Cilt: 10 | Sayı: 2 | Aralık 2022 Yargıtay Tarafından Hukuk Uyuşmazlıklarında Verilen “Dosyanın Mahalline İadesi” Kararı(*) The Decision of “Returning the File to the Lower Degree Court” in Civil Disputes by the Court of Cassation Arş. Gör. Dr. Elif Irmak BÜYÜK() Öz Temyize konu edilen kararla ilgili hukuki denetim gerçekleştirecek Yargıtay’ın incelemeye aldığı dosyada çeşitli usuli eksikliklerin ve hataların bulunması söz konusu olabilir. Kanuni düzenleme- lerimize baktığımızda temyiz aşama
Cilt: 10 | Sayı: 2 | Aralık 2022 Yargıtay Tarafından Hukuk Uyuşmazlıklarında Verilen “Dosyanın Mahalline İadesi” Kararı(*) The Decision of “Returning the File to the Lower Degree Court” in Civil Disputes by the Court of Cassation Arş. Gör. Dr. Elif Irmak BÜYÜK(**) Öz Temyize konu edilen kararla ilgili hukuki denetim gerçekleştirecek Yargıtay’ın incelemeye aldığı dosyada çeşitli usuli eksikliklerin ve hataların bulunması söz konusu olabilir. Kanuni düzenleme- lerimize baktığımızda temyiz aşamasında esastan incelemeye geçilerek nihai kararın verilmesine engel olan usuli eksikliklerin varlığı durumunda Yargıtay tarafından ne tür karar verileceğinin net olarak belirlenmediği, bu konuda mevzuatımızda yüksek mahkemeye takdir hakkı tanıyan ifadelere yer verildiği görülmektedir. Bu bağlamda Yargıtay’ın temyiz incelemesine konu dosyada bazı usuli hatalar veya noksanlıklar tespit etmesi durumunda dosyanın mahalline iade edilmesi yönünde bir uygulama geliştirildiği görülmektedir. Çalışmamızda herhangi bir kanuni düzenlemede yer almayan ve bu zamana kadar özel olarak incelenmemiş dosyanın mahalline iadesi kararının hangi durumlar- da tesis edildiği, kararın özellikleri ve hukuka uygunluğu ele alınarak bu karar tipi çeşitli açılardan netleştirilmeye çalışılacaktır. Anahtar Kelimeler Yargıtay, Temyiz İncelemesi, Alt Derece Mahkemesi, Gönderme Kararı, Usuli Hatalar. Abstract There may be various procedural deficiencies and errors in the file that the Court of Cassation examines. Under Turkish legislation, it is seen that in the case of procedural deficiencies that pre- vent the meritorious examination at the appeal stage, which decision should be rendered by the Court of Cassation is is not clearly determined. Our legislation gives discretion to the high court on (*) Araştırma Makalesi / Makale Geliş Tarihi: 16.10.2022 - Makale Kabul Tarihi: 19.11.2022 DOI: 10.56701/shd.1189967 (**) İstanbul Medeniyet Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Medeni Usul ve İcra İflas Hukuku Anabilim Dalı, İstanbul - Türkiye E-posta: ***@***.*** Orcid No: https://orcid.org/0000-0002-4088-6227 Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi (SHD) ISSN 2147-768X The Sakarya Journal of Law (The SJL) Aralık 2022 C. 10 • S. 2 • s. 501-530 Copyright © 2022 by the Authors. This is an open access paper distributed under the terms of conditions of the Creative Commons Attribution Internatonal Licence CC BY-NC 4.0. (https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0/) Arş. Gör. Dr. Elif Irmak BÜYÜK 502 Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi this issue. In this context, it is seen that an original practice has been developed by the Court of Cassation by returning the file to the lower degree court when the high court detects some pro- cedural errors or deficiencies in the file subject to the appeal review. In our study, “the decision of returning the file to the lower degree court”- which is not included in any legal regulation and has not been specifically examined before- will be clarified from various aspects by considering firstly conditions that gave rise to this decisions, and then the features of the decision and its legality will be analyzed. Keywords The Court of Cassation, Appellate Review, Lower Degree Court, Returning the File, Procedural Deficiencies. GİRİŞ Adliye mahkemelerince verilen nihaî kararları ve hükümleri son merci ola- rak inceleyip karara bağlayan Yargıtay, adlî yargı alanındaki en yüksek mahke- medir (Yargıtay Kanunu, Resmî Gazete 17953 (8 Şubat 1983), Kanun No. 2797, md. 13). Temyiz incelemesi ile Yargıtay tarafından alt derece mahkemelerinde müzakere edilmiş dava malzemeleri ve verilen kararlar tetkik edilerek hukuk ku- rallarının doğru tatbik edilip edilmediği kontrol edilir1. Temyiz bir vakıa-hüküm mahkemesi değildir. Temyiz incelemesinde alt derece mahkemesinin kararı yalnızca hukuka uygunluk bakımından incelenir2. Temyiz kanun yolu ile hukukun yeknesak uygulanmasının ve içtihat birliğinin sağlanmasının amaçlandığı ifade edilmektedir3. Temyiz incelemesi sürecinde ve incelemenin sonunda Yargıtay tarafından bazı kararlar verilir. Yargıtayca tesis edilen kararlardan bahsedildiğinde, önce- 1 Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, (İstanbul: Demir-Demir Yayıncılık, 2001), 5/4498; İlhan E. Postacıoğlu, Medeni Usul Hukuku Dersleri, (İstanbul: Sulhi Garan Matbaası, 6. Baskı, 1975), 719; Ne- cip Bilge - Ergun Önen, Medeni Yargılama Hukuku Dersleri, (Ankara: Sevinç Matbaası, 3. Baskı, 1978), 643; Selçuk Öztek, Türk Medeni Yargılama Hukukunda İstinaf ve Temyiz, (İstanbul: Yetkin Yayınları, 2021), 68; Muhammet Özekes, “Kanun Yolları”, Pekcanıtez Usul, ed. Hakan Pekcanıtez vd., (İstanbul: Oniki Levha Yayınevi, 15. Baskı, 2017), 3/ 2277; Süha Tanrıver, Medeni Usul Hukuku, (Ankara: Yetkin Yayınları, 2021), 2/80-81; Saim Üstündağ, “Temyizin Nakzından Sonraki Hukuki Durumu”, İstanbul Hukuk Mecmuası, 28/1, (Ağustos 1962), 133-134. 2 Kuru, Usul, 4/4498; Öztek, İstinaf ve Temyiz, 68; Bilge-Önen, Usul, 643; Özekes, “Kanun Yolları”, 3/2277; Tanrıver, Usul, 2/81; Abdurrahim Karslı, Medeni Muhakeme Hukuku, (İstanbul: Alternatif Yayınevi, 5. Baskı, 2020), 799; Recep Akcan, Usul Kurallarına Aykırılığa Dayanan Temyiz Sebepleri, (1999: Ankara, Nobel Yayınları), 15; Murat Yavaş, Medeni Usul Hukukunda Temyiz, (Ankara: Seçkin Yayınları, 2015), 21; Burhan Gürdoğan, “Temyiz Mahkemesinin Kontrolü Bakımından; Vakıa ve Hu- kuk”, Ankara Üniversitesi SBF Dergisi, 11/3, (Mart 1956), 272. 3 Mustafa Reşit Belgesay, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, (İstanbul: Nümune Matbaası, 1935), 2/187; Necmeddin Berkin, Medeni Usul Hukuku Esasları, (İstanbul: Hamle Matbaası, 1969), 214, Kuru, 5/, 4943; Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, (İstanbul: Nesil Matbaacılık, 7. Baskı, 2000), 819; Öztek, İstinaf ve Temyiz, 68; Tanrıver, Usul, 2/81-82; Akcan, Temyiz, 16; Şanal Görgün vd., Medeni Usul Hukuku, (Ankara: Yetkin Yayınları, 10. Baskı, 2022), 681. Yargıtay Tarafından Hukuk Uyuşmazlıklarında Verilen “Dosyanın Mahalline İadesi” Kararı 503 Cilt: 10 | Sayı: 2 | Aralık 2022 likle temyiz sebeplerinin geçerli görülmesi halinde verilen bozma kararı (Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK), Resmî Gazete 27836 (04 Mart 2011), Kanun No. 6100, md. 371), temyiz edilen kararın hukuka uygun görülmesi halinde verilen onama kararı (HMK md. 370/1) ve esas yönünden kanuna uygun olup da kanu- nun olaya uygulanmasında hata edilmiş olması halinde verilen düzelterek onama (HMK md. 370/2-3-4) kararları akla gelmektedir4. Zikrettiğimiz bu karar form- ları, temyiz talebinin kabul edilmesi ve esastan inceleme yapılması ile ortaya çıkar. Buna mukabil Yargıtay’ın kararları bu bahsettiklerimizden ibaret değildir. Örneğin temyiz kanun yolundaki ön inceleme aşamasında, ön incelemeye tabi hususlarla ilgili eksiklikler olması durumunda Yargıtay tarafından verilecek olan kararlar esasa ilişkin değil, usule ilişkin olacaktır5. Zira bu aşamada esasa dair herhangi bir inceleme yapılmamakta, uyuşmazlığın esası hakkında tahkikat ya- pılmasını ve karar verilmesini engelleyen usûlî bir eksiklik olup olmadığı ele alınmaktadır6. Yine Yargıtay’ın kanunlarda gösterilen bazı özel davaları ilk ve son derece merci7 olarak gördüğü durumlarda vereceği kararlar da klasik bir temyiz makamı olarak vereceği kararlardan ayrışacaktır. Bu noktada herhangi bir kanuni düzenlemede açıkça zikredilmemiş olsa da Yargıtay’ın belli durumlarda “dosyanın mahalline iadesi” kararı tesis ettiği 4 Çalışmamızda yalnızca Yargıtay’ın hukuk uyuşmazlıklarıyla alakalı olarak gerçekleştirdiği temyiz ince- lemesi ele alınacak ve bu bağlamda HMK ve bağlantılı mevzuata yer verilecektir. 5 Belirtmek gerekir ki Yargıtay’ın özellikle ön inceleme aşamasında verdiği usul hukukuna ilişkin karar- larının hepsini ele almak bu çalışmanın kapsamını aşmaktadır. Çalışmamız yalnızca “dosyanın mahal- line iadesi kararı” ile sınırlıdır. Yargıtay’ın usuli kararları için ayrıntılı bilgi için bkz: Ozan Tok, Fransız ve Türk Medeni Yargılama Hukuklarında Temyiz Mahkemesinin Yapısı ve İşlevi, (İstanbul: Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Doktora Tezi, 2021), 300 vd. 6 HMK md. 366’daki atıf uyarınca HMK md. 352’de yer verilen istinafa ait ön inceleme hükümleri tem- yiz kanun yolunda da kıyasen uygulanacaktır. İstinafla ilgili bu yönde değerlendirme için bkz: Tolga Akkaya, Medeni Usul Hukukunda İstinaf, (Ankara: Yetkin Yayınları, 2009), 241. 7 İlgili kuralın dayanağı Anayasa’dır. Bkz: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Resmî Gazete 17863 (9 Kasım 1982), Kanun No. 2709, md. 154. İlgili düzenleme ise Yargıtay Kanunu’nda yer bulmaktadır. Bkz: Yargıtay Kanunu md. 13/1-2: Yargıtayın görevleri şunlardır: 1. Adliye mahkemelerince verilen ve kanunun başka bir adli yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümleri ilk ve son merci olarak inceleyip karara bağlamak, 2. Yargıtay Başkan ve üyeleri ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekili ve özel kanunlarında belirtilen kimseler aleyhindeki görevden doğan tazminat davalarına ve bunların kişisel suçlarına ait ceza davalarına ve kanunlarda gösterilen diğer davalara ilk ve son derece mahkemesi olarak bakmak. HMK’da, Yargıtay’ın ilk derece merci olarak göreceği bazı davalarla ilgili düzenlemeler de yer almaktadır. Bkz, HMK md. 47: Devlet aleyhine açılan tazminat davası, ilk derece ve bölge adliye mahke- mesi hâkimlerinin fiil ve kararlarından dolayı, Yargıtay ilgili hukuk dairesinde; Yargıtay Başkan ve üyeleri ile kanunen onlarla aynı konumda olanların fiil ve kararlarından dolayı Yargıtay Dördüncü Hukuk Dairesinde ilk derece mahkemesi sıfatıyla görülür. Dava, bu dairenin Başkan ve üyelerinin fiil ve kararlarından dolayı ise yargılama Yargıtay Üçüncü Hukuk Dairesinde yapılır. HMK md. 286: Devlet aleyhine açılacak olan taz- minat davası, gerçeğe aykırı bilirkişi raporunun ilk derece mahkemesince hükme esas alındığı hâllerde, bu mahkemenin yargı çevresi içinde yer aldığı bölge adliye mahkemesi hukuk dairesinde; bölge adliye mahkemesince hükme esas alındığı hâllerde ise Yargıtay ilgili hukuk dairesinde görülür. Arş. Gör. Dr. Elif Irmak BÜYÜK 504 Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi görülmektedir. Herhangi bir kanuni düzenlemede yer almayan bu kararın hangi durumlarda ortaya çıktığı, hangi hukuki norma istinaden verildiği ve Yargıtay’ın ne tür bir uygulama geliştirdiği hukuki belirlilik açısından izaha muhtaçtır. Çalış- mamızda bu kararın verildiği haller gruplandırılarak kararın niteliği incelenecek ve konuyla ilgili değerlendirmemize yer verilecektir. I. DOSYANIN MAHALLİNE İADESİ KARARI VE KARARIN VERİLDİĞİ HALLER Yargıtay’ın dosyanın mahalline iadesi kararını incelemeye geçmeden önce bu kararın lafzi değerlendirmesini yapmayı uygun bulmaktayız. Burada “mahal” ile kas- tedilen merci, aleyhine temyiz başvurusu yapılan kararın verildiği alt derece mahke- mesidir. Bu mahal bölge adliye mahkemesi olabileceği gibi8 HMK md. 373/1 hükmü gereği9 ilk derece mahkemesi de olabilir. Yine Yargıtay’ın bazı kararlarında “dosyanın mahkemesine-mahalline geri çevrilmesi” ifadesinin kullandığı da görülmektedir10. Dosyanın mahalline iadesine yahut gönderilmesine ilişkin bir karar tipi ne HMK’da ne de Yargıtay Kanunu’nda yer bulmaktadır. Buna mukabil Yargıtay’ın incelediği dosyada bazı eksikliklerin bulunması üzerine, dosyayla ilgili herhangi bir ek inceleme yapmaksızın tespit ettiği eksikliklerin giderilmesi için dosyayı alt derece mahkemesine gönderme kararı verdiği, bu yönde bir uygulama geliştirdiği görülmektedir. Aşağıda Yargıtay’ın temyiz konusu dosyayı mahalline gönderil- mesine karar verdiği durumlara çeşitli başlıklar altında yer verilmiştir. A. YARGI YERİ BELİRLENMESİ İÇİN GEREKLİ ŞARTLARIN OLUŞMAMASI DURUMUNDA HMK ve çeşitli kanunlarda mahkemelerin görevleri ve yetkileri ayrıntılı bir şekilde düzenlense de bazen ortaya çıkan fiili ya da hukuki bir engel sebebiyle davaya hangi mahkeme tarafından bakılacağı belli olmayabilir. Böyle durumlar- da davayı görecek mahkemenin tespiti yargı yolunun belirlenmesi (merci tayini) ile sağlanır11. HMK md. 21’e göre: a) Davaya bakmakla görevli ve yetkili mah- 8 Bkz: HMK md. 361/1. 