Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... Bor İşletme Müdürlüğünde hizmet alımı yoluyla iş üstlenen alt işverenler bünyesinde kırma eleme işçisi olarak çalıştığını, çalışılan işin Kurumun asli ve sürekli işi olduğunu, alt işverenlerin asıl işi idari ve teknik açıdan yürütebilecek organizasyona ve yeterliliğe sahip olmadığını, aksine alt işveren işçilerinin Kurum yetkililerinden emir ve talimat alarak çalıştıklarını, davalı ile alt işverenler arasındaki ilişkinin işçi temininden ibaret olduğ
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... Bor İşletme Müdürlüğünde hizmet alımı yoluyla iş üstlenen alt işverenler bünyesinde kırma eleme işçisi olarak çalıştığını, çalışılan işin Kurumun asli ve sürekli işi olduğunu, alt işverenlerin asıl işi idari ve teknik açıdan yürütebilecek organizasyona ve yeterliliğe sahip olmadığını, aksine alt işveren işçilerinin Kurum yetkililerinden emir ve talimat alarak çalıştıklarını, davalı ile alt işverenler arasındaki ilişkinin işçi temininden ibaret olduğu dikkate alındığında davalı ile değişen alt işverenler arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayandığının açık olduğunu, muvazaa olgusunun emsal mahkeme kararları ile de sabit görüldüğünü, bu sebeplerle Maden İş Sendikası üyesi olan davacı, baştan itibaren davalı ... Müdürlüğünün işçisi olarak kabul edilerek davacıya kadrolu sendikalı emsali işçiye ödenen ücretin ödenmesi gerektiğini, ayrıca davacının işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinden de yararlandırılması gerektiğini ileri sürerek ilave tediye alacağı ile birlikte toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan taban ücret yevmiye alacağı, prim alacağı, vardiya zammı alacağı, iş riski primi alacağı, ikramiye alacağı, yemek yardımı iaşe bedeli alacağı, sosyal yardım alacağı, giyim yardımı alacağı, kira ve aydınlatma ek ödeme ve denge tazminatı alacaklarının bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek işletme kredisi faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, asıl işveren alt işveren ilişkisinin kanuna uygun kurulup kurulmadığı, muvazaaya dayanıp dayanmadığı ve buna göre davacının ilave tediye alacağına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.