16. Hukuk Dairesi 2008/4197 E., 2008/3435 K. 16. Hukuk Dairesi 2008/4197 E., 2008/3435 K. - İHYA EDİLEN TAŞINMAZ MALLAR - TAPUDA KAYITLI OLMAYAN TAŞINMAZ MALLARIN TESPİTİ- 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 14 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 17 ] "" Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastr…
16. Hukuk Dairesi 2008/4197 E., 2008/3435 K. **16. Hukuk Dairesi 2008/4197 E., 2008/3435 K.** **- İHYA EDİLEN TAŞINMAZ MALLAR - TAPUDA KAYITLI OLMAYAN TAŞINMAZ MALLARIN TESPİTİ**- 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 14 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 17 ] **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 272 ada 34 parsel sayılı 4592,50 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ifraz, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı NA adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, yasal süresi içerisinde çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşlık, kayalık ve çalılık nitelikli yerlerden olup zilyetlikle kazanılamayacağı iddialarına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ve çekişmeli parselin davalı NA adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece; çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olduğu, tespit gününe kadar davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14.maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu taşınmaz üzerindeki imar-ihyanın tamamlanıp tamamlanmadığı, dava konusu taşınmazın tarım arazisi niteliğini kazanıp kazanmadığı ile tarım arazisi niteliğini kazanmışsa davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17.maddelerinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarındadır. Dosyadaki bilgi ve belgelerden, çekişmeli taşınmazın kuzey yönden taşlık ve kayalık niteliği ile Hazine adına tespit edilip tespitinin kesinleştiği anlaşılan aynı ada 75 parsel sayılı taşınmaza komşu olduğu anlaşılmaktadır. Uzman jeolog ve ziraatçı bilirkişiler tarafından dosyaya sunulan raporlarda çekişmeli taşınmaz üzerindeki imar-ihyanın tamamlandığı ve çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olduğu bildirilmiş ise de; uzman bilirkişi raporları hüküm için yeterli olmadığı gibi, mütalaaları da raporlarının eki fotoğraflarda görülen taşınmazın niteliği ile çelişmektedir. Dava konusu taşınmaza ait olduğu onaylanmamış ve üzerlerine dava konusu taşınmazın sınırları işaret ettirilmemiş fotoğraflardan, dava konusu taşınmazın kısmen taşlık, kayalık ve üzerinde orman ağacı bulunabilecek yerlerden olduğu, taşınmazın tamamının imar-ihya ile kazanılabilecek yerlerden olmadığı gözlemlenmektedir. Eksik ve yetersiz araştırma, inceleme ve uygulama ile hüküm kurulamaz.