T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/362 Esas KARAR NO : 2025/587 DAVA : İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) DAVA TARİHİ : 28/04/2025 KARAR TARİHİ : 10/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; Müvekkili Şirket ile Davalı Şirket arasında -------- nezdinde görülmekte olan …
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/362 Esas KARAR NO : 2025/587 DAVA : İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) DAVA TARİHİ : 28/04/2025 KARAR TARİHİ : 10/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; Müvekkili Şirket ile Davalı Şirket arasında -------- nezdinde görülmekte olan tahkim yargılaması sonucunda -------- numaralı dosyada 15.05.2023 tarihinde verilen hakem kararı Müvekkili Şirket bakımından ilamlı icraya konu edildiğini, işbu ilam kapsamında, --------- İcra Müdürlüğü’nün --------- Esas numaralı dosyası tahtında asıl alacak tutarı 102.895,47 TL olan ilamlı icra takibi başlatıldığını, Davalı şirket, kendisine icra emrinin tebliğine rağmen, dosya borcunu ödememiş ve herhangi bir tehir-i icra kararı da almadığını, ayrıca icra dosyasının kesinleştiğini ve halen derdest olduğunu, takip devam ettiğini, bu durum İcra İflas Kanunu’nun 177. Maddesinin 4. Hükmü gereğince, Davalı Şirket olan borçlunun doğrudan doğruya iflası sebebi olduğunu, bu durumda iflas ödeme emri tebliğine gerek olmayıp, ilamlı takibe konu borcun tamamen ödenmemesi, depo emrine dahi gerek olmadan, kesin bir iflas nedeni olduğunu, ayrıca, --------- nezdinde görülmekte olan tahkim yargılaması sonucunda 15.05.2023 tarihinde ---------- numaralı dosyada verilen ilam niteliğindeki hakem kararının iptali için ilk derece mahkemesi sıfatı ile------ Bölge Adliye Mahkemesi’nde dava açılmış olup bu dava --------- sayılı dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde hakem kararının iptali için açılan dava reddine karar verilmiş ve -------- Hukuk Dairesi tarafından tesis edilen bu karara yönelik taraflarca herhangi bir itiraz olmaması neticesinde söz konusu hüküm kesinleştiğini, --------- İcra Müdürlüğü’nün ------- Esas numaralı dosyası tahtında asıl alacağa konu mahkeme ilamı kesinleştiğini, diğer yandan, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında --------- nezdinde görülmekte olan tahkim yargılaması sonucunda --------- numaralı dosyada 07.11.2023 tarihinde oyçokluğu ile verilen hakem kararı uyarınca;“Davacı tarafın haksız çıkmış olması sebebiyle, davacı vekilinin yapmış olduğu yargılama giderlerinin tamamının kendi üzerine bırakılmasına, davalının hakem sekreteri için ödemiş olduğu toplam 18.750,00-TL’nın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, HMK 44/1- d ve avukatlık asgari ücret tarifesi, m. 17 uyarınca davalı taraf vekiline ödenmesi gereken ücret 348.906,46-TL hesaplanmış olup, yargılama, görev belgesi tanziminden sonra sona erdiği için, ücret tarifesi m. 6 hükmü uygulanarak bu ücretin tamamının davacı tarafından karşılanmasına…” hükmedilmiş olup, Davalı Şirket bir kez daha başka bir dosya üzerinden vekalet ücreti ve yargılama giderlerine mahkum edildiğini, işbu ---------- ilamına dayalı olarak da Davalı Şirket hakkında ilamlı icra takibine girişilmiş olup, --------- İcra Müdürlüğü’nün -------- Esas numaralı dosyası tahtında ilamlı icra takibi başlatıldığını, davalı şirket, icra emrinin tebliğine rağmen dosya borcunu ödememiş ve herhangi bir tehir-i icra kararı da almadığını, İcra dosyasının kesinleştiğini ve halen derdest olup, takip devam ettiğini, bu durum İcra İflas Kanunu’nun 177. Maddesinin 4. Hükmü gereğince Davalı