9. Hukuk Dairesi 2020/1504 E. , 2020/6246 K. MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 28. HUKUK DAİRESİ DAVA : Davacı, olumlu yetki tespitine itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalılar avukatları istinaf başvurusunda bulunmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi davalı sendikanın usulüne uygun istinaf başvurusu bulunmadığından itirazlarının reddine, daval…
**9. Hukuk Dairesi 2020/1504 E. , 2020/6246 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 28. HUKUK DAİRESİ DAVA : Davacı, olumlu yetki tespitine itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalılar avukatları istinaf başvurusunda bulunmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi davalı sendikanın usulüne uygun istinaf başvurusu bulunmadığından itirazlarının reddine, davalı Bakanlığın istinaf taleplerinin kabulüne, HMK’nın 353/1-b-2. maddesi gereğince kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar vermiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili; davalı ... Sendikasının 12.01.2015 tarihinde müvekkili işverene ait ‘... Mevkii ... Belediyesi ... / ..." adresinde kurulu bulunan işyerinde toplu İş sözleşmesi yapmak için diğer davalı ...’na müracaat ettiğini, anılan Bakanlığın 20.01.2015 tarihli yazısı ile işyerinde çalışan toplam işçi sayısının 40 (kırk), üye sayısının ise 23 (yirmi üç) olduğu tespitiyle davalı Sendikasının toplu iş sözleşmesi için gerekli çoğunluğu sağladığını tespit ettiğini, tespit yazısının 26.01.2015 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı Sendikanın, “16- Gemi Yapımı ve ... Taşımacılığı, Ardiye ve Antrepoculuk” işkolunda örgütlü bir sendika olduğunu, oysa SGK sicil numarasından da açıkça görüleceği üzere bu işyerinin 15 nolu taşımacılık işkoluna kaydedildiğini, nitekim ...-04 sicil numarası ile işlem gören müvekkili Şirketin tehlike sınıfı kodu 52.24 olup bu sınıf kodu İşkolları Yönetmeliği'ne göre işyeri 15-Taşımacılık işkoluna girdiğini, bu nedenle 16 nolu işkolunda faaliyet gösteren davalılardan Denizciler Sendikasının işyerinde yetki alması yasal olarak mümkün olmadığından bu durumun kanuna açıkça aykırı olduğu, her ne kadar Bakanlık yetki tespiti yazısında müvekkil Şirket işyeri SGK numarasını "...” şeklinde, işkolunu gösteren hanelere (252240101) yer vermeksizin eksik yazmış olsa da Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre işyerinin 15 nolu işkolunda tescil edildiğini, şirket işyerinin 16 nolu Gemi Yapımı ve ... Taşımacılığı, Ardiye ve Antrepoculuk İşkoluna dahil olmasının mümkün olmadığını, Şirkette esas olarak boru hattı ile ham petrol, rafine petrol ve petrol ürünleri taşımacılığı, istasyonlara akaryakıt tedariki, akaryakıt tanklarına EPDK kuralları gereği zorunlu olan “Ulusal Marker" ekleme, laboratuar analizlerinin yapılması ve harmanlamadan sonra dinlendirme işleri, İstasyonlara ait tankerlere yakıtın yüklenmesi, yükleme sırasında “Ulusal marker”, katkı ve etanol enjeksiyonun yapıldığını, işyerinde yapılan faaliyetlerin 16 nolu işkolu ile hiçbir ilgisi bulunmadığını iddia ederek yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı Bakanlık vekili; davalı Sendika tarafından adıgeçen işyerlerinde toplu iş sözleşmesi yapılması için 12/01/2015 tarihinde başvuruda bulunulması üzerine 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 