9 İlgili düzenleme şu şekildedir: Yargıtay ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararı, başvu- runun bölge adliye mahkemesi tarafından esastan reddi kararına ilişkin ise bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak dosya, kararı veren ilk derece mahkemesine veya uygun görülecek diğer bir ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği de bölge adliye mahkemesine gönderilir. 10 Örn: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (Yargıtay), K. 2013/1350, (18 Eylül 2013), Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (Yargıtay), K. 2013/912, (26 Haziran 2013). (Kararlar için bkz: http://lexpera.com.tr, E.T. 02 Nisan 2022). 11 Kuru, Usul, 1/659; Postacıoğlu, Medeni Usul, 175; Üstündağ, Yargılama, 233; Ejder Yılmaz, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, (Ankara: Yetkin Yayınları, 4. Baskı, 2021), 1/869; Mine Akkan, “Mahke- meler”, Pekcanıtez Usul, ed. Hakan Pekcanıtez vd., (İstanbul: Oniki Levha Yayınevi, 15. Baskı, 2017), 1/332; Karslı, Muhakeme, 222-223; Murat Atalı vd., Medeni Usul Hukuku, (Ankara: Yetkin Yayınları, 3. Baskı, 2020), 207. Yargıtay Tarafından Hukuk Uyuşmazlıklarında Verilen “Dosyanın Mahalline İadesi” Kararı 505 Cilt: 10 | Sayı: 2 | Aralık 2022 kemenin davaya bakmasına herhangi bir engel çıkarsa, b) İki mahkeme arasında yargı çevrelerinin sınırlarının belirlenmesi konusunda bir tereddüt ortaya çıkarsa, c) İki mahkeme de görevsizlik kararı verir ve bu kararlar kanun yoluna başvu- rulmaksızın kesinleşirse, ç) Kesin yetki hâllerinde, iki mahkeme de yetkisizlik kararı verir ve bu kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşirse, davaya bakacak mahkemenin tayini için yargı yeri belirlenmesi yoluna başvurulur. Yargı yerinin hangi sebeple belirlenmesinin istendiğine bağlı olarak, bu talep bölge ad- liye mahkemesi ya da Yargıtay’a yönlendirilir (HMK md. 22)12. Aşağıda yer vereceğimiz kararlarda da görüleceği üzere, yargı yeri belir- lenmesi talebiyle Yargıtay’a başvurulan, ancak yargı yeri belirleme koşullarının oluşmadığı tespit edilen çeşitli dosyalarda Yargıtay başka bir inceleme yapmak- sızın “dosyanın mahalline iadesi” yönünde kararlar vermiştir. İlgili kararlardan bazıları şu şekildedir: “... 18. Sulh Hukuk Mahkemesince esasa ilişkin verilen red kararının temyizi üzerine 18. Hukuk Dairesince asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğun- dan bahisle görevsizlik kararı verilmesi gereğine değinilerek karar bozulmuş bilahare dosyanın gönderildiği sulh hukuk mahkemesince bozmaya uygun şekilde görevsizlik karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmakla asliye hukuk mahkemesince verilen bir görevsizlik kararı bulunmamaktadır. Somut olayda; asliye hukuk mahkemesinin karşı görevsizlik kararı bulunmadığın- dan yargı yeri belirleme koşulları oluşmamıştır. Bu durumda dava dosyası- nın mahalline iadesine karar vermek gerekmiştir.”13 “Somut olayda, Bursa 7. Aile Mahkemesince, davanın nüfus kayıt düzeltim davası olduğu ve görevli mahkemenin Bursa Nöbetçi Asliye Hukuk Mah- kemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, ancak Bursa Asliye Hukuk Mahkemesince verilmiş bir karşı görevsizlik kararı verilmediği anla- şıldığından mercii tayini koşulları bulunmayan dosyanın mahalline iadesine karar verilmiştir.”14 12 HMK md. 22: Yetkili mahkemenin bir davaya bakmasına herhangi bir engel bulunduğu yahut iki mahkeme arasında yargı çevrelerinin sınırlarının belirlenmesinde tereddüt ortaya çıktığı takdirde, yetkili mahkemenin tayininde, ilk derece mahkemeleri için bölge adliye mahkemelerine, bölge adli- ye mahkemeleri için Yargıtay’a başvurulur. İki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme, ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya yargıtayca belirlenir. Buna karşılık 1086 S. HUMK’un yürürlükte olduğu dönemde yargı yerini belirleyecek merci yalnızca Yargıtay idi., Bilge Umar, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, (İstanbul: Yetkin Yayınları, 2. Baskı, 2014), 105. 13 Yargıtay 20. Hukuk Dairesi (Yargıtay), K. 2017/3478, (19 Nisan 2017). (Kararlar için bkz: http://lexpe- ra.com.tr. E.T. 08 Nisan 2022). 14 Yargıtay 20. Hukuk Dairesi (Yargıtay), K. 2015/9968, (22 Ekim 2015). (Kararlar için bkz: http://lexpera. com.tr. E.T. 08 Nisan 2022). Arş. Gör. Dr. Elif Irmak BÜYÜK 506 Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi “Ankara 5. Tüketici Mahkemesince kararına itiraz edilen Kızılcahamam Tü- ketici Hakem Heyeti Başkanlığının yargı çevresi olarak Ankara Batı Adli- yesi sınırları içerisinde yer aldığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. Ankara Batı 2. Tüketici Mahkemesi tarafından ise, davacının itiraz ettiği hakem heyeti kararının Kızılcahamam Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığına ait olduğu, davalı tüketicinin yerleşim yeri adresinin Ankara ili, Kızılcaha- mam ilçesi olduğu, 6502 sayılı Kanunun 70/3. maddesi uyarınca, tüketici hakem heyeti kararlarına karşı ilgili hakem heyetinin bağlı bulunduğu Kı- zılcahamam Tüketici Mahkemesine itirazda bulunulması gerektiği gerekçe- siyle yetkisizlik kararı verilmiştir. ... Somut olayda, mahkemeler arasında karşılıklı olarak verilmiş bir yetkisizlik kararı bulunmamakta olup, olumsuz yetki uyuşmazlığından bahsedilebilmesi için dosyanın gönderilmesine karar verildiği Kızılcahamam Asliye Hukuk Mahkemesinin de (Tüketici Mahkeme- si sıfatıyla) karşı yetkisizlik kararı vermesi ve bu kararın kesinleşmesi gerek- tiğinden dosyanın mahalline iadesine karar vermek gerekmiştir...”15. B. TEMYİZ HARÇ VE GİDERLERİNİN YATIRILMAMASI DURUMUNDA HMK md. 366’nın yapmış olduğu atıf gereği temyiz kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve giderlerin ödenmesiyle ilgili HMK md. 344 uygulanacak- tır16. HMK md. 344 uyarınca kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve gider- lerin tam olarak ödenmiş olması, temyiz başvurusunu alan mahkeme tarafından kontrol edilecektir. Gerekli harç ve giderlerin hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu anlaşılırsa, kararı veren mahkeme bir haftalık kesin süre vererek bu süre içinde eksikliğin tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hu- susunu başvurana yazılı olarak bildirecektir. Verilen kesin süre içinde harç ve gi- derler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verecektir. Bu aşamada temyiz dilekçesinin verildiği mahkemenin hataen temyiz harç ve giderlerinin yatırılıp yatırılmadığını incelemeden dosyayı temyiz incelemesi için Yargıtay’a göndermesi durumunda, Yargıtay’ın temyiz harç ve giderlerine ilişkin eksikliklerin tamamlanması için dosyanın mahalline gönderilmesi kararını verdiği görülmektedir. İlgili kararların bazıları şu şekildedir: “Yerel Mahkemenin yanlış ve eksik harç almış olması, temyiz incelemesi- ni yapacak olan Yargıtay’ın Daire veya Hukuk Genel Kurulunu bağlamaz. 15 Yargıtay 20. Hukuk Dairesi (Yargıtay), K. 2016/1617, (15 Şubat 2016). Benzer kararlar için bkz: Yargı- tay 20. Hukuk Dairesi (Yargıtay), K. 2017/8207, (23 Ekim 2017), Yargıtay Yargıtay 20. Hukuk Dairesi (Yargıtay), K. 2016/8512, (6 Ekim 2016); Yargıtay 20. Hukuk Dairesi (Yargıtay), K. 2016/4689, (18 Nisan 2016), Yargıtay Yargıtay 20. Hukuk Dairesi (Yargıtay), K. 2015/11006, (12 Kasım 2015). (Kararlar için bkz: http://lexpera.com.tr. E.T. 12 Nisan 2022). 16 Öztek, İstinaf ve Temyiz, 612-613, Tok, Temyiz Mahkemesi, 304. Yargıtay Tarafından Hukuk Uyuşmazlıklarında Verilen “Dosyanın Mahalline İadesi” Kararı 507 Cilt: 10 | Sayı: 2 | Aralık 2022 Harç eksikliğinin saptandığı bütün durumlarda, bu eksikliğin tamamlanması için dosyanın geri çevrilmesi gerekir. Hal böyle olunca, Yerel Mahkemece, direnme kararını temyiz eden davalı vekilinden hüküm altına alınan dava değeri üzerinden nispi temyiz harcı istenilip tahsil edilmesi; şayet daha önce yatırılan temyiz harcı iade edilmemiş ve bu miktar yeterli görülmüş ise bu hususun tereddüde yer vermeyecek şekilde açıklanması suretiyle, eksik ikmal edildikten sonra dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay’a yeni- den gönderilmesi için, dosyanın mahalline geri çevrilmesi gerekir. Dosyanın, yukarıda açıklanan temyiz harcına ilişkin eksiklik tamamlandıktan sonra dizi pusulasına da bağlanarak yeniden gönderilmek üzere, Yerel Mahkemeye geri çevrilmesine, 28.01.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.”17 “Temyiz edenin murafaa giderini ödediği anlaşılmakta ise de bu giderlerin Yargıtay’a gönderilmediği Yargıtay kaleminde düzenlenen ve bir örneği dos- ya arasına konulan tutanakla sabittir. Dairemizce murafaanın yapılabilmesi için gerekli olan giderin eklenerek gönderilmesi için dosyanın mahalline İA- DESİNE oybirliğiyle karar verildi.”18 “Mahkeme kararının Davalı ... Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmet- leri A.Ş vekili tarafından temyiz edilmesi nedeniyle tahsil edilen nispi temyiz harcında 21.198,85 TL nispi temyiz karar harcı ile temyiz yoluna başvurma harcı noksanı bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkemece temyiz harcı eksik yatırı- lan iş bu davalı yönünden noksan nispi temyiz karar harcı ile temyiz yoluna başvurma harcına ilişkin varsa yatırılmış olduğuna dair makbuzun dosyaya eklenmek suretiyle, harcın yatırılmamış olması durumunda ise, 6100 sayılı HMK’nın 366. maddesi delaletiyle aynı kanunun 344. maddesi uyarınca da- valı vekiline bir haftalık kesin süre verilmesi, süresi içinde harç ikmal edil- diği takdirde dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere geri gönderilmesi, süresi içinde harç yatırılmadığı takdirde ise; kararın temyiz edilmemiş sa- yılmasına karar verilerek, ek kararın ilgiliye tebliğ edilmek üzere; Dosyanın mahalline geri çevrilmesine..”19 17 Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (Yargıtay), K. 2015/812 (28 Ocak 2015). (Kararlar için bkz: http://lexpe- ra.com.tr. E.T. 15 Nisan 2022). 18 Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (Yargıtay), K. 2006/3259 (13 Mart 2006). (Kararlar İçin için bkz: http:// lexpera.com.tr. E.T. 15. Nisan 2022). 19 Yargıtay 21. Hukuk Dairesi (Yargıtay), K. 2017/3745 (9 Mayıs 2017). Benzer kararlar için bkz: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi (Yargıtay), K. 2020/5720 (8 Aralık 2020); Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (Yargıtay), K. 2015/2798 (13 Mart 2015); Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (Yargıtay), K. 2017/8656, (21 Kasım 2017); Yargıtay 21. Hukuk Dairesi (Yargıtay) K. 2017/1983 (14 Mart 2017). (Kararlar için için bkz: http:// lexpera.com.tr. E.T. 30. Nisan 2022). Arş. Gör. Dr. Elif Irmak BÜYÜK 508 Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi C. DOSYA VE EVRAK EKSİKLİĞİ DURUMUNDA Yargıtay bazı kararlarında, dosyanın esastan incelenmesi için gerekli olan bazı belge ve vesikaların dosya içinde olmadığı gerekçesiyle, ilgili evrak eksik- liğinin tamamlanması için başka bir işlem yapmaksızın dosyayı aleyhine temyiz yoluna başvurulan kararın verildiği mahkemeye iade etmektedir. Yargıtay’ın bu gerekçeyle vermiş olduğu kararların bazıları aşağıdaki gibidir: “Temyize konu dosya, Dairemizin 26.06.2015 tarihli ilamı ile mahalline iade edilmiş ise de; kararın gerekçesinde açıkça bir örneğinin dava dilekçesine ekli olarak dosyaya sunulduğu belirtilen ve iade kararımızla temin edilerek Dairemize gönderilmesi istenen sözleşme suretinin ibrazı için taraflara açık- lamalı tebligat yapıldığı, sözleşmenin ibraz edilmemesi üzerine de davacı ve- kiline kalemde tutanakla süre verildiği, bu defa da sözleşmenin ibraz edilme- mesi üzerine dosyanın mahalline iade kararının gereği yerine getirilmeden Dairemize gönderildiği anlaşılmaktadır. Bu defa, yeni bir yazışmaya veya herhangi bir ihmale sebebiyet verilmeden ilgili sözleşmenin gönderilmesi, ... iade kararının gereği yapılarak fiziki dava dosyası ile birlikte Dairemize gönderilmesi için dosyanın MAHALLİNE İADESİNE, 20.01.