Şirket olan borçlunun doğrudan doğruya iflası sebebi olduğunu, bu durumda iflas ödeme emri tebliğine gerek olmayıp, ilamlı takibe konu borcun tamamen ödenmemesi, depo emrine dahi gerek olmadan, kesin bir iflas nedeni olduğunu, Davalı Şirket,--------- nezdinde verilen hakem kararının iptali için dava açmış ise de açılan bu dava da reddedilmiş ve verilen kararı temyiz konusu ettiğini, ancak bilindiği üzere Yargıtay’a göre ilamlı takibe konu borç ödenmedikçe ve tehir-i icra kararı getirilmedikçe yargılamaya devam olunarak borçlunun iflasına karar verilir. Borçlu İİK. M. 36 ve HMK. m. 367 gereğince icranın geri bırakılması kararı almamışsa Ticaret Mahkemesi iflas davasına bakmaya devam eder. Ticaret Mahkemesi iflasa karar vermeden önce, hüküm borçlu lehine bozulacak olursa, iflas davası olduğu yerde durur. Yargıtay’ın temyiz talebi hakkında bir karar vermesinden önce, ticaret mahkemesi borçlunun iflasına karar verirse, iflas açılır ve iflasın ilanı, gereken yerlere bildirilmesi gibi işlemlere başlanır. --------- İcra Müdürlüğü’nün --------- Esas numaralı dosyası tahtında Davalı Şirket adresine menkul hacze çıkılmış olup, hacze kabil herhangi bir mal varlığı bulunmadığı tespit edildiğini, gerek -------- İcra Müdürlüğü’nün --------- Esas numaralı icra dosyası gerekse de ---------- İcra Müdürlüğü’nün ---------- Esas numaralı icra dosyasında yapılan sorgulamalar ve haciz işlemleri neticesinde, Davalı Şirket’in borca yeter mal varlığı bulunmadığı, haczi kabil herhangi bir mal varlığı olmadığı, borca batık olduğu anlaşıldığı, kaldı ki, borçlunun borcu karşılayacak miktarda hacizli malvarlığı bulunması ihtimali dahi iflas kararı verilmesine engel olmadığını, Açıklanan nedenlerle ; borçlunun İİK m. 177/4 hükmü uyarınca doğrudan doğruya derhal iflası şartları gerçekleştiğinden, borçlu ticaret şirketinin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu ( "İİK") 177/4 Maddesinde " ilama müstenit alacak" ibaresine yer vermiş olup mutlak surette dayanak bir ilamın mevcudiyeti gerekir. davacının bahsettiği ilamlı icra takiplerinin dayanağı kurumsal tahkim merkezlerinin hakem heyetlerinin kararlarıdır. bu kararlar ilam değildir. Bu kararlar ilam niteliğinde bir belgedir. kamu düzeni ile sıkı sıkıya bağlı olan iflas hükümlerinde (177/4) açıkça ilamdan söz ettiği için ilam niteliğindeki bir belgeye dayalı olarak iflas talep edilemez. Zira ilam niteliğindeki belgelerle birlikte ilamlı icra takibi başlatılması mümkün iken bu belgeler dayanak gösterilerek doğrudan doğruya iflas davası açılamaz. Davacı yanın da dilekçesinde bahsettiği üzere --------- tarafından verilen hakem heyeti kararı --------- İcra Müdürlüğü ---------- Esas sayılı dosyasında ve -------- sayılı dosyadan verilen hakem heyeti kararı da ------- İcra Müdürlüğü --------- Esas sayılı icra dosyalarında ilamlı takibe konu edildiğini, davacı da bu dosyalarda icra emrine rağmen ödemenin yapılmadığı gerekçesiyle İİK 177/4 maddesine binaen huzurdaki iflas davasını açtığını, " İLAMA müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse ........." ibaresine yer verilmiştir. Yani kanun bu noktada doğrudan doğruya iflas davasının dinlenebilmesinin ön şartının davalı aleyhine verilmiş bir ilam olmasını aradığını, İlam, mahkeme kararıdır. İlam, --------- sözlüğünde de tarif edildiği üzere " bir davanın mahkemece nasıl bir hükme bağlandığını gösteren resmî belge" şeklinde tanımlanmıştır. Davacının bu davaya dayanak gösterdiği her 2 icra takibindeki dayanağı ise bir ilam ( mahkeme kararı) değil, ancak ve ancak ilam niteliğinde belge vasfını taşıyan