42.maddesi uyarınca Bakanlığa yapılan yetki tespit başvuruları; yine aynı Kanunun 41. maddesinin 7. fıkrası gereğince Bakanlığa gönderilen sendika üyelik ve üyelikten çekilme bildirimleri ile işverenler tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapılan işçi bildirimlerinin birlikte değerlendirilmesi ile sonuçlandırılmış ve yapılan bildirimlere ilişkin alınan dökümlerde işyerlerinin, İşkolları Yönetmeliği’nin 16. sıra numaralı “Gemi Yapımı ve ... Taşımacılığı, Ardiye ve Antrepoculuk” işkolunda yer aldığı ve başvuru tarihi itibariyle söz konusu işyerlerine 40 (kırk) işçinin çalıştığı, 23 (yirmiüç) işçinin ise ...’na üye olduğunun tespit edildiği, buna ilişkin 20/01/2015 gün ve 1085 sayılı yetki tespit yazısının da taraflara gönderildiğini, dava dilekçesinde yer alan iddialara katılma olanağı bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili; ... 1951 yılında ... İş Kolunda çalışan işçilerin hak ve menfaatlerini korumak üzere kurulduğunu, bu dönemde aynı işkolunda başka sendikaların da kurulduğunu, 1959 yılında Türk ... Ulaş İş Federasyonu olarak tek çatı altında birleşen diğer sendikalar ve davalı Sendikanın, bu isim altında faaliyetini sürdürdüğü, 1983 yılında 2821 sayılı Sendikalar Yasası gereğince federasyonların faaliyetine son verilmesi nedeni ile ... adını alarak 1983 yılından günümüze dek faaliyetini 16 nolu iş kolunda faaliyetini sürdürmekte olduğu, faaliyetini sürdürdüğü iş kolunda yaklaşık 5.500 üyesinin olduğu, Sendikanın yetkili olduğu Toplu İş Sözleşmesi yaptığı İşyerleri ve işletmeler; Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğü ... ... Otobüsleri A Ş. ... Büyükşehir Belediyesi Şehir Hatları İşletmesi A Ş ... (... İl Özel İdaresine bağlı), ... A.Ş. (... Büyükşehir Belediyesine bağlı olarak çalışan), TCDD Tatvan Feribot işletme müdürlüğü ve alt işvereni ..., TTK Zonguldak Liman Hizmetleri Müdürlüğü, ... A.Ş alt işvereni ... A.Ş (... ... ve ...) ... Belediyesi Liman Hizmetleri Müdürlüğü, ayrıca armatörler olduğu, Türkiye Denizcilik İşletmelerine bağlı olarak çalışan gemi adamları, atölye personeli ve iskele personeli, kurulduğu tarihten bu yana Sendikamıza üye olarak çalıştığı, ve Sendikalarının bu işyerinde faaliyet gösterdiği, 19 Aralık 2012 tarihli 25502 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İşkolları Yönetmeliği'nde, bir işyerinin hangi işkoluna dâhil olduğunu belirlenirken, İşyerinde üretilen mal veya hizmeti esas aldığı, o halde, işkolu tespitinde esas incelenmesi ve belirlenmesi gereken, işverenin asıl yahut alt işveren olup olmadığı değil, işyerinde üretilen asıl mal ve hizmetin ne olduğudur, işyerinde üretilen mal ve hizmetin birden fazla işkolunu ilgilendirmesi halinde, ağırlıklı işin ne olduğunun tespiti gerektiği, bu nedenle asıl işveren tarafından bir başka işverene, yürütülmek üzere yardımcı işlerin verilmesi durumunda, önemli olan husus işyerinde yürütülen birden fazla mal veya hizmet üretimi konularından hangisinin asıl iş olduğunun tespit edilmesi olduğu, asıl iş tespit edildikten sonra, işyerinin hangi işkoluna girdiği bu tespite göre belirlenmeli ve yardımcı işlerde bu işkolundan sayılması gerektiği, Bakanlık nace kodlarını belirlerken, çalışan işçilerin başka işkolunda çalışıyormuş gibi gösterilip işverence çalışanların Sendika üyesi olmalarına engel olmalarının önüne