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.”20 “Mürafaa sırasında taraflarca belirtilen davacılar hakkındaki sorumluluk dava dosyasının temin edilerek incelenmek üzere gönderilmesi için dosyanın mahalline iadesi gerekmiştir.”21 “Elbirliği mülkiyetine konu olup borçlunun elbirliği halinde ortak olduğu taşınmazlarda, borçlu ortağın alacaklısı, İcra Hakimliğinden İcra İflas Ka- nununun 121. maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Bunun için icra hakiminden yetki belgesi alınması zorunludur. Dosyada mevcut yetki belgesi ise icra müdürlüğünden alınmıştır. Yetki belgesinin İcra ha- kiminden alınması zorunlu olduğundan mahkemece icra hakiminden alına- cak yetki belgesinin temin edilerek Dairemize gönderilmesi için dosyanın mahalline iadesine karar verilmişse de gereği yerine getirilmemiştir. Dava- cıya İcra Hakimliğinden yetki belgesi alıp ibrazı için süre verilmesi, yetki belgesi geldikten sonra Dairemize gönderilmesi için dosyanın MAHALLİNE İADESİNE..”22. 20 Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (Yargıtay), K. 2016/619 (20 Ocak 2016). (Kararlar için bkz: http://lexpera. com.tr. E.T. 22 Nisan 2022). 21 Yargıtay 11. Hukuk Dairesi (Yargıtay), K. 2000/1418 (22 Şubat 2000). (Kararlar için bkz: http://lexpe- ra.com.tr. E.T. 02 Nisan 2022). 22 Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (Yargıtay), K. 2016/10227 (12 Aralık 2016). (Kararlar için bkz: http://lexpe- ra.com.tr. E.T. 30. Nisan 2022). Yargıtay Tarafından Hukuk Uyuşmazlıklarında Verilen “Dosyanın Mahalline İadesi” Kararı 509 Cilt: 10 | Sayı: 2 | Aralık 2022 “Dava dışı şirkete ait imalathanede kaçak atık su kullanıldığının tespit edil- diğinin ileri sürüldüğü 13.12.2006 tarihinde davalının şirket yönetim kuru- lunda yer aldığına ve yetkili temsilci olduğuna dair belgeler dosya arasında bulunmamaktadır. Bu durumda davalının pasif husumet ehliyetinin belirlen- mesi için söz konusu belgeler eklendikten sonra Kurulumuza gönderilmesi için dosyanın geri çevrilmesi gerekmiştir.”23. D. ELEKTRONİK OLARAK GÖNDERİLEN DAVA DOSYASININ FİZİKİ OLARAK GÖNDERİLMESİ GEREKTİĞİNDE Yargıtay bazı kararlarında, UYAP vasıtasıyla gönderilen ancak eksik evrak barındırdığı anlaşılan ya da HMK md. 445’te öngörülen şekilde hazırlanmayan temyize konu dosyaların bir de fiziki olarak gönderilmesini sağlamak için dos- yanın derece mahkemesine iadesine karar vermektedir. Şüphesiz eksiksiz ve hukuka uygun bir temyiz incelemesinin yapılabilmesi için, temyize konu edilen dosyanın elektronik ortamda da olsa tam ve usulüne uygun bir şekilde taranarak Yargıtay’ın önüne gelmesi gerekir. İlgili kararlar şu şekildedir: “Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kullanılarak Yargıtay’a elektronik ortamda gönderilen dosyaların elektronik ortamda incelenebilmesi için dosya- daki tüm evrakların “taranma” suretiyle okunaklı biçimde elektronik ortama aktarılmış olması zorunludur. (HMK’nin 445. maddesi). Hiç kaydedilmemiş veya sisteme kaydedildiği halde taranmamış, eksik ya da hatalı taranmış veya usulüne uygun tarandığı halde doğru isimlendirilmemiş evrak barındıran dos- yaların elektronik ortamda incelenebilmesi mümkün değildir. Açıklanan sebep- le, fiziki imkansızlık sebebiyle taranmayan belge var ise, dosyanın elektronik ortamda değil, fiziki olarak gönderilmesi gerekmektedir. Temyize konu, daire- mize elektronik ortamda gönderilen ve sisteme kaydedilen dosyanın yapılan ön incelemesinde yukarıdaki esaslara uyulmadığı görülmektedir. (Örn: Tebligat- ların şerhli bölümleri, harç tahsil makbuzları ve bunun gibi bir kısım evrak- lar dosyada görülmediği gibi var olan bir kısım evrakların okunaklı olmadığı görülmüştür.) Bu halde dosyanın elektronik ortamda incelenebilmesi mümkün değildir. Temyiz denetiminin sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi için dosyanın fi- ziken incelenmesi gerektiğinden dava dosyasının tümünün fiziken gönderilmesi için dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir.”24 23 Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (Yargıtay), K. 2014/859 (5 Kasım 2014). Benzer Kararlar İçin Bkz: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (Yargıtay), K. 2015/2653 (18 Kasım 2015); Yargıtay 13. Hukuk Dairesi (Yargıtay), K. 2016/12769 (10 Mayıs 2016); Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (Yargıtay), K. 2014/11686, (24 Ekim 2014); Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (Yargıtay) K. 2014/6742, (22 Mayıs 2014); Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (Yargıtay) K. 2015/7422 (2 Tem- muz 2015); Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (Yargıtay), K. 2016/6224 (24 Mayıs 2016); Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (Yargıtay), K. 2015/5022 (5 Mayıs 2015). (Kararlar için bkz: http://lexpera.com.tr. E.T. 02 Mayıs 2022). 24 Yargıtay 17. Hukuk Dairesi (Yargıtay), K. 2015/1459 (21 Aralık 2015). (Kararlar için bkz: http://lexpe- ra.com.tr. E.T. 02 Mayıs.2022). Arş. Gör. Dr. Elif Irmak BÜYÜK 510 Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi “Temyiz dilekçesinde temyiz eden davalı vekili Av. H.. P..’nun imzası bu- lunmamaktadır. Dilekçenin elektronik imzayı ihtiva ettiği de belirtilmemiştir. Hükmü veren mahkemeye temyiz dilekçesinin UYAP işletim sistemi kulla- nılarak elektronik ortamda verilmesi, ya da fiziki olarak verilen belgenin elektronik ortama aktarılması mümkün ise de; birinci halde temyiz dilek- çesinin güvenli elektronik imza ile imzalanmış olması ve bunun dilekçede açıkça belirtilmiş bulunması, ikinci halde de, başka bir ifade ile elektronik ortamdan fiziki örnek çıkartılmışsa, bunun aslının aynı olduğunun hakim veya görevlendirdiği yazı işleri müdürü tarafından imzalanıp, mühürlenmiş olması gerekir (HMK md.445). Temyiz dilekçesinin üzerine “Uyap çıktısı” notu düşülmüş ise de, aslının aynı olduğuna dair hakim veya görevlendirdiği yazı işleri müdürünün herhangi bir imzası ve mühürü bulunmamaktadır. Bu haliyle temyiz dilekçesinin incelenmesi mümkün değildir. Dilekçe; a) Fiziki olarak verilmiş ise imza noksanlığının dilekçeyi veren vekile tamamlattırıl- ması, b) Elektronik ortamdan alınan çıktı ise, aslına uygun olduğunun hakim veya görevlendirdiği yazı işleri müdürü tarafından imzalanıp mühürlenme- sinden sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalli mahkemesine (İADESİ- NE), oybirliğiyle karar verildi.”25 E. VEKALETNAME EKSİKLİĞİ DURUMUNDA Temyiz incelemesine konu dosyada vekile ait vekaletnamenin ya da yetki belgesinin bulunmadığı bazı hallerde Yargıtay, vekaletname eksikliğinin tamam- lanması için dosyayı derece mahkemesine çevirme kararı vermiştir. Örneğin: “Vekil ile takip edilen davalarda vekaletnamenin ibrazını düzenleyen 6100 sayılı HMK’nun 76., vekaletnamesiz dava açılması ve işlem yapılması hali- ni düzenleyen HMK’nun 77. ve dava şartlarını düzenleyen HMK’nun 114/f maddeleri uyarınca usulüne uygun düzenlenmiş vekaletnamenin dosya içeri- sinde bulunması zorunludur. Dosya içerisinde yapılan incelemede mahkeme- nin 21/11/2012 günlü direnme kararını temyiz eden davalı Ankara Büyükşe- hir Belediye Başkanlığı vekili Av. ...’ın vekaletnamesi ya da usulünce düzen- lenmiş yetki belgesi dosya arasında bulunamamış, bu eksikliğin giderilmesi dosyanın mahkemesine geri çevrilmesi gerekmiştir. S O N U Ç: Yukarıda yazılı noksanlığın tamamlanması için dosyanın mahkemesine geri çevrilme- sine, 26/06/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.”26 25 Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (Yargıtay) K. 2015/5713, (26 Mart 2015). Benzer kararlar için bkz: Yargıtay 8. Hu- kuk Dairesi (Yargıtay) K. 2016/13617, (12 Ekim 2016); Yargıtay Hukuk Dairesi (Yargıtay), K. 2016/1838 (9 Mart 2016); Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (Yargıtay) K. 2017/4357, (17 Nisan 2017); Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (Yargıtay), K. 2016/7574 (15 Aralık 2016). (Kararlar için bkz: http://lexpera.com.tr. E.T. 19 Mayıs 2022). 26 Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (Yargıtay), K. 2013/912 (26 Haziran 2013). (Kararlar için bkz: http:// lexpera.com.tr.. E.T. 20 Mayıs 2022). Yargıtay Tarafından Hukuk Uyuşmazlıklarında Verilen “Dosyanın Mahalline İadesi” Kararı 511 Cilt: 10 | Sayı: 2 | Aralık 2022 “Dosya içerisinde yapılan incelemede mahkemenin 20.08.2013 günlü diren- me kararını temyiz eden davacı vekili Av. N.. D..’nın vekaletnamesi ya da usulünce düzenlenmiş yetki belgesi dosya arasında bulunamamış, bu eksikli- ğin giderilmesi dosyanın mahkemesine geri çevrilmesi gerekmiştir. Yukarıda yazılı noksanlığın tamamlanması için dosyanın mahkemesine geri çevrilme- sine, 12.02.2014 gününde oybirliği ile karar verildi..”27 “Kararda davalı vekili olarak gösterilen ve kararı temyiz eden Avukat ... adına dü- zenlenen vekâletname dava dosyası içinde yer almadığından, davalı tarafından bu avukat adına düzenlenen vekâletnamenin ibraz ettirilmesi, aksi takdirde kararın davalı asıla tebliği ile temyiz süresi de beklenerek gerekli işlemlerin ikmâl edilme- si...20.11.2007 tarihli hakediş evrakının davalıdan temin edilerek dosya arasına alın- ması, bu eksiklikler giderildikten sonra temyiz incelemesi yapılması için dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 18.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.”28 F. TEBLİGAT HATASI VEYA EKSİKLİĞİ DURUMUNDA Yargıtay’ın dosyayı mahalline iade kararlarının bazıları tebligatla alakalıdır. Yüksek mahkeme temyize konu alt derece mahkemesinin gerekçeli nihai kararı- nın ve/veya tarafların temyiz dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmeden dosyanın Yargıtay’a gönderildiği durumlarda, ilgili vesaiğin usulüne uygun bir şekilde yeniden taraflara tebliğ edilmesi ve temyiz süresi beklenildikten sonra dosyanın tekrar ilgili Yargıtay dairesine gönderilmesi için dosyayı alt derece mah- kemesine gönderme kararı vermektedir. İlgili kararların bazıları şu şekildedir: “Daha önce Dairemizin ... karar sayılı mahalline iade kararı ile davalı ...’in ka- rardan sonra, 15.01.2013 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından adı geçen kişinin mirasçılık belgesi temin edilmek suretiyle gerekçeli kararın mirasçılarına tebliğ edilmesi ve temyiz süresi beklendikten sonra Dairemize gönderilmesi için dos- yanın mahalline iadesine karar verilmişti... Davalı... mirasçılarından doğum ta- rihlerine nazaran reşit olmadıkları anlaşılan... ve ...’nin kanuni mümessillerine değil, bizzat kendi adlarına tebligat çıkarıldığı gibi tebliğin muhataplar yerine 1999 doğumlu ...’e yapıldığı görülmektedir. Gerekçeli karar adı geçenlere 7201 sayılı Tebligat Kanununun 11/3. ve 22. maddeleri gereğince usulüne uygun ola- rak tebliğ edilmemiştir. Davalı...’in mirasçılarına gerekçeli kararın usulüne uy- gun şekilde tebliğ edilmesi ve temyiz süresi beklendikten sonra Dairemize gönde- rilmesi için dosyanın MAHALLİNE İADESİNE, ... oybirliği ile karar verildi.”29 27 Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (Yargıtay), K. 2014/105 (12 Şubat 2014). (Kararlar için bkz: http://lexpe- ra.com.tr. E.T. 20. Mayıs 2022). 