T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/615 KARAR NO : 2026/445 DAVA : Tanıma Ve Tenfiz DAVA TARİHİ : 16/07/2025 KARAR TARİHİ : 06/05/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tanıma Ve Tenfiz davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; Kiralayanın devrettiği ve Kiracının geçici olarak sahip olma ve kullanma (kiralama) kabul ettiği, sülfirik asit tanklarının veya (vagonlarının) teknik olarak sağlam, ticari olarak u…
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/615 KARAR NO : 2026/445 DAVA : Tanıma Ve Tenfiz DAVA TARİHİ : 16/07/2025 KARAR TARİHİ : 06/05/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tanıma Ve Tenfiz davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; Kiralayanın devrettiği ve Kiracının geçici olarak sahip olma ve kullanma (kiralama) kabul ettiği, sülfirik asit tanklarının veya (vagonlarının) teknik olarak sağlam, ticari olarak uygun olan bir kira sözleşmesine dayanan uyuşmazlık nedeniyle, ---- Mahkemesi 14/10/2024 tarihli ve ----- dava numaralı ile “Davalı ---- Şirketi'nden 681.985,09 ABD Doları tutarındaki borç tutarı ve 9.586,790 tenge tutarındaki devlet ücretinin ödenmesi için yasal masraflar----” şirketi lehine tahsil edilecektir' şeklinde karar verildiğini, davalı şirketin eski ticaret ünvanının ---- Şirketi olup, 06.01.2025 tarihli, ---- sayılı ----- Gazetesi'nde yer aldığı gibi tür değişikliği ile ünvanının ... şeklinde değiştiğini, ---- Ekonomik Mahkemesi tarafından verilmiş olan kararın kesinleşmiş ve icra kabiliyetine haiz olduğunu, kararın ilgili ülke hukukuna göre usulüne uygun şekilde verilmiş olduğunu, taraflara tebliğ edildiğini, itiraz/temyiz süresinin geçerek kesinleşmiş olduğunu, kararın ticari nitelikte olduğundan Türkiye'de benzer bir davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görev alanına girdiğini, Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun (MÖHUK) kapsamında yabancı mahkeme kararlarının Türkiye'de tanınması ve tenfiz edilmesi için aranan şartların somut uyuşmazlıkta mevcut olduğunu, kararın yabancı mahkemenin yetkisi dahilinde verildiğini, Türk kamu düzenine aykırılık bulunmadığını, Türk Mahkemelerinde görülmekte olan veya karara bağlanmış aynı konuda bir dava olmadığını, davalının usulüne uygun bir şekilde davaya çağrılmış ve savunma hakkını kullanmış olduğunu, kararın Apostille şerhli bir örneğinin alındığını, kararın aslının ve çevirisinin dosyaya sunulduğunu, bu kapsamda yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizinin talep edilmesi zorunluluğunun ortaya çıktığını belirterek sonuç itibarıyla, --- Ekonomik Mahkemesi tarafından verilmiş olan 14.10.2024 tarih, ----- sayılı ilamın tanınması ve tenfizine karar verilmesini, tenfiz kararına göre davalıdan 681.985,09 USD meblağındaki borç tutarı ile 9.586,790 tenge tutarındaki devlet ücretinin tahsiline karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; davacının Türkiye'de yerleşik adresi bulunmaması nedeniyle davalının uğrayabileceği zararların koruma altına alınması amacıyla MÖHUK m. 48 gereğince yabancılık teminatı yatırmasına karar verilmesini, davacının dava dilekçesinde tanıma ve tenfiz dışında, ilamda yazılı bedelin tahsilini de talep ettiğinden talep edilen bedel üzerinden harç yatırması gerektiğini, yabancı mahkemede görülen davada, dava dilekçesinin ve nihayetinde verilen ilk derece mahkemesi kararının ve istinaf kararının davalıya usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediğini, duruşmalarda davalının temsile yetkili kişi tarafından temsil edilmediğini, davalı ile hiçbir bağı olmayan, bordrolu çalışanı