geçmek için nace kodlarını tutmakta olduğu, ayrıca 6356 sayılı Sendikalar Yasasının 17.maddesinin 4 .fıkrasında bir işyerinde yardımcı işyerinde çalışan işçiler de, işyerinin girdiği işkolunda kurulu bir sendikaya üye olabilir hükmünü içermekte olup bu çalışan işçiler de Sendikalar Yasasına göre Sendikalarına üye olabildiği, Bakanlığın nace kodunu belirlerken yaptığı işlemin doğru olduğu, Nace kodlarını belirleyen Bakanlık olup davalı Sendikanın dava konusu edilen olayla hiçbir ilgisi ve alakasının bulunmadığı, bu nedenle davalının aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile davanın reddi gerekir. Bakanlığın nace kodlarını belirlerken yaptığı uygulamanın da doğru olduğu, iptali gereken bir hususun bulunmadığı savunarak davanın reddini talep etmiştir. C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İlk Derece Mahkemesince, "... Mahkememizin 2015-341 esas sayılı dosyası Yargıtay 9. Hukuk Dairesini 16.01.2019 tarihli 2018/10729 esas, 2019/1187 karar sayılı ilamı ile kesinleşmiş olup söz konusu iş kolu tespit dosyasına göre "Dava, çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığının 2015/22 sayılı iş kolu tespit kararına itirazının kabulü ile yapılan tespitin iptaline ve işyerinin 04- Petrol iş kolunda yer aldığının tespitine ilişkindir. Mahkememizce 20/10/2016 tarihinde alınan ve hükme esas teşkil eden bilirkişi raporuna göre; Davalı ... A. Ş. firmasına ait işyerinin yaptığı asıl işin belirlenmesi halinde yer alacağı iş kolu ortaya çıkacaktır. Verilen yetki ile işyerinde yapılan İnceleme de işyerinde, gemilerle üçüncü kişiler tarafından iskeleye getirilmiş olan yakıtın, yaklaşık 2,5 km borularla şevkinin yapıldığı, talep ve ulusa marker çerçevesinde kimyasal katkılar konarak, katkılı benzin ve katkılı motorin üretilerek, bunların daha kimyasal yatkılar konarak, katkılı benzin ve katkılı motorin üretilerek bunların daha sonra tankerlerle sevkinin yapıldığı tespit edilmiştir. İskeleye gelen ham petrol, rafine petrol ve petrol ürünleri, 2,5 km’lik boru hattı yardımı ile sevk edilmekte, ulusal marker ve gelen talep üzerine katkılı benzin ve katkılı motorin üretimi yapılmakta, yakıtın tankerlere yüklenerek, istasyonlara sevki işlemleri gerçekleştirilmektedir. İşyerinde biri beşerli diğeri dörderli grup halinde olmak üzere, toplam -9- adet katkı tankının bulunması, aynca da toplam -43- çalışandan, -30- unun operasyon personeli olması, işyerinde yapılan işin katkılı motorin ve katkılı benzin üretimi ve sevki olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bilindiği gibi, İşkollan Yönetmeliğinin 52.21.12 alt başlığında boru hattı taşımacılığının ve de yine 19.20.15 alt başlığı ya da sınıfı altında petrol türevi yakıt üretimi işlerinin 04. Sıra da yer alan Petrol, Kimya, Lastik, Plastik ve İlaç işkollan kapsamında yer aldıklan açıklanmaktadır. İşyerinde iskeleden tanklara kadar olan işlemler, boru hattı taşımacılığı olup, tanklarda, akaryakıt ürünlerinin operasyonel işlemlerle satışa hazır hale getirilmeleri de petrol türevinden yakıt üretimi kapsamında yer almaktadır. Burada kimyasal katkı maddeleri ile performans arttırıcı özellik kazandırılmaktadır ve de ortaya katkılı ürün çıkmaktadır. Bu bağlamda İşyerinde yapılan işlerin, İşkolları Yönetmeliği 04 başlığı altında yer alan Petrol, kimya, Lastik, Plastik ve İlaç İşkolunda