28 Yargıtay 15. Hukuk Dairesi (Yargıtay), K. 2016/233 (18 Nisan 2016). (Kararlar için bkz: http://lexpera. com.tr. E.T. 02 Mayıs 2022). 29 Yargıtay 14. Hukuk Genel Kurulu (Yargıtay), K. 2014/12435 (6 Kasım 2014). (Kararlar için bkz: http:// lexpera.com.tr. E.T. 12 Haziran 2022). Arş. Gör. Dr. Elif Irmak BÜYÜK 512 Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi “davalı ...’ya gönderilen gerekçeli karar ve (gerekçeli kararın) temyiz di- lekçesinin bila tebliğ dönmesi üzerine, aynı adrese, 7201 Sayılı Kanunu’nun 35. maddesine göre tebligat yapıldığı, ancak davalı ...’nın mernis adresinin olup olmadığı hususunun araştırıldığına dair dosyada herhangi bir kayıt ol- madığı, buna göre davalı ...’nın 24.12.2015 tarihinde mernis adresinin olup olmadığı araştırılarak şayet varsa, gerekçeli karar ve (gerekçeli kararın) temyiz dilekçesinin çıkarılacak tebligata 7201 Sayılı TK’nun 21/2. madde- sine göre yapılması gerektiği yönünde bir şerh yazılarak tebliğ edilmesinin sağlanması (ve tebligat parçası aslının birlikte gönderilmesi) için, dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE”30. “Mahkemece geri çevirme kararının gereği yerine getirilmek üzere, davacı vekilinin direnmeye ilişkin temyiz dilekçesi davalı ... G. Gıda Ürünleri Sa- nayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne tebliğe çıkarılmış ise de; Posta İdaresi- nin tebligata ilişkin belgesinde başka hiçbir açıklamaya yer verilmeksizin “10.01.2014 tarihinde aynı adreste daimi çalışan şirketin işçisine” tebliğ edildiği; buna göre yapılan bu tebligat, konuya ilişkin yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere uygun değildir. Bunun yanında, iki ayrı geri çevirme kararında direnme kararının da davalı şirkete tebliğe çıkarılması gerektiği belirtilmesine rağmen bu işlemin gereğinin yerine getirilmediği de belir- gindir. O halde, mahkemece yapılacak iş; öncelikle direnme kararı ile da- vacı vekilinin direnmeyi temyiz dilekçesini davalı B.G. Gıda Ürünleri Sa- nayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler de gözetilerek yöntemine uygun olarak tebliği ile temyiz süresinin geçmesi- nin beklenmesi; direnme kararının temyiz edilmemesi halinde bu şekliyle, temyizi halinde ise devamı işlemler de tamamlanarak, dosyanın usulüne uygun tebliğ işlemi için üçüncü kez geri çevrildiği de gözetilmek suretiyle yeni bir geri çevirmeye mahal verilmeyecek şekilde geri çevirmenin ge- reklerinin yerine getirilmesi konusunda özenli davranılması ve dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Hukuk Genel Kurulu’na gönderilmesi olmalıdır. Açıklanan nedenlerle; dosyanın, belirtilen eksiklikler giderilerek ve gönderme formunu imzalayan hakimce son kontrolünün de sağlanarak temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay’a gönderilmesi için, Y**** *** geri çevrilmesi gerekir.”31 30 Yargıtay 12. Hukuk Dairesi (Yargıtay), K. 2016/7349 (14 Mart 2016). (Kararlar için bkz: http://lexpera. com.tr. E.T. 02 Haziran 2022). 31 Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (Yargıtay), K. 2014/1005 (3 Aralık 2014). Benzer kararlar için bkz: Yargı- tay 11. Hukuk Dairesi (Yargıtay), K. 2001/7179 (27 Eylül 2001). (Kararlar için bkz: http://lexpera.com. tr. E.T. 02 Haziran 2022). Yargıtay Tarafından Hukuk Uyuşmazlıklarında Verilen “Dosyanın Mahalline İadesi” Kararı 513 Cilt: 10 | Sayı: 2 | Aralık 2022 G. DİĞER HALLER Yukarıda başlıklandırdığımız sınıflandırmalara girmeyen münferit bazı hallerde de Yargıtay’ın yine dosyayı incelemeye almaksızın mahalline geri gön- derdiği görülmektedir. Örneğin bir kararında Yargıtay: “miras ortaklığı temsil- cisinin (TMK m. 640/3) şahsına yönelik itiraza ilişkin dilekçenin görev yönün- den reddiyle yukarıda açıklanan kurallar çerçevesinde değerlendirilip gereği yapılmak üzere dosyanın mahalline iadesine karar vermek gerekmiştir”32 diye- rek kararında yer verdiği hususların uygulanarak işlem yapılması için dosyayı mahalline iade etmiştir. Yine Yargıtay tarafın dava açmak için almak zorunda olduğu yetki belgesini yanlış merciden aldığını gerekçe göstererek, dosyanın doğru makamdan alınması için dosyanın mahalline iadesi kararını vermiştir33. Başka bir kararında ise vekilin davaya konu işlemi yapması için vekaletname- sinde özel yetki bulunmadığından bahisle, ilgili yetkiyi içeren özel vekaletna- melerin temin edilerek Daire’ye gönderilmesi için dosyanın mahalline iadesine kararını vermiştir34. II. DEĞERLENDİRME A. YARGITAY’IN YARGI YOLU BELİRLENMESİ TALEBİ ÜZERİNE VERDİĞİ DOSYANIN MAHALLİNE İADESİ KARARLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ Yargıtay’ın dosyayı mahalline iadesi kararı, HMK’da ya da diğer kanuni dü- zenlemelerde yer bulmayan, yüksek mahkemenin fiili uygulamasıyla ortaya çı- kan bir karar çeşidi olduğu için, bu karar türünü daha iyi tanımak ve özelliklerini belirlemek için belli yönlerden mercek altına almak gereklidir. Bu noktada sınıf- 32 Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (Yargıtay), K. 2015/5381 (12 Mayıs 2015). (Kararlar İçin Bk: http://lexpera. com.tr. E.T. 14 Haziran 2022). 33 “Elbirliği mülkiyetine konu olup borçlunun elbirliği halinde ortak olduğu taşınmazlarda, borçlu orta- ğın alacaklısı, icra hakimliğinden icra iflas kanununun 121. maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir. bunun için icra hakiminden yetki belgesi alınması zorunludur. dosyada mevcut yetki belgesi ise icra müdürlü- ğünden alınmıştır. yetki belgesinin icra hakiminden alınması zorunlu olduğundan mahkemece icra hakiminden alınacak yetki belgesinin temin edilerek dairemize gönderilmesi için dosyanın mahalline iadesine karar verilmişse de gereği yerine getirilmemiştir. davacıya icra hakimliğinden yetki belge- si alıp ibrazı için süre verilmesi, yetki belgesi geldikten sonra dairemize gönderilmesi için dosyanın MAHALLİNE İADESİNE, 12.12.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.” Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (Yargıtay), K. 2016/10227 (12 Aralık 2016). (Kararlar için bkz: http://lexpera.com.tr. E.T. 12. Haziran 2022). 34 Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (Yargıtay), K. 2015/6497 (11 Haziran 2015): “davacılar vekili tmk’nın 605. maddesi gereğince mirasın reddini talep etmiş ise de türk medeni kanununun velayet, vesayet ve miras hükümlerinin uygulanmasına ilişkin tüzüğünün 39. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca vekilin vekaletnamesinde mirasın reddi yetkisi bulunmadığı anlaşıldığından bu yetkiyi içeren özel vekalet- namelerin temin edilerek dairemize gönderilmesi için dosyanın MAHALLİNE İADESİNE, 11.06.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.” (kararlar için bkz: http://lexpera.com.tr. E.T. 12. Haziran 2022). Arş. Gör. Dr. Elif Irmak BÜYÜK 514 Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi landırmanın daha sağlıklı yapılabilmesi için Yargıtay tarafından yargı yolunun belirlenmesi sebeplerinin oluşmadığı gerekçesiyle verilen dosyanın mahalline iadesi kararları ayrı bir parantezde değerlendirilmelidir. Zira dosyanın mahalline gönderilmesine sebebiyet veren diğer tüm durumlarda, Yargıtay esasen nihai bir karara karşı temyiz incelemesi yapmakta ve bu aşamadaki belli usuli eksikliklere istinaden dosyayı derece mahkemesine geri göndermektedir. Buna mukabil yargı yolu belirlenmesi şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle dosyanın mahkemeye iade edilmesi durumlarında Yargıtay bir temyiz incelemesi yapmamaktadır35. Bu nok- tada Yargıtay’ın görevi, uyuşmazlık konusu davaya bakacak mahkemeyi tayin etmektir. Dolayısıyla burada Yargıtay’ın temyiz incelemesi makamı olarak değil, söz konusu uyuşmazlığı çözmekle görevlendirilmiş bir merci olarak hareket et- tiği söylenebilir. Yargı yolu belirlenmesi talebi, genel itibariyle bir hukuki çare başlığı altında değerlendirilebilir. Yargıtay kararına konu olan hemen tüm olaylarda, iki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararların kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği iddia edilerek, görevli veya yetkili mah- kemenin belirlenmesi talep edilmektedir. Bu noktada Yargıtay yapmış olduğu inceleme neticesinde, HMK md. 21’de gösterilen yargı yolu belirlemesi sebep- lerinin oluşmamasına rağmen, yargı yolu belirlemesinin talep edildiğini tespit etmesi halinde, dosyanın mahalline iadesine karar vermektedir. Yukarıda yer verdiğimiz Yargıtay kararlarında da görmekteyiz ki, yargı yolu belirlenebilmesi için aynı dosya için iki farklı mahkeme tarafından verilmiş görevsizlik ya da yetkisizlik kararı gerekirken, tek bir mahkeme tarafından verilmiş görevsizlik kararına dayanan yargı yolu belirleme istemi, ilgili talebin karşılanması için yeteri görülmemekte, dosya bu sebeple mahalline iade edilmektedir. Bu karar bir yönüyle aleyhine kanun yoluna başvurulan kararın kesin olması üzerine, istinaf/temyiz dilekçesinin reddi kararına da (HMK md. 346, md. 352) benze- mektedir. Zira bu halde de istinafa ya da temyize elverişli bir karar olmadığın- dan kanun yolu incelemesine geçilememektedir. Yargı yolu belirlenmesi için gerekli şartların karşılanmadığı durumlarda ise Yargıtay talebi reddetmek yeri- ne dosyayı derece mahkemesine çevirmeyi tercih etmiştir. Bu karar bu haliyle usule ilişkin bir nihai karar niteliğindedir. Çalışmamızın devam bölümlerinde ise Yargıtay’ın temyiz incelemesi sıra- sında tespit ettiği bazı noksanlara istinaden vermiş olduğu dosyanın mahalline iadesi kararı incelenecektir. 35 Kuru, Usul, 1/670. Yargıtay Tarafından Hukuk Uyuşmazlıklarında Verilen “Dosyanın Mahalline İadesi” Kararı 515 Cilt: 10 | Sayı: 2 | Aralık 2022 B. YARGITAY’IN TEMYİZ İNCELEMESİ YAPARKEN VERDİĞİ DOSYANIN MAHALLİNE İADESİ KARARLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ 1. Kararın Dayanağı ve Verilme Zamanı Dosyanın mahalline iadesi kararı usule ilişkin bir karardır36. Bu karar ile tem- yize konu uyuşmazlığın maddi hukuk bakımından çözüme ulaştırılması değil, dosyadaki evrak eksikliği, tebligat hatası, harç ve giderlerin yatırılmaması gibi usule ilişkin hataların, bu hatanın muhatabı merciye gönderilmesi suretiyle çö- zülmesi amaçlanır. Yukarıda yer verdiğimiz kararlardan anlaşılacağı üzere, söz konusu eksiklikler taraflara ya da temyiz incelemesi yapacak Yargıtay’a izafe edilememekte, bilakis aleyhine temyiz yoluna başvurulan derece mahkemesinin yapması gereken işleri tam olarak yerine getirememesinden kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla dosyanın mahalline geri çevrilmesi kararıyla dosyanın ilgili noksan- lıklarını giderebilecek merciye tevdi edilmesi ve söz konusu eksikliklerin tamam- lanması üzerine dosyanın tekrardan Yargıtay’a gönderilmesi hedeflenir. Her ne kadar HMK’da dosyanın mahalline gönderilmesi şeklinde bir karar türüne yer verilmese de ilgili kararın hangi hukuki dayanağa istinaden verildiği düşünüldüğünde, akla öncelikli olarak temyiz ön incelemesi ve bu aşamada veri- lebilecek kararlar gelmektedir37. Temyizdeki ön inceleme, temyiz talebinin esası hakkında inceleme yapıla- bilmesi için gerekli olan şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin temyiz incele- mesinin başında ele alındığı bir safhadır. Eğer uyuşmazlığın esasına girilmesine engel bir husus varsa, inceleme ilerlemeden sürecin başında bu husus tespit edi- lerek gereksiz yere emek ve zaman harcanmasının önüne geçilir38. HMK md. 366’daki atıf uyarınca HMK md. 352’de39 yer verilen istinafa ait ön inceleme hükümleri temyiz kanun yolunda da kıyasen uygulanacaktır. Bu 36 Tok, Temyiz Mahkemesi, 300 vd. 37 Tok’a göre her ne kadar dosyanın iadesi veya geri çevrilmesi şeklinde bir karar tipi Hukuk Muhakeme- leri Kanunu’nda yer almasa da, temyiz mahkemesi’nin verebileceği usul hukukuna ilişkin bütün karar tiplerinin Kanun’da düzenlenmesi gerektiği sonucuna varılamayacaktır. Bu görüşe göre Kanun’da böl- ge adliye mahkemesi ve Yargıtay tarafından yapılacak ön incelemede gereken kararların verileceği düzenlenmektedir ancak bu gerekli kararın ne olacağını belirtilmemekedir. Buna göre Kanun’da açık- ça düzenlenmemiş usule ilişkin karar tiplerinin varlığı ilgili hüküm tarafından kabul edilmektedir. Bkz: Tok, Temyiz Mahkemesi, 305-306. 