T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/815 Esas KARAR NO : 2026/324 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 31/03/2022 NUMARASI : 2020/403 Esas, 2022/224 Karar DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 05/03/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞ…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/815 Esas KARAR NO : 2026/324 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 31/03/2022 NUMARASI : 2020/403 Esas, 2022/224 Karar DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 05/03/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin işletme hakkı sahibi olduğu ... Tüneli'nden davalıya ait araçlarla 03.012018 12.09.2019 tarihinde geçiş ücreti ödemeksizin ihlalli geçiş yapıldığını, ... Tünelinden geçiş yapmadığı yönünde bir savunması bulunmayan davalının geçiş bedelini ödediğini ispatlaması gerektiğini, geçiş ücreti ve para cezası olarak toplam 18.330,50 TL'nin tahsili için davalı aleyhine İstanbul Anadolu 19. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini, zorunlu arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığını, davalı borçlunun takibe itirazının haksız olduğunu ileri sürerek davalının takibe itirazının iptaline, alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında; müvekkili şirketin banka hesabına OGS HGS geçişleri için otomotik ödeme talimatı verildiğini, geçiş ücretinin otomotik ödeme talimatı verilmiş hesaptan tahsil edilmesinin davacı ve bankanın sorumluluğunda olduğunu, müvekkilinin hesabında bakiye bulunmakla birlikte bakiye bulunmaması halinde dahi ek hesaptan geçiş ücretinin tahsil edilmesi imkanı bulunduğunu, otoyol ve köprü geçişlerinden farklı olarak ... Tünelinden geçişte ücretin ödenip ödenmediğine dair bir ikaz bulunmadığını, davacının ihlalli geçiş yapıldığını belirttiği 20 ay boyunca ihlalli geçiş yaptığının farkında olmayan müvekkiline herhangi bir bildirimde bulunmamasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, 20 ay boyunca ufak cezaların biriktirildiğini ve bu denli büyümesine neden olunduğunu, davacının kötü niyetinin korunmaması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalı şirketin tünel kullanımından kaynaklı ücretin tahsili için banka hesabını hazır hale getirdiği, ancak geçiş ücretinin tahsil edilmediği, bu aşamada sistemsel hata olduğunun açık olarak tespit edildiği, kamu hizmeti gören davacı şirketin basiretli tacir gibi davranmak suretiyle sistemsel hatanın giderilmesi yolunu tercih etmesi gerekirken, otomatik ödeme talimatı veren ve banka bilgilerini idareye sunan (yani otoyolları, köprüleri ve tünelleri ücretsiz kullanma kastı ile hareket etmeyen) davalı tünel kullanıcısına, herhangi bir uyarı yapmadan, bilgi vermeden, aylar süren çok sayıda ihlali bir araya getirip alacağını tahsil etme talebinin, TMK 2. maddesinde zikredilen hakkın kötüye kullanımı olduğu, banka hesabından tahsil edilmeyen geçiş ücretlerine 4 katı ceza uygulanmak suretiyle ortaya konulan bedel üzerinden tahsil talebinin yerinde olmayacağı, sadece 165 adet geçiş bedeli olan 3.666,10 TL alacak başlatılan takibin yerinde olduğu, ceza tutarı 14.664,40 TL'lik talebin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibin 3.666,10 TL asıl alacak üzerinden devamına, 14.664,40 TL ceza bedeli yönünden davanın reddine, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davalının yükümlülüğü, yalnızca OGS/ HGS hesabında yeterli para bulundurmak olmayıp, yegane yükümlülüğünün, geçiş ücretini ödemek olduğunu, hesaptan para çekilememesi halinde geçiş ücretinin ödenmesi gerektiğini, OGS/ HGS hesabında para bulundurmanın bir borcun ödendiği anlamına gelmediğini, davalının talimat verdiği banka veya hesap üzerinden herhangi bir ödeme yapılmaması halinde bu konudaki sorumluluğun davalıya veya talimat verdiği bankaya ait olduğunu, tacir olan davalının basiretli hareket etmesi ve ücret ödemeksizin ihlalli geçiş yaptığını fark etmesi gerektiğini, idari para cezası olmayan ve genel hükümlere göre tahsili gereken ceza ücretinin de araç sahibinden tahsili gerektiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; geçişlere ilişkin tüm ödemeler müvekkilinin hesabından kesildiğinden, 165 adet geçiş bedeli 3.666,10 TL yönünden takibin devamı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın tamamen reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, ihlalli geçiş bedelinin tahsili için yapılan takibe itirazın iptaline ilişkindir. Dosya kapsamından; davacı şirketin 3.666,10 TL geçiş ücreti ve 14.664,40 TL ceza tutarı olmak üzere toplam 18.330,50 TL asıl alacağın tahsili için davalı aleyhinde İstanbul Anadolu 19. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığı, davalının takibe süresinde itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya 11.11.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davacı alacaklının tebliğden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde, 26.09.2020 tarihinde itirazın iptali ve takibin devamı için bu davayı açtığı anlaşılmıştır. Mahkemece, davanın kabulü ile 3.666,10 TL geçiş ücreti yönünden takibe itirazın iptaline, ceza tutarı 14.664,40 TL yönünden davanın reddine karar verilmiş, taraflar hükmü istinaf etmiştir. 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; 6100 sayılı HMK'nun 341. maddesinde istinaf yoluna başvurulabilen kararlar gösterilmiştir. Buna göre maddenin 2. fıkrasında, miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu, 3. fıkrasında, alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceği, 4. fıkrasında ise, alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın, istinaf yoluna başvuramayacağı düzenlenmiştir. 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 41. maddesi ile HMK'nun 341. maddesinin 2. fıkrası değiştirilmek suretiyle 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesin hale getirilmiş ve aynı yasanın 44. maddesi ile HMK'ya eklenen ek madde 1 ile de kesinlik sınırı olan 3.000,00 TL'nin her yıl yeniden değerleme oranında artışa tabi olduğu kabul edilmiştir. HMK'nun Ek 1. maddesinin 2. fıkrası "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır." şeklinde düzenlenmişken 04/06/2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir. Somut davada, kararın verildiği 16.11.2021 tarihi itibariyle yürürlükte olan HMK'nun Ek 1. maddesinin 2. fıkrası gereğince parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınacaktır. Buna göre, yeniden değerleme sonucunda 2022 yılı için kesinlik sınırı 8.000,00 TL olmuştur. HMK'nun 352. maddesinde, Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda karar verilecek haller sayılmış olup bu hallerden birisi de kararın kesin olması olarak gösterilmiştir. İstinaf kanun yoluna başvuru olanağı bulunmayan kesin nitelikteki kararlara ilişkin olarak HMK'nun 346/1 maddesi uyarınca mahkemesince bir karar verilebileceği gibi Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu açıklamalar ve yasal düzenlemelere göre, somut olayda davada kabul edilen miktar 3.666,10 TL olup, karar tarihi itibariyle kesinlik sınırı 8.000,00 TL olduğu nazara alındığında, davalı aleyhine hükmedilen miktar kesinlik sınırının altında kalmaktadır. Bu nedenle davada kabul edilen miktar yönünden ortada istinafı kabil bir karar bulunmadığı ve davalının istinaf hakkının olmadığı anlaşılmakla davalının karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nun 341. ve 352/1-c maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; ceza tutarı yönünden takibin devamına karar verilmesi gerekip gerekmediği hususunda toplanmaktadır. İlk derece mahkemesinde alınan 30.01.2022 tarihli raporda; davalıya ait araçlarla davalının işlettiği ... Tünelinden 165 adet yapılan geçişin bedelinin 3.666,10 TL olduğu, bir kısım geçişlerin hesapta yeterli bakiye olmasına rağmen davacının sisteminden kaynaklı olduğu düşünülen problemden dolayı tahsil edilemediği, yeterli bakiye olmasına rağmen tahsil edilemeyen bu geçişlerin ceza tutarının davalıya yüklenemeyeceğini, bu geçişlere ilişkin ceza tutarları düşüldüğünde davacının talep edebileceği ceza tutarının 10.341,60 TL olduğu belirtilmiştir. Davanın dayanağını oluşturan ve dava tarihinde yürürlükte olan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30/5. maddesinde “...(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza genel hükümlere göre tahsil edilir. ...” hükmü düzenlenmişken 25/05/2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16/5/2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna geçici 3. madde ilave edilmiştir. 6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde de ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30. maddesinde yer alan oranlar uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır. Kanunun 30. maddesinin, 27.03.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasında, geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin (1) numaralı ve (5) numaralı fıkralarında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmektedir. 