Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Kırgızistan Cumhuriyetinde davalılara ait Yüksek Gerilimli Enerji Nakil Hattı direklerinin yapımı ve montajı işinde operatör olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı bir neden olmaksızın işveren tarafından feshedildiğini, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek ihbar tazminatı, ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep…
Uyuşmazlık, aylık ücretin miktarı ile davacının dava konusu alacaklara kazanıp kazanmadığına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş ve işyerinden çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dâhilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. Çalışma sürelerinin ispatı noktasında işverene karşı dava açan tanıkların beyanlarına ihtiyatla yaklaşılması gerekir. Fazla çalışma alacağının ispatında salt menfaat birliği olan tanık beyanlarıyla sonuca gidilemez. Bununla birlikte başkaca delil ya da olgularla desteklenen bu tür tanık beyanlarına itibar edilmelidir. Bu çerçevede; işin ve işyerinin özellikleri, davalı tanıklarının anlatımları, iş müfettişinin düzenlediği tutanak veya raporlar ve aynı çalışma dönemi ile ilgili olarak söz konusu alacağın varlığına ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararları gibi hususlar başkaca delil ya da olgular olarak değerlendirilebilir. Aynı ilkeler, hafta tatili günündeki çalışmanın ispatı bakımından da geçerlidir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda tanık beyanlarına göre davacının tüm dönemde haftada 7 gün çalıştığı kabul edilmiş, davacı tarafın toplamda 6 gün hafta tatili kullandığına ilişkin beyanı doğrultusunda bu süre hafta tatili günlerinden düşülerek hafta tatili ücreti alacağı hesaplanmış, fazla çalışma ücreti alacağı da bu kabule göre belirlenmiştir. Ne var ki Mahkemece ulaşılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Zira, dosya kapsamı ile tüm davacı ve davalı tanık beyanları incelendiğinde; davacının işyerinde iki haftada bir hafta tatili gününde dinlendiği anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca davacının ayda iki hafta tatili gününde çalıştığı kabul edilerek hafta tatili ücreti alacağının hesaplanması, fazla çalışma ücreti alacağının da bu kabule göre ve mükerrer tahsile sebebiyet vermeyecek şekilde yeniden belirlenmesi gerekmektedir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.