yer alması gerekliği kanaatine varılmıştır. Bilindiği gibi Depolama ve ambarlama faaliyeti, işyerine gelen ürünü aynı biçimde muhafaza ederek, bir müddet depoda bekletildikten sonra sevk etmeyi kapsamaktadır. Davacı işyerinde tankerlerle iskeleye gelen ürün, tanklarda depolanıp, aynı biçimde sevk edilmemektedir. Tam tersi boru hattı sevkiyatı akabinde performans artırıcı özellikler için kimyasal katkı maddeleriyle, ürün doğrudan kullanılır hale getirilmektedir. Bu sebeplerle yapılan işleri İşkollan Yönetmeliği Ek - 1 listesindeki 16. Sıra (Gemi Yapımı, ... Taşımacılığı, Ardiye ve Antrepoculuk işleri) kapsamında değerlendirmek, yerinde olmayan yanlış bir değerlendirmedir. Davacı firma, gemi imalatı yapmadığı gibi, ... taşımacılığı da yapmamaktadır. Yine, gelen ürünü aynı biçimde muhafaza edip, beklemesi akabinde sevk etmemektedir. Bu bağlam da, davacı şirketin yaptığı işleri, ardiye ve antrepo işlerinden de değildir. İşyerinde, ürün doğrudan kullanılır hale getirilmek üzere, kimyasal katkı maddeleriyle işlemden geçirilmekte, operasyonlar yapılmaktadır. İşyerindeki tüketim kalemleri değerlendirildiğinde, bıınlann yıllık olarak 768 m3 ile şirket marketi, 6 m3 ile ulusal marker ve de 1240 m3 ile etanol olduğu görülmektedir. Bunlar doğrudan gelen ürüne yapılan katkılardır. Bu nedenlerle, işyerinde yapılan işlerin İşkollan Yönetmeliği Ek - liste 04. Sırasında yer alan ‘Tetrol, Kimya, Lastik, Plastik ve İlaç İşkolu” kapsamında veya işkolunda yer aldığı kanaatine varılmıştır. İş Başmüfettişi düzenlediği 13.02.2015 tarihli ve İNC/7190 - 1 nolu İnceleme raporunun Sonuç ve Kanaat kısmında “İşveren şirket hissedan olan ..., ... veya Petline gibi akaryakıt firmalan tarafından yurt dışı rafinerilerinden ithal edilen ürünlerin ... yoluyla, gemi yardımı ile, davacı firmaya ait iskeleye getirildikleri” açıklanmıştır. Bahsi geçen bu firmalar kendi adlarına bağımsız biçimde bu ürünleri iskele getirmektedir. Başka bir deyişle, davacı firmanın petrol ürünlerini veya ham petrolü uluslararası sularda tankerle taşıması söz konusu değildir. Anılan husus karıştırılmış olduğu için, işkolunun tespitinde isabet kaydedilememiştir. Tüm bu nedenler karşısında; Davacı ...Ş. işyerinde yapılan işlerin niteliği itibarıyla İşkollan Yönetmeliğinin 04 sıra numaralı “Petrol, Kimya, Lastik, Plastik ve İlaç” işkolunda yer aldığı, davacı ... A. Ş. işyerinde yapılan işlerin niteliği itibanyla İşkollan Yönetmeliğinin 16 sıra numaralı “Gemi Yapımı, ... taşımacılığı, Ardiye ve Antrepoculuk” işkolunda yer almadığı sonucuna varılarak,Davanın kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur." Söz konusu kaa ve gerekçeye göre eldeki T.C. ... 98425987/103.02/1085 sayılı ve 20/01/2015 tarihli yetki tespit yazısı yerinde olmayıp Gemi Yapımı ve ... Taşımacılığı, Ardiye ve Antrepoculuk iş kolunda olmadığı belirlenmiştir..." gerekçesi ile davanın kabulüne karar vermiştir. D)İstinaf başvurusu: İlk Derece Mahkemesi kararına karşı, davalı Bakanlık vekili ile katılmaya yoluyla da ... istinaf başvurusunda bulunmuştur. E)İstinaf Sebepleri: Davalı Bakanlık vekili istinaf başvurusunda; 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 5. maddesinin 2.fıkrasında; "yeni bir toplu iş sözleşmesi için yetki süreci başlamış ise işkolu değişikliği tespiti bir sonraki dönem için geçerli olur. İşkolu