T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 3.Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:10/05/2022 DAVANIN KONUSU:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:26/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ Ö…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 3.Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:10/05/2022 DAVANIN KONUSU:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:26/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı ... arasında yapılan sözlü anlaşma kapsamında 22.000 adet karışık elma ve armut fidesi siparişi verildiğini, bu kapsamda da davalıya 12.07.2018 tarihinde 80.000,00-USD tutarında EFT işlemi geçildiğini, bu hususun da müvekkili şirketin ticari defterlerine "sipariş avansı" şeklinde işlendiğini, ödemenin de şirketin ... Bankası USD hesabından gerçekleştiğini, geçen yıllara rağmen şirket adına fatura düzenlemediği gibi irsaliye evrakları konusunda da hiçbir işlem yapılmadığını, sipariş edilen malların da hiçbir zaman gönderilmediğini ve teslim edilmediğini, müvekkili şirketin günümüz devalüasyon ve ekonomik kriz şartlarında telafisi çok güç zarara maruz kaldığını, yapılan ödemeye rağmen siparişin teslim edilmemesinin müvekkili şirket açısından sözleşmenin iptali sebebi olduğunu ya da yapılan ödemenin müvekkiline iade edilmesi gerektiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200.000,00-TL tutarında bedelin davalıdan ödeme tarihinden, mahkeme aksi kanaatte ise dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; davacı ile davalı müvekkili arasında herhangi bir sözlü ya da yazılı bir ticari anlaşma mevcut olmadığını, davacının taraflar arasında sözlü anlaşma olduğu iddiasını kabul etmediklerini, davacının taraflar arasındaki iddia ettiği anlaşmayı yazılı delille ispat etmesi gerektiğini, müvekkilinin davacıya karşı herhangi bir fide satımı veya teslimi yönünde anlaşması veyahut taahhüdünün de söz konusu olmadığını, davacının müvekkiline gönderdiği havalede herhangi bir açıklama yer almadığını, bu nedenle davacının gönderdiği paranın borç ödemesi olarak kabul edilmesi gerektiğini, davacının gönderilen paranın avans olduğu yönündeki iddialarının asılsız olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "davacının davalıya banka havalesi ile gönderdiği paranın alınacak olan mallara ilişkin avans niteliğinde olduğunu ve karşılığında mal almadığını iddia etmesine rağmen davalının tacir olmadığı, aralarında mal alım satımına ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmadığı gibi davalının havalenin borcun ödenmesine yönelik olduğu yönündeki iddiası ve bu husustaki yasal karinenin aksini ispat edecek yazılı bir delil ibraz edilmediği ve dava dilekçesinde yemin deliline de dayanılmadığı görülmekle davacının davasını ispat edemediği kanaatine varılmış ve davanın reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalı ... hesabına sipariş avansı kapsamında gönderilen bedellere yönelik edimin yerine getirilememesi nedeniyle alacak talebinde bulunulduğunu, Yerel Mahkemenin gönderilen paranın borç ödemesi olduğu karinesine dayanarak davanın reddine karar verdiğini, bilirkişi raporunda müvekkili şirketin ticari defterlerinin tam ve birbiriyle uyumlu oldukları ve bu kapsamda davacı lehine delil teşkil ettiklerinin belirtildiğini, taraflar arasında para alışverişleri çerçevesinde cari hesap bulunduğunun doğrulandığını, taraflar arasında mevcut cari hesap bakımından her iki tarafın da banka hesap hareketleri açıklamalarıyla birlikte istendiği vakit aradaki ilişkinin basit bir borç ilişkisi olmadığının ortaya çıkacağını, hiçbir ticari kaydı bulunmayan ...'in ticari bir şirkete (iddiasına göre) elden 80.000,00-USD tutarında borç vermesi, şirketin sözde bu "borcu" ödemesi sonrasında bu sefer de şirket hesabına başkaca paralar göndermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, avans olarak gönderildiği iddia edilen para karşılığında ürün teslim edilmediği iddiasına dayalı ödenen bedelin kısmen iadesine ilişkin alacak davası niteliğindedir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Usule ilişkin aykırılıklar konusunda da öncelikli olarak ve Mahkemece re'sen dikkate alınması gereken husus ise, Mahkemenin görevli olup olmadığı sorunudur. Zira görev, kamu düzenine ilişkin olup Mahkemece kendiliğinden dikkate alınabileceği gibi taraflarca da davanın her aşamasında ileri sürülebilir. 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun 6. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi gereğince, genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Asliye Ticaret Mahkemeleri ise özel mahkeme niteliğindedir. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 4. ve 5'inci maddelerinde ticari dava düzenlenmiş olup TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticarî dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesince bakılacağı yönünde bir düzenleme bulunması (mutlak ticari dava olması) gereklidir. Aynı Kanun'un 5'inci maddesinde ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği ve Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin de görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş sayılan işin, diğeri için de ticarî iş sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiş olup işin ticari nitelikte olması veya sayılması, davanın ticari dava olarak kabulü için yeterli değildir. Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında; davacı, davalı ile fide satışı konusunda sözlü olarak anlaştıklarını, bu konuda davalı yana 80.000,00-USD avans ödemesi yapmasına rağmen ürünlerin gönderilmemesi sebebiyle avans ödemesinin iadesini talep etmiş, davalı ise davacı ile aralarında herhangi bir sözlü ya da yazılı bir ticari anlaşmanın mevcut olmadığını, davacının gönderdiği havalede herhangi bir açıklama yer almadığından davacının gönderdiği paranın borç ödemesi olarak kabul edilmesi gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince ... Kaymakamlığı Mal Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye verilen 25/02/2022 tarihli cevabi yazıda, davalının potansiyel mükellef (gelir getirici kazanç olmaksızın iş ve işlemlerde kullanılan potansiyel vergi kimlik numarasına haiz mükellef) olarak mükellefiyetinin devam ettiğinin bildirildiği tespit edilmiştir. Bu bağlamda her ne kadar davacı bir ticaret şirketi olup tacir ise de, davalı tacir sıfatına haiz değildir. Uyuşmazlık, taraflar arasında sözlü anlaşmaya ilişkin havale edildiği beyan edilen paranın iadesi isteminden kaynaklanmakta olup, TTK'nın 4. maddesinde öngörülen mutlak ticari davalardan da değildir. Bu durumda, tarafların sıfatına ve davanın niteliğine göre nispi ya da mutlak nitelikteki bir ticari dava söz konusu olmadığından davada görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi değil, genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu nedenle davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Buna göre 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine aykırılık sebebi ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, davacının istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık nedeniyle kabulü ile 353/1-a-3. maddesi gereği görevsiz mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve Dairemizce görevsizlik kararı verilerek dava dosyasının görevli Antalya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE, istinaf incelemesine konu Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/05/2022 tarih ve ... Esas ve ... Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)a-3. maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, 2-Kararı veren Mahkemenin görevsiz olması nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 3-HMK'nın 20. maddesi uyarınca taraflardan birinin, görevsizlik kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf incelemesine konu kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli Nöbetçi Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin kararın tebliği ile İHTARINA, 4-HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca harç ve istinaf aşaması dahil yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama harç ve giderlerinin davanın açıldığı mahkemece karara bağlanmasına, 5-Kararın, HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca istinaf incelemesine konu kararı veren İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, 6-İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınması gerekli 615,40-TL istinaf karar harcından daha önce yatan 80,70-TL istinaf harcının mahsubu ile 534,70-TL harcın tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince YERİNE GETİRİLMESİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)g. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.26/12/2025 ...