olmayan ----- adlı üçüncü bir kişinin davalıyı temsilen duruşmalara katıldığını, Türkiye Cumhuriyeti ile ----- Cumhuriyeti arasında 13.06.1995 tarihli adli yardım sözleşmesinde tenfize ilişkin özel düzenlemeler bulunduğunu, bu sözleşmenin 23/3 maddesine yer alan “Kararların ittihaz olunduğu Akit tarafın kanunlarına göre, yargılamaya katılmayan ve aleyhinde karar verilen tarafın, usulüne uygun olarak davet edilmemiş olması veya hukuki ehliyetsizliği sebebiyle, savunma veya muteber bir şekilde temsil edilme hakkından yoksun bırakılmış olması” hükmüne göre tenfiz engeli bulunduğunu, yabancı mahkeme ilamının tebliğinin usulüne uygun olmadığını, duruşmaya katılarak davalı ... temsil eden kişinin yetkili olup olmadığı tespit edilmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, tanınması ve tenfizi talep edilen yabancı mahkeme kararının kesinleşmemiş olduğunu, bu kapsamda davacının ilk derece mahkemesi kararı ile istinaf mahkemesi kararını dosyaya sunmuş olduğunu, --- yargı sisteminde de Türk hukukunda olduğu gibi ilk derece mahkemesi, istinaf mahkemesi ve temyiz (kassayon) mahkemesi bulunduğunu, dosyada bir örneği yer alan istinaf mahkemesi kararında; bu karara karşı 6 ay içerisinde temyiz başvurusu yapılmasının mümkün olduğuna karar verildiğini, yargılamanın halen temyiz aşamasında devam ettiğini, davalının temyiz yargılamasında kendisini savunabilmek için 04.09.2025 tarihinde görülecek olan duruşma gününü beklediğini, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü aracılığı ile kararın verildiği ---- yetkili makamına istinabe yoluyla yargılamanın hangi aşamada olduğunun sorulması gerektiğini, davalının ---- temyiz mahkemesine yaptığı başvuruya Yüksek Mahkeme'nin verdiği 01.07.2025 tarihli yazıda; bu başvurunun mevzuat değişikliği gereğince yeni kurulan Kassasyon Mahkemesi'ne gönderildiğini ve esasa ilişkin incelemenin bu mahkeme tarafından yapılacağının bildirildiğini, bu kapsamda Kassasyon/temyiz incelemesinin devam ettiğini, dolayısıyla yabancı mahkeme kararının kesinleşmediğini, davacının da dosyaya sadece ilk derece mahkemesi kararı, istinaf kararı ve ödeme emrine ilişkin belge sunduğunu bu belgelerin yabancı mahkeme kararının kesinleştiğini göstermediğini, gerekli görülmesi halinde ---- mahkemede davalının temyiz başvurusunun kabul edildiğine ilişkin belgenin bilirkişi incelemesine de gönderilmek üzere Mahkemeye sunulabileceğinİ, davalının ----- yapılan yargılamada usulüne uygun bir şekilde davaya katılmadığı ve savunma hakkını kullanamadığının yanı sıra, dava ile ilgili zorunlu teknik delillerin celp edilmediği, zorunlu teknik incelemenin, davalının bilirkişi talebinin gerekçesiz olarak reddedildiği, davaya konu olan vagonların uzatım/onarım işlemlerinin yetkisiz kişi/kuruluşlarca yapıldığı itirazlarının araştırılmadığı, güvenlik olgularının kararda tartışılmadığı, teslimle birlikte verilmesi zorunlu olan teknik dokümantasyonun hiç verilmediği, esasa ilişkin olmayan değerlendirme yapıldığı, usulsüz tebligat yapıldığı, duruşma ve ara karar bildirimlerinin eksik yapıldığı, savunma ve delil sunma sürelerinin makul olmadığı, bazı duruşmaların ---- üzerinden yapılması nedeniyle teknik erişim zorlukları bulunduğu, zaman zaman yetkili temsilcilerinin katılmadığı oturumlarda mahkemenin gerekli tedbirleri almadan yargılamaya devam ettiği, taraf teşkilinin sağlanmadığı ve yanlış hasım gösterildiği, ----- hukukundaki davalı lehine olan hükümlerin dikkate alınmadığı gibi usule ve esasa ilişkin çeşitli itirazlarda bulunulmuştur. Sonuç itibarıyla da yabancı mahkeme kararının kesinleşmemiş olması, davalının savunma