tespit talebi ve buna ilişkin açılan davalar, yetki işlemlerinde ve yetki tespit davalarında bekletici neden sayılmaz." denildiği, diğer taraftan İşkolları Yönetmeliği'nin 4.maddesinin "Bir işyerinin hangi işkoluna girdiği konusunda anlaşmazlık çıkması halinde, ilgililerin başvurusu üzerine, işkolu, o işyerinde yürütülen işin niteliğine göre T.C. ...'nca belirlenir. Bakanlık tespit ile ilgili kararını Resmi Gazete'de yayımlar. Bu tespite karşı ilgililer, Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 5.maddesine göre kararın yayımından itibaren 15 gün içinde dava açabilir." hükmü gereğince işveren tarafından 22/01/2018 tarihinde Bakanlığa yapılan işkolu tespiti başvurusu üzerine yapılan incelemeler sonucunda davacı ... AŞ'nin söz konusu yönetmeliğin 16 sıra numaralı "Gemi Yapımı ve ... Taşımacılığı, ardiye ve Antrepoculuk" işkolunda yer aldığı ve işkolu tespit kararının da 13/03/2015 tarih ve 29294 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı, verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğu, yetki tespitine ilişkin Mahkemece de değerlendirilmesi gereken tek husus sayısal gerekli çoğunluğun sağlanıp sağlanmamış olduğu hususu olduğu ileri sürülmüştür. Katılma yoluyla İstinaf yoluna başvuran davalı ... vekili; Öncelikle dikkat edilmesi gereken hususun 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 5. maddesinin 2. fıkrasında yer alan düzenleme olduğu, burada yer alana "Yeni bir toplu iş sözleşmesi için yetki süreci başlamış ise işkolu değişikliği tespiti bir sonraki dönem için geçerli olur. İşkolu tespit talebi ve buna ilişkin açılan davalar, yetki işlemlerinde ve yetki davalarında bekletici neden sayılmaz." hükmüne rağmen Mahkemenin, 2015/341 E. sayılı yargılamayı, işkolu tespit yargılaması olmasına rağmen bekletici neden saydığı, bu durumun başlı başına kanuna aykırı olduğu, bu duruma ilişkin 03.03.2016 tarihli beyan dilekçesi ile söz konusu ara karardan rücu edilmesi talep edilmişse de bu talebin dikkate alınmadığı, hakkında herhangi bir karar oluşturulmadığı gibi gerekçelendirilmediği, davacının yer aldığı işkolu, Bakanlık tarafından gerçekleştirilmiş inceleme neticesinde 16 sıra numaralı işkolu olarak tespit edilmiş olup bu karar 13.03.2015 tarih ve 29294 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı, bununla birlikte başvuru tarihi itibariyle davacı işyerinde kırk işçinin çalıştığı ve bu işçilerden yirmi üç tanesinin müvekkil Sendika'ya üye olduğu dolayısıyla 20.01.2015 tarihli ve 1085 sayılı yetki tespit yazısı da yine Bakanlıkça gerçekleştirildiği, ve herhangi bir hukuka aykırılığın söz konusu olmadığı, yargılamada Mahkemenin değerlendirmesi gereken hukuk sayısal anlamda gerekli çoğunluğun sağlanıp sağlanmadığı hususu olduğu, mahkemece tanzim edilmiş gerekçeli karar yargılama konusundan farklı incelemeler içermekte olup hatalı, hukuka ve usule aykırı olduğu ileri sürülmüştür. F)Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti : Bölge Adliye Mahkemesince, “İlk derece mahkemesi her ne kadar eldeki yetki tespitine itiraz davasında, iş kolunun tespiti istemli ... 