Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 09.06.2020-08.09.2020 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesini çalışma koşullarının çalışmaya elverişsiz olması sebebiyle feshettiğini ancak işvereni tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) verilen işten ayrılış bildirgesinde iş sözleşmesinin işçinin ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışı nedeniyle son verildiğinin bildirildiğini, bu nedenle çalışma hayatında maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek maddi ve m
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 09.06.2020-08.09.2020 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesini çalışma koşullarının çalışmaya elverişsiz olması sebebiyle feshettiğini ancak işvereni tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) verilen işten ayrılış bildirgesinde iş sözleşmesinin işçinin ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışı nedeniyle son verildiğinin bildirildiğini, bu nedenle çalışma hayatında maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminat alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.