38 Öztek, İstinaf ve Temyiz, 299; Yavaş, Temyiz, 125; Akkaya, İstinaf, 240-241, Efe Direnisa, Medeni Yar- gılamada Ön İnceleme Aşaması, (İstanbul: Onikilevha Yayınları, 2021), 46, Çağatay Serdar Şahin, “Hukuk Muhakemeleri Kanunu Uyarınca İstinaf Yargılamasında Ön İnceleme Aşaması”, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Prof. Dr. Durmuş TEZCAN’a Armağan, 21/ Özel S., (Mayıs 2019), 2268. 39 İlgili düzenleme şu şekildedir: HMK md. 352: (1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda aşağıdaki durumlardan birinin tespiti hâlinde öncelikle ge- rekli karar verilir: Arş. Gör. Dr. Elif Irmak BÜYÜK 516 Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi aşamada esastan incelemeye geçilmeden önce temyiz kanun yolu başvurusunun caizliğine yönelik hususlar incelenecektir40. HMK md. 352’nin yanı sıra Yargıtay Kanunu md. 40’ta da temyiz aşamasındaki ön incelemeyle ilgili ayrıca bir dü- zenleme bulunmaktadır. Bu düzenlemeye göre Yargıtay incelemesi için dairelere gelen dosyalar bekletilmeksizin görev ve iş bölümü, temyiz kabiliyetinin bulunup bulunmadığı, temyiz isteminin süresi içinde olup olmadığı, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönlerinden ön incelemeye tabi tutulur. Temyiz aşamasındaki ön incelemede nelerin inceleceğini gösteren HMK md. 352 ve Yargıtay Kanunu md. 40/3 düzenlemelerinin lafzen neredeyse birebir örtüştüğü görülmektedir41. Ön inceleme aşamasında ele alınacak konularla ilgili herhangi bir eksikliğin görülmemesi üzerine tahkikat aşamasına geçilecektir. Buna karşılık ön inceleme- ye tabi hususlarla ilgili herhangi bir eksiklik tespit edildiğinde nasıl karar veril- mesi gerektiği de ele alınmalıdır. Zira ilgili düzenlemelerde incelenmesi gereken hususlar gösterilmekle birlikte bunların eksikliği halinde nasıl karar verilmesi ge- rektiği her durum için açıkça düzenlenmemiş, “gerekli karar verilir”, “incelenip karara bağlanır” gibi ifadeler kullanılmıştır. Buna göre tespit edilen eksikliğin türüne göre, farklı kararlar ortaya çıkabilecektir42. Yukarıda yer verdiğimiz kararlar ışığında, dosyanın mahalline gönderil- mesi kararının çoğunlukla ön incelemede incelenecek “başvuru şartlarının yerine getirilmemesi”43, “temyiz şartının yerine getirilmemesi”, “diğer usul eksiklikler”44 sebeplerine istinaden tesis edilen bir karar olduğunu söylemek gere- kir. Yargıtay’ın ilgili kararlarını incelediğimiz zaman, dosyanın mahalline iadesi kararının genel olarak dosyanın esastan incelenmesine engel olan belli eksiklikler A) İncelemenin başka bir dairece veya bölge adliye mahkemesince yapılmasının gerekli Olması B) Kararın kesin olması C) Başvurunun süresi içinde yapılmaması Ç) Başvuru şartlarının yerine getirilmemesi D) Başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi (2) Ön inceleme heyetçe veya görevlendirilecek bir üye tarafından yapılır ve ön inceleme Sonunda karar heyetçe verilir. (3) Eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosya incelemeye alınır. 40 İstinaf aşaması için yapılan bu değerlendirme için bkz: Akkaya, İstinaf, 242. 41 Bu noktada her iki düzenleme arasında minör ifade farklılıklarının da olduğunu belirtmek gerekir. Ör- neğin: HMK md. 352/1-ç’de incelenmesi işaret edilen “başvuru şartları” Yargıtay Kanunu md. 40’ta “Temyiz Şartı” olarak zikredilmiş, HMK md. 352/1-b’de “kararın kesin olması” ifadesi tercih edilirken Yargıtay Kanunu md. 40’ta “temyiz kabiliyetinin bulunup bulunmadığı” düzenlemesine yer verilmiş ve yine Yargıtay Kanunu md. 40’ta ek olarak dosyanın “diğer usul eksiklikleri yönlerinden” de ön incelemeye tabi tutulacağı ifade edilmiştir. 42 Akkaya, İstinaf, 318. 43 Bkz: HMK md. 352/1-C. 44 Bkz: Yargıtay Kanunu md. 40/c. Yargıtay Tarafından Hukuk Uyuşmazlıklarında Verilen “Dosyanın Mahalline İadesi” Kararı 517 Cilt: 10 | Sayı: 2 | Aralık 2022 ve durumlar üzerine verildiği anlaşılmaktadır. Örneğin temyiz harç ve giderle- rinin tam yatırılması temyiz dilekçesini alan merci tarafından kontrol edilmesi gereken bir şartken, bu hususun mahkeme tarafından ihmal edilmesi sebebiyle dosyanın temyiz harç ve giderlerinin hiç yatırılmamış ya da eksik yatırılmış bir şekilde Yargıtay’a gelmesi durumunda, bu eksikliğin tetkiki ön inceleme aşama- sında gerçekleştirilecektir. Yargıtay bu durumda HMK md. 344’teki prosedürün işletilmesi için dosyayı mahalline geri çevirme kararını vermektedir. Yine esastan inceleme yapılabilmesi için gerekli belge ya da diğer ispat vasıtalarının dosya kapsamında bulunmaması halinde de bu eksikliklerin giderilmesi için Yargıtay dosyayı mahalline iade etmektedir45. Görüldüğü gibi söz konusu kararlar dos- yanın esastan incelenmesini, karar verilmesini engelleyen bir eksikliğin varlığı üzerine verilen usuli nitelikte bir karardır46. Bununla birlikte yukarıda yer verdiğimiz kararları incelediğimizde dosya- nın mahalline iadesi kararının yalnızca temyiz incelemesinin başında gerçekleş- tirilen ön inceleme aşamasında verilmediği, temyiz incelemesi devam ederken karşılaşılan bazı usuli sorunlarda da tesis edildiği görülmektedir. Nitekim bazı kararlarda, murafaa sırasında belirtilen bazı dosyaların derece mahkemesinden temin edilmesi için47, temyiz incelemesi yapılırken ortaya çıkan bazı özel durum- ların araştırılması için48 dosyanın mahalline iade edilmesi kararları verilmiştir. Bu kararlar ön inceleme aşamasında değil, esastan inceleme aşamasında tesis edil- miştir. Esasen tüm bu eksiklikleri “başvuru şartlarının yerine getirilmemesi” ve 45 Bkz: II, C. 46 Tok, Temyiz Mahkemesi, 305-306. 47 Yargıtay 11. Hukuk Dairesi (Yargıtay), K. 2000/1418 (22 Şubat 2000): “... sayılı kararın yargıtay’ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı k1 vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 22.2.2000 günde davacılar avukatı k2 ve k3 ile davalı avukatı k4 gelip, temyiz dilekçesinin de sü- resinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bı- rakılmıştı. dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: mürafaa sırasında taraflarca belirtilen davacılar hakkındaki sorum- luluk dava dosyasının temin edilerek incelenmek üzere gönderilmesi için dosyanın mahalline iadesi gerekmiştir.” (Kararlar için bkz: http://lexpera.com.tr. E.T. 15 Haziran 2022). 48 Yargıtay 11. Hukuk Dairesi (Yargıtay), K. 2001/7179 (27 Eylül 2001): “tetkikatın evrak üzerinde yapıl- masına karar verildikten temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için tetkik hakimi k1 tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layiha- lar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünül- dü: davalılardan aleyhine hüküm kurulan k2’nun 18.1.2001 tarihi itibariyle 4 sene hürriyeti bağlayıcı ceza aldığına ilişkin kartal ı.iş mahkemesi’nin 2000/412 e. sayılı dava dosyasındaki 18.1.2001 tarihli celse zabıt fotokopisi ibraz edildiğine göre, evvelemirde mahkemece bu yön üzerinde araştırma ya- pılması, adı geçen davalının tutuklu veya hükümlü olup olmadığının tespiti ile gerektiğinde kararın atanmış vasisi varsa vasisine tebliği ve bu hususun açıklığa kavuşturulması için dosyanın mahalline iadesine karar vermek gerekmiştir.” (Kararlar için bkz: http://lexpera.com.tr. E.T. 18 Haziran 2022). Arş. Gör. Dr. Elif Irmak BÜYÜK 518 Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi “diğer usuli eksiklikler” kapsamında, ön inceleme aşamasında değerlendirilmesi gereken ancak bu safhada hâkimin gözünden kaçan ya da sonradan ortaya çıkan eksiklikler olarak mütalaa edebiliriz. Ön inceleme aşamasında ele alınacak konu- lar mahkemece re’sen gözetileceğinden49, hâkimin esastan inceleme aşamasında da bu tür eksiklikleri tespit ettiğinde gerekli kararı verebileceğini söylemeliyiz. Bu sebeple diyebiliriz ki çoğunlukla ön incelemeye aşamasında olmakla birlik- te, yargılamanın devamında tespit edilen ve esasa ilişkin karar verilebilmesi için çözülmesi gereken usule ilişkin sorunlarla alakalı da dosyanın mahalline iadesi kararı verilebilmektedir. 2. Kararın Niteliği Dosyanın mahalline iadesi kararının bir ara karar mı yoksa bir nihai karar mı olduğunun da değerlendirilmesi gerekir. Mahkemenin dosyadan el çekmesini gerektiren ve yargılamaya son veren kararlar nihai karar olarak tanımlanır50. Buna karşılık hâkimin davadan elini çekmesi sonucunu doğurmayan, yargılamayı iler- leten kararlar ise ara kararlardır51. Dosyanın mahalline iadesi kararının hangi karar türüne ait olduğunu belirlemek için, her somut olay özelinde ayrı değerlendiril- me yapılması gerekir. Alt derece mahkemesinin gerekçeli kararının veya temyiz dilekçesinin usulsüz bir şekilde tebliğ edilmesine rağmen dosyanın temyiz ince- lemesine gelmesi sebebiyle dosyanın mahalline gönderilmesi durumunda, olaya konu kararın ya da dilekçenin alt derece mahkemesince yeniden tebliğ edilmesi ve usulüne uygun olarak gerçekleştirilen tebligat üzerine yeniden temyiz süre- sinin başlatılması hedeflenmektedir. Bu halde de verilen kararın bir nihai karar olduğu anlaşılmaktadır. Zira bu durumlarda hâkim dosyadan el çekmektedir ve eksikliğin giderilmesi durumunda temyiz süreci yeniden başlatılacaktır. Buna karşılık dosya eksikliği, vekaletname eksikliği sebeplerine dayanan dosyanın iadesi kararının bir nihai karar olduğunu söylemek kanaatimizce pek mümkün değildir. Yargıtay bu durumlarda ilgili eksikliğin giderilmesini ve dos- yanın eksikliğin giderilmiş haliyle tekrar kendisine gönderilmesini alt derece mahkemesinden istemektedir. Bu aşamada Yargıtay’ın: “iade kararının gereği yapılarak fiziki dava dosyası ile birlikte Dairemize gönderilmesi için dosya- 49 Akkaya, İstinaf, 243. 50 Kuru, Usul, 3/3004, Üstündağ, Yargılama, 788, Murat Atalı, “Karar ve Hüküm”, Pekcanıtez Usul, ed. Hakan Pekcanıtez vd., (İstanbul: Oniki Levha Yayınevi, 15. Baskı, 2017), 3/1973, Süha Tanrıver, Me- deni Usul Hukuku, (Ankara: Yetkin Yayınları, 2. Baskı, 2018), 1/1030, Görgün vd., Medeni Usul, 630, Nilüfer Boran Güneysu, Medeni Usul Hukukunda Karar, (Ankara: Adalet Yayınevi, 2014), 106, Tuna Acar, Türk ve Mukayeseli Medenî Yargılama Hukuku Açısından Ara Karar, (İstanbul: Yetkin Yayınları, 2022), 45, Timuçin Muşul, “Medeni Usul Hukukunda Ara Kararları”, Dicle Üniversitesi Hukuk Fakülte- si Dergisi, 4/4, (Ekim 1988), 218. 51 Üstündağ, Yargılama, 788; Atalı, Pekcanıtez “Karar ve Hüküm”, 3/1971; Tanrıver, Usul, 1/1028; Mu- şul, Ara Karar, 218; Acar, Ara Karar, 52 vd.; Boran Güneysu, Karar, 47. Yargıtay Tarafından Hukuk Uyuşmazlıklarında Verilen “Dosyanın Mahalline İadesi” Kararı 519 Cilt: 10 | Sayı: 2 | Aralık 2022 nın mahalline iadesine”52, “dava dosyası elektronik ortamda gönderilmiş hali ile yeterli olmamakla dosyanın ilgili yerden istenmesi ve fiziki olarak dairemize gönderilmesi için dosyanın mahalline iadesine”53 şeklindeki ifadelerden, dosya kendisine iade edilen alt derece mahkemesinin söz konusu eksikliği gidermesi durumunda Yargıtay’ın mevcut incelemesine devam edeceği sonucu çıkmaktadır. Bu hallerde Yargıtay temyiz incelemesinden elini çekmemekte, ilgili eksiklik gi- derilinceye kadar adeta temyiz incelemesini askıya almaktadır. Bu gerekçelerle her ne kadar Yargıtay’ın ara karar vermesinin istisna teşkil ettiği ileri sürülse de54, dosya eksikliği-vekaletname eksikliği gibi basit evrak eksikliklerine dayanan dosyanın mahalline iadesi kararlarının bir ara karar teşkil ettiği, kararın yerine getirilmesi üzerine temyiz incelemesine devam edileceği kanaatindeyiz55. Yine temyiz harç ve giderlerinin eksik yatırılması ya da hiç yatırılmamış olma- sı durumunda verilen dosyanın mahalline iadesi kararı, kanaatimizce bir ara karar teşkil etmektedir. Yargıtay’ın temyiz harç ve giderlerinin eksik yatırılması üzerine kararlarında yer verdiği: “mahalline iade kararımız dikkatlice okunarak ve yeni bir yazışmaya neden olunmaksızın temyiz dilekçelerinin temyiz defterine kaydedilmesin- den sonra yapılması gereken işleri düzenleyen HUMK’nın 434/3 maddesi uyarınca 52 Yargıtay, K. 2016/619. (Kararlar için bkz: http://lexpera.com.tr. E.T. 12 Haziran 2022). 