2. İş Mahkemesinin 2015/341 E.sayılı davasını bekletici mesele yapmış ve bu dava sonucuna göre itirazı kabul etmiş ise de, davacının iş kolunun tespitine ilişkin talepte bulunduğu 22/01/2015 tarihinden önce davalı sendikanın başvurusu üzerine 12/01/2015 tarihinde yeni bir toplu iş sözleşmesi için yetki süreci başlamış, 20/01/2015 tarihinde ise yetki tespitine karar verilmiştir. Dolayısı ile iş koluna yapılan itirazın bu aşamada bekletici mesele yapılması yasaya aykırı olup yapılacak iş davalı sendikanın işyerinde yeterli çoğunluğu sağlayıp sağlamadığı yönünde inceleme yapmaktan ibarettir. Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan incelemede davalı sendikanın talep tarihi itibari ile yeterli çoğunluğu sağladığı anlaşıldığından yetki tespitine itirazın reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı sendika her ne kadar katılma yolu ile istinafa başvurduğunu beyan etmiş ise de, HMK 347-348.maddesi gereğince ancak karşı tarafın istinaf dilekçesinin tebliği üzerine katılma yolu ile istinafa başvurma hakkı olup, aynı tarafta olan diğer davalının istinaf dilekçesinin tebliği üzerine katılma yolu ile istinafa başvurma hakkı bulunmadığı” gerekçesiyle, “A-Davalı sendikanın usulüne uygun istinaf başvurusu bulunmadığından itirazlarının REDDİNE, B-Davalı bakanlığın istinaf taleplerinin KABULÜNE, C-HMK’nın 353/1-b-2. maddesi gereğince ... 2. İŞ MAHKEMESİ 19/02/2019 tarih ve 2015/125 esas, 2019/79 Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, D-1-Davanın REDDİNE,” karar verilmiştir. G)Temyiz başvurusu : Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur. H) Gerekçe: Toplu iş sözleşmesi kavramı T.C. Anayasa’nın 53. maddesinde, “Toplu iş sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkı” başlıklı maddenin birinci fıkrasına göre “İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.” şeklinde düzenlenmiştir. 6356 sayılı Kanun’un 2/1-ğ maddesinde tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar olarak tanımlanan sendikaların amacı ise, yine aynı maddede, üyelerinin ortak ekonomik ve sosyal hak ve çıkarlarını korumak olarak ifade edilmiştir. Şüphesiz, sendikaların belirtilen amacı gerçekleştirebilecekleri en iyi araç, serbest toplu pazarlık hakkı çerçevesinde bağıtlanacak bir toplu iş sözleşmesidir. Toplu iş sözleşmesi yetkisi ise, toplu iş sözleşmesi ehliyetine sahip kuruluş veya kişinin belli bir toplu iş sözleşmesi yapabilmesi için Kanunun aradığı niteliğe sahip olmasını gösterir (GÜNAY, Cevdet İlhan, İş Hukuku Yeni İş Yasaları, Ankara, 2013, s. 942). 6356 sayılı Kanun'un “Yetki” başlıklı 41. maddesinin birinci fıkrasında “Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birinin üyesi bulunması şartıyla işçi sendikası, toplu iş sözleşmesinin kapsamına girecek işyerinde başvuru tarihinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının, işletmede ise yüzde kırkının kendi üyesi bulunması hâlinde bu işyeri veya işletme için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir.” kuralına yer verilmiş, takip eden 42 nci madde de yetki tespiti için yapılacak başvuru düzenlenmiştir. İkinci fıkrasında Bakanlığın yapacağı inceleme düzenlenmiştir. Bakanlığın incelemeyi kayıtlara göre yapacağı ve bu incelemede başvuru tarihi esas alınacağı kural altına alınmıştır. 