hakem heyeti kararları olduğunu, Hukukumuzda " ilam" ve " ilam niteliğinde belge" farklı hukuki sonuçlara tabi 2 ayrı hukuki müessesedir. Bunun en bariz ispatı ise yine 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nda gösterilmiştir. Zira kanunun " Para ve Teminat Verilmesi Hakkındaki İlamların İcrası " başlıklı 32. Maddesinde aynen; " Para borcuna veya teminat verilmesine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder. Bu emirde 24 üncü maddede yazılanlardan başka hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir ve nihayet yedi gün içinde ödenmesi ve bu müddet içinde borç ödenmez veya hükmolunan teminat verilmezse icra mahkemesinden veya istinaf veya temyiz yahut iadei muhakeme yolu ile ait olduğu mahkemeden icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirilmedikçe cebri icra yapılacağı ve bu müddet içinde 74 üncü madde mucibince mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapis ile tazyik olunacağı, mal beyanında bulunmaz veya hakikata muhalif beyanda bulunursa hapis ile cezalandırılacağı ihtar edilir" İfadelerine yer vererek ilamın sadece mahkemeye ait olabileceğini, ilamın anayasa'da sayılı yargı yetki ve görevini türk milleti adına kullanan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce oluşturabileceğini açıkça ifade etmiştir. İlamlar ile ilam niteliğindeki belgelerin 2 ayrı hukuki müessese olduğu yine İİK 38. Maddesi hükmünden bellidir. Nitekim bu madde de ilamlar ile ilam niteliğindeki belgeler ayrı tutulduğu için 38. Madde sırf İlam Mahiyetindeki Belgeler için ayrıca ve özel olarak kanuna derç edildiğini, İlam niteliğindeki belgelerden birine dayanarak ilamlı icra takibi yapılması mümkün olmakla birlikte, doğrudan doğruya iflas talep edilmesi mümkün olmadığını, İİK nın 177/4. fıkrası “ilam”dan bahsetmektedir. İlam niteliğinde belgenin madde kapsamında değerlendirilmesi iflasın kamu düzeni niteliği ile bağdaşmadığını, Kanun koyucu biraz önce de açıklandığı üzere " İlam" ile " İlam Niteliğindeki Belge" yi açıkça farklı olarak özel bir önemle düzenlemiştir. Bu bilinçte olan kanun koyucu 177/4 madde de sadece " ilam" dan bahsederek, esasında ilam dan başka bir belgeye dayanarak doğrudan doğruya iflas davası açılmayacağını da zikretmiştir. Zira kanun koyucu 38. Madde de ayrı olarak başlık açtığı İlam niteliğindeki Belgelerle de iflas davası açılabileceğini öngörmüş olsaydı mutlak surette 177/4 maddesinde " sadece ilam yazmaz bu maddeyi İlam ve İlam mahiyetindeki belgelere müstenit alacağın ödenmemesi" olarak düzenler idi. Zira Yargıtay da bu ayrıma önem atfetmekte ve ilam mahiyetindeki belgelere dayanılarak açılan doğrudan doğruya iflas davalarının reddedilmesi gerektiğini süreklilik arz eden kararlarında vurguladığını, Hukukumuzda nasıl ki i) Tüketici Hakem Heyeti Kararları ii) Sigorta Tahkim Komisyonu Kararları bir ilam olarak değil, ilam niteliğinde belge olarak kabul görüyorsa davacının dayandığı --------- ve -------- hakem heyeti kararları da ilam niteliğinde bir belge olduğunu, bu cihetle dayanak gösterilen icra takiplerinin dayanağı olan hakem heyeti kararları ilam olmadığından ötürü İİK 177/4 e dayalı olarak açılan bu davanın dinlenebilme olanağının olmadığını, dava şartının oluşmadığını, davanın başkaca bir incelemeye hacet kalmaksızın dava şartı yokluğundan dolayı usulden reddine dair hüküm tesis edilmesi gerektiğini, Ddavacının bu davayı açmakta hukuki yararının olmadığını, zira asıl gayesi alacağının tahsili olan davacının müvekkiline ait haczi kabil mallarla birlikte alacağına kavuşması imkanı varken, bu yolu işletmeyip