sonra vefat ettiği, davalı ... vekilinin 21.01.2025 tarihli dilekçesi ile müvekkilinin vefat ettiğini bildirerek mirasçılara ait vekâletnameleri dosyaya sunduğu dikkate alındığında, Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında davalı olarak mirasçılar yerine müteveffanın adının yazılmış olması hatalı ise de bu durum mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün bir maddi hata niteliğindedir. 2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temyiz edenin sıfatına göre davacının aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Somut uyuşmazlıkta gerek hüküm altına alınan alacaklar gerekse yargılama giderleri bakımından davalı mirasçılarının müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları yönünde hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi infazda tereddüt yaratacak mahiyette olduğundan hatalıdır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Davacı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci, altıncı, yedinci, dokuzuncu, onuncu ve on ikinci bentlerinde yer alan "davalıdan tahsili ile" ibarelerinin hükümden çıkartılarak yerlerine "davalı mirasçılarından müştereken ve müteselsilen tahsili ile" ibaresinin yazılması, Hüküm fıkrasının on birinci ve on üçüncü bentlerinde yer alan "davalıya verilmesine" ibarelerinin hükümden çıkartılarak yerlerine "davalı mirasçılarına verilmesine" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.