hakkının ihlal edilmiş olması, adil yargılanma hakkının ve Türk kamu düzeninin ihlal edilmesi kapsamında kararın tanınması ve tenfiz şartlarının oluşmaması nedeniyle davanın usul ve esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Dava ; ---- Bölgelerarası Ekonomik Mahkemesinin 14.10.2024 tarihli ve ----- dava numaralı ilamının tanınmasına ve tenfizine ilişkindir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek, kanıtlar toplanmak ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sonuçlandırılmıştır. Düzenlenen bilirkişi raporu kısmen gerekçeli ve denetime elverişli bulunmakla hükme esas alınmıştır. Bu itibarla toplanan deliller, mahkememizce kısmen benimsenen bilirkişi raporu, tarafların iddia ve savunmaları, hep birlikte değerlendirildiğinde; Dava konusu uyuşmazlıkta tanınması ve tenfizi istenen ---- arası Ekonomi İhtisas Mahkemesi tarafından verilen, 14 Ekim 2024 tarihli, Dosya No: ---- olan mahkeme kararı ile ilgili olarak; Türkiye Cumhuriyeti ve -----Arasında Hukuki Konularda Adli Yardımlaşma Anlaşması” bulunduğu ve 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 1 inci maddesinde yer alan “Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümleri saklıdır” hükmüne göre öncelikle tanıma ve tenfiz şartları açısından bu Anlaşmada yer alan hükümlerin uygulanması gerektiği, Anlaşmada yer almayan, düzenlenmeyen konularda ise MÖHUK ta yer alan hükümlere bakılması gerektiği belirlenmiştir. Bu kapsamda yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizi için gerekli tüm şartlar tek tek incelendiğinde ; -Tanınması ve tenfizi talep edilen ---- Şehri İlçeler arası Ekonomi İhtisas Mahkemesi tarafından verilen kararın yabancı bir mahkeme tarafından hukuk davasına ilişkin olarak verilen bir karar olduğu, -Kararın Apostille şerhli aslının ve yeminli tercüman tarafından ----- Türkçe'ye yapılmış tercümesinin dosyada bulunduğu, yine bu kararın kesinleştiğini gösteren Apostille onaylı şerh ile yeminli tercüman tarafından yapılmış tercümesinin dosyada bulunduğu, -Türkiye Cumhuriyeti ile ----- Cumhuriyeti arasında mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi konusunda sözleşmesel karşılıklılığı/mütekabiliyetin bulunduğu, -Davalının tanıma ve tenfiz davasının açıldığı tarihte kesinleşmiş bir yabancı mahkeme kararının olmadığını dolayısıyla dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddini talep ettiği,Somut uyuşmazlıkta dosya içerisinde yer alan, tanınması ve tenfizi istenilen ----- arası Ekonomi İhtisas Mahkemesi tarafından verilen (İlk Derece Mahkemesi kararı) karara bakıldığında, 14.10.2024 tarih, ----- sayılı kararın “HÜKÜM” başlıklı son kısmında; “... Karara karşı, taraflarca veya savcı tarafından, 403 ve 404. Maddeler uyarınca, ---- arası Ekonomi İhtisas Mahkemesi aracılığıyla, Medeni Dava İstinaf Mahkeme Kurulu'na kararın kesinleşme tarihinden itibaren bir ay içinde istinaf başvurusu veya itiraz dilekçesi sunulabilir. Duruşmaya katılmayan kişiler için itiraz süresi, kendilerine karar örneğinin tebliğ edildiği tarihten itibaren başlar” denildiği, Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden, yukarıda belirtilen ---- İlçeler arası Ekonomi İhtisas Mahkemesi tarafından verilen karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulduğu, Apostille şerhli aslı ve yeminli tercüman tarafından ---- Türkçe'ye tercümesi yapılmış bulunan ---- Medeni Dava İstinaf Mahkeme Kurulu tarafından verilen Dava No: -----, karar tarihi 26 Aralık 2024 olan “İLAM/KARARNAMF” başlıklı İstinaf mahkemesi kararına bakıldığında da, kararda sonuç olarak, davalının istinaf başvurusunun reddine ve