iflas davasına yönelmesi kabul edilemeyeceğini, davacının dilekçesinde belirttiği haczi kabil mal bulunmadığı şeklindeki ifadesi ise maddi hakikatten yoksun olduğunu, müvekkilinin maliki olduğu taşınmaz mevcut olup borcun tahsili bu taşınmaz malın haczi ve cebri icra suretiyle satışlı marifetiyle gerçekleştirilebileceğini, öte yandan bu taşınmazın mevcudiyeti de Müvekkilinin mal varlığının mevcut olduğunu ve borca batık olmadığını gösterdiğini, bu sebeple haciz yoluyla takibin devamı sağlanabilir ve borç tahsil edilebilir iken bu yolun tercih edilmeyip Müvekkilinin hakkında iflas davası açılmasında davacının korunmaya değer meşru ve güncel bir yararının olduğu kabul edilemeyeceğini, Dayanak ------- -------- sayılı Kararına karşı tarafımızca--------- esas sayılı dosyada açılan davada verilen davanın reddine dair karara karşı temyiz yoluna başvurulduğunu, ve -------- esas sayılı dosyada mürafaalı temyiz incelemesi yapılmıştır. yargıtay da 08.05.2025 tarihinde duruşma yapılmış olup bu davadan çıkacak sonucun bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının alacağının dayanağı olarak aldığı -------- ---------- sayılı dosyadan verilen karara karşı tarafımızca iptali maksadıyla --------- Esas sayılı sayılı dosyada dava açılmış, davanın reddine dair verilen karar ise temyiz kanun yoluna götürüldüğünü, Mürafaalı inceleme yapan ---------- Esas sayılı dosyada ise 08.05.2025 tarihinde duruşma açılmış olup bu davada kısa zamanda karar çıkacak ve davacıya borcu olup olmadığının netlik kazanacağını, öte yandan bu dosya diğer icra takibine dayanak yapılan --------- dosyası ile de tamamen aynı uyuşmazlığı ve konuyu ihtiva etmekte olup davacının dayandığı her iki takip dosyasında da davacıya borcu olup olmadığını belirlemesi bakımından önemli olduğunu, bildiğiniz üzere iflas davasının temel şartı para alacağı olup bu alacağın varlığı ancak ve ancak Yargıtay dosyasından kısa zamanda çıkacak karara bağlı olduğunu, bu sebeple iflas gibi ağır bir sonuç barındıran karar verilmeden önce mutlak surette bahsi geçen ( duruşması yapılan) Yargıtay dosyasının karara bağlanmasının beklenmesi gerektiğini, su davanın bekletici mesele yapılmasını, işbu Yargıtay dosyasının beklenmesinin bir önemi daha mevcut olduğunu, zira davacıların ilamlı icra takibinde dayanak aldığı --------- sayılı dosyada davacı taraf müvekkili olduğunu, müvekkilinin işbu davanın davacısı ---------Ş. İle 26.01.2005 tarihli Fason Üretim Sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshi nedeniyle müvekkilinin zararı doğmuş ve bu sözleşmedeki tahkim klozuna dayanarak ---------- nezdinde tazminat davası açıldığını, ---------- salt usuli gerekçeyle davayı reddetmiş olup şu an temyizde olan dosyanın bozulması ihtimalinde dosya tekrar ---------- hakem heyetine gelecek, heyet esastan inceleme yapacak ve davacıdan ne kadar alacaklı olduğunun ortaya çıkacağını, bu sefer totalde davacı değil, müvekkilinin alacaklı olduğunu, davacının iflas talebinin reddine dair karar verilerek dosyanın bu açıdan da bekletici mesele yapılmasına karar kılınması gerektiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE :Dava; hukuki niteliği itibari ile davacı tarafından davalı borçlu şirket aleyhine --------- İcra Müdürlüğünün ---------- esas sayılı takip dosyasından ilama dayanak alacak icra emri ile istenildiği halde borç ödenmemiş bulunduğundan davalı şirketin iflasına karar verilmesi isteğine ilişkindir. Mahkememizce İİK'nun 166. Maddesine ön görülen ilanlar yaptırılmış, dava konusu--------- İcra Müdürlüğünün---------- esas sayılı takip dosyası