6356 sayılı Kanun'un “Yetki tespiti” başlıklı 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında da yeni bir toplu iş sözleşmesi için yetki süreci başlamış ise işkolu değişikliğinin tespitinin bir sonraki dönem için geçerli olacağı, işkolu tespit talebi ve buna ilişkin açılan davaların yetki işlemlerinde ve yetki tespit davalarında bekletici neden sayılmayacağı amir hüküm olarak düzenlenmiştir. Madde gerekçesinden bu hüküm ile işkolu itirazlarının toplu sözleşme yapma sürecini gereksiz şekilde uzatmasını ve zaman zaman bu itirazların toplu sözleşme sürecini kilitlemek için kötüye kullanılmasının önüne geçilmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır. Somut uyuşmazlıkta, “16- Gemi yapımı ve ... taşımacılığı, ardiye ve antrepoculuk” işkolunda örgütlü olan davalı ... Sendikasının başvuru tarihi olan 12.01.2015 itibariyle işletme düzeyinde gerekli çoğunluğu sağladığına ilişkin yetki tespitinin iptali talep edilmiştir. Yetki tespitine konu davacı işverenliğe ait ... ile ... sicil numaralı işyerlerinde toplam çalışan sayısı 40 (kırk), üye sayısı ise 23 (yirmi üç) olduğu saptanmıştır. İlk Derece Mahkemesince, yargılama safhasında davacı işverenliğe ait işkolu tespitine ilişkin açılan dava bekletici mesele yapılarak sonucuna göre davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı Bakanlığın istinaf başvurusu ise yetki süreci başladıktan sonra işkoluna yapılan itirazın bekletici mesele yapılmasının yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kabul edilip, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın reddine dair hüküm oluşturulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, işkolu tespiti itiraz davasının bekletici mesele yapılamayacağına ilişkin tespiti ve değerlendirmesi Kanuna ve Dairemiz uygulamasına göre yerinde ise de; davacı itirazları dikkate alındığında uyuşmazlığın esasının çözümü için tek başına yeterli değildir. Zira davacı Şirket, davalı Sendika’nın “16- Gemi yapımı ve ... taşımacılığı, ardiye ve antrepoculuk” işkolunda örgütlü olduğu ve yetki başvuru tarihi itibariyle yetki tespitine konu ... sicil numaralı işyerinin kayıtlar dikkate alındığında, “15-Taşımacılık” işkolunda yer aldığı bu yönüyle de davalı Sendikanın ehliyetsiz olduğunu iddia etmiş, dava dilekçesi ekinde de bu iddiasını destekleyen 2014/12 inci aya ait SGK belgelerini sunmuştur. Bu belgelerin tedkîkinden ... sicil numaralı işyerinin işkolunu gösteren hanelerde tehlike sınıf kodunun 5224 olarak göründüğü, bu koda göre de işyerinin “15-Taşımacılık” işkoluna girdiği görülmektedir. Yetki tespit başvuru yazısında bu hanelere yer verilmeksizin sicil numarası yazılmıştır. Yine tespite konu diğer işyeri olan ... sicil numaralı işyerine ilişkin işkolu kodu da uyuşmazlık konusu yetki tespiti belgesinde belirtilmemiş olmakla birlikte yetki döküm dosyasındaki kayıtlardan sınıf kodunun 8211 olarak gösterildiği, buna göre de işyerinin “10-Ticaret, büro, eğitim ve güzel sanatlar” işkoluna girdiği görülmüştür. Dolayısıyla yetki başvuru tarihi itibariyle davalı Sendikanın bu işyerlerinde toplu iş sözleşmesi ehliyetine sahip olup olmadığının araştırılması gereklidir. Kayıtlardaki çelişki açıklığa kavuşturulmalıdır. Yargılamanın geldiği bu safhada yapılması gereken iş, yetki başvuru tarihi itibariyle tespite konu işyerlerinin hangi işkolunda kayıtlı olduğunun açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir. Netice itibariyle uyuşmazlığın esasını etkileyecek davacı iddiaları araştırılmadan ve bu konuda bir gerekçe oluşturulmadan sonuca gidilmesi bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.