T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/506 Esas KARAR NO : 2025/769 DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 17/06/2025 KARAR TARİHİ : 25/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yurtiçinde ve yurtdışında taşımacılık alanında hi…
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/506 Esas KARAR NO : 2025/769 DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 17/06/2025 KARAR TARİHİ : 25/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yurtiçinde ve yurtdışında taşımacılık alanında hizmet veren, sektörün tanınmış ve öncü kuruluşlarından biri olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden davalıya ait emtiaların taşınma işlerinin müvekkili tarafından üstlenildiğini ve taşıma hizmetlerinin gereği gibi yerine getirildiğini, alıcının ürünleri teslim almaması ve başka bir adrese aktarım yapılmasının talep edilmesi nedeniyle, navlun ücreti dışında yurtdışı depolama ücreti, aktarım ücreti, sigorta ücreti gibi bedeller de doğduğunu ve bu bedellerin müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalındığını, 14.06.2023 tarihli 525 Euro bedelli fatura, 29.04.2023 tarihli 550 Euro bedelli fatura, 24.04.2023 tarihli 2975 Euro bedelli fatura, 26.04.2023 tarihli 92 Euro bedelli faturalar ve müvekkili şirket tarafından verilen hizmetlerden kaynaklı cari olarak toplam 4.142,00 EURO fatura alacağı bulunduğunu, müvekkili şirketin bu alacağının ödenmesi için davalı tarafa yazılı ve sözlü olarak defalarca kez müracaat edilmiş ise de, herhangi bir olumlu netice elde edilemediğini ve bunun üzerine davalı tarafa karşı Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü ..... E. sayılı dosya üzerinden icra takibi başlatıldığını ve davalı tarafa ödeme emrinin gönderildiğini, söz konusu ödeme emrine karşı davalı/borçlu tarafından borca ve fer'ilerine itiraz edildiğini, borçlunun haksız ve mesnetsiz itirazları nedeniyle takibin durdurulduğunu, davalı tarafın borca, masrafa, faize ve tüm ferilerine itirazının haksız olduğunu, alacak likit olduğundan icra ve inkar tazminata hükmedilmesi gerektiğini, belirtilen tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile; davalının Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü ..... E. Sayılı dosyasına yaptığı haksız ve kötüniyetli itirazının iptaline, takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu olan icra dosyası incelendiğinde, 07.06.2024 tarihinde davalı tarafın icra takibine, ödeme emrine, faize, faiz oranına, borca ve tüm ferilerine açıkça itiraz ettiğinin görüldüğünü, itirazın iptali davasının İİK hükümlerince itirazdan 1 yıl içerisinde açılması gerektiğini, huzurdaki davanın 17/06/2025 tarihinde açıldığını, Kanunda gösterilen 1 yıllık hak düşürücü süre geçmiş olduğundan, ilgili davanın reddine karar verilmesini, ödeme emri ve takip talebi incelendiğinde, davacının yalnızca bir cari hesap ekstresi sunduğunu, sunulan diğer evrakların hükme esas alınmaması gerektiğini, cari hesap ekstresi dışında icra takibine dayanak belge olmamasının, bu belgenin müvekkili şirket tarafından kabulünü gösterir bir imzanın bulunmamasını salt cari hesap ekstresi ile hüküm kurulamayacağını, bu nedenlerle öncelikle 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu gözetilerek davanın usulden reddine, sunulan Yargıtay kararları ve diğer hukuki argümanlar ışığında reddine, savunmaların kabul görmemesi halinde, EUR/TRY kurunun takip talebinde belirtilen fiyattan belirlenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan alacağın tahsili istemi ile başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan 24/09/2025 tarihli beyan dilekçesinde özetle; taraflar arasında karşılıklı olarak sulh sağlandığını, bu anlaşma ile davaya konu uyuşmazlığın ortadan kaldırıldığını, ilgili dosyada vekalet ücreti ve benzeri sair hususlar hakkında talepleri olmadığını, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini beyan etmiştir. Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 25/09/2025 tarihli beyan dilekçesinde özetle; taraflarca karşılıklı sulh olunduğunu, sulh protokolü düzenlenerek anlaşma sağlandığını, sulh protokolü dikkate alınarak esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini, iş bu dosyayla sınırlı kalmak üzere asıl alacak, icra inkar tazminatı, yargılama gideri ve vekalet ücreti dahil olmak üzere karşı taraftan herhangi bir hak ve alacak talebi kalmadığını, taraflar aleyhine de yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini beyan etmiştir. HMK madde 313 hükmü; "(1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. (2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. (3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. (4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir." şeklindedir. HMK madde 314 hükmü; " Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. " şeklindedir. HMK madde 315 hükmü; " Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukukisonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre kararverilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhegöre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına kararverir.(2) İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanmahâllerinde sulhun iptali istenebilir." şeklindedir. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; davacı tarafın fatura alacağı ve cari hesap alacağının tahsili amacı ile davalı aleyhine başlatmış olduğu icra takibine davalının itirazının iptali istemi ile işbu davanın açıldığı, devam eden yargılama sırasında davacı vekilinin 25/09/2025 tarihli dilekçesi ile davalı vekilinin de 24/09/2025 tarihli dilekçesi ile karşılıklı anlaşmaya varıldığını ve vekalet ücreti ile yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını, davacı vekilinin de icra inkar tazminatı talebi bulunmadığını beyanla sulh protokolü doğrultusunda sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiş olup, sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ve tarafların karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediği de nazara alınarak yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-HMK'nın 315. maddesi uyarınca tarafların sulh olmaları nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın, davacı tarafça peşin yatırılan toplam 2.506,33-TL harçtan mahsubu ile 1.890,93-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacı tarafa İADESİNE, 3-6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife Hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Tarafların sunmuş olduğu sulh protokolü doğrultusunda her iki taraf lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Davacı tarafça yatırılıp harcanmayan masrafın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi.25/09/2025 Katip ...... ¸e-imza Hakim ..... ¸e-imza