celp edilmiştir. İİK.nun 154 madde hükmü gereğince iflas yoluyla takipte yetkili mercinin borçlunun muamele merkezinin bulunduğu mahaldeki icra dairesi olduğu, borçlu şirket merkezinin yargı çevremiz içinde bulunduğundan, davanın yetkili mahkeme de açıldığı belirlenmiştir. -------- İcra Müdürlüğünün --------- esas sayılı takip dosyasından--------- Dava No:---------- --------- (Dosya) esas ve --------- karar sayılı 07/11/2023 karar tarihli ilamı icra takibine konu edilmek suretiyle düzenlenen icra emri davalı borçlu şirkete 21/11/2023 tarihinde tebliğ edilmiş, icra emrinde belirtilen süre içerisinde herhangi bir ödemenin yapılmadığı görülmüştür.İİK'nun 177/4 maddesi gereğince evvelce takibe hacet kalmaksızın alacaklının talebi ile iflas halini düzenleyen İİK 177/4 madde hükümlerinde ilama müstenit alacak icra emri ile istenildiği halde ödenmemişse, iflasına karar verileceği düzenlenmiştir. İflas talebi mahkememizce İİK 166/2 maddesindeki usulle ilan edilmiş, alacaklıların iflas talebinin ilanından itibaren 15 gün içinde davaya müdahale veya itiraz ederek borçlunun iflas talebini, hakkındaki takipleri ertelemek ve borçlarını ödemeyi geciktirmek için yaptığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilecekleri bildirilmiştir.İİK 37 maddesi uyarınca icra emrinde yazılı müddet geçtiği halde borcunu ödeyemeyenlerin malları haczolunur yahut borçlu iflasa tabi kişilerden olupta alacaklı isterse yetkili ticaret mahkemesince iflasına karar verilir. İİK 177 maddesinde alacaklının önceden takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasının istenebileceği haller sayılmış olup, İİK 177/4 maddesine göre, ilama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse ---------- bir yerleşim yeri veya mümessili bulunan dinlenmek için kısa bir müddette mahkemeye çağrılır.Mahkememizce davalı-borçlu şirket yetkilileri --------- ve --------- duruşmaya davet edilmiş, tebligatın yapıldığı, şirket yetkilisi --------- hazır olduğu, beyanda bulunduğu, diğer şirket yetkilisi ---------- bir önceki celse sağlık raporu sunarak duruşmaya katılmadığı, bu celse ise davalı şirket yetkilisi tarafından verilen dilekçe ile -------- -------- olduğunu belirterek talimatla dinlenmesini talep ettiği, ancak mernis kaydında şirket yetkilisinin ikametgahının duruşma tarihi itibariyle ---------- olduğu belirlenmekle, talimatla dinlenmesine ilişkin talebi kabul edilmemiştir. Somut olayda, davacının ilama dayalı alacağının ödenmediği, ilama müstenit alacağın, icra emri ile istenildiği halde ödemenin yapılmadığı belirlenmekle, davalı şirketin iflasına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere : 1-DAVANIN KABULÜ ile ; --------- Ticaret Sicil Müdürlüğünde ----------- sicil numarası ile kayıtlı --------Ş.'nin İFLASINA, İflasın 10/09/2025 Tarih ve Saat 15.51 itibariyle açılmasına, Kararın ilanına, 2-HARÇLAR Alınması gerekli 615,40 TL harç dava açılışı sırasında davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç tahsiline yer olmadığına, 3-VEKALET ÜCRETİ Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 30.000 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-YARGILAMA GİDERLERİ a-Davacı tarafından harç olarak yatırılan 1.318,30 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b-Davacı tarafından sarf edilen 40.000 TL iflas avansı, 5.544,00 TL Basın İlan Ücreti, 525,00 TL ----------- İlan Ücreti ve 113,00 TL posta ücreti olmak üzere toplam 46.182,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekili, davacı şirket yetkilisi ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/09/2025