9. Hukuk Dairesi 2025/7854 E. , 2025/9756 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/480 E., 2025/1687 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 29. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/371 E., 2024/406 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından haz…
9. Hukuk Dairesi 2025/7854 E. , 2025/9756 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/480 E., 2025/1687 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 29. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/371 E., 2024/406 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği tarihe kadar davalı Şirketin ... Özerk Acaristan Bölgesinde ... ... Projesinde tünel işçisi olarak çalıştığını, çalışmasının haftanın 7 günü 07.30-19.30 saatleri arasında olduğunu, ikili vardiya sistemi ile çalışıldığını, fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram genel tatil günlerinde ve hafta tatili günlerinde de çalıştığını, ancak karşılıklarının ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile davalı arasında imzalanmış bir sözleşme olmadığını, davacının ücretinin davalı tarafından ödenmediğini ve davalının ...'da bir işyerinin olmadığını, bu nedenle davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, ayrıca davacının işvereni olan dava dışı ... Co LLC isimli Şirketin ...'da kurulu olması nedeniyle Mahkemenin uyuşmazlığın çözümünde yetkili olmadığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığa ... mevzuatının uygulanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin 30.05.2023 tarihli kaldırma kararı gereğince yargılamaya devam olunarak tarafların delillerinin toplandığı, ... hukuku uygulanarak bilirkişi raporunun tanziminin sağlandığı, hizmet süresi yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu hizmet dökümünde davacının belirtilen tarihlerde sigorta kaydına rastlanmadığı, davalı tarafça sunulan 07.08.2014 tarihli ... Özerk Acaristan Bölgesi 185 MW ... ... Projesi kapsamında çalışacak personel iş sözleşmesi ve sözleşmenin süresinin 06.08.2015 tarihinden 05.02.2016 tarihine ve 05.02.2016 tarihinden 04.05.2016 tarihine kadar uzadığının belirtildiği (sözleşmede değişiklik yapmakla ilgili) anlaşmanın sunulduğu, davacı tarafın iş sözleşmesinin 04.03.2016 tarihinde sonlandığına ilişkin beyanı da dikkate alındığında davacının 07.08.2014-04.03.2016 tarihleri arası 1 yıl 6 ay 28 gün çalıştığı kanaatine varıldığı, ... İş Kanunu'nda kıdem tazminatına ilişkin düzenleme bulunmadığından davacının kıdem tazminatı talebinin yerinde görülmediği, davacının iş sözleşmesinin işgücü azaltılmasını gerektiren ekonomik durumlar, koşullar, teknolojik veya organizasyonel değişiklikler nedeniyle sona erdiğinin kabulü ile talep edebileceği ihbar tazminatının ... İş Kanunu'nun 38. maddesine göre davacının 30 günlük bildirim süresi tutarında hesaplanarak hüküm altına alındığı, alacaklardan indirim yapılması hususunda ... iş hukukunda bir hüküm bulunmadığından fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarından indirim yapılmadığı, 30.05.2023 tarihli kaldırma kararı gereğince tanzimi sağlanan bilirkişi raporunun karara esas alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı doğrultusunda eksikliklerin tamamlandığı ve bu doğrultuda uyuşmazlığa ... hukukunun uygulanmasının yerinde olduğu, öte yandan önceki uygulamaya güvenilerek açılan davalarda, görüş değişikliğine bağlı olarak yabancı hukukun uygulanması sonucunda davanın reddine karar verilmesi hâlinde, davacı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyetli olmayacağı ve adaletsizliğe yol açacağından davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, vekâlet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasının gerektiğini, b. ... İş Kanunu'nda zamanaşımı düzenlemesinin bulunmadığını, c. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ... hukukuna dair hatalı değerlendirme yapıldığını, d. Müvekkilinin en son aylık ücretinin 2.200,00 USD olduğunu, e. Müvekkilinin ayda 80 saati aşan sürede fazla çalışma yaptığını, aynı şekilde ayda 10 saati aşan sürede hafta tatili çalışması olan müvekkiline bu çalışmaların ve bayram ve resmî tatillerdeki çalışmalarının karşılığının ödenmediğini, f. İçeriği Türkçe dahi olmayan sözleşmelerin hiçbir aydınlatma yapmadan ve işe girdikten sonra imzalatıldığını, g. Müvekkilinin ücreti dışında hak etmesine rağmen fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil çalışması karşılığı zamlı ücretlerinin ödenmediğini, h. Davanın mevcut yasal düzenlemeler ve yargı içtihatlarına güvenerek açıldığından verilen Mahkeme kararının hukuki belirlilik ilkesine aykırı olduğunu, sürpriz karar yasağının dikkate alınmak zorunda olduğunu, ı. Aynı işyerinde farklı çalışma düzeni uygulamasının mümkün olmadığını, maruf ve belli bir olayın ayrıca kanıtlanmasına gerek olmadığını ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Islaha karşı zamanaşımı def'inin dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, b. Vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, c. Davacının, fazla çalışma ve hafta tatili alacak talebine ilişkin hesaplamaların yanlış yapıldığını, dava dışı Şirket tarafından yapılan ödemelerin de mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, uygulanması gereken hukukun tespiti, davacının ücretinin miktarı, ... hukukuna göre hüküm altına alınan taleplerinin ispatı ve hesaplanması, zamanaşımı ve vekâlet ücreti noktalarındadır. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İş sözleşmesinde yabancılık unsuru bulunması hâlinde, uygulanacak hukukun belirlenmesi açısından, uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 27/1 hükmünün uygulanmasına ilişkin ilke ve esaslar Dairemizin 24.05.2023 tarihli ve 2022/16187 Esas, 2023/7655 Karar sayılı kararında açıklanmıştır. Somut uyuşmazlıkta; davacı işçi, davalının ...'da bulunan şantiyelerinde çalıştığını ileri sürerek ödenmeyen işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir. Taraflar arasındaki bireysel iş sözleşmesinde uyuşmazlık hâlinde uygulanacak hukukun ... hukuku olarak seçildiği görülmektedir. Yurt dışı iş sözleşmelerinin açık, net ve anlaşılır bir dilde düzenlendiği, uyuşmazlık döneminde yürürlükte olan 5718 sayılı Kanun'un 27/1 hükmünün açıkça cevaz verdiği şekilde sözleşmelerde hukuk seçimi yapıldığı görülmektedir. Taraflar arasında imzalanan yurt dışı iş sözleşmesinin bağlayıcı ve geçerli olduğu anlaşılmakla uyuşmazlığa ... hukukunun uygulanması isabetlidir. Maddi hukukun bir müessesesi olan zamanaşımı, 5718 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hukuki işlem ve ilişkinin esasına uygulanan hukuka tâbidir. Hakkın özüyle bağlantılı olması nedeniyle hak düşürücü sürelerin de hukuki işlem ve ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tâbi olduğu kabul edilmelidir. İş sözleşmesinden doğan taleplerde, talebin tâbi olduğu hukukun (esasa uygulanan hukuk) zamanaşımı ve hak düşürücü süre bakımından da yetkili olduğu dikkate alındığında ... hukukunun bu konudaki hükümlerinin uyuşmazlıkta uygulanması, 5718 sayılı Kanun'un 2 ve 8. maddelerinin bir gereğidir. ... İş Kanunu'nun 1/2 hükmü atfıyla somut uyuşmazlıkta uygulanması gereken ... Medeni Kanunu'nun 129/1 hükmünde zamanaşımı süresi 3 yıl olarak düzenlenmiştir. Somut dosyada, iş sözleşmesinin feshedildiği 04.03.2016 tarihinden itibaren işlemeye başlayan üç yıllık zamanaşımı süresi, 04.03.2019 tarihinde dolmaktadır. Ne var ki 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3/17 hükmü uyarınca arabuluculuk süreci boyunca zamanaşımı durur ve arabuluculukta geçen süre zamanaşımı süresine eklenmez. Dosya içeriğinden davacının 19.02.2019 tarihinde arabuluculuğa başvurduğu, taraflar arasında anlaşma sağlanamaması üzerine sürecin 12.03.2019 tarihinde son bulduğu anlaşılmakta olup arabuluculuk sürecinin devam ettiği bu dönem toplam 22 gündür. Söz konusu 22 günlük durma süresi gözetildiğinde üç yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu tarih 26.03.2019 olarak belirlenmektedir. Dava ise bu tarihten sonra, 03.04.2019 tarihinde açılmış olup dava tarihi itibarıyla ... Medeni Kanunu'nun 129/1 hükmünde öngörülen üç yıllık zamanaşımı süresi dolmuş bulunmaktadır. Bu durumda davalının zamanaşımı def'i dikkate alınarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek hâlinde ilgililere, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.