53 Yargıtay, K. 2016/6224. (Kararlar için bkz: http://lexpera.com.tr. E.T. 22 Haziran 2022). 54 Tok, Temyiz Mahkemesi, 299. 55 Nitekim Yargıtay’ın bazı kararlarına baktığımızda, daha önceden verilen dosyanın mahalline iade- si kararının yerine getirilmemesi ya da eksik getirilmesi yüzünden dosyanın mevcut haliyle temyiz incelemesinin gerçekleştirilemeyeceği, ancak iade kararının tam olarak yerine getirilmesiyle birlik- te incelemeye devam edileceği sonucu çıkmaktadır. Örneğin: “doğru olan akit tablosunun ve tapu kayıtlarının istenilmesi, daha sonra Dairemize gönderilmesi için dosyanın mahalline iadesine karar verilmişti. Ne var ki, karar gereğinin 145 parsel sayılı taşınmaz yönünden yerine getirildiği, 146 par- sel sayılı taşınmaz yönünden ise yerine getirilmediği görülmektedir. Mahalline iade kararı dikkatle okunarak, bir daha yazışmaya sebebiyet verilmemesi için gerekli özenin gösterilmesi; 14.03.1969 tarihli ve 355 yevmiye no’lu ipotek akit tablosu ile dava konusu 606 ada 146 parsel sayılı taşınma- zın tapu kaydının ipoteğin konulduğu hisse bilgisi kısmı arasındaki uyumsuzluğun belirtilen şekilde giderilmesinden sonra Dairemize gönderilmesi için dosyanın MAHALLİNE İADESİNE..” Yargıtay, K. 2014/11686; “Davada ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.05.2011 günlü ve 2010/622 Esas, 2011/646 Karar sayılı davanın yargılamanın yenilenmesi istenmiş olup yukarıda anılan dava dosyası elektronik ortamda gönderilmiş hali ile yeterli olmamakla dosyanın ilgili yerden istenmesi ve fiziki olarak Dai- remize gönderilmesi için dosyanın MAHALLİNE İADESİNE..” Yargıtay, K. 2016/6224; “Dava dışı şirkete ait imalathanede kaçak atık su kullanıldığının tespit edildiğinin ileri sürüldüğü 13.12.2006 tarihinde davalının şirket yönetim kurulunda yer aldığına ve yetkili temsilci olduğuna dair belgeler dosya ara- sında bulunmamaktadır. Bu durumda davalının pasif husumet ehliyetinin belirlenmesi için söz konu- su belgeler eklendikten sonra Kurulumuza gönderilmesi için dosyanın geri çevrilmesi gerekmiştir..”. Yargıtay, K. 2014/859. Kanaatimizce temyiz incelemesinin devamına engel olan eksiklik Yargıtay’ın bir ara kararıyla giderilebilecek nitelikteyse, bu hallerde temyiz incelemesine en baştan başlamakta bir fayda yoktur. Gerçekten eksik belgenin getirilmesi için tesis edilen ara kararın gereğinin alt derece merciince yerine getirilmesi ve bunun üzerine Yargıtay’ca temyiz incelemesine kaldığı yerden devam edilmesi, usul ekonomisine de hizmet edecektir. (Kararlar için bkz: http://lexpera.com.tr. E.T. 22 Ha- ziran 2022). Arş. Gör. Dr. Elif Irmak BÜYÜK 520 Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi gerekli işlemlerin yapılmasından sonra yeniden Dairemize gönderilmesi için dosya- nın MAHALLİNE İADESİNE..”56; “Mahkeme kararının ... temyiz edilmesi nedeniyle tahsil edilen nispi temyiz harcında 21.198,85 TL nispi temyiz karar harcı ile temyiz yoluna başvurma harcı noksanı bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkemece temyiz harcı ek- sik yatırılan iş bu davalı yönünden noksan nispi temyiz karar harcı ile temyiz yoluna başvurma harcına ilişkin varsa yatırılmış olduğuna dair makbuzun dosyaya eklen- mek suretiyle, harcın yatırılmamış olması durumunda ise, 6100 sayılı HMK’nın 366. maddesi delaletiyle aynı kanunun 344. maddesi uyarınca davalı vekiline bir haftalık kesin süre verilmesi, süresi içinde harç ikmal edildiği takdirde dosyanın temyiz ince- lemesi yapılmak üzere geri gönderilmesi, süresi içinde harç yatırılmadığı takdirde ise; kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilerek, ek kararın ilgiliye tebliğ edilmek üzere; Dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE..”57 ifadelerinden ve mu- rafaa giderlerinin eksik olması durumunda: “Temyiz edenin murafaa giderini ödediği anlaşılmakta ise de bu giderlerin Yargıtay’a gönderilmediği Yargıtay kaleminde dü- zenlenen ve bir örneği dosya arasına konulan tutanakla sabittir. Dairemizce mura- faanın yapılabilmesi için gerekli olan giderin eklenerek gönderilmesi için dosyanın mahalline İADESİNE oybirliğiyle karar verildi”58 yönündeki görüşünden anlaşılabil- diği üzere, bu durumda alt derece mahkemesince eksikliğin tamamlanması halinde temyiz incelemesine kaldığı yerden devam edilecektir. 3. Bozma Kararından Farkı Dosyanın mahalline iadesi kararını etraflıca değerlendirebilmek için, Yargıtay’ın bozma kararıyla mukayese ederek ele almamız gerekir. Temyiz incelemesi sonucu, taraflarca ileri sürülen ya da re’sen tespit edilen usuli ya da maddi temyiz sebeplerinin varit görülmesi halinde karar kısmen ya da tamamen bozulur59. Buna karşılık dos- yanın mahalline iadesi kararı, temyize konu edilen kararın içerik yönünden hukuka aykırılığının tespiti halinde verilen bir karar değildir. Bilakis ilgili kararın hukuka uygunluğuyla ilgili incelemenin yapılabilmesi için tamamlanması gereken usuli ek- sikliklerin, incelemeye konu kararı veren mahkeme tarafından giderilmesi için tesis edilir. Bu sebeple bozma kararı esastan yapılan inceleme sonucu hâkimin dosyayla ilgili nihai kanaati iken, dosyanın mahalline iadesi kararı nihai kararın ortaya çıkma- sına yönelen bir karar niteliğindedir. Bozma kararının bu yönüyle esasa ilişkin bir karar olduğu açıkken, dosyanın mahalline iadesi kararı usuli bir karardır. 56 Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, (Yargıtay), K. 2015/2799 (13 Mart 2015). (Kararlar için için bkz: http:// lexpera.com.tr. E.T. 15. Nisan 2022). 57 Yargıtay, K. 2017/3745. (Kararlar için için bkz: http://lexpera.com.tr. E.T. 15. Nisan 2022). 58 Yargıtay, K. 2006/3259. (Kararlar için için bkz: http://lexpera.com.tr. E.T. 15. Nisan 2022). 59 Kuru, Usul, 5/4646; Üstündağ, Yargılama, 880; Bilge-Önen, Usul, 666; Yavuz Alangoya vd., Medeni Usul Hukuku Esasları, (İstanbul: Beta Yayınevi, 8. Baskı, 2011), 479; Yılmaz, Şerh, 4/5085; Yavaş, Tem- yiz, 134; Tanrıver, Usul, 2/100; Tok, Temyiz Mahkemesi, 322. Yargıtay Tarafından Hukuk Uyuşmazlıklarında Verilen “Dosyanın Mahalline İadesi” Kararı 521 Cilt: 10 | Sayı: 2 | Aralık 2022 Bir diğer fark ise bozma kararıyla alt derece mahkemesinin bağlılığıyla ala- kalıdır. Türk usul hukukunda alt derece mahkemesi Yargıtay’ın bozma kararıyla bağlı değildir60. Bozma kararı üzerine kararının hukuka uygun olduğu kanaatinde olan alt derece mahkemesi, önceki kararında direnebilir (HMK md. 373). Buna karşılık Yargıtay’ın dosyanın mahalline iadesine hükmettiği kararlarına baktığı- mızda, alt derece mahkemesine bu karara uymakla ilgili bir takdir hakkı tanınma- dığı, hatta ilgili kararın yerine getirilmediği durumlarda sorumlular hakkında ya- sal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini görmekteyiz61. Yargıtay muhtemeldir ki dosyanın mahalline kararına konu olan olayların tartışılmaya açık olmayan net ihmaller olduğu kanaatindedir ve bu sebeple alt derece mahkemesine bu konuda takdir hakkı sunmayan bir tavır geliştirmiştir. Bu yönüyle dosyanın mahalline iadesi kararı, HMK md. 353/1-a’daki hallerin varlığında tesis edilen ve verildiği anda kesin olan bölge adliye mahkemesi kararlarına yaklaşmaktadır. 4. Kararların İçeriğinin Değerlendirmesi Yukarıdaki bilgilerden sonra dosyanın mahalline iadesine yönelik kararların içerik yönünden isabetliliğinin değerlendirilmesi gerekir. Genel olarak dosyanın mahalline iadesi kararının gerek ön inceleme aşamasında, gerekse temyiz incele- mesinin daha ileri safhalarında tespit edilen, esastan inceleme yapılabilmesi için 60 Postacıoğlu, Medeni Usul, 750; Özekes, “Kanun Yolları”, 3/2312; Karslı, Muhakeme, 815. 61 Bkz: “dosyanın usulüne uygun tebliğ işlemi için üçüncü kez geri çevrildiği de gözetilmek suretiyle yeni bir geri çevirmeye mahal verilmeyecek şekilde geri çevirmenin gereklerinin yerine getirilmesi konusun- da özenli davranılması ve dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere hukuk genel kurulu’na gönde- rilmesi olmalıdır... gerekli özen ve dikkat gösterilmediği takdirde sorumlular hakkında işlem yapılması yoluna gidileceğinin ihtarına, 03.12.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.” Yargıtay, K. 2014/1005; “dosyanın mahalline iade kararının gereği yerine getirilmeden dairemize gönderildiği anlaşılmaktadır. bu defa, yeni bir yazışmaya veya herhangi bir ihmale sebebiyet verilmeden ilgili sözleşmenin gönderil- mesi, gönderilmediği takdirde mahkeme hakimi hakkında suç duyurusunda bulunulacağı da dikkate alınarak iade kararının gereği yapılarak fiziki dava dosyası ile birlikte dairemize gönderilmesi için dos- yanın MAHALLİNE İADESİNE, 20.01.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi” Yargıtay 14. Hukuk Dai- resi (Yargıtay) K. 2016/619 (20 Ocak 2016); “dairemize gönderilmesi için dosyanın mahalline iadesine karar verilmişti. ne var ki, karar gereğinin 145 parsel sayılı taşınmaz yönünden yerine getirildiği, 146 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise yerine getirilmediği görülmektedir. mahalline iade kararı dikkat- le okunarak, bir daha yazışmaya sebebiyet verilmemesi için gerekli özenin gösterilmesi; 14.03.1969 tarihli ve 355 yevmiye no’lu ipotek akit tablosu ile dava konusu 606 ada 146 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının ipoteğin konulduğu hisse bilgisi kısmı arasındaki uyumsuzluğun belirtilen şekilde gideril- mesinden sonra dairemize gönderilmesi için dosyanın MAHALLİNE İADESİNE, 24.10.2014 gününde oy- birliği ile karar verildi.” Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (Yargıtay) K. 2014/11686 (24 Ekim 2014); “dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmiş olup gönderilen dosyanın incelenmesinde; belirtilen bilgi ve belgelerin gönderilmediği, uyap ortamına da herhangi bir belge girişinin yapılmadığı anlaşılmakla yargılamanın gereksiz uzamasına mahal vermeyecek şekilde geri çevirme kararının titizlikle yerine getirilmesi için dosyanın yeniden mahalline geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir. sonuç: yukarı- da Açıklanan Nedenlerle Dosyanın Mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 10/05/2016 Gününde Oybirliğiyle Karar Verildi.” Yargıtay 13. Hukuk Dairesi (Yargıtay) K. 2016/12769 (10 Mayıs 2016). (Kararlar için bk: http://lexpera.com.tr. E.T. 01 Temmuz 2022). Arş. Gör. Dr. Elif Irmak BÜYÜK 522 Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi temyize konu kararı veren hüküm mahkemesi tarafından halli gereken usuli so- runların yine hüküm mahkemesi tarafından giderilmesi için tesis edilen bir karar çeşididir. Bu noktada Yargıtay’ın dosyanın mahalline geri çevrilmesi için gerekçe gösterdiği olayların gerçekten bu kararın ortaya çıkmasını haklı kılıp kılmadığı da incelenmesi gerekir. Kanaatimizce Yargıtay’ın dosyanın mahalline iadesine gerekçe gösterdiği sebeplerden bazıları gerçekten dosyanın derece mahkemesine gönderilmesini haklı kılmaktadır. Örneğin temyiz aşamasında esastan inceleme yapabilmesi için gerekli olan evrak, sözleşme, kroki gibi belgelerin dosyada bulunmadığını tespit edilmesi halinde, Yargıtay’ın ilgili evrakı elinde bulunduran ya da o evrakı temin etmekle yükümlü derece mahkemesine söz konusu eksikliği gidermesi için dos- yayı iadesi isabetli bir yaklaşımdır. Bu halde esasa geçilmesi için halli gereken bir ön sorun söz konusudur ve ilgili sorunun çözümü, eksikliği tamamlayacak ve dosyayı tam haliyle Yargıtay’a geri gönderebilecek merciye havale edilmektedir. Keza elektronik ortamda usulüne uygun bir şekilde gönderilmeyen temyize konu dosyanın da bir de fiziki olarak gönderilmesi yalnızca temyize konu kararı veren mahkeme tarafından sağlanabileceği için, dosyanın mahalline iadesi kararı bu halde de yerindedir. Keza temyize ilişkin harç ve giderlerinin yatırılmamasına rağmen yapılan temyiz başvurusu üzerine, HMK md. 344’teki prosedürün uygulanması için Yargıtay’ın dosyayı derece mahkemesine göndermesi kararını da mevzuatımı- za uygun bulmaktayız. Zira HMK md. 344’e göre, kanun yoluna başvuru için gerekli gerekli harçlar ve giderlerin hiç ödenmediği ya da eksik ödenmesi duru- munda kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde bu eksikliğin tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı husu- su başvurana yazılı olarak bildirilecektir. Görüldüğü gibi burada eksik mebla- ğın tamamlanması ve tamamlanmadığı takdirde başvurunun yapılmaması kararı, kanun yolu incelemesine tabi kararın ait olduğu mahkemeye tanınmıştır. Bir an usul ekonomisi açısından bizzat Yargıtay’ın eksik miktarın ödenmesi için süre vermesi ve süre içerisinde ilgili talebin karşılanmaması durumunda başvurunun yapılmamış sayılması kararı verebilmesinin daha uygun olacağı akla gelebilse de, bölge adliye mahkemesi tarafından verilecek başvurunun yapılmamış sayıl- ması kararına karşı temyiz kanun yolunun açık olduğu (HMK md. 344/HMK md. 346/2), buna karşılık bu kararın Yargıtay tarafından tesis edilmesi durumunda söz konusu karara karşı kanun yolunun kapanacağı düşünüldüğünde, hak arama özgürlüğü gereği ilgili kararın bölge adliye mahkemesi tarafından verilmesi ge- rektiği, bunun için dosyanın alt derece merciine iadesi kararının isabetli olduğu kanaatine varmaktayız62. 