Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı nezdinde 2015 yılında çalışmaya başladığını, sahada temizlikten sorumlu amir olarak görev yaptığını, ancak 27.05.2020 tarihinde görev ünvanı değiştirilip hiçbir bildirimde bulunulmadan ve davacının onayı alınmadan 143,22 TL olan yevmiyesinin 102,02 TL’ye indirildiğini, bu tarihten sonra kayıtlarda toplayıcı olarak yer almasına rağmen davacının eski pozisyonunda çalıştırılmaya devam edildiğini, davacıya dört aya kadar ücreti tutarında ayrımcılı
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı nezdinde 2015 yılında çalışmaya başladığını, sahada temizlikten sorumlu amir olarak görev yaptığını, ancak 27.05.2020 tarihinde görev ünvanı değiştirilip hiçbir bildirimde bulunulmadan ve davacının onayı alınmadan 143,22 TL olan yevmiyesinin 102,02 TL’ye indirildiğini, bu tarihten sonra kayıtlarda toplayıcı olarak yer almasına rağmen davacının eski pozisyonunda çalıştırılmaya devam edildiğini, davacıya dört aya kadar ücreti tutarında ayrımcılık tazminatı verilmesi gerektiğini, görev değişikliği ve ücret düşürülmesi nedeniyle davacının fark alacaklarının ödenmesinin gerektiğini belirterek ücret farkı alacağı, ayrımcılık tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, davacının ücretinin düşürülüp düşürülmediği ve fark ücret alacağına hak kazanıp kazanmadığı, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmaya ilişkin alacağı bulunup bulunmadığı ile davalı işverenin eşit davranma borcuna aykırı hareket edip etmediği ve bu bağlamda ayrımcılık tazminatı ödenmesi gerekip gerekmediği konularına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İşyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği işveren ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı iş günü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamayacaktır. 4857 sayılı Kanun’un 22. maddesinin 1. fıkrasının asıl konuluş amacı, işverenin tek taraflı değişiklik işlemlerine karşı işçiyi korumak; işçinin isteği dışında işini, işyerini ve diğer çalışma şartlarını değiştirecek işveren davranışlarına engel olmaktır. Davacının görev değişikliğine uzun süre ses çıkarmamasının, sözleşmenin karşı tarafı olan işverende bu değişikliğin kabul edildiği yönünde bir inancın oluşmasına neden olması olağandır. Davacının işverenin işlemine uygun davranışlarda bulunduktan sonra 4857 sayılı Kanun'un 22. maddesinde öngörülen şekil eksikliğini ileri sürmesi dürüstlük kuralına uygun düşmemektedir. Öte yandan 4857 sayılı Kanun'un "Ücret ve ücretin ödenmesi" başlıklı 32. maddesine göre ise ücret; bir kimseye bir iş karşılığında sağlanan ve para ile ödenen tutardır ve ücret çalışma karşılığı olup, davacı yapmadığı işin karşılığına hak kazanamaz. Eş söyleyişle ücret, fiilî çalışma karşılığı ödenir. Somut olayda; davacının alt işveren işçisi olarak çalışmaktayken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereği davalı nezdinde kadroya geçtiği ve 01.04.2018 tarihinden itibaren davalı Şirketin işçisi olarak çalıştığı uyuşmazlık dışıdır. Uyuşmazlık davacının sorumlu amir olarak çalışmaktayken görevinin değiştirilmesine rağmen fiilen aynı işi yapmaya devam edip etmediği ve buna göre fiilen yaptığı işe ilişkin ücretin eksik ödenip ödenmediği noktasındadır. Dosya kapsamında dinlenen taraf tanıkları, davacının 2020 yılı Mayıs ayı öncesi sorumlu amir olarak çalıştığını beyan etmişler ise de bu tarihten sonra "sorumlu amir olarak çalışmaya devam ettiği" yönündeki davacı iddiasını doğrulamamışlar; aksine davacının daha sonra şoför olarak çalıştığı yönünde beyanda bulunmuşlardır. Bu durumda davacının görev değişikliği yapıldığı tarihten sonraki dönem için de eski görevine ilişkin ücreti alması gerektiği yönündeki kabul gerekçesi dosya kapsamına uygun olmayıp davacıya fiilen yapmadığı bir işin ücretini ödenmesi sonucu doğurduğundan isabetli görülmemiştir. Şu hâlde Mahkemece yapılması gereken iş, davacının 2020 yılı Mayıs ayından sonra fiilen hangi işte çalıştığı belirlenip bu işe ilişkin ücretin davacıya ödenip ödenmediğinin yöntemince tespit edilerek sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre bir karar verilmesidir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.