TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/04/2021 NUMARASI : 2020/207 Esas, 2021/294 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ : 07/10/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonu…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/3281 KARAR NO : 2025/1033 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/04/2021 NUMARASI : 2020/207 Esas, 2021/294 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ : 07/10/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin davasının kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraflarca istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacı şirketin davalı tarafa ... Bankası A.Ş. Pendik Şubesi 07/02/2020 vade tarihli ... numaralı, 85.522,27 TL bedelli çeki sehven fazladan davalı şirkete verdiğini, bu çekin davalı tarafından tahsil edildiğini, müvekkil şirketin davalıya borcunun sadece 18.393,85 TL tutarında iken davalı sehven verilen 85.522,27 TL bedelli çeki tahsil ettiğini, sonrasında davalı tarafından Kayalar apartmanı 3 nolu hakediş adı altında KDV dahil 44.001,30 TL bedelli bir fatura düzenleyerek sistem üzerinden müvekkil şirkete gönderildiğini, müvekkil şirketçe söz konusu fatura içeriğinde yazan mal ve hizmet alınmadığını, işbu faturaya 20/02/2020 tarihli Kadıköy 30. Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarname ile itiraz edildiğini, davalı şirkete fazladan ödenen 64.128,42 TL tutar için İstanbul Anadolu 17. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacının icra takibine itiraz ettiğini, haksız itirazın iptalini, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davacının müvekkili aleyhine başlattığı icra takibinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, basiretli tacir gibi davranmakla yükümlü olan davacının 85.522,27 TL bedelli bir çeki sehven düzenlendiğini iddia etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının çekin sehven düzenlendiği iddiasında haklı olsaydı çekin bankaya ibrazından önce menfi tespit davası açarak mahkemeden tedbir talebinde bulunması gerektiğini, çekin iadesi için müvekkil şirkete ihtarname gönderilmediğini, faturaya itiraz için gönderilen ihtarnamenin dosyada mübrez olduğunu, asılsız iddialara var olmayan bir borç ilişkisi ihdas edilmeye çalışıldığını, taraflar arasında ticari ilişkinin varlığında anlaşmazlık bulunmamakla birlikte müvekkil şirketin davacıya müteaddit kez iş yaptığını, Kayalara apartmanı işinin de bunlardan biri olduğunu, dava dilekçesinde Kayalar Apt. 3 nolu hakediş altında 17/02/2020 tarihli ... fatura numaralı KDV dahil 44.001,30 TL bedelli e-fatura içeriğinde yazılı herhangi bir mal ve hizmet alınmadığı iddia edilse de bu beyanların gerçeği yansıtmadığını belirterek reddine kötüniyet tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davalı tarafından davacı adına düzenlenen mal ve hizmet satışı faturalarının ve davacı tarafından davalı tarafa ödeme karşılığı verilen 4 adet çekin tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, taraflarca ilgili Vergi Dairelerine BA ve BS formları ile alış ve satış beyanlarında bulundukları, tarafların BA ve BS formlarının bire bir örtüştüğü, taraflar arasında ihtilaf konusu davalı tarafından davacı adına düzenlenen 17.02.2020 tarihli 44.001,30 TL tutarlı ... numaralı e-arşiv faturanın davacı taraf ticari defterinde kayıtlı olmadığı, davacı tarafından Kadıköy 30. Noterliğinin 20.02.2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile iş bu faturanın iade edildiği, davalı tarafından ihtilaf konusu 17.02.2020 tarihli 44.001,40 TL tutarındaki fatura karşılı mal veya hizmetin verildiğinin ispat edilemediği, alacağın dayanağının faturaya dayalı olması, faturaların ve çek karşılığı ödemelerin davalı taraf ticari defterlerinde aynen kayıtlı olduğu, tarafların BA/BS formlarının bire bir örtüştüğü, asıl alacağın davalı tarafından belirli ve bilinebilir olduğu, itirazın haksız olduğu anlaşılmakla; davanın kısmen kabulü ile; İstanbul Anadolu 17. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazın iptaline, takibin 54.054,97 TL olarak takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte devamına, Fazlaya dair talebin reddine, alacağın dayanağının faturaya dayalı olması, faturaların davalı tarafın ticari defterlerinde aynen kayıtlı olduğu, tarafların BA/BS formlarının örtüştüğü, asıl alacağın davalı tarafından belirli ve bilinebilir olduğu, itirazın haksız olduğu anlaşılmakla, asıl alacak olarak tespit edilen 54.054,97 TL'nin % 20'si olan 10.811,00 TL'nin icra inkar tazminatı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafça kendi ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan 10.000,00 TL fazla talepte bulunduğu, bu talebin haksız olduğu anlaşılmakla fazla talep edilen 10.000,00 TL'nin % 20'si olan 2.000,00 TL'nin kötü niyet tazminatı olarak davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, davacının, davalı tarafa yapmış olduğu fazladan ödeme ve alacağın varlığı bilirkişi incelemesi neticesinde sabit olmasına rağmen, müvekkilinin alacağının eksik tespit edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu eksikliğin giderilmesi için ek rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişiye tevdi edilerek, 64.128,42 TL tutar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, bu eksiklik giderilmeden davanın 54.054,98 TL tutar üzerinden kabul edilmesi ve müvekkilin reddedilen kısım yönünden kötü niyet tazminatı ödemesi gerektiğine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davalı vekili istinaf dilekçesiyle, mahkemece ara kararda açıkça 17/02/2020 tarihli faturanın ve davacının fazla ödediğini iddia ettiği 64.128,42 tl meblağın kaydının bulunup bulunmadığı raporda belirtilmesi istenilmişse de bilirkişi raporunda bu hususa değinilmediğini, gerek bilirkişi tarafından ve gerekse yerel mahkeme tarafından; müvekkilin usulüne uygun ve birbirini teyit eder nitelikteki kayıt ve ticari defterlerine itibar edilmeyip, ancak davacının cari kayıtlarına ve iddialarına itibar edilmesi ve hükme esas unsurlardan biri olarak değerlendirilmesi, hatalı olduğunu, davacı ile davalı arasındaki ihtilafın şantiye sahasında sözleşme kapsamında yapılan işlerin ne ölçüde yapıldığına ilişkin olduğunu, bu nedenle inşaat sahasında keşif ve bilirkişi incelemesi ile yapılan işlerin değerlendirilmesi gerektiğini, ancak mahkemece mahallinde keşif yapılmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Davada davacı, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı tarafa 82.522,27 TL bedelli çek şehven düzenlenerek davalı şirkete verildiğini ve bu çek davalı tarafından tahsil edildiğini, davalı sonradan Kayalar apartmanı 3 nolu hakediş adı altında 17.2.2020 tarihli 44.001,30 TL bedelli e fatura düzenlendiğini, fatura kapsamında mal ve hizmet almadıklarını bu yüzden fatura iade edildiğini, davalı şirkete fazladan ödenen 64.128,42 TL tutar tahsili için girişilen icra takibine itiraz ile durduğunu belirterek icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir. Davalı, davacı basiretli tacir olarak 82.522,27 TL bedelli çeki şehven düzenlendiğine yönelik iddiası hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı şirketin davacı şirkete birçok kez inşaat işi yaptığını, Kayalar işide bunlardan birisi olduğunu, düzenlenen 44.001,30 TL bedelli fatura kapsamında davacı hizmet aldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davacı tarafından verilen 4 adet çek davalı ticari defterlerinde bulunduğu, BS+BA kayıtların birebir uyuştuğunu, 44.001,30 TL bedelli faturanın kayıtlı olmadığını, fatura kapsamında