62 Yavaş, Temyiz, 126; Tok, Temyiz Mahkemesi, 307. Yargıtay Tarafından Hukuk Uyuşmazlıklarında Verilen “Dosyanın Mahalline İadesi” Kararı 523 Cilt: 10 | Sayı: 2 | Aralık 2022 Yine Yargıtay temyize konu edilen kararın, direnme kararının veya temyiz dilekçesinin derece mahkemesi tarafından tebliğ edilmediği ya da usulsüz teb- liğ edildiğini tespit ettiği durumlarda, söz konusu vesikanın usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesi ve temyiz süresi beklenildikten sonra tekrar Yargıtay’a gönderilmesi için dosyayı mahalline iade etmektedir63. Bu noktada önce temyize konu kararın ve temyiz dilekçesinin tebliğiyle ilgili yasal düzenlemelere bakmak gerekir. HMK md. 366’nın atfı gereği temyiz aşamasında da uygulanan HMK md. 347’e göre temyiz dilekçesi, kararı veren mahkeme tarafından karşı tarafa tebliğ edilir. Kararı veren mahkeme, dilekçeler verildikten veya bunun için belli süreler geçtikten sonra, dosyayı Yargıtay’ın ilgili dairesine gönderir. Bu aşama- da tebligata ilişkin usulsüzlüklerin varlığının Yargıtay tarafından yapılan incele- mede tespit edilmesi halinde, bu usuli sorunun aşılması için dosyanın mahalline iade edilmesi kanaatimizce doğru bir yaklaşımdır64. Zira bu noktada bozma kararı verilmesi için geçerli bir sebep yoktur. Tespit edilen hukuka aykırılık alt derece mahkemesinin kararıyla ilgili değil, yalnızca verilen kararın tebliği ile alakalıdır. HMK md. 347 gereği ilgili vesikanın tebliği alt derece mahkemesi tarafından gerçekleştirileceğinden, henüz esastan incelemeye girmeksizin gerekçeli kararın ve-veya temyiz dilekçesinin mevzuata uygun bir şekilde tebligata çıkarılması en hızlı bir şekilde dosyanın kararı veren mahkemeye çevrilmesiyle sağlanır. Buna karşılık Yargıtay’ın dosyanın mahalline iadesine hükmettiği bazı karar- larındaki gerekçeleri incelediğimizde, söz konusu durumlar üzerine dosyanın alt dereceye iadesine değil, doğrudan “bozmaya” hükmedilmesi gerektiğini düşün- mekteyiz. Örneğin çalışmamızda “diğer haller”65 başlığı altında ele aldığımız bir kararında Yargıtay: “Miras ortaklığı temsilcisi (TMK m. 640) özel kayyım niteli- ğindedir. TMK’nın 431. maddesi uyarınca vasi tayininde usul kayyım (mümessil) için de uygulanır. TMK’nın 422. maddesi gereğince vasinin sıfatına karşı yapılan itirazları veya vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme gö- revi ile ilgili yasal hükümlerin mümessile yapılan itirazın ya da kaçınma sebeple- rinin incelenmesinde de gözetilmesi zorunludur... dilekçenin görev yönünden red- diyle yukarıda açıklanan kurallar çerçevesinde değerlendirilip gereği yapılmak üzere dosyanın mahalline iadesine karar vermek gerekmiştir” demek suretiyle temyiz dilekçesini görev yönünden reddedip kararında yer verdiği diğer bilgiler doğrultusunda inceleme yapılması için dosyayı mahalline iade etmiştir. Karara baktığımızda uyuşmazlığa uygulanacak hukuk kurallarıyla ilgili alt derece mah- kemesine yol gösterildiğini görmekteyiz. Olması gereken hukuk bakımından bu- 63 Bkz: I, E. 64 Aynı Yönde bkz: Öztek, İstinaf ve Temyiz, 614-615; Zeki Gözütok, Hukuk Davalarında İstinaf ve Temyiz Uygulama Rehberi, (Ankara: Adalet Yayınevi, 2. Baskı, 2017), 276. 65 Bkz: I, F. Arş. Gör. Dr. Elif Irmak BÜYÜK 524 Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi rada “gereğinin yapılması için” dosyanın mahalline iadesi değil, bozma kararının verilmesi gerekir. Zira kararda her ne kadar Yargıtay dosyanın mahalline iadesine karar vermiş gibi görünse de, aslında hükmü “sınırlayıcı ve yol gösterici”66 olarak bozmuştur. Dolayısıyla burada lafzi olarak dosyanın mahalline iadesi kararı var olmasına rağmen, özde bir bozmanın olduğu görüşündeyiz. Hukuku doğru uygu- lamak ve kafa karışıklığı yaratmamak adına bozma kararı verilecek yerde başka bir kararın zikredilmemesi gerekir. Yine aynı başlık altında ele aldığımız bir başka kararında Yargıtay67, mira- sın reddini talep eden davacı vekilinin vekaletnamesinde, özel yetki verilmesi- ni gerektiren mirasın reddi yetkisinin bulunmadığını tespit etmesi üzerine, bu yetkiyi içeren özel vekaletnamelerin temin edilerek Daire’ye geri gönderilmesi için dosyanın mahalline iadesine karar vermiştir. Belirtmek gerekir ki müvek- kil vekil tarafından yetkisiz olarak yapılmış olan işleme icazet vererek o işlemin geçerli kılmamışsa, yetkisiz vekilin yapmış olduğu işlemler müvekkil açısından bağlayıcı sonuç doğurmaz68. İlk derece mahkemesi bu hususu dikkate almaksızın yargılama yapıp hüküm vermişse, yani geçersiz bir işlemi geçerli kabul ederek hüküm kurmuşsa, bu durumu tespit eden temyiz mahkemesinin kararı bozması gerekmektedir. Bu aşamada mirası reddi için özel yetkili vekaletnamenin alt de- rece mahkemesinden temin edilerek söz konusu işleme geçerlilik kazandırılması- nın kanaatimizce hukuki bir temeli yoktur. Nitekim Yargıtay başka bir kararında mirasın reddi için gerekli özel yetkili vekaletname eksikliğini bir bozma sebebi olarak mütalaa etmiştir69. Yargıtay yine “diğer haller” başlığında yer verdiğimiz bir kararında, borçlu- nun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açan borçlu ortağın alacaklısının İcra ve İflas Kanunu (İİK), Resmî Gazete 2128 (19 Haziran 1932), Kanun No. 2004 md. 121’e göre yetki belgesini icra hakimliği yerine icra mü- dürlüğünden aldığını gerekçe göstererek, davacıya icra hakimliğinden yetki bel- gesi alması ve ibrazı için süre verilmesi, yetki belgesi geldikten sonra dosyanın Daire’ye gönderilmesi için dosyanın mahalline iadesine karar vermiştir. Belirt- mek gerekir ki alacaklı, mahkemeden almış olduğu yetki ile medeni usul hukuku 66 Alangoya vd., Esasları, 478; Yavaş, Temyiz, 134 vd. 67 Bkz: Yargıtay, K. 2015/5381. (Kararlar için bk: http://lexpera.com.tr. E.T. 11 Temmuz 2022). 68 Seyhan Selçuk, Medeni Usul Hukukunda Dava Vekaletnameleri, (Ankara: Adalet Yayınevi, 2011), 145- 146. 69 Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, K. 2019/7639 (28 Ocak 2020): “davacılardan ..., ... ve ...’nun av. ...’na verdikleri vekaletnamede mirasın reddini içeren özel yetki bulunmadığından davacılar vekiline özel yetkiyi içeren vekaletname sunması için süre verilmesi ve bu eksikliğin tamamlattırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. mahkemece, belirtilen hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir”. (Kararlar için bk: http://lexpera.com.tr, E.T. 03 Temmuz 2022). Yargıtay Tarafından Hukuk Uyuşmazlıklarında Verilen “Dosyanın Mahalline İadesi” Kararı 525 Cilt: 10 | Sayı: 2 | Aralık 2022 anlamında dava takip yetkisine kavuşmuş olur70. Yanlış merciden alınan yetki belgesi borçluya dava takip yetkisi kazandırmaz. Yargıtay’ı kararına konu olayda davacı aslında dava takip yetkisine sahip olmadan davayı yürütmüş ve bu ek- siklik gözetilmeden hüküm verilmiştir. Tarafın yargılamada dava takip yetkisine sahip olması bir dava şartı olduğundan ve Yargıtay tarafından temyiz inceleme- sinin her aşamasında re’sen gözetileceğinden, olması gereken hukuk bakımından bu durumda yetki belgesinin yanlış makamdan alınmasının bir dava takip yetkisi eksikliği ortaya koyduğundan bahisle hükmün bozulması gerekir. Bu noktada Yargıtay’ın temyiz incelemesine konu dosyada dava vekaletna- mesinin bulunmadığını saptadığı hallerde, bu eksikliğin giderilmesi için dosyayı alt dereceye mahkemesine çevirme kararları ayrıca ele alınmalıdır71. Kararlara baktığımızda temyiz dosyasında vekile ait vekaletnamenin yer almadığı belirtil- mekte, ancak bu eksikliğin hangi aşamada ortaya çıktığı tam anlaşılamamaktadır. Bu noktada eğer temyize konu kararın verildiği yargılamada taraf vekillerine ait dava vekaletnameleri usulüne uygun bir şekilde ibraz edilmiş ve yalnızca temyize başvurulurken vekaletname eklenmesi ihmal edilmişse, bu aşamada eksik veka- letnamenin dosyaya dahil edilmesi için dosyanın alt derece mahkemesine iade edilmesi yerindedir72. Buna karşılık eğer ki Yargıtay’ca temyize konu edilen kararın verildiği yargı- lamada taraf vekillerine ait dava vekaletnamelerinin olmadığı tespit edilmişse, bu eksikliğin giderilmesinin dosyanın mahalline iadesi kararıyla sağlanması müm- kün değildir. Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin usulüne uygun dü- zenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması bir dava şartıdır (HMK md. 114-f). Dava şartlarına aykırılık HMK md. 371’de bir bozma sebebi olarak düzenlenmiş- 70 Anıl, Köroğlu, Medenî Usûl Hukuku Bakımından Ortaklığın Giderilmesi Davası, (İstanbul: Oniki Levha Yayınları, 2020), 139, konuyla ilgili olarak bkz: Buse Dişel, Dava Takip Yetkisi, (İstanbul: Oniki Levha Yayınları, 2020), 255 vd. 71 Bkz: I, D. 72 Bu aşamada her ne kadar dosyada vekaletnamenin bulunmaması dava şartı teşkil etse de, usul eko- nomisi bakımından söz konusu eksikliğin tamamlanabilir nitelikte olduğu gözetililerek, HMK md. 115’te de öngörüldüğü üzere böyle bir durumda öncelikle bizzat Yargıtay tarafından ilgili tarafa ve- kaletnamenin ibrazı için kesin süre verilmesi, verilen kesin süre içerisinde vekaletname halen ibraz edilmemişse, dava şartı eksikliğine dayanarak temyiz dilekçesinin reddi kararının verilmesi düşü- nülebilir. Bu şekilde hem dosyanın derece mahkemesine gitmesi, akabinde Yargıtay’a dönmesi gibi masraf ve süre kaybı doğuracak süreç yaşanmamış olurdu. Buna karşılık Yargıtay’ın bir tahkikat mah- kemesi olmadığı, incelemesinde hukuki denetimle yetindiği ve istinaf aşaması için HMK md. 360’da Öngörülen: “Bu bölümde aksine hüküm bulunmayan hâllerde, ilk derece mahkemesinde uygulanan yargılama usulü bölge adliye mahkemesinde de uygulanır” düzenlemesinin temyiz aşamasında ge- çerli olmadığı düşünüldüğünde, şu anki düzenlemeler ışığında Yargıtay’ın re’sen böyle bir karar vere- meyeceği ve ancak dosyayı mahalline çevirebileceği sonucu çıkmaktadır. Yine de özellikle Yargıtay’ın süre vermesiyle bizzat taraflarca hızla giderilebilecek eksiklikler için dosyanın mahalline iadesi yerine Yargıtay’ın kesin süre vermesini sağlayabilecek bir kanuni düzenlemenin yapılmasının isabetli olacağı kanaatindeyiz. Arş. Gör. Dr. Elif Irmak BÜYÜK 526 Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi tir ve mutlak temyiz sebebi olarak tanımlanmaktadır73. Gerçekten de dava şartı eksikliğinin bozma sebebi olarak kabul edilmeleri