kararın ilan edildiği tarihten itibaren kesinleşmesine karar verildiği, kararın son kısmında; Taraflar ve davaya katılan diğer kişiler, ------ Cumhuriyeti Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 54. Bölüm hükümlerine uygun olarak, kararın kesinleştiği tarihten itibaren altı ay içinde ----- Cumhuriyeti Yüksek Mahkemesi'ne temyiz yoluyla başvurarak (itiraz ederek) temyiz edebilirler...” denildiği, Yine dosyada bulunan bilgi ve belgelerden İstinaf Mahkemesinin bu kararına karşı davalı tarafından temyiz yoluna başvurulduğu ve kararın yeminli tercüman tarafından ------ Türkçe'ye yapılan çevirisine bakıldığında, Medeni Davalar Dairesi Temyiz Mahkemesi Heyeti tarafından 04 Eylül 2025 tarihli, --- sayılı kararı ile başvurunun reddedilerek, ---- Medeni Dava İstinaf Mahkeme Kurulu kararının aynen bırakılmasına, davalının temyiz başvurusunun reddine karar verildiği görülmektedir. Taraflarca sunulan deliller kapsamında iş bu davaya konu kararın 04.09.2025 tarihinde bir başka ifadeyle 16.07.2025 dava tarihinden sonra kesinleştiği ve davalı vekili tarafından ileri sürüldüğü üzere tanıma ve tenfiz davalarında dava koşulu olan "davanın açıldığı tarihte kesinleşmiş bir yabancı mahkeme kararı" bulunması hususu dava şartı olarak nitelendirilmiş ise de, davacıyı yeniden dava açmaya zorlayan şekilde davanın usulden reddine karar verilmesinin HMK m.30 hükmünde düzenlenen usul ekonomisi ilkesine aykırı olacağı, kaldıki iş bu dava şartının da yargılama sırasında tamamlandığı anlaşıldığından dava koşulunun sağlanmış olduğu anlaşılmıştır. -Tanınması ve tenfizi talep edilen yabancı mahkeme kararının kesinleşmiş ve icrai niteliğe sahip olduğu, -Konuyla ilgili olarak Türkiye'de münhasır yetkili bir mahkeme bulunmadığı, -Yabancı mahkeme hükmünün Türk kamu düzenine açıkça aykırı bulunmadığı, -Davalının yabancı mahkeme önündeki davada usulüne uygun bir şekilde temsil edildiği ve savunma hakkının kullanıldığı, -Türk mahkemeleri önünde davacı ile davalı arasında aynı uyuşmazlık konusunda açılmış olan bir davada verilmiş nihai bir karara ilişkin ya da devam eden davaya ilişkin bilgi ya da üçüncü bir devlet tarafından verilen kararın Türkiye'de tanındığına veyahut tenfiz edildiğine ilişkin bir bilgi ve belge bulunmadığı dolayısıyla ; Türkiye Cumhuriyeti ve ----- Cumhuriyeti Arasında Hukuki Konularda Adli Yardımlaşma Anlaşması” gerek MÖHUK kapsamında yapılan değerlendirmede tanınması ve tenfizi talep edilen ----- arası Ekonomi İhtisas Mahkemesi tarafından verilen, 14 Ekim 2024 tarihli, Dosya No: ----- olan mahkeme kararı ile ilgili olarak tanıma ve tenfizi açısından aranan tüm şartların gerçekleşmiş olduğu belirlenmekle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere : 1-DAVANIN KABULÜ ile ; Dava konusu ---- Ekonomik Mahkemesinin 14.10.2024 tarihli ve ----- dava numaralı ilamının tanınmasına ve tenfizine, 2-HARÇLAR Alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 615,40 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 116,60 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-VEKALET ÜCRETİ Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 45.000 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-YARGILAMA GİDERLERİ a-Davacı tarafından harç olarak yatırılan 1.318,30 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b-Davacı tarafından sarf edilen 15.000 TL bilirkişi ücreti ve 363,00 TL Posta ücreti olmak üzere toplam yargılama gideri olan 15.363,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Davalı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, d-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.