mal ve hizmet verildiği ispat edilemediği, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın 54.054,97 TL kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, %20 icra inkar tazminatının tahsiline karar vermiştir. Taraflar arasında sözlü bir eser sözleşme ilişkisi bulunmaktadır. Farklı inşaat projelerinde tarafların çalıştıkları taraf beyanlarından anlaşılmaktadır. Mahkeme tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırmıştır. Bilirkişi raporunda, tarafların ticari defteleri 17.02.2020 tarihli 44.001,30 TL bedelli fatura dışında uyumlu olduklarını, BS ve BA kayıtların aynı olduğunu, davacının alacağı 54.054,97 TL borcu olarak 2020 yılına devredildiğini rapor olarak sunulmuştur. Dava dosyasına Kayalar Apartmanı ilişkin hakediş belgeleri ibraz edilmiştir. Düzenlenen 1. Hakediş 06.08.2019 tarihine kadar, 2. Hakediş işin başından 02.09.2019 tarihine kadar, 3. Hakediş ise işin başından 02.11.2019 tarihine kadar dönemler için davalı yüklenici tarafından hazırlanmıştır. Bilirkişi raporunda 1. Hakediş 130.533,96 TL ve 2. Hakediş 107.933,34 TL evrakları üzerinde inceleme değerlendirme yapılmış ancak davalı yüklenici tarafından düzenlenen ve davalının savunmasını oluşturan 44.001,31 TL bedelli 3.hakediş ilişkin bir inceleme yapılmamıştır. Mahkemede, 3. Hakediş konusu olan 44.001,31 TL bedeli itibariyle davalı yüklenici tarafından düzenlemiş olduğu aynı miktar faturanın, davacı tarafından kabul edilmemesi ve fatura kapsamında mal veya hizmetin verildiğinin ispat edilememesi sebebiyle gerek 3. Hakediş evrakını ve gerek ise buna ilişkin düzenlenen faturayı kabul etmemiştir. Taraflar arasında sözlü eser sözleşmesi kapsamında, davalı yüklenici 1, 2 ve 3 hakediş düzenlemiştir. Davalı tarafından düzenlenen 3. Hakediş bedeli olan 44.001,30 TL ilişkin davalı fatura düzenlemiş ve bu fatura davacı tarafa tebliğ edilmiş, davacı tebliğ edilen faturayı davalıya noter ihtarı ile iade etmiştir. Bilindiği gibi fatura tek başına bir ispat vasıtası olmadığı gibi tek taraflı düzenlenen hakediş belgesi de bir ispat vasıtası değildir. Ancak davalı yüklenicinin savunmasını oluşturan ve düzenlenen 3. Hakediş ve bu kapsamda düzenlenen fatura ile edimin yerine getirildiği iddiası yönelik delil başlangıcı mahiyetinde bir delil oluşturmaktadır. Ayrıca, eser sözleşmesinde yer alan karine gereğince yüklenici edimini tamamladığı kabul edilir. Aksi her zaman yasal deliller ile ispat edilmesi gerekmektedir. Bu durumda, iş kapsamında düzenlenen 3. Hakediş ve bu hakediş doğrultusunda düzenlenen faturanın, mahallinde yapılacak keşif ile davalı tarafından edim yerine getirilip getirilmediği hususunda inceleme yapılması gerekmektedir. O halde, mahkemece öncelikle tüm hakediş evraklarının ıslak imzalı asıllarının ile hakediş evraklarının tebligata ilişkin tüm evrak ve kayıtların celbi sağlanarak, resen seçilecek inşaattan anlayan bilirkişi veya bilirkişi heyeti ile mahallinde keşif yapılmak suretiyle, davalı yüklenici tarafından düzenlenen 1,2 ve 3 nolu hakediş raporları ile birlikte düzenlenen 3. Hakedişe bağlı 44.001,30 TL bedelli fatura itibariyle, davalı yüklenici edimlerinin tamamlanıp tamamlanmadığı, 3. Hakediş kapsamında yer alan 44.001,30 TL bedelli fatura kapsamında edimin yapılıp yapılmadığı, yapıldığı tarihteki piyasa rayiç bedelleri itibariyle hesaplama yapmak suretiyle, davalının alacağının belirlenmesi, akabinde davacı tarafından yapılan ödemeler çıkartılmak suretiyle rapor alınması ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmiş olması hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/04/2021 tarih, 2020/207 Esas, 2021/294 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5- Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 07/10/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.