6001 sayılı Kanunun 30/7 maddesinin Anayasa aykırılığı iddiası ile açılan davada, Anayasa Mahkemesi 18.01.2018 tarih, 2017/166 E. 2018/8 Karar sayılı kararında "... İşletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren eylem ücret ödemeden geçiş yapılması anında tamamlanmış olacaktır. Bu durumda, kuralda belirtilen ödemesiz geçiş tarihinden itibaren on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi hâlinde cezanın uygulanmayacağına ilişkin düzenleme oluşan neticeyi ortadan kaldırılmakta olup ihlalli geçiş eylemini gerçekleştirenler lehine getirilmiş bir düzenlemedir...... kuralda, cezasızlık hâlinin kapsamı, eylemin sonucu olarak öngörülen yaptırımın hangi hâlde uygulanmayacağı, ödemenin hangi süre içinde yapılması gerektiği açık, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olarak belirlenmiştir. Geçiş ücretinin ödenmesi şekil ve yöntemlerinin tümünün önceden öngörülmesi ve kanun koyucu tarafından tek tek belirlenerek kanun metninde ifade edilmesi oldukça güçtür. Geçiş ücretinin tahsili yöntemlerinin zaman içinde değişip gelişebileceği ve otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerinin tahsili yöntemlerinin benzerlik arz ettiği hususları dikkate alındığında kuralda belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır..." yönünde karar vermiştir. Bu durumda ihlal sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır. Somut olayda, davalıya ait olduğu uyuşmazlık konusu olmayan araçların davacı şirketin işlettiği ... Tünelinden ücretini ödemeden geçiş gerçekleştirdiği, geçiş ücretinin yasal süresinde ödenmediği, davacının ihlal sebebi ile davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı, davacının işlettiği ... Tünelini kullandığını kabul eden davalının geçiş ücretini ödediğine dair dosyada bilgi belge bulunmadığı, davalının geçiş ücretini ödemek zorunda olduğu, ayrıca ihlali izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin usulüne uygun olarak ödenmemesi halinde ceza tutarının da ödenmesi gerektiği anlaşıldığından ilk derece mahkemesinin ceza tutarı yönünden de davanın kabulüne karar vermesi gerekirken, ceza tutarının reddedilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 341. ve 352/1-c maddeleri uyarınca usulden reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline, takibin devamına, ilk derece mahkemesinin icra inkar tazminatı talebini reddettiği ve davacının icra inkar tazminatı yönünden açık bir istinaf nedeni bulunmadığı gözetildiğinde davalı lehine usulü kazanılmış hak gözetilerek icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 341. ve 352/1-c maddeleri uyarınca usulden REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/403 Esas, 2022/224 Karar ve 31/03/2022 tarihli kararının HMK'nun 356/2 fıkrası gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 3-a)Davanın KABULÜ ile, davalının İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin 18.330,50 TL alacak üzerinden DEVAMINA, b)Davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, c)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 1.252,16 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 221,39 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.030,77 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, d)Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı, 221,39 TL peşin harç ve 2.143,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, e)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA, f)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince hesaplanan 18.330,50 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, h)Davacı tarafından yatırılan 1.056,00 TL arabulucuk ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, İstinaf Giderleri Yönünden 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Davacı tarafından yapılan 83,60 TL istinaf yargılama gideri ile 301,40 TL istinaf harçları olmak üzere toplam 385,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının yatıran tarafa İADESİNE, Dair yapılan inceleme neticesinde,6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere üye hakim Mustafa Güran'ın karşı oyu ile oyçokluğuyla karar verildi.05/03/2026 (Muhalif üye) MUHALEFET ŞERHİ: Alınan bilirkişi raporuna göre takibe konu geçişlerin bir kısmında davalıya ait hesapta yeterli bakiye bulunmasına rağmen, davacının sisteminden kaynaklı olduğu düşünülen problemden dolayı tahsil edilemediği anlaşılmaktadır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2021/2035 Esas, 2022/2057 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, yeterli bakiye olmasına rağmen sistemce tahsil edilemeyen geçiş bedeli yönünden de ceza tutarına hükmedilmesi doğru değildir. Bu durumda yeterli bakiye olmasına rağmen tahsil edilmeyen geçişlerin ceza tutarının davalıya yüklenemeyeceğinden, bu geçişlere ilişkin ceza tutarının mahsubundan sonra 3.666,10 TL geçiş ücreti ve 10.341,60 TL ceza tutarı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, ceza tutarının tamamen kabul edilmesi doğru olmadığından karara muhalif kaldığımı bildiririm.