için hükmün sonucu etkilemiş olup olmadıkları araştırılmaz; bu yanlış uygulamanın verilen kararı mutlaka et- kilediği varsayılır ve karar bozulur74. Kanun’daki düzenlemelerin netliği gereği, bir dava şartı eksikliği durumunda Yargıtay’a bozma kararından başka bir karar verme hakkının tanınmadığını düşünmekteyiz. SONUÇ Yargıtay’ın esastan yapacağı temyiz incelemesi sonucu vereceği bozma, onama ve düzelterek onama kararlarına açıkça HMK’da yer verilmiştir. Buna karşılık ön incelemeye tabi konular hakkında verilecek usuli kararların neler ol- duğu kanunlarda açıkça düzenlenmemiş, ilgili eksikliğin varlığı halinde kanuni düzenlemelerde “gerekli karar verilir”, “öncelikle incelenip karara bağlanır” gibi, hâkime takdir yetkisi tanıyan ifadeler kullanılmıştır. Bu sebeple söz konu- su eksikliğe göre farklı kararlar ortaya çıkabilecektir. Bu bağlamda Yargıtay’ın temyiz incelemesinde tespit ettiği bazı usuli eksiklikler üzerine dosyayı temyiz konusu kararı veren alt derece mahkemesine iade ettiği görülmektedir. Bu karar Yargıtay’ın uygulamasıyla ortaya çıkan, herhangi bir kanuni düzenlemede yer almayan bir karar türüdür. Çalışmamızda dosyanın mahalline iadesi kararının iki başlık altında incelen- mesi uygun görülmüştür. Zira Yargıtay’ın yargı yolu belirlenmesi talep edilme- sine rağmen, yargı yolu belirlenmesi koşulları oluşmadığı gerekçesiyle verdiği dosyanın mahalline iadesi kararı ile temyiz incelemesi gerçekleştirirken vermiş olduğu dosyanın mahalline çevrilmesi kararları birbirinden farklıdır. İlk durumda Yargıtay bir temyiz incelemesi gerçekleştirmemekte, sadece kanunda kendisine verilen görev gereği, ilgili uyuşmazlığın hangi mahkeme tarafından görüleceğini belirlemektedir. İşte yargı yolu belirlenmesi talebiyle kendisine başvurulduğunda Yargıtay, eğer ilgili talebin karşılanması için gerekli şartların oluşmadığını tespit etmişse, örneğin aynı uyuşmazlık için iki farklı mahkemece verilmiş görevsizlik veya yetkisizlik kararı olmamasına rağmen yargı yolu belirlenmesi talep edil- mişse, koşulların oluşmadığı gerekçesiyle dosyayı mahalline iade ederek talebi inceleme almamaktadır. Yargıtay’ın temyiz merci olarak hareket ederken verdiği dosyanın mahalline iadesi kararlarını incelediğimizde, esastan temyiz incelemesine geçilmesine ya da mevcut incelemeye devam edilmesine engel olan eksikliklerin, söz konusu kararın ortaya çıkmasında gerekçe teşkil ettiği görülmektedir. İlgili eksiklikler 73 Kuru, Usul, 5/4540; Tanrıver, Usul, 2/86; Karslı, Muhakeme, 808; Yavaş, Temyiz, 88; Görgün vd., Me- deni Usul, 687. 74 Öztek, İstinaf ve Temyiz, 670. Yargıtay Tarafından Hukuk Uyuşmazlıklarında Verilen “Dosyanın Mahalline İadesi” Kararı 527 Cilt: 10 | Sayı: 2 | Aralık 2022 veya hatalar taraflardan ya da Yargıtay’dan değil, bizzat temyize konu kararı ve- ren mahkemeden kaynaklanmaktadır. Bu aşamada Yargıtay dosyanın mahalline iadesi kararını vererek, tespit ettiği eksikliğin kararı veren mahkeme tarafından giderilmesini amaçlamaktadır. Dosyanın mahalline iadesi kararı, bu kararın verilmesine gerekçe gösterilen sebeplere göre bir ara karar veya nihai karar teşkil etmektedir. Şöyle ki; eğer dosyanın mahalline iadesi kararı üzerine temyiz incelemesi sona ermiyor, dosya kendisine iade edilen mahkemenin ilgili eksikliği gidermesi üzerine temyiz in- celemesi kaldığı yerden devam ediliyorsa, bu halde verilen dosyanın mahalline iadesi kararı bir ara karar niteliğindedir. Özellikle sözleşme, kroki, harita gibi evrakların gönderilmesi ve elektronik ortamda iletilen dosyanın fiziki halinin de talep edilmesi için tesis edilen dosyanın mahalline iadesi kararlarının bir ara karar olduğu kanaatindeyiz. Buna karşılık bazı durumlarda dosyanın mahalline iade edilmesiyle söz konusu temyiz incelemesinin sona erdiği, karar gerekçe göste- rilen eksikliklerin giderilmesi üzerine yeni bir temyiz incelemesinin başlayacağı sonucu çıkmaktadır. Örneğin tebligat hatası sebebiyle dosyanın derece mahkeme- sine gönderilmesi halinde, yeniden usulüne uygun bir şekilde tebligat gerçekleş- tirilmesi ve bunun üzerine yeniden temyiz süresinin başlatılması istenmektedir. Bu halde dosyanın hüküm mahkemesine gönderilmesiyle Yargıtay temyiz incele- mesinden elini çekmekte ve ilgili eksikliklerin alt derece mahkemesi tarafından giderilmesi üzerine yeni bir temyiz incelemesi başlamaktadır. Bu gerekçelerle bu kararın bir nihai karar olduğu kanaatindeyiz. Dosyanın mahalline iadesi kararı bozma kararından ayrışmaktadır. Bozma kararı temyiz konusu karardaki usuli ve maddi hukuka aykırılıklar halinde verilen, Yargıtay’ın temyiz incelemesiyle ilgili nihai kanaatini belirten bir karar formu- dur. Türk hukukunda bozma kararı üzerine alt derece mahkemeleri direnme kara- rı verebilmektedir. Buna karşılık dosyanın mahalline iadesi kararı henüz esastan temyiz incelemesine girilmeden, temyiz incelemesine engel olan hataların ya da noksanlıkların izale edilmesi için tesis edilen bir karardır. Yine Yargıtay dosyayı kendisine gönderdiği mahkemeye bu karara karşı koyma hakkı tanımamaktadır. Çalışmamızda Yargıtay’ın bu kararı vermesine gerekçe teşkil ettiği sebep- ler başlıklandırılarak verilmiştir. Kanaatimizce gösterilen gerekçelerden büyük çoğunluğu, dosyanın mahalline iadesi kararı verilmesini haklı kılmaktadır. Özel- likle dosya ve evrak eksikliği ve temyiz harç ve giderlerinin eksik yatırılması gerekçelerine baktığımızda, ilgili noksanlıkların temyize konu kararı veren hü- küm mahkemesi tarafından giderilmesi gerekmekte, bunun sağlanması ise dos- yanın mahalline iadesi kararıyla olmaktadır. Bu noktada kanaatimizce özellikle evraklara ilişkin bazı eksikliklerin bizzat Yargıtay’ca taraflara kesin süre verilme- si ve tarafların o süre içinde ilgili evrakı Yargıtay’a getirmesiyle de giderilebil- Arş. Gör. Dr. Elif Irmak BÜYÜK 528 Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi mesi mümkündür. Aslında Yargıtay tarafından taraflara kesin süre verilmesiyle giderilebilecek bir eksiklik için dosyanın hüküm mercine iade edilmesi, sonra Yargıtay’a dosyanın tekrar geri gönderilmesiyle her şeyden önce zaman ve mas- raf kaybıdır. Bu noktada taraflarca giderilebilecek eksiklikler için Yargıtay’a ta- raflara kesin süre verebilmesini sağlayacak bir düzenlemenin yapılmasının fay- dalı olacağı kanaatindeyiz. Son olarak Yargıtay’ın bazı kararlarındaki gerekçelere baktığımızda esasen somut olayda dosyanın mahalline iadesi yerine “bozma kararı” verilmesi gerek- tiği kanaatindeyiz. Özellikle dava şartına aykırılık teşkil eden durumlarda dosya- nın mahalline iadesi kararı verilmesi doğru değildir. Dava şartına aykırılık mutlak bir temyiz sebebidir ve varlığı halinde söz konusu eksikliğin kararı etkileyip etki- lemediğine bakılmaksızın bozma kararı verilmesi gerekir. Kanaatimizce Yargıtay uygulamasıyla geliştirilen, herhangi bir kanuni düzenlemede yer almayan dosya- nın mahalline iadesi kararlarının gerçekten alt derece mahkemesi tarafından gide- rilebilecek usuli noksanlıklarla sınırlı tutulması ve kararın bozulmasını gerektiren hallerde kullanılmaması gerekir. Bu husus dosyanın mahalline iadesi kararının fonksiyonlarının daha iyi anlaşılması ve her şeyden önce hukuka uygunluğun sağlanması bakımından önemlidir. Yargıtay Tarafından Hukuk Uyuşmazlıklarında Verilen “Dosyanın Mahalline İadesi” Kararı 529 Cilt: 10 | Sayı: 2 | Aralık 2022 KAYNAKÇA Acar, Tuna. Türk ve Mukayeseli Medenî Yargılama Hukuku Açısından Ara Karar. İstan- bul: Yetkin Yayınları, 2022. Akcan, Recep, Usul Kurallarına Aykırılığa Dayanan Temyiz Sebepleri. Ankara: Nobel Yayınları, 1999. Akkan, Mine. “Mahkemeler”. Pekcanıtez Usul, 3 Cilt. ed. Hakan Pekcanıtez vd. 1/110- 339. İstanbul: Oniki Levha Yayınevi, 15. Baskı, 2017. Akkaya, Tolga, Medeni Usul Hukukunda İstinaf. Ankara: Yetkin Yayınları, 2009. Alangoya, Yavuz vd. Medeni Usul Hukuku Esasları. İstanbul: Beta Yayınevi, 8. Baskı, 2011. Atalı, Murat vd., Medeni Usul Hukuku. Ankara: Yetkin Yayınları, 3. Baskı, 2020. Atalı, Murat. “Karar ve Hüküm”. Pekcanıtez Usul, 3 Cilt. ed. Hakan Pekcanıtez vd. 3/1967-2085. İstanbul: Oniki Levha Yayınevi, 15. Baskı, 2017. Belgesay, Mustafa Reşit. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu. 2 Cilt. İstanbul: Nümune Matbaası, 1935. Berkin, Necmeddin. Medeni Usul Hukuku Esasları. İstanbul: Hamle Matbaası, 1969. Bilge, Necip- Önen, Ergun. Medeni Yargılama Hukuku Dersleri. Ankara: Sevinç Matba- ası, 3. Baskı, 1978. Boran Güneysu, Nilüfer. Medeni Usul Hukukunda Karar. Ankara: Adalet Yayınevi, 2014. Direnisa, Efe. Medeni Yargılamada Ön İnceleme Aşaması. İstanbul: Oniki Levha Yayın- ları, 2021. Dişel, Buse. Dava Takip Yetkisi. İstanbul: Oniki Levha Yayınları, 2020. Görgün, L. Şanal vd. Medeni Usul Hukuku. Ankara: Yetkin Yayınları, 10. Baskı, 2022. Gözütok, Zeki. Hukuk Davalarında İstinaf ve Temyiz Uygulama Rehberi. Ankara: Adalet Yayınevi, 2. Baskı, 2017. Gürdoğan, Burhan. “Temyiz Mahkemesinin Kontrolü Bakımından; Vakıa ve Hukuk”. Ankara Üniversitesi SBF Dergisi, 11/3, (Mart 1956), 258-285. Karslı, Abdurrahim. Medeni Muhakeme Hukuku. İstanbul: Alternatif Yayınevi, 5. Baskı, 2020. Köroğlu, Anıl. Medenî Usûl Hukuku Bakımından Ortaklığın Giderilmesi Davası. İstan- bul: Oniki Levha Yayınları, 2020. Kuru, Baki. Hukuk Muhakemeleri Usulü. 6 Cilt. İstanbul: Demir-Demir Yayıncılık, 2001. Muşul, Timuçin. “Medeni Usul Hukukunda Ara Kararları”. Dicle Üniversitesi Hukuk Fa- kültesi Dergisi, 4/4, (Ekim 1988), 217-262. Özekes, Muhammet. “Kanun Yolları”. Pekcanıtez Usul 3 Cilt. ed. Hakan Pekcanıtez vd. 3/2150-2345. İstanbul: Oniki Levha Yayınevi, 15. Baskı, 2017. Öztek, Selçuk. Türk Medeni Yargılama Hukukunda İstinaf ve Temyiz. İstanbul: Yetkin Yayınları, 2021. Arş. Gör. Dr. Elif Irmak BÜYÜK 530 Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Postacıoğlu, İlhan E. Medeni Usul Hukuku Dersleri. İstanbul: Sulhi Garan Matbaası, 6. Baskı, 1975. Selçuk, Seyhan: Medeni Usul Hukukunda Dava Vekaletnameleri. Ankara: Adalet Yayı- nevi, 2011. Şahin, Çağatay Serdar, “Hukuk Muhakemeleri Kanunu Uyarınca İstinaf Yargılamasında Ön İnceleme Aşaması”, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Prof. Dr. Durmuş TEZCAN’a Armağan. 21/ Özel S., (Mayıs 2019), 2659-2701. Tanrıver, Süha. Medeni Usul Hukuku. C. 2, Ankara: Yetkin Yayınları, 2021. Tanrıver, Süha. Medeni Usul Hukuku. C. I. Ankara: Yetkin Yayınları, 2. Baskı, 2021. Tok, Ozan, Fransız ve Türk Medeni Yargılama Hukuklarında Temyiz Mahkemesinin Yapı- sı ve İşlevi. İstanbul: Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Doktora Tezi, 2021. Umar, Bilge. Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi. İstanbul: Yetkin Yayınları, 2. Baskı, 2014. Üstündağ, Saim. “Temyizin Nakzından Sonraki Hukuki Durumu”, İstanbul Hukuk Mec- muası. 28/1, (Ağustos 1962), 133-192. Üstündağ, Saim. Medeni Yargılama Hukuku. İstanbul: Nesil Matbaacılık, 7. Baskı, 2000. Yavaş, Murat. Medeni Usul Hukukunda Temyiz. Ankara: Seçkin Yayınları, 2015. Yılmaz, Ejder. Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, 4 Cilt. Ankara: Yetkin Yayınları, 4. Baskı, 2021. Kullanılan Mevzuat Yargıtay Kanunu (Kanun No. 2797). Resmî Gazete 17953 (8 Şubat 1983). Erişim Tarihi: 1 Nisan 2022. https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.2797.pdf. HMK, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (Kanun No. 6100). Resmî Gazete 27836 (04 Mart 2011). Erişim Tarihi: 1 Nisan 2022. https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.6100.pdf. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası. Resmî Gazete 17863 (9 Kasım 1982). Erişim Tarihi: 10 Nisan 2022. https://www.anayasa.gov.tr/tr/mevzuat/anayasa/. İİK, İcra ve İflas Kanunu (Kanun No. 2004). Resmî Gazete 2128 (19 Haziran 1932). Eri- şim Tarihi: 5 Mayıs 2022. https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.3.2004.pdf. Elektronik Kaynak Lexpera İçtihat Bankası, www.lexpera.com.tr